GÜNDEM - 15 Nisan 2025 Salı 15:15

İzmir’de, Azerbaycan soykırımları paneli

A
A
A
İzmir’de, Azerbaycan soykırımları paneli

Azerbaycan halkına yönelik soykırımlar İzmir’de düzenlenen panelde ele alındı Panelde, Azerbaycan halkına yönelik 20. yüzyıl soykırımları tarihi belgeler ve akademik veriler ışığında kapsamlı şekilde değerlendirildi.


İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. "Zafer" Şehit Ailelerine Destek Derneği, Bakü Devlet Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Azerbaycan Derneği’nin (İZAZDER) ortak organizasyonuyla ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçiliği iş birliğinde düzenlenen "20. Yüzyılda Azerbaycan Halkına Karşı İşlenen Soykırımlar ve Sürgünler" başlıklı panel yoğun ilgi gördü.


Etkinlik, Türkiye ve Azerbaycan milli marşlarının çalınması ve soykırım kurbanlarının anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Panelin moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dilşen İnce Erdoğan üstlendi. Prof. Dr. Erdoğan, açılış konuşmasında panelin içeriğine dair bilgi vererek katılımcıları selamladı.


Büyük ilgi gören panelde "Zafer" Şehit Ailelerine Destek Derneği Başkanı Sevinç Orucova, Eğitim Gelişim Fonu Proje Yönetimi Departmanı proje yöneticisi ve Azerbaycan’ın Milli Kahramanı Şehit Tümgeneral Polad Haşimov’un eşi Ofelya Salmanova ile İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Başkanı Perviz Altay söz aldı. Konuşmacılar, Azerbaycan halkının tarih boyunca yaşadığı soykırım ve sürgünlerin unutturulmaması gerektiğine dikkat çekti.



"Tarihi acılar unutulmamalı"


İzmir Azerbaycan Derneği Başkanı Perviz Altay, konuşmasında bu tür etkinliklerin taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Dernek olarak, Azerbaycan halkının yaşadığı tarihi acıların unutulmaması ve bu gerçeklerin uluslararası kamuoyuna belgelerle aktarılması gerektiğine inanıyoruz. Bu amaçla çeşitli kültürel ve akademik etkinlikler düzenliyoruz" dedi. Altay, daha önce de muhtelif kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde İzmir ve Azerbaycan’da çok sayıda kültürel, bilimsel ve ekonomik etkinlikler gerçekleştirdiklerini de belirterek, bu organizasyonların amacının Türkiye ile Azerbaycan arasında kültürel köprüler kurma, bilimsel ve ekonomik iş birliklerini geliştirme açısından açısından büyük rol oynadığını ifade etti.



Uzman isimlerden akademik değerlendirmeler


Panel oturumunda Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Dilşen İnce Erdoğan, Bakü Devlet Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aydın Memmedov, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Toksoy ve Dokuz Eylül Üniversitesi Kamu Hukuku Bölümü’nden Doç. Dr. Uğur Samancı yer aldı. Akademisyenler, Azerbaycan halkına karşı işlenen soykırımların tarihi ve hukuki yönlerini arşiv belgeleri ve akademik verilerle destekleyerek sundular.



Yaşanan acılar hukuki ve tarihi boyutlarıyla ele alındı


Prof. Dr. Erdoğan, Azerbaycan halkına yönelik sürgün ve katliamların tarihi süreç içindeki gelişimini arşiv belgeleriyle aktardı. Doç. Dr. Memmedov, olayların kronolojik ve toplumsal etkilerini değerlendirdi. Prof. Dr. Toksoy, sunumunda bu olayları Türk medeniyeti düşüncesinde analiz ederken, Doç. Dr. Samancı ise soykırımların uluslararası hukuk açısından değerlendirmesini yaptı.



Panele yoğun katılım oldu


Etkinliğe akademisyenlerin yanı sıra çok sayıda öğrenci ve İzmirli vatandaş katıldı. Panel, katılımcıların sorularıyla interaktif bir tartışma ortamına dönüşürken, Azerbaycan halkının yaşadığı tarihi trajedilerin akademik platformlarda konuşulmasının önemi bir kez daha ortaya kondu.



İzmir’de, Azerbaycan soykırımları paneli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece’de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in kabrinde hüzünlü bayram İstanbul Büyükçekmece’de akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının kabri başında geçirdi. Anne Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. 10 Mayıs Pazar günü akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının mezarı başında geçirdi. Oğlunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram sabahını çocuğunun mezarı başında geçiren Demirel ailesi dualar etti. Baba Cevdet Demirel, "Mutlaka bu olayların üzerinde durulması lazım. Kimler bu işin içerisinde varsa cezalarını almasını istiyorum. Bu çocukları yönetenler var. Kim yönetiyorsa bunların hepsinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tekrar diyorum ki idam istiyoruz" diye konuştu. "Lütfen adalet gelsin ki başka anneler yanmasın" Çocuğunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan anne Müşerref Demirel ise, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik. Ama bugün kabristanda kutluyoruz. Kamera tekrar incelensin. Sokak ortasında iki tane vahşi çocuk bu cesareti kimden alıyorlar. Bu kadar insanın içinde çocuğum vahşice katledildi. Lütfen adalet gelsin ki başka çocuklar, başka anneler yanmasın" şeklinde konuştu. "Herkese bayram geldi ama bize gelmedi" Öte yandan 1 Mayıs’ta Iğdır’da arkadaşı tarafından şakalaşırken silahla vurulması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki Berat Irmak’ın teyzesi Şükran Duran da aileye destek ziyaretinde bulundu. Şükran Duran, "Herkese bayram geldi ama bize bayram gelmedi. Hüzünlüyüz. İstediğimiz tek şey adaletin yerini bulması. Ne olursunuz artık bu yasayı yürürlüğe koyun. Başka annelerin, babaların ciğeri yanmasın. Ben de Berat Irmak’ın teyzesiyim. Abdulbaki Demirel için taziyeye geldik. Olmayan bayramımızda yaralarımızı birlikte saralım diye geldik" dedi.
Sivas Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.