GÜNDEM - 15 Ağustos 2025 Cuma 09:36

Hukukta yapay zeka dönemi

A
A
A
Hukukta yapay zeka dönemi

Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu İbrahim Enis Özkan, kariyer yolculuğunu İngiltere’de sürdürüyor. 2017 yılında lisans eğitimini tamamladıktan sonra Londra’daki Brunel Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret Hukuku alanında yüksek lisans yapan Özkan, bugün kurucusu olduğu Ten Legal isimli hukuki ve ticari danışmanlık şirketi aracılığıyla hukuk teknolojileri ve hukukta yapay zeka alanlarında çalışmalar yürütüyor.


İngiltere’de sürdürdüğü kariyer yolculuğunda kendi şirketini kurduktan sonra özellikle elektronik keşif (e-discovery) üzerine uzmanlaşan Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu İbrahim Enis Özkan, büyük çaplı dava ve soruşturmalarda mahkemeler veya soruşturma makamları tarafından talep edilen dijital belgeleri inceliyor. Bu belgeler; e-postalar, mesajlaşmalar, word veya PDF dosyaları, metadata gibi çok çeşitli dijital verilerden oluşuyor. Davaya ya da soruşturmaya ışık tutabilecek veriler analiz edilerek hukuki sürece sunuluyor. Avukat İbrahim Enis Özkan, "Genellikle binlerce, bazen milyonlarca dijital belge arasından konuyla doğrudan veya dolaylı ilgili olanları tespit ediyoruz. Belgelerin gizlilik durumu, ticari hassasiyet taşıyıp taşımadığı, hangi tarafın lehine veya aleyhine olduğu gibi birçok kriter üzerinden sınıflandırma yapıyoruz" dedi.



Yapay zeka ile desteklenen hukuki analiz


Bu süreçte dünyanın en çok tercih edilen hukuk teknolojisi platformlarından biri olan Relativity yazılımını kullandığını söyleyen Özkan, bu yazılımın yalnızca belge sınıflandırma yapmakla kalmadığını, yapay zeka destekli analiz araçlarıyla süreci kökten kolaylaştırdığını aktardı. Özkan, "Bu program aynı zamanda, öğrenen algoritmalarla belgeleri önceliklendirme, uzun e-posta zincirlerini tek bütün hâlinde analiz etme, anahtar kelime yerine anlam temelli arama, küçük farklarla tekrarlanan belgeleri gruplayarak zaman kazanma gibi işlemleri yapıyor. Yapay zeka olmasaydı bu kadar büyük hacimli veriyi tek tek incelemek pratikte mümkün olmazdı" şeklinde konuştu.



Hukukta gelecek: yapay zeka ve dijitalleşme


Türkiye’de hukuki belge inceleme süreçlerinin çoğunlukla elle yapılan işlemler olarak yürütüldüğüne dikkat çeken İbrahim Enis Özkan, şunları söyledi: "Bu da hem zaman açısından büyük yük hem de hata riski anlamına geliyor. Elektronik keşif yazılımları Türkiye’de henüz sistematik bir yer edinmemiş olsa da özellikle rekabet hukuku, yolsuzluk soruşturmaları ve uluslararası ticari uyuşmazlıklarda büyük fayda sağlayabilir. Önümüzdeki yıllarda hukuk teknolojilerinde bazı gelişmelerin öne çıkması bekleniyor. Yapay zeka, hukuki argüman üretimi ve risk analizinde aktif rol alabilir, sözleşmeler otomatik hazırlanarak blockchain tabanlı akıllı sözleşmeler yaygınlaşabilir. Duruşmalar ve yargı süreçlerinin dijitalleşmesi, büyük hukuk ofislerinde iş takibi, bütçe planlama ve zaman yönetiminin yazılımlarla optimize edilmesi bekleniyor."



Genç hukukçulara mesaj


İngiltere’deki kariyer yolculuğunda dünyanın önde gelen firmalarıyla çalışma fırsatı bulan Özkan, "Biz Türk gençleri gerçekten çok yetenekliyiz ve doğru imkanlarla her alanda başarılı olabiliriz. Geleneksel hukuk yollarının dışında, teknolojiyle birleşen yeni uzmanlık alanlarının da var olduğunu bilmeliyiz" diyerek genç meslektaşlarına tavsiyelerde bulundu.



Hukukta yapay zeka dönemi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıkıyor Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla İspanya’nın Barselona kentinden 15 Nisan’da yola çıkan ancak Akdeniz’de İsrail’in müdahalesine maruz kalan "Global Sumud Filosu"nun 54 teknesiyle, yarın Marmaris’ten yola çıkacakları duyuruldu. 10 Mayıs’ta Muğla’nın Marmaris ilçesine ulaşan toplam 38 tekneden oluşan filo, Marmaris Limanı’nda gerçekleştirilen teknik kontrollerin ardından Marmaris açıklarına demirledi. Girit üzerinden gelen aktivistlerin Türkiye’ye giriş ve çıkış işlemleri ise güvenlik birimlerinin koordinasyonunda, gümrüklü limanda kurulan karakol ve sağlık birimi aracılığıyla kontrollü şekilde gerçekleştirildi. 4 gündür Marmaris’te bulunan aktivistlerin, İsrail ve Yunan askerleri tarafından maruz kaldıklarını belirttikleri müdahalelerle ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunmalarının ardından resen soruşturma başlatıldı. "Yarın yola çıkacaklar" Global Sumud Filosu üyeleri bugün Marmaris’in Adaköy Mahallesi’nde düzenledikleri basın toplantısıyla Gazze’ye yönelik dayanışma mesajı verdi. Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, GSF Tıbbi Filosu temsilcisi Dr. Imane El Makhloufi, kısa süre önce İsrail’de gözaltına alınıp serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek, Rohingya toplumu temsilcisi Ko Tinmaung, İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly’nin açıklamalarda bulunduğu toplantıda çok sayıda uluslararası gazeteci, aktivist ve destekçi katıldı. Daha önce İsrail askerleri tarafından alıkonulan ve sonrasında serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Thiago vila ise toplantıya çevrim içi bağlandı. "Hiçbir şey yapmamanın riski daha büyük" Toplantıda Türkçe konuşan ve İngilizce yapılan açıklamaları da Türkçe’ye çevrilmesine yardımcı olan Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, Filistin’e yönelik uluslararası dayanışmanın her geçen gün büyüdüğünü belirterek özellikle Latin Amerika ülkeleri ve Brezilya’dan gelen desteğin arttığını söyledi. İsrail’in müdahalelerinin giderek daha sert hale geldiğini ifade eden Ordu, "İsrail’in şiddeti her seferinde bir seviye daha artıyor. Yaralanan, kötü muameleye uğrayan arkadaşlarımız oldu. Ancak tüm riskleri göze alarak yolumuza devam ediyoruz. Çünkü hiçbir şey yapmamanın riski çok daha büyük" dedi. Gazze’de yaşananların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Ordu, dünyanın birçok ülkesinden insanların aynı amaç etrafında birleştiğini belirterek mücadeleyi sürdürmek zorunda olduklarını söyledi. Toplantıda Myanmar’dan katılan temsilci de söz alarak, Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleri ile kendi ülkelerinde yaşanan olaylar arasında benzerlik bulunduğunu ifade etti. Filistin meselesinin artık yalnızca Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın insan hakları sorunu olduğu vurgulandı. "Hukuki süreç başlatıldı" GSF hukuk ekibi üyesi İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly tarafından yapılan açıklamada ise İsrail müdahalesi sırasında yaralanan aktivistlerin ifadelerinin alındığı, adli tıp başvurularının yapıldığı ve elde edilen tüm belgelerin İsrail’e karşı yürütülecek hukuki süreçlerde kullanılacağı belirtildi. Aktivistler ayrıca, 38 tekneden oluşan filoya 16 teknenin daha katıldığını açıkladı. Yarın itibarıyla 54 tekne olarak yeniden yola çıkacaklarını belirten filo üyeleri, yolculuk sırasında 6 teknenin daha kendilerine katılmasının beklendiğini ifade etti. "Gazze ablukası hala devam ediyor" İsrail tarafından gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek ise Gazze’ye yönelik ablukanın hala sürdüğünü ve uluslararası dayanışmanın devam etmesi gerektiğini söyledi. Abukeshek, "Organizatörlerden biriyim, aynı zamanda yürütme komitesi üyesiyim. Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak için diğer hareketler ve kuruluşlarla birlikte çalışmalarımızı sürdürmek amacıyla geçen yıldan bu yana seferber olmuş durumdayız. Bu, filonun son ayağı. Yarın buradan Gazze’ye doğru yola çıkıyoruz. İsrail, Filistin halkına yönelik ihlallerini sürdürdü. Filistin halkına karşı işlediği suçları sürdürdü. Soykırım durmadı, abluka sona ermedi. Çocuklar, kadınlar ve erkeklerden oluşan 9 binden fazla Filistinli mahkuma yönelik suçlar devam ediyor. Bu insanlar cezaevlerinde işkence görüyor, aç bırakılıyor ve insanlık dışı muameleye maruz kalıyor. Bu yüzden seferber olmaya devam etmek zorundayız ve tüm bu çalışmaları desteklemeliyiz. Burada bulunma nedenimiz bu" ifadelerini kullandı. Kendisinin yaşadığı gözaltı sürecine ilişkin de konuşan Abukeshek, yaşadıklarının Filistinli tutukluların yaşadıklarıyla kıyaslanamayacağını belirterek, "Benim yaşadıklarım, Filistinli mahkumların yaşadıklarıyla kıyaslandığında önemsiz kalır. Cezaevlerinde 9 binden fazla tutuklu var ve her gün işkence görüyorlar. Onların tanıklıklarını dinledik. Birçoğunun sivri cisimlerle tecavüze uğradığını duyduk. Bazılarının köpeklerle saldırıya uğradığını duyduk. Kadınların toplu şekilde cinsel saldırıya maruz bırakıldığı anlatılıyor. İşte konuşmamız gereken hikayeler bunlar. Anlatmamız gereken hikayeler bunlar" ifadelerini kullandı. Toplantının sonunda ise halen İsrail hapishanelerinde bulunan aktivistlerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı. "Mektup yarışmasında seçilen mektuplar cam şişelerle Gazzeye uğurlanacak" Global Sumud Filosu aktivistlerinin yaptığı toplantıya İstanbul ve Samsun’dan gelen PTT Derneği üyeleri geçtiğimiz ay düzenlenen Gazze’ye mektup yarışmasından 10 mektubu Türkçe’den Arapça’ya çevirerek cam şişelere koyup, Gazze’ye ulaştırılmak üzere Filoya teslim edeceklerini onların da orada bu mektupları ileteceklerini belirttiler. İçlerinde dualar ve insani dileklerin yazılı olduğu belirtilen mektuplar da yarın filo ile birlikte Gazze’ye yola çıkacak.