ASAYİŞ - 24 Şubat 2026 Salı 19:56

İzmir’de 17 yıldır kayıp kadının cesedi eski eniştesinin bahçesinde bulundu

A
A
A
İzmir’de 17 yıldır kayıp kadının cesedi eski eniştesinin bahçesinde bulundu

Manisa’da miras işlemleri için yakınları tarafından kayıp başvurusu yapılan Ebru K.’nin 17 yıl önce eniştesi tarafından öldürülerek bahçeye gömüldüğü ortaya çıktı. Olayla ilgili maktulün ablası ve eski eniştesi gözaltına alındı.


Ebru K., 2009 yılında kayboldu. Yakın zamanda babasının hayatını kaybetmesi üzerine akrabaları, miras işlemleri için jandarmaya kayıp başvurusunda bulundu. Ailenin Manisa’nın Şehzadeler ilçesi İğdecik Mahallesi’ndeki ikameti nedeniyle soruşturmayı Manisa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri başlattı. Ekiplerin şüphe üzerine yaptığı detaylı araştırma sonucu genç kadının cinayete kurban gittiği belirlendi. Ebru K.’nin o dönem ablası Fatma K.’nin dini nikahlı eşi olan Ufuk K.’nin yanında çalıştığı öğrenildi. İkili arasında yaşanan ilişki sonucu Ebru K.’nin hamile kaldığı öne sürüldü. İkili arasında çıkan tartışmanın ardından şüpheli, Ebru K.’yi iple boğarak öldürdü. Cinayet tespitinin ardından ekipler, Kemalpaşa ilçesi Armutlu 85. Yıl Cumhuriyet Mahallesi’nde kazı çalışması yaptı. Olay tarihinde şüpheli Ufuk K.’ye ait olan bahçedeki kazıda maktule ait kafatası ve insan kemikleri bulundu. Çıkarılan kemikler inceleme yapılmak üzere adli tıp kurumu morguna gönderildi.



Abla ve enişte gözaltında


Olayın ardından şüpheli Ufuk K. ekiplerce yakalandı. Soruşturma kapsamında, olay sonrası Ufuk K.’den ayrılarak Kars’a yerleştiği tespit edilen abla Fatma K. de gözaltına alındı.



İzmir’de 17 yıldır kayıp kadının cesedi eski eniştesinin bahçesinde bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Çiftçi: "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle ve zehir tacirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "Ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Trabzon’umuzun ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Trabzon’umuzun ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da ’Trabzon; Siyaset, Bürokrasi ve İş Dünyası ile İftar Programı’na katıldı. Bakan Uraloğlu, bugün aynı zamanda Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü de kutladıklarını dile getirdi. Trabzon’un tarih boyunca vatana sadakatin, cesaretin ve fedakarlığın sembol şehirlerinden biri olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Milli Mücadele’nin en çetin günlerinde, düşman gemilerinin gölgesinde, liman işçilerimiz, kayıkçılarımız, gençlerimiz ve yaşlılarımız bir milletin umudunu sırtlarında taşımışlardır. Trabzon Limanı, sadece bir lojistik merkez değil, bağımsızlık ateşinin harlandığı bir ocak haline gelmiştir. Trabzon Kayıkçılar Loncası’nın yiğit insanları, yokluk içinde varlık göstererek Anadolu’nun direnişine hayat vermiştir. Ve bildiğiniz üzere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924’te Trabzon’a gelişinde ‘Trabzon, fedakarlığın adıdır’ diyerek ifade ettiği bu eşsiz ruh, 11 Şubat 1924’te TBMM tarafından Trabzon Kayıkçılar Loncası’na İstiklal Madalyası verilmesini kararlaştırmıştı. Ve şükürler olsun ki, geçen sene, 101 yıl sonra bu vefa borcu ödenmiş, İstiklal Madalyası ve beratı Trabzon’umuza resmen takdim edilmiştir. TBMM’de, Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler ve Trabzon’umuzun değerli temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen bu tören, Trabzon’un Milli Mücadele’deki kahramanlıklarının bir kez daha taçlanmasıydı" dedi. Söz konusu madalyanın, Trabzon’un kurtuluşunun 108. yıl dönümünde taşıdığı anlamı daha da derinleştirdiğini, geçmişteki direnişi bugünle taçlandırdığını söyleyen Uraloğlu, "Kurtuluş günü, İstiklal Madalyası ile daha da anlam kazanmış; Trabzon’un bağımsızlık aşkı, cesareti ve inancı nesilden nesile tescillenmiştir. Ve bu madalya, yalnızca bir loncaya değil, topyekûn Trabzon halkının vatanperverliğine adanmıştır. Bu gurur, hepimizin gururudur" dedi. "Trabzon’u tanıttık, Trabzonluyu sevdirdik" Bakan Uraloğlu, hangi şehirde olurlarsa olsunlar Trabzonluların içlerinde bitmeyen bir memleket özlemi taşıdığını dile getirerek, "İçimizdeki Karadeniz inadıyla dünyanın neresine gidersek gidelim; her yerde aynı dik duruşumuzu koruruz. Toprağımızın kokusu, yaylalarımızın dumanı, soğuğu, ormanlarımızın yeşili, denizimizin mavisi damarlarımızda akar. Bizim için Trabzon, sadece bir şehir değil; bir aşk, bir meydan okuma, bir duruştur. Ve en önemlisi: mert, sözünün eri, yüreği dağ gibi, eli açık uşaklarımız, çalışkan kadınlarımız, Trabzonlularımız" şeklinde konuştu. Bu toprağın evlatları olarak memlekete hizmet ettiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, açıklamasında, "Ama nereye gidersek gidelim, içimizdeki Trabzon’u, o bordo-mavi tutkuyu, o pes etmeyen ruhu hiç bırakmadık. Derneklerimizde horon teptik, kemençeyle coştuk, hüzünlendik. ‘Doğduğun yer değil, doyduğun yer’ derler ya biz doyduğumuz yerde de doğduğumuz yeri unutmadık. Trabzon’u tanıttık, Trabzonluyu sevdirdik" ifadelerini kullandı. "Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liranın üzerinde yatırım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "56 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 266 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağını ise 89 kilometreden yaklaşık 560 kilometreye yükselttik. Karadeniz Sahil Yolu’nu tamamladık, Uzungöl Turizm Merkezi Yolu, Tanjant Yolu gibi önemli projeleri hizmete sunduk. Avrupa’nın en uzun çift tüplü karayolu tüneli Zigana Tüneli’ni inşa ettik. En son Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle Boztepe Tünelini açtık" açıklamasında bulundu. "Şehir içi trafiğine nefes aldıracak Kanuni Bulvarı’nda sona yaklaştık" Bugün itibarıyla; Kanuni Bulvarı Yolu, Trabzon-Maçka Yolu ve Trabzon Güney Çevre Yolu gibi 23 karayolu projesine devam ettiklerini dile getiren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Şehir içi trafiğine nefes aldıracak Kanuni Bulvarı’nda sona yaklaştık. Trabzon Güney Çevre Yolu’muzu da iki kesim halinde hayata geçiriyoruz. Birinci etabında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Bu projeyle, Karadeniz Sahil Yolu’nun özellikle Akçaabat-Arsin arasındaki kesiminde şehir içi trafiği ve özellikle Sarp Sınır Kapısı’na yönelen ağır transit trafiği birbirinden ayıracağız." Hem şehri modern bir kent içi raylı sistemle donatacak hem de hızlı tren ile tanıştıracak dev projelerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığı ve AK Parti hükümetlerinin vizyonuyla hayata geçtiğini kaydeden Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına da Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Bu sene de kalan kesimin ihalesini gerçekleştirmiş olacağız" diye konuştu. "Trabzon Havalimanı’nı 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçakların inebileceği şekilde tasarladık" Trabzon Havalimanı’nın artık sürekli gelişen ve büyüyen Trabzon için yeterli olmadığına da dikkati çeken Uraloğlu, "Bu gerçeği Cumhurbaşkanımız da gördüğü için şehrimizi son ziyaretlerinde yeni havalimanının müjdesini Trabzonlu hemşerilerimize verdi. Trabzon Havalimanı’nı 10 milyon yolcu kapasiteli terminal binası ve 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçakların inebileceği şekilde tasarladık. Şimdi yeni projemiz kapsamında mevcut pistten biraz daha kuzeye 3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz. Yatırım programına aldık, ihalesini yaptık, yer teslimi yaptık. Yakın zamanda temeli atıp yapım çalışmalarına başlayacağız. Yeni havalimanımız, hem yerel ekonomimizi canlandıracak hem de Trabzon’u dünyanın nabzını tutan bir havacılık merkezi olarak konumlandıracaktır. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. "Trabzon bizimle, biz Trabzon’la varız" Bu yatırımların sadece Trabzon için değil, Karadeniz için, tüm Türkiye için birer nişane olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Trabzon kalkınırsa Karadeniz yükselir, Karadeniz yükselirse Türkiye güçlenir. Biz Trabzonlular, Karadeniz’in dalgalarıyla yoğrulduk, yaylaların serinliğiyle şekillendik. Trabzon bizimle, biz Trabzonla varız. Bizlerin azmi, bizlerin sevgisi, bizlerin birliği bu şehri büyütecek, güçlendirecek."
Eskişehir Jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi emlak piyasasını etkiledi Eskişehir’de emlakçı Kasım Karakaş, yatırım yapmak isteyen vatandaşların jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi sonrası piyasada oluşan belirsizlik sebebiyle ev almayı tercih etmediklerini söyledi. Son dönemlerde dünya genelinde meydana gelen çeşitli jeopolitik olaylar altın piyasasını etkiledi. Altın fiyatları, 2025’teki yükselişin ardından bu yıl rekor seviyelere ulaştı. Buna bağlı olarak piyasada oluşan belirsizlik, emlak sektörünü de etkiledi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan emlakçı Kasım Karakaş, yatırım yapmak isteyen vatandaşların şu anda ev almayı tercih etmediğini belirtti. Yalnızca çok ihtiyacı olanların ev aldığını ifade eden Karakaş, emlak fiyatlarında ise ciddi bir artış beklemediğini dile getirdi. "Bu belirsizliklerin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyorum" Emlak piyasasının yaklaşık 2 yıldır durgun olduğunu söyleyen Kasım Karakaş, "Jeopolitik gelişmelerle birlikte dünyada tansiyon arttı, bu da altının yükselmesine sebep oldu. Altın sürekli oynuyor. Kimisi altını bozup ev alıyor, kimisi de belirsizlikten dolayı parasını faizde tutmayı tercih ediyor. Örneğin, 3 milyon lira bankaya koyan biri ayda 80-90 bin lira gelir alabiliyor ama aynı parayla ev alsa 20 bin liraya kiraya veremiyor. Şu anda yalnızca çok ihtiyaç sahibi olanlar ev alıyor; yatırım için kimse ev almıyor. Bu belirsizliklerin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyorum. Emlak fiyatlarında ciddi bir artış beklemiyorum" dedi. "Kiralar 2 sene öncesinin altına düşmüş durumda" Son yıllarda ev fiyatlarının genel olarak sabit olduğundan bahseden Karakaş, "Hatta bazı mülklerde geçen senenin altına düşmüş durumda. Geçen yıl 4 milyon olan bir yer şu anda 3,5 milyona kadar düşebiliyor. Kiralar da 2 sene öncesinin altına düşmüş durumda. Yüzde 34’lük enflasyon oranını kimse uygulamıyor. Ev sahipleri, ’Kiracım çıkmasın’ diyerek ya aynı kiradan devam ediyorlar ya da çok cüzi bir artış yapıyorlar" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) kura sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Karakaş, TOKİ’den ev çıkmayan vatandaşların piyasaya yöneldiğini belirtti.