GÜNDEM - 16 Mayıs 2025 Cuma 13:16

İzmir Ülkü Ocaklarından Hasan Tahsin Oratoryosu

A
A
A
İzmir Ülkü Ocaklarından Hasan Tahsin Oratoryosu

İzmir Ülkü Ocakları, 15 Mayıs 1919’da işgalci Yunan askerlerine ilk kurşunu atarak işgale karşı direnişin sembolü olan Hasan Tahsin’i bir program yaparak andı.


Birinci Dünya savaşı sonrası İtilaf Devletlerinin Mondros Mütarekesini sebep göstererek işgalleri fırsat bilerek İzmir’i işgal eden Yunan askerine karşı ilk direnişi göstererek tarihe geçen Hasan Tahsin, direnişin yıldönümünde özel bir programla anıldı. İzmir Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen programda konuşan il başkanı Burak Kılıç, Hasan Tahsin’in direnişe karşı attığı ilk kurşunun Türk Milletinin bağımsızlık aşkını haykıran bir eylem olduğunu ifade etti.



"Her ülkücü yürekte Hasan Tahsin’in cesareti vardır"


İzmir’deki her Türk gencinin bu onurlu davranıştan ders çıkaracağını ifade eden Başkan Kılıç, "İzmir’in her karışında ve her taşında Hasan Tahsin’in cesareti, kararlığı ve dirayeti vardır. İzmir’deki her ülkücü yürekte Hasan Tahsin’in cesareti vardır. Hasan Tahsin’in o gün Yunan askerine sıktığı kurşun aslında bir çağrıdır. Hasan Tahsin, sıktığı o kurşunla demiştir ki ‘Ey Türk evladı! İşgal varsa direniş de vardır. Zalim varsa kahraman da vardır. Boyun eğme, geri durma! Hakkını ve vatanını çiğnetme!’ Hasan Tahsin’in sıktığı o kurşun, şanlı tarihi boyunca esareti reddeden Türk Milletinin yeniden var oluş haykırışıdır. Bizler de İzmir Ülkü Ocakları olarak liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin çizdiği istikamette ve genel başkanımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım’ın ilan ettiği vizyona mutabık bir şekilde atamız Bilge Kağan gibi gece uyumadan, gündüz oturmadan çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



Oratoryo gösterisi yapıldı


Programın sonunda başrolünde ünlü oyuncu Onur Yenidünya’nın oynadığı ve yönettiği, Ülkü Ocakları Ortaöğretim Teşkilatı öğrencileri tarafından sahnelenen İlk Kurşun Hasan Tahsin isimli oratoryo icra edildi. Bazı bölümlerinde duygusal anların yaşandığı oratoryo seyircilerden büyük alkış aldı. Kayıt müzik yerine akustik piyano ile icra edilen oyunda piyanoyu Ülkü Ocakları mensubu olan bir ilkokul öğrencisinin çalması üzerine seyirciler, Ülkü Ocaklarının tiyatro, müzik başta olmak üzere her türlü sanat faaliyetinde iddialı olduğunu ifade etti. Bitimin ardından dakikalarca ayakta alkışlanan gösteri eleştirmenlerden tam not aldı.


İzmir Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen İlk Kurşun Hasan Tahsin isimli kompozisyon ve resim yarışmasının ödülleri de sahiplerini buldu. İzmir Ülkü Ocakları tarafından kazananlar dizüstü bilgisayar, tablet, akıllı saat gibi çeşitli hediyeler verildi.



İzmir Ülkü Ocaklarından Hasan Tahsin Oratoryosu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.