SAĞLIK - 03 Şubat 2026 Salı 10:35

Doç. Dr. Fatma Sert: "Kanserle mücadelede başarı farkındalıkla mümkündür"

A
A
A
Doç. Dr. Fatma Sert: "Kanserle mücadelede başarı farkındalıkla mümkündür"

Ege Üniversitesi (EÜ) Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Fatma Sert, kanserle mücadelede başarının yalnızca bilimsel gelişmelerle değil; toplumsal farkındalık, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli sağlık kontrolleriyle mümkün olabileceğini vurguladı.


Doç. Dr. Fatma Sert, kanserle mücadelede güncel bilimsel gelişmeler ve merkez bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nün bilimsel gelişmeleri toplumla paylaşmak açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Doç. Dr. Fatma Sert, kanserin dünya genelinde ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ifade etti. Doç. Dr. Sert, "Günümüzde kanser tedavisinde en önemli gelişmelerden biri, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının klinik uygulamaya girmiş olmasıdır. Moleküler biyoloji ve genetik alanındaki ilerlemeler sayesinde, hastalarımızın tümör yapısına özgü hedefli tedaviler uygulayabiliyoruz. Bu yaklaşımlar, tedavinin etkinliğini artırırken yan etkilerin azaltılmasına da önemli katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte immünoterapi alanındaki gelişmeler de kanser tedavisinde yeni bir dönemi beraberinde getirmiştir. Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini hedefleyen bu tedaviler, özellikle akciğer kanseri, melanom ve bazı genitoüriner kanser türlerinde sağkalım sürelerini anlamlı şekilde uzatmıştır. Klasik kemoterapiden farklı etki mekanizmalarıyla çalışan immünoterapiler, kanserle mücadelede umut verici sonuçlar ortaya koymaktadır" dedi.



"Erken tanı, tedavi başarısını belirleyen en kritik faktördür"


Erken tanı ve gelişmiş radyoterapinin tedavi başarısını artırdığını belirten Doç. Dr. Sert, "Radyoterapi teknolojilerindeki gelişmeler de kanser tedavisinde önemli kazanımlar sağlamaktadır. Yoğunluk ayarlı, görüntü kılavuzlu ve stereotaktik radyoterapi teknikleri sayesinde tümörler çok daha yüksek doğrulukla hedeflenebilmekte, sağlıklı dokular ise maksimum düzeyde korunabilmektedir. Bu sayede tedavi başarısı artarken, hastalarımızın yaşam kalitesi de önemli ölçüde iyileşmektedir. Bunun yanı sıra erken tanı ve tarama programlarının önemi her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Meme, rahim ağzı, kolorektal ve prostat kanserleri başta olmak üzere pek çok kanser türünde hastalığın erken evrede saptanması, tedavi sürecinin başarısını doğrudan belirleyen en kritik faktörlerden biridir" diye konuştu.



"Kanserle mücadelede aktif bir rol üstleniyoruz"


Kanserle mücadelede başarının yalnızca tıbbi gelişmelere dayanmadığını vurgulayan Doç. Dr. Sert, "Merkezi olarak bilimsel araştırmalar, multidisipliner hasta yaklaşımı, toplum bilgilendirme çalışmaları ve eğitim faaliyetleriyle kanserle mücadelede aktif bir rol üstleniyoruz. Merkezimizde yürütülen kanser kayıtları, ülkemizin en köklü ve güvenilir kanser veri kaynakları arasında yer almaktadır. Aynı zamanda yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projeleri ve klinik çalışmalarla çağdaş tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlıyor, hastalarımıza en güncel bilimsel veriler ışığında hizmet sunuyoruz. Bu anlamlı günde bir kez daha vurgulamak isteriz ki, kanserle mücadelede başarı yalnızca bilimsel gelişmelerle değil; toplumsal farkındalık, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli sağlık kontrolleriyle mümkündür. 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nün toplumsal bilinçlenmeyi artırmasını ve kanserle mücadelede umutlarımızı güçlendirmesini temenni ediyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Babasının hayali, kızının mesleği oldu Ordu’nun Ünye ilçesinde Simge Arslan, babasının hayali ve teşvikiyle başladığı terzilik mesleğinde kendi işinin patronu oldu. Ünye’de yaşayan iki yıllık evli Simge Arslan (24), babasının hayali olan terzilik mesleğini ailesinde 4 kız kardeşten gerçekleştiren tek isim oldu. İlçenin Çamurlu Mahallesi’nde babasının desteğiyle kendi iş yerini açan Arslan, genç yaşta kendi işinin patronu oldu. Lise yıllarında eğitimini yarıda bırakıp babasının yönlendirmesiyle Halk Eğitim Merkezi’nde mesleğe adım atan Arslan, ailesinde terzilik mesleğini sürdüren tek isim oldu. "Okuldan sonra makine başına geçtim" Mesleki başarısının babasının hayali ve teşvikiyle başladığını belirten Simge Arslan, "Babamın hayalinde her zaman bir çocuğunun terzi olması vardı. Biz dört kız kardeşiz. Birimiz hafız, birimiz aşçı, birimiz ise ev hanımı oldu. Bu hayali gerçekleştirmek ise bana nasip oldu. Kursa gittiğimde sınıftaki en küçük bendim. Hocam etek dikmemi beklerken, ben heyecanla doğrudan elbise dikmeye başladım. Yeteneğim fark edilince dikişin tüm inceliklerini kısa sürede kavradım" dedi. "İmkânsız diye bir şey yoktur" Babasının desteğiyle iş yerini açtığını, başarısında eşinin de büyük payı olduğunu ifade eden Simge Arslan, "Bu süreçte en az babam kadar eşimin de desteğini her zaman yanımda hissettim. Başarabileceğime olan inancını hiç kaybetmedi. Bugün geldiğim noktaya ulaşabileceğimi başlangıçta hayal bile edemezdim. Bence hayatta imkansız diye bir şey yoktur, herkes hayallerini gerçeğe dönüştürebilir" şeklinde konuştu.