ASAYİŞ - 12 Şubat 2026 Perşembe 11:47

Duygu Bölükbaş davasında beraat kararı istinaftan döndü: Yeniden yargılama yapılacak

A
A
A
Duygu Bölükbaş davasında beraat kararı istinaftan döndü: Yeniden yargılama yapılacak

İzmir’de 2022 yılında evinde ölü bulunan Duygu Bölükbaş davasında yerel mahkemenin verdiği beraat kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu. İstinaf dairesi, eksik incelemelere dikkat çekerek dosyanın yeniden görülmesine hükmetti.


İzmir’in Bornova ilçesinde 3 Kasım 2022 tarihinde meydana gelen ve 33 yaşındaki Duygu Bölükbaş’ın bir sitenin banyosunda asılı halde ölü bulunmasıyla ilgili davada yeni bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin sanık E.T. hakkında verdiği beraat kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararında gözetmediği kritik noktalar olduğuna dikkat çekerek, davanın eksikliklerin giderilmesi için yeniden görülmesine karar verdi.



İstinaf eksiklikleri sıraladı


Dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, olay yerinde bulunan çarşafın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesi gerektiğini vurguladı. Kararda, maktulün kendisini banyodaki havlupana asması halinde, otopsi raporunda belirtilen "boyundaki kemik kırığı ve izlerin" oluşmasının tıbben mümkün olup olmadığına dair ek rapor alınması gerektiği ifade edildi.



Kamera kayıtları ve BTK karşılaştırması istendi


Mahkeme ayrıca, olay gününe ait kamera kayıtlarında saat kaydı bulunmadığını, sanığın otoparktan asansöre biniş ve daireye dönüş görüntülerinin dosyada yer almadığını belirtti. Giriş kapısı önündeki kayıtların istenmesi ve sanık ifadelerinin bu kayıtlarla denetlenmesi gerektiği kaydedildi. Kararda; kamera kayıtlarının konusunda uzman bilirkişiye gönderilip saat kaydı bulunan kamera görüntüleri ve telefonların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kayıtları karşılaştırmalarının yapılmadığı, olayın kronolojik gelişiminin gerektiğinin gözetilmediğinin de altını çizildi.


Ceza Dairesi’nin bozma gerekçeleri arasında şu maddeler yer aldı: Tanıklar U.E. ve F.Y.V.’nin yeniden dinlenilerek iletişim saatlerinin netleştirilmesi, maktulün telefonunda WhatsApp ve sosyal medya dışında, arama kayıtlarına dair bilirkişiden ek rapor alınması, hangi zaman dilimine kadar hayatta olduğunun kesin tespiti, kamera görüntüleri ile BTK kayıtlarının kronolojik olarak karşılaştırılması.



Olayın geçmişi


Bornova’da lüks bir sitede erkek arkadaşı E.T. ile yaşayan Duygu Bölükbaşı, banyoda havlupana asılı halde ölü bulunmuştu. E.T. ve halası S.T., genç kadının intihar ettiğini öne sürerken; hazırlanan iddianamede sanığın tartışma sonrası Bölükbaşı’nı sert bir cisimle yaraladığı ve boğarak öldürdüğü iddia edilmişti. Adli Tıp raporunda maktulün tırnaklarında sanığa ait DNA örneklerine rastlanmıştı. İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıklar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz ederek dosyayı istinafa taşımıştı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma kararının ardından dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.



Duygu Bölükbaş davasında beraat kararı istinaftan döndü: Yeniden yargılama yapılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu Bu yıl 15’incisi düzenlenen ve ilk kez uluslararası boyuta taşınan Alaçatı Ot Festivali, üçüncü gününde gastronomi tutkunlarını bir araya getiren geleneksel "En Güzel Ot Yemeği" yarışmasına sahne oldu. Yerel otların modern dokunuşlarla buluştuğu yarışmada, katılımcılar jüri karşısına Alaçatı’nın otları ile hazırladıkları özel tariflerle çıktı. Yarışmanın jüri başkanlığını; müzisyen, gezgin, radyocu ve televizyon programcısı kimliğiyle tanınan Ayhan Sicimoğlu üstlendi. Alanında deneyimli jüri üyeleri, yemekleri lezzet, sunum, özgünlük ve tema uyumu gibi kriterler doğrultusunda değerlendirdi. Kıyasıya rekabete sahne olan yarışmada birincilik ödülünün sahibi, 793 puanla İncifer Tören oldu. Tören, festivalin teması olan körmen otunu somonla buluşturduğu özgün yemeğiyle jüri üyelerinden yüksek not aldı. Dikkat çeken sunumuyla da öne çıkan tabak, izleyicilerden de büyük beğeni topladı. Yarışmada ikinciliği ise 731 puanla Tuba Bayoğlu kazandı. Bayoğlu’nun enginar cipsi ve damla sakızlı yoğurt eşliğinde sunduğu şevketibostan yemeği, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlamasıyla dikkat çekti. Üçüncülük ödülü ise 722 puanla Germiyan’ın yöresel lezzetlerinden "Çalkama" yemeğini hazırlayan Arif Er’e verildi. Yerel mutfak kültürünü başarıyla yansıtan bu tabak, jüri tarafından özgünlüğüyle öne çıkarıldı. Festival coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği yarışmanın sonunda dereceye giren katılımcılara ödülleri, Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri Arif Çilek, Mehmet Bilgiç ve Salih Kaya tarafından takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan ödül töreni, katılımcıların ve izleyicilerin alkışları eşliğinde gerçekleşti. Alaçatı Ot Festivali, gastronomi mirasını yaşatmayı ve yerel otların mutfaklardaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikleriyle önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Kayseri Düğün gecesi şüpheli şekilde ölen uzman çavuşun eşinin yargılanmasına başlandı Kayseri’de düğün gecesi evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulunan Uzman Çavuş Ümit Canpolat’ın ölümüyle ilgili şüpheli eşinin yargılanmasına başlandı. Tutuksuz yargılanan kadın hakkında adli kontrol şartı getirildi. Kayseri’de 12 Haziran’da Kayseri’nin Talas İlçesi’nde meydana gelen olayda; düğünden eve dönen damat Ümit Canpolat, gece yarısından sonra evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulundu. Ümit Canpolat’ın eşi M.C.’nin Ümit Canpolat’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan M.C. ve avukatı ile olayda hayatını kaybeden Ümit Canpolat’ın annesi Döndü Canpolat, babası Ali Canpolat, ağabeyi, kız kardeşleri ve avukatları katıldı. Olay gününü anlatan sanık eş M.C., düğünün ardından evlerine geldiklerinde teyzesi olan Ümit Canpolat’ın annesinin kendisini aradığını ve düğünde zarf içinde takılan bir takı ile ilgili konuştuğunu bunun Ümit Canpolat ile aralarında gerginliğe neden olduğunu belirtti. Daha sonra Ümit Canpolat’ın kapının arkasında anahtar unuttuğu için eve giremediklerini ve çilingir çağırdıklarını belirten M.C., bu nedenle Ümit Canpolat ile tartıştıklarını ve sesini yükselttiğini söyledi. Çilingirin kapıyı açmasının ardından eve girdiklerini ve kendisinin banyoya girdiğinin belirten M.C., bir süre sonra silah sesi duyduğunu, Ümit Canpolat’ı yerde kanlar içinde gördüğünü, korktuğunu ve ellerinin titrediğini, önce ambulansı ardından da kayınvalidesi olan teyzesini ve kendi amcasını aradığını söyledi. M.C., "Annesi, babası ve ağabeyi geldi. Ağabeyi bana, ‘Silahı kaldır’ dedi. Silahı ben kaldıramadım. Babası silahı eliyle itti, ağabeyi aldı, annesinin getirdiği havlunun üzerine koydu" diyerek olay anında yaşananları anlattı. Ağabey İ. Canpolat’ın yaralı halde bulunan Ümit Canpolat’a tampon yaptığını söyleyen M.C., "Ambulans geldi, Ümit’i götürdüler. Ben çok korktum" dedi. Ümit Canpolat ile 5 yıllık nişanlılık süreçleri olduğunu dile getiren M.C., bu süre boyunca merhum Ümit Canpolat’ın kumar oynadığını ve defalarca büyük borçların altına girdiğini ifade etti. Kumar nedeniyle sık sık kavga ettiklerini de belirten M.C., "Kedi köpek gibi birbirimizi yerdik. Sürekli kumar borcu geliyordu. Güzel konuştuk olmadı, kötü konuştum olmadı" dedi. Ümit Canpolat’ın daha önce de intihara teşebbüs ettiğini öne süren M.C., "Ümit’in ailesini ve beni cezalandırmak için kendini öldürdüğünü düşünüyorum" diye konuştu. Avukatlar tartıştı M.C.’nin avukatı, duruşmanın SEGBİS ile kayıt altına alınması talebinde bulundu. Ailenin ve müvekkilinin Ümit Canpolat’ı kumardan kurtarmak için ellerinden geleni yaptığını ancak kurtaramadığını belirten avukat olayın bu nedenden dolayı yaşandığını öne sürerek, "Benim müvekkilim aylarca televizyonda linç ediliyor" dedi. M.C.’nin avukatının konuştuğu sırasında Ümit Canpolat’ın ailesinin avukatı ile aralarında tartışma çıktı. Müvekkili M.C.’nin 9 kez beyan verdiğini ve tüm beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirten avukat, olay yerinde olmayan bir kırık sandalye ile hazırlanan senaryoya ait malzeme oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Anne Döndü Canpolat: "Oğlum boşanmak istedi" M.C.’nin kendisinin yeğeni olduğunu ve babası, ağabeyi ve amcasının sürekli cezaevine girip çıktığını belirten anne Döndü Canpolat, "Ben bu aileyi sevmedim. Oğluma da evlenmemesini söyledim. İlk 3 ay mutlulardı, sonra hep kavga, dövüş ve tehditlerle geçti. Onu hep aşağıladı, kumar oynadı diye suçladı. Oğlum sürekli ayrılmak istedi, bu onu tehditle tuttu. Nikahı da tehditle yaptı" diye konuştu. Mahkemede kendisiyle ilgili sunulan ses kayıtlarıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Döndü Canpolat, ses kayıtlarını gelininin attırdığını iddia etti. Ümit Canpolat’ın diğer yakınları da Ümit Canpolat’ın kumar alışkanlığının olmadığını ve M.C.’nin ayrılmak istediğini beyan etti. Savcı tutuklanmasını talep etti M.C.’nin tutuklanmasını talep eden Ümit Canpolat’ın avukatları ayrıca bir televizyon yayınının deşifre edilerek, mahkeme tutanaklarına eklenmesini talep etti. Savcılık makamı da mütalaasında M.C.’nin tutuklu yargılanmasını istedi. Yaklaşık 8 saat süren duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesi hükmederek, M.C.’nin adli kontrol şartlarının devamına ve tutuksuz yargılanmasına karar verdi.