SAĞLIK - 22 Nisan 2025 Salı 09:25

Çocuğunuz ateşlenince hemen ateş düşürücü vermeyin

A
A
A
Çocuğunuz ateşlenince hemen ateş düşürücü vermeyin

Çocukların ateşlenmesinin, ateşlerinin yükselmesinin pek çok anne ve babada "havale geçireceği" korkusuna yol açtığını belirten pediatrist Gamze Avcı, ebeveynlerin bu "ateş fobisi" yüzünden hemen ateş düşürücülere başvurduğunu belirterek, "Kaygının önüne geçilmesi için ateşin bir hastalık değil, fizyolojik bir cevap olduğu, korkulanın aksine ateşli havale ve beyin hasarı yapmadığı ve ateş düşürücüler ile engellenemediği bilinmeli." dedi.


Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gamze Avcı, Latince kökenli olan ateşin ‘ısıtmak’ anlamına geldiğini ifade ederek, ateşin genellikle hastalıklara ikincil oluşan önemli bir fizyolojik yanıt olduğunu vurguladı. Uzm. Dr. Avcı, ateşin hastalığın kendisi olarak değil, birçok hastalığın belirtisi olarak görüldüğünü kaydetti. Pediatrik muayene başvurularının yaklaşık üçte bir kadarını ateş vakalarının oluşturduğunu belirten Uzm. Dr. Avcı, "ateş yönetimi" konusunda önemli bilgiler verdi.



Vücut ısısı doğru ölçülmeli


Vücut ısısı ölçümünün hastanın yaşına, ölçümün yapıldığı saate ve dış etkenlere bağlı olarak değişebildiğini belirten Avcı, vücut ısısının doğru ölçülmesinin, hastalıkların tanı ve tedavi sürecinde önemli olduğunu söyledi. Koltuk altı ölçüm ile normal vücut ısısının 35-37.3 C, kulaktan ölçüm ile normal ölçüm ısısının 35.8-38 C arasında olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Avcı. Ateşin yararlı ve zararlı etkileri konusunda şunları söyledi: "Vücut ısısının artması ile birlikte enfeksiyonlardan koruyucu etki ortaya çıkmaktadır. Bu durum birkaç mekanizma ile birlikte olmaktadır. İlk olarak insanı enfekte eden patojenler sıklıkla 37 C ve altında çoğalmaktadır. İkinci olarak ısının yükselmesi ile antibiyotiklerin antimikrobial etkinliğinin arttığı gözlenmiştir. Üçüncü olarak vücut ısısının yükselmesi mikrobial yıkımla ilişkili artmış doğal bağışıklığın göstergesidir. Ateş fobisi, sıklıkla gördüğümüz ateş ile ilgili abartılı korkudur. Bu korku aileleri gereksiz ve fazla ateş düşürücü kullanımına itmektedir. Ailelerin ateş ile ilgili önemli bir kaygısının, çocuklarının ateş ile birlikte havale geçirme riskinin olduğunu belirtmişlerdir. Ateşli havalenin ateş düşürücülerle engellenemediği araştırmalarda gösterilmiştir. Kaygının önüne geçilmesi için ateşin bir hastalık değil, fizyolojik bir cevap olduğunu, hastalığı kötüleştirmedİği, 40 C ve altında olmasının vücudun savunma sistemi için gerekli ve yararlı olduğunu, çoğu zamanlı virüsler nedenli gelişip kendini sınırladığını vurgulamak gerekmektedir. Ayrıca korkulanın aksine ateşli havale ve beyin hasarı yapmadığını ve ateş düşürücüler ile engellenemediğini belirtip ateş esnasında artan sıvı ihtiyacı nedeni ile sıvı alımının iyi olması gerektiğini hatırlamalıyız. Ateş düşürücüler ile ateşin düşmesi viral ya da bakteriyal enfeksiyon ayrımına yardımcı olmamaktadır."



Ateş yönetimi nasıl olmalı


Öte yandan pediatrist Avcı, anne babaların çocukları ateşlendiğinde hemen ateş düşürücülere sarıldığına da dikkat çekti. Ateş düşürücülerin kullanımını hastanın klinik durumuna göre önerdiklerini belirten Avcı, normal görünümlü ateşli bir çocukta ateşin rutin tedavisinin önerilmediğini söyledi. Avcı, "Fakat hastanın huzursuzluğunun olması halinde ateşinin düşürülmesinin ağrıyı azaltması ve bununla ilişkili olarak beslenmenin ve sıvı alımının artması gibi yararlı etkileri de mevcuttur. Bu açıdan hastanın ateşin tedavi edilip edilmemesi gerekliliği hastanın kliniğine göre karar verilmelidir. Ateşli çocuğun bulunduğu odanın ısısı 21 -22 derece arasında tutulmalıdır. Gereklilik halinde kullanılacak ateş düşürücü ilaçlar hekim önerisi ile kullanılabilir." diye konuştu.



Doktora ne zaman başvurmak gerekir?


Pek çok anne babanın çocuğu ateşlendiğinde elinin ayağının dolandığını, doktora gidip gitmeme konusunda ikilemde kaldığını belirten Uzm. Dr. Avcı, hangi durumlarda mutlaka doktora gidilmesi gerektiğini şöyle anlattı: "Ateşle beraber cildinde döküntü varsa, ateşi düşmesine rağmen huzursuzluğu sürüyorsa, zor ve sık nefes alıyorsa, öksürük, hırıltı, kulak ağrısı, karın ağrısı, boğaz ağrısı, devamlı kusma, sık ishal, idrar yaparken yanma, idrar renginde değişme beslenme güçlüğü varsa doktora başvurulmalı. 3 ay altında tüm ateşli çocuklar doktora götürülmeli. Çocuğunuz 2 yaşından küçükse 24 saatten fazla, 2 yaş üzerinde ise 3 günden uzun süre ateşi devam ediyorsa, ağzında kuruluk, gözyaşının olmaması, göz küresinde ve bıngıldakta çöküklük idrar miktarında azalma gibi sıvı kaybı bulguları varsa mutlaka doktor görmeli."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Kurbanlık olarak kestikleri 30 küçükbaş hayvanı, ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kurban Bayramı dolayısıyla hayırseverlerin bağışladığı 30 küçükbaş kurbanlığı keserek başta kelebek hastası çocukları bulunan aileler olmak üzere yetim, öksüz ve ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Dernek yetkilileri, bayramın dayanışma ruhunu yaşatmaya devam edeceklerini söyledi. Diyarbakır’da kelebek hastaları için kurulan ve tüm Türkiye’de faaliyet gösteren Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kurban Bayramı kapsamında anlamlı bir yardım organizasyonuna imza attı. Hayırsever vatandaşların destekleriyle toplanan 30 küçükbaş kurbanlık kesilerek ihtiyaç sahibi aileler için pay edildi. Hazırlanan kurban etleri, dernek gönüllüleri tarafından kent genelinde belirlenen kelebek hastası çocukların aileleri başta olmak üzere 150 yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Derneğin Kurucu Başkanı Şenay Çalışır, derneğin kelebek hastası çocuklar için Diyarbakır’da kurulduğunu ve Türkiye’ye hizmet veren bir dernek olduğunu ifade etti. Çalışır, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurban Bayramı’nda hayırseverlerimize vekaleten kurban kesimimiz olup önceliğimiz Diyarbakır’daki kelebek ailelerimiz ve sonrasında yetim ve ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırmaktır. Bugün Allah nasip ederse 30 kurbanımızı burada keseceğiz. 150 ailemizi davet ettik. Burada tartı üzerinde etlerimiz tartılarak herkese eşit şekilde inşallah dağıtılacak. Bize bu desteği sağlayan, bizi bu iyilik köprüsünde vesile kılan bütün hayırseverlerimize teşekkür ederim, hayırlı bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Kelebek hastası oğlu ile birlikte kesim alanına gelen Şeyma Can ise Çalışır’a çok teşekkür etti. Can, "Hayırseverlerden de Allah razı olsun. Allah herkesin hayrını kabul etsin. İyi bayramlar" dedi.
Gaziantep Gaziantep’in tarihi çarşılarında bayram yoğunluğu Gaziantep’te Kurban Bayramı tatilinde yaşanan turist akını, tarihi çarşılarda çifte bayram yaşattı. Kurban Bayramı’nın 1’inci gününde Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Zincirli Bedesten Çarşısı’nda yaşanan hareketlilik esnafa çifte bayram yaşattı. Vatandaşların ve turistlerin özellikle Antep fıstığı, şekerleme, lokum, çikolata, kurutmalık ve baharat tezgahlarına ilgi gösterdiği tarihi çarşılarda hareketlilik gün boyu devam etti. Tatil nedeniyle kenti ziyaret eden yerli turistler de alışverişe çıkınca tarihi çarşılarda adım atacak yer kalmadı. Kentin en köklü ve işlek ticaret merkezlerinin başında gelen Kültür Yolu bölgesindeki tarihi çarşılarda yoğunluk yaşanırken, esnaf bu çifte bereketten son derece memnun olduğunu dile getirdi. "Yoğunluktan esnaf olarak çok memnunuz" Bayram yoğunluğundan memnun olduklarını belirten tarihi Almacı Pazarı esnaflarından Fatih Özsefil, "Yakın ve uzak illerden turistler şehrimize akın etmeye başladılar. Kahramanmaraş, Adana, Şanlıurfa, Mardin, Mersin, Ankara ve İstanbul’dan turistler şehrimize akın akın geliyorlar. Bu yoğunluk hepimize yaradı. Bu yoğunluktan esnaf olarak çok memnunuz ve Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olması bizi çok memnun etti. Gaziantep’imize, tarihi çarşılara, yemeye, içmeye ve gezmeye çıkıp çıkıp gelsinler" dedi. "GAP turları akın akın gelmeye başladı" Her bayram öncesi Gaziantep’te yoğun bir kabalalık olduğunu belirten Sedat Akbayram ise, "Özellikle GAP turları akın akın gelmeye başladı. Çok yoğun bir şekilde baharat satışımız devam ediyor ve herkes Gaziantep’ten memnun kalıyor. Salça, baharat, Antep fıstığı ve kurutmalık satıyoruz. Turistler yöresel ünleri, katmeri, baklavayı tadıyorlar ve çok beğeniyorlar. Giderken de bu lezzetlerden alıyorlar. Biz şu an satışlardan memnunuz. İnşallah yoğunluk bayram sonuna kadar bu şekilde devam eder" ifadelerini kullandı. "Bayramda da vatandaşlarımızı bekliyoruz" Bayram günleri öncesinde ve sonrasında tarihi çarşılarda anormal bir kalabalık ve yoğunluk meydana geldiğini, neredeyse adım atacak yar kalmadığını söyleyen Muharrem Kervancı, "Vatandaşlarımız kurutmalık, biber, salça, baharat ve Antep fıstığına akın ediyor. Baklava ve katmerimize yoğun talep oluyor. Bayramda da vatandaşlarımızı bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Bayram heyecanını yaşamaya geldik" Kurban Bayramı tatili nedeniyle ailesiyle birlikte Kahramanmaraş’tan Gaziantep’e geldiklerini belirten Ferhat Albayrak, "Gaziantep’in güzelliklerini, bayram heyecanını yaşamaya geldik. Çok güzel bir ortam var. İnsanlar çok sıcak kanlı ve şu anda bayram alışverişindeyiz. Baharatlarımızı aldık, Antep fıstığımızı, baklavamızı alıp eve doğru gitmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.