ÇEVRE - 17 Nisan 2026 Cuma 12:18

İzmir Körfezi’nde kirlilik alarmı: Aynı tehdit 11. defa görüldü

A
A
A
İzmir Körfezi’nde kirlilik alarmı: Aynı tehdit 11. defa görüldü

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Körfezi’nde yapılan rutin dron taramaları kapsamında kasım ayından bu yana 11. kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildi. Kaydedilen görüntülerde Alaybey Tersane Komutanlığı yakınında yakıt içerikli atıklara rastlandı. Bu tablo, Körfez’e ve çevreye yönelik tehdidin geçici değil, tekrar eden ve giderek ağırlaşan bir sorun olduğunu ortaya koydu.


İzmir Körfezi’nde havadan görüntüleme yöntemiyle rutin olarak tarama yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından son aylarda sürekli tekrarlanan dış kaynaklı kirlilik görüntülerine yeniden rastlandı. Alaybey Tersane Komutanlığı yakınında yakıt içerikli atık tespit eden Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bu durumun kasım ayından bu yana 11. kez yaşandığını belirtti.


Canlı yaşamı tehdit ediyor


Yaklaşık 6 aydır aralıksız sürdürülen dron ile izleme ve değerlendirme çalışmaları, kirlilik vakalarının tekil olaylar olmaktan çıktığını ve dikkatle ele alınması gereken ve Körfez’i doğrudan tehdit eden yapısal bir soruna dönüştüğünü gösterdi. Kısa bir zaman aralığında 11 kez dış kaynaklı kirlilik vakası ile karşılaşılması, körfezin uzun süredir benzer olumsuzluklara maruz kaldığına işaret etti.


Yıllar süresince Körfez’e bırakılan bu atıkların, denizel ekosisteme zarar verdiği ve canlı yaşamını ciddi biçimde tehdit ettiği belirtildi. Hazırlanan raporda "Çevre ve halk sağlığı açısından risk oluşturan bu tür kirlilik vakalarının olağanlaştırılması ya da görmezden gelinmesi kabul edilemez. Ortaya çıkan çevresel zararın büyümesini önlemek adına gerekli tüm tedbirlerin gecikmeksizin ve tavizsiz biçimde hayata geçirilmesi zorunludur. Kamusal yaşam alanlarımızın ve denizel zenginliğimizin korunması, kurum olarak temel önceliğimizdir. İzmir Körfezi’ni ve çevresel değerlerimizi geleceğe sağlıklı bir şekilde taşımak adına yürüttüğümüz bu süreci, aynı hassasiyet ve kararlılıkla takip etmeye devam edeceğiz" denildi.


(ÖA-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Nevşehir’de TOKİ konutları hak sahiplerine teslim edildi Nevşehir’de Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapımı tamamlanan sosyal konutların teslim süreci başladı. Merkez ilçeye bağlı Sulusaray beldesinde 15 ay gibi kısa sürede tamamlanan 177 konut, hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlelerinden biri olan "İlk Evim Projesi" kapsamında hayata geçirilen konutlar, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların ev sahibi olmasına imkân sağlıyor. Proje sayesinde Nevşehir’de de çok sayıda vatandaş ilk kez kendi evine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. İlk kez ev sahibi olan hak sahiplerinden Emre Kayadibi, "TOKİ İlk Evim projesinden evim çıktı. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Bugün de anahtarımızı teslim almaya geldik. Biraz heyecanlıyız ama daha çok sevinç var" dedi. Aylin Ulusoy ise "Yaşadığım yerde bir evim olduğu için çok mutluyum. Geldim, gözlerimle evimi de gördüm. Evimizi gezdik, şu ana kadar hiçbir eksiği yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın vermiş olduğu bu imkânı kullanarak ilk defa ev sahibi oldum. Kuraya genç kategorisinden yazılmıştım" ifadelerini kullandı. Projeye ilişkin bilgi veren İnşaat Kontrol Mühendisi Yasin Türkmen de konutların planlanan süreden kısa bir zamanda tamamlandığını belirterek, "Sulusaray beldesi 177 sosyal konut projesi kapsamında yapılan konutlarımızın teslimatlarını yapmaya başladık. Bu projede 3+1 50 daire ve 2+1 128 daire olmak üzere toplam 177 dairemiz bulunmakta. Dairelerimiz 4 katlı olarak inşa edildi ve toplam 11 bloktan oluşmaktadır" diye konuştu. TOKİ tarafından hayata geçirilen projeyle birlikte hem modern hem de güvenli yaşam alanlarının vatandaşlara sunulduğunu belirten yetkililer, "İlk Evim Projesi" kapsamında Türkiye genelinde olduğu gibi Nevşehir’de de konut teslimlerinin etap etap devam edeceğini ifade etti.
İstanbul Pendik’te 15 yaşındaki Işıl’ın öldüğü kazada sanık 3’üncü kez hakim karşısına çıktı Pendik’te 15 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’in hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen sanık Ömer Faruk Ballı 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme tanıkları dinleyerek eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi. Olay, 18 Mayıs’ta Kaynarca Mahallesi Erol Kaya Caddesi Tuzla istikametinde meydana geldi. 34 KAB 356 plakalı otomobilin sürücüsü Ömer Faruk Ballı (26), yolun karşı tarafına geçmek isteyen Işıl Öykü Dinç’e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan müdahalelere rağmen Dinç olay yerinde hayatını kaybetti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Ömer Faruk Ballı’nın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istendi. Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün 3’üncü celsesi görülen davaya, tutuksuz sanık Ömer Faruk Ballı, hayatını kaybeden Işıl Öykü Dinç’in annesi Özlem Dinç, baba Yunus Dinç, Yasemin Akıncılar Minguzzi ve taraf avukatları katıldı. Işıl Öykü Dinç’in arkadaşları ve yakınları destek için duruşma salonu dışında bekledi. "Biz kazadan sonraki manzaraya şahit olduk" Tanık polis Serdar K., "Olay günü yoğun bir gündü, yaralamalı trafik kazası olarak anons geldi. Olabildiğince hızlı şekilde intikal ettik. Olay yerinde trafik ekipleri vardı. Merhume kız çocuğunu görmedim. Trafik ışığından yaklaşık 15-20 metre ileride yoğun bir kan birikintisi vardı. Sağ şeritte sanığın aracı vardı. Yanında bayan şahıs vardı. Kız çocuğunun hastaneye kaldırıldığı bilgisini aldık. Daha sonra Pendik Devlet Hastanesi’ndeki hastane polisi vasıtasıyla çocuğun vefat ettiğini öğrendik. İlk giden ekip bizdik. İlk müdahale eden ekipler trafik ekipleriydi. Biz kazadan sonraki manzaraya şahit olduk. Tutanağımızda araç sürücüsünü erkek şahıs olduğunu edindiğimiz bilgiye göre yazdık" dedi. "Mobese birimi bölgedeki kameranın çalışmadığını belirtti" Tanık polis Oğuzhan K., "Bölge amirimiz kazaya denk geldi. Anons yardımıyla bizi çağırdı. Olay yerine gittiğimizde yayayı ağır yaralı olarak hastaneye kaldırmışlardı. Kusurları, elimizde olan görüntü kaydı, olay yeri incelemesi ve sürücü beyanına göre verdik. Yaralanmalı kazalarda elle tutanak doldurulmaz. Sistem üzerinden doldurulur. Mobese birimi bölgedeki kameranın çalışmadığını belirtti" ifadelerini kullandı. Mahkeme, eksik hususların giderilmesi ve sanığın adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi.