SPOR - 23 Ocak 2026 Cuma 10:28

Bilal Kısa: "Şampiyonluk yarışında Galatasaray’ı önde görüyorum"

A
A
A
Bilal Kısa: "Şampiyonluk yarışında Galatasaray’ı önde görüyorum"

Menemen FK Teknik Direktörü Bilal Kısa, futbolculuk döneminde formasını da giydiği Galatasaray’ı, Süper Lig’deki şampiyonluk yarışında bir adım önde gördüğünü söyledi.


Futbolculuk döneminde Galatasaray forması da giymiş olan ve şu an TFF 2. Lig takımlarından Menemen FK’da teknik direktörlük görevini üstlenen Bilal Kısa, sarı-kırmızılı takımdaki kariyerinden Süper Lig’deki şampiyonluk yarışına, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi performansına ve görev yaptığı Menemen FK’nın mevcut durumuna ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu.



"Temennim Galatasaray’ı çeyrek ya da yarı finalde görmek"


Galatasaray’ı ’Osimhen’li’ ve ‘Osimhen’siz’ olarak iki farklı şekilde değerlendirmenin mümkün olduğunu belirten Bilal Kısa, "Yaklaşık 1 aydır Avrupa kupalarından uzak kalan ve Osimhen’in sahada olmadığı bir Galatasaray’ın temposuna kıyasla, Atletico Madrid maçında motivasyon çok daha farklıydı. Şampiyonlar Ligi atmosferi oyuncuları farklı etkiliyor. Geçtiğimiz akşam ortaya konan oyun, gelecek adına umut verdi. 3 sezondur Süper Lig’de şampiyon olmasına rağmen Avrupa’da hedeflerine tam olarak ulaşamayan bir takım izliyorduk. Ancak Atletico karşısında alınan 1 puan ve sergilenen performans oldukça değerliydi. İyi bir kadroya sahipler ve beklenti de bu yönde olduğu için takımın ilk 24 içerisinde yer alacağına inanıyorum. Temennimiz çeyrek final veya yarı final gibi seviyeleri görmeleri yönünde" ifadelerini kullandı.



"Galatasaray’ın güçlü bir orta sahası var"


Galatasaray’ın şu andaki orta sahasının kendi dönemindeki orta sahadan daha güçlü olduğunu dile getiren Kısa, "Bizim dönemimize döndüğümüzde, Şampiyonlar Ligi’nde Atletico Madrid ile aynı gruptaydık. O zamanlar Koke ve Oblak gibi isimlere karşı mücadele etmiştik. Geçmişle bugünü kıyasladığımda, Galatasaray’ın şu an çok kaliteli bir orta sahası olduğunu düşünüyorum. Torreira ve Gabriel Sara gibi isimler pas bağlantılarını çok iyi yönetiyor. Mevcut kadronun Şampiyonlar Ligi için fazlasıyla yeterli olduğu kanaatindeyim. Bu lig kolay değil; ancak orta sahada güçlü bir yapı mevcut" şeklinde konuştu.



"Astana’ya attığım gol unutulmaz bir andı"


Bilal Kısa, Galatasaray formasıyla Astana’ya attığı golü ve o dönemki atmosferi de anlatarak, "O maç, benim Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk deneyimimdi. Bu organizasyon, kulüp futbolunun zirvesi ve atmosferi her oyuncu için çok özeldir. Benim için de unutulmaz bir andı. Bugün hala Galatasaray taraftarlarıyla karşılaştığımda bana o golü hatırlatırlar. Hem benim için özel hem de estetik açıdan güzel bir goldü. Bir futbolcunun kariyerinde yaşayabileceği en değerli anlardan birini yaşadım" dedi.



"İki kupa kazansak da ligde istikrarı yakalayamadık"


Galatasaray’daki kariyeri ve yaşadığı zorluklara da değinen 42 yaşındaki teknik direktör, sarı-kırmızılı takıma 32 yaşında kariyerinin olgunluk döneminde transfer olduğunu hatırlatarak, "Hamza Hamzaoğlu hoca ile 4. yıldızın takıldığı şampiyonluk sezonunun ardından anlaştık. Kendi adıma 8 gol ve 5 asistle tamamladığım, hem ligde hem de kupada skor katkısı verdiğim iyi bir sezon geçirdim. Belki kulüpte daha uzun yıllar kalabilirdim ancak Hamza hocanın ayrılıp Bursaspor’a gitmesi ve benim de oraya transfer olmam süreci değiştirdi. Büyük başarılardan sonraki sezonlar genelde zor geçer. Melo ve Telles’in ayrılığı, Hamit’in sakatlığı ve teknik direktör değişiklikleri gibi faktörler bizi etkiledi. O süreçte Türkiye Kupası ve Süper Kupa’yı kazansak da ligde istediğimiz istikrarı yakalayamadık" cümlelerine yer verdi.



"Şampiyonluk iki takım arasında geçecek"


Süper Lig’deki şampiyonluk yarışını yorumlayan ve Fenerbahçe’nin iyi bir hava yakaladığını vurgulayan Bilal Kısa, "Galatasaray sezona çok iyi bir başlangıç yaptı ancak son dönemde Osimhen’in yokluğu ve Icardi’nin sakatlıktan tam hazır dönememesi nedeniyle zor bir süreç oldu. Şu an Fenerbahçe’nin de bir ivme yakaladığını ve havaya girdiğini söyleyebilirim. Son yıllarda olduğu gibi yarışın yine bu iki takım arasında geçeceğini düşünüyorum ancak Galatasaray’ı bir adım daha önde görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.



"İkinci devreye iyi bir başlangıç yaptık"


Son olarak Menemen FK’deki teknik direktörlük süreci ve takımın son durumu hakkında bilgi veren Kısa, göreve geldiklerinde sezon başı kampı geçirmemiş, yeni toplanan bir takımla karşılaştıklarını ve imzadan sadece 1 hafta sonra maça çıktıklarını belirtti. Bilal Kısa, "Hazırlık süreci kısıtlı olsa da hem geçen sezondan kalan hem de yeni katılan oyuncularımız çok çabuk reaksiyon gösterdi. Sezon ortasında tempomuz düşse de, ilk yarıyı hem oyun hem de skor anlamında play-off hattı içinde, hedeflediğimiz noktada tamamladık. İkinci yarılar her zaman daha zor geçer. Mersin maçı ve zorlu hava şartlarında oynanan Arnavutköy deplasmanından aldığımız 3 puan, ikinci yarıya güzel bir başlangıç yapmamızı sağladı" diyerek sözlerini noktaladı.



Bilal Kısa: "Şampiyonluk yarışında Galatasaray’ı önde görüyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da sıcaklık 28 dereceyi görecek Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan son hava tahmin raporuna göre Aydın’da 26 Nisan Pazar günü hava parçalı bulutlu başlayacak, öğle saatlerinden itibaren ise özellikle doğu kesimlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış etkili olacak. Sabah saatlerinde az bulutlu bir gökyüzünün hakim olacağı kentte, 09.00-12.00 saatleri arasında parçalı bulutlu hava bekleniyor. Günün en sıcak saatleri olan 12.00-15.00 aralığında hava sıcaklığı 28 dereceye kadar yükselirken, aynı saatlerde doğu ilçelerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek. Yağışlı sistemin etkisi öğleden sonra da devam edecek. 15.00-18.00 saatleri arasında parçalı ve çok bulutlu hava ile birlikte yerel yağışların süreceği, akşam saatlerine doğru ise yağışın etkisini kaybederek parçalı bulutlu havanın yeniden hakim olacağı tahmin ediliyor. Gün içerisinde sıcaklık 17 derece ile 28 derece arasında değişiklik gösterecek. Rüzgarın gün boyunca genellikle güney ve güneybatı yönlerinden eseceği, öğle saatlerinde ise batı ve kuzeybatı yönlerine dönerek zaman zaman 20-35 kilometre/saat hızına ulaşacağı bildirildi. Öte yandan, haftanın devamında Aydın’da yağış beklenmezken; 27-30 Nisan tarihleri arasında havanın parçalı bulutlu geçeceği, sıcaklıkların ise 27-28 derece civarında seyredeceği öngörülüyor. Yetkililer, özellikle öğle saatlerinde beklenen yerel sağanak ve gök gürültülü yağışlara karşı vatandaşların tedbirli olması gerektiğini hatırlattı.
Gaziantep Dövme bakır kazanlar geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor Gaziantep’te dövme bakır kazanlar, özellikle Türkiye’de köklü bir mutfak ve el sanatı geleneği olarak geleneksel yöntemlerle usta ellerde üretilmeye ve kullanılmaya devam ediyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan bakırcılık sanatı Gaziantep’te halen yaşatılırken, köylerde, kırsalda ve şehirde günlük hayatta kullanılan kazanlar kültürel bir miras olarak yaşatılıyor. Bakır işlemeciliğinin patentini elinde bulunduran Gaziantep’te geleneksel yöntemlerle hazırlanan dev kazanlar, köylerde tarhana, bulgur, pekmez, sütlü tatlılar, helva ve aşure gibi lezzetlerin pişirilmesinde kullanılıyor. Geleneksel lezzetlerin üretiminde kullanılıyor Bakır kazanlar, özellikle kışlık hazırlık dönemlerinde bulgur, tarhana, salça ve pekmez yapımı gibi özel lezzetlerin üretiminde kullanılıyor. Kentte geleneksel kaplar kategorisi altında sınıflandırılan mutfak eşyalar, kullanım amaçlarına ve boyutlarına göre farklı isimler alıyor. Taban çapı 100 santimetreye ulaşan büyük kazanlara "Masere Kazanı" adı veriliyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda her biri yarım asrı aşkındır bakır işleyen ustalar, gelişen teknolojiye ve zamana direnerek mesleklerine devam ediyor. Kentte ismini bir zamanlar kazan yapan ustalardan alan tarihi çarşının yarım asırlık ustaları, ilk günkü heyecanla mesleklerini yaşatmaya çalışıyor. Bakır eşyaların Gaziantep’in kültürel belleğini yaşatan değerli eserler olduğunu ifade eden Gaziantep Bakırcılar ve Sedefçiler Odası Başkanı Celal Açık, kentin kırsal kesimlerinde ve şehir merkezinde halen aktif şekilde kullanıldığını bildirdi. "Bakır işlemeciliğinin patenti Gaziantep’e aittir" Açık, büyük bakır kazanların modern teknolojiye rağmen geleneksel lezzetlerden vazgeçmeyenler için vazgeçilmez bir mutfak aracı olmaya devam ettiğini belirterek, "Bakırcılık sanatı insanlık tarihine yansıyan bir zanaattır. Çünkü Erzincan, Kahramanmaraş, Mardin ve Şanlıurfa gibi çevre illerimizde de bakırcılık mesleği var. Her yörenin bakırcılığı farklıdır. Ama bakır işlemeciliğinin patenti Gaziantep’te ve 2010’da bakırcılığın coğrafi işaretini aldık" dedi. "Bakır işlemeciliği bizim tarihimiz ve kültürümüz" Gaziantep’teki bakır ustalarının sürekli yeni modellerle bakırcılık mesleğini ayakta tutmak için büyük bir çaba gösterdiğini belirten Açık, "Zaten ayakta durmak için de sürekli yenilikçi olmak veya tasarım yapmak lazım. Bunun yanı sıra müşterileri iyi dinlemek lazım. Artık mutlaklara da giriyoruz. Onun için Gaziantep bakır işlemeciliğinde coğrafi işareti aldı. Bunun için de bizlere düşen ise arkamızda bir eser bırakabilirsek bu bizi mutlu ediyor. Çünkü bakır işlemeciliği bizim tarihimiz ve kültürümüz. Çünkü biz sadece bakırcılık yapmıyoruz. Bakır eşyaların üzerine Osmanlı ve Selçuklu motifleri işliyoruz. Böylece bakırı canlandırıyoruz. Tarihimizi ve kültürümüzü canlandırdığımız için bakır işlemeciliğinin çok önemli bir zanaat olduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Ustalarımızın sayısı her geçen gün azalıyor" Dövme kazanların geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten Açık, "Bakır ustalarımız bu kazanları binbir emek ve zahmetle hazırlıyor. Tamamen el işçiliği ile hazırlanan büyük bakır kazanların yapımı 3-5 gün sürüyor. Bizim çocukluğumuzdan beri dövme dev kazanlar, tencereler ve sürahiler geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor. Bu ürünleri arkadaşlarımız talebe göre yapıyorlar. Kazan, tencere sürahi ve diğer bakır eşyaları geleneksel yöntemlerle hazırlayan ustalarımızın sayısı da her geçen gün azalıyor. Zaten biz bunları korumaya çalışıyoruz. El işçiliği ile kazan yapan ustalar her ürünü yapabilir" diye konuştu.
Konya Konyaspor ile Trabzonspor 50. randevuda Konyaspor, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında sahasında karşılaşacağı Trabzonspor ile 50. kez rakip olacak. Bordo-mavililerin 25’e 12 galibiyet üstünlüğü bulunuyor. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Konyaspor, yarın saat 20.00’da Konya Büyükşehir Stadı’nda Trabzonspor ile karşı karşıya gelecek. Ligde yeşil-beyazlılar 9 galibiyet, 10 beraberlik ve 11 mağlubiyetle topladığı 37 puanla 9. sırada yer alıyor. Bordo-mavililer ise 19 galibiyet, 8 beraberlik ve 3 mağlubiyetle aldığı 65 puanla 3. sırada bulunuyor. Süper Lig’de 50. randevu Konyaspor ile Trabzonspor, Süper Lig’de 50. kez karşı karşıya gelecek. İki takım arasında daha önce oynanan 49 maçta Konyaspor 12 kez sahadan galip ayrılırken, Trabzonspor 25 defa rakibini mağlup etti. İkili arasındaki 12 karşılaşmada ise kazanan taraf çıkmadı. Söz konusu maçlarda Konyaspor 58 kez gol sevinci yaşarken, Trabzonspor 80 defa rakip fileleri havalandırdı. İki takım Konya’da 24 kez karşı karşıya geldi. Konyaspor bu maçlarda 6 kez kazanırken, 8 müsabakadan yenilgiyle ayrıldı. 10 mücadele ise beraberlikle sonuçlandı. Konyaspor sahasındaki maçlarda 27 kez gol atma başarısı gösterirken, Trabzonspor 28 defa gol sevinci yaşadı. Ligin ilk yarısında Trabzon’da oynanan karşılaşma 3-1’lik Trabzonspor’un galibiyeti ile sonuçlanmıştı. Konyaspor, evinde 9 maçtır kaybetmiyor Konyaspor, Trendyol Süper Lig’de evinde 9 maçtır kaybetmiyor. Konya temsilcisi bu süreçte 3 galibiyet, 6 beraberlik elde ederken, evinde son mağlubiyetini 11. haftada Samsunspor’a karşı 3-1’lik skorla almıştı. Yeşil-beyazlı ekip son olarak Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final maçında Fenerbahçe’yi eleyerek adını yarı finale yazdırdı. Halil Umut Meler düdük çalacak Konyaspor ile Trabzonspor arasında oynanacak karşılaşmayı hakem Halil Umut Meler yönetecek. Meler’in yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ve Osman Gökhan Bilir yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Yusuf Adnan Kendirciler olacak.
Gaziantep Bulaşıkçıydı, patron oldu Gaziantep’te 4 çocuk annesi Fatma Kalkan, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu. Fatma Kalkan’ın eşi Abdullah Kalkan 7 yıl önce aşçı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şehitkamil ilçesindeki KÜSGET Sanayi Sitesi’nde Gaziantep’in yöresel yemeklerini yapıp sattığı restoranı tek başına çalıştırmakta zorlanan eşine destek amacıyla iş yerinde çalışmaya başlayan 35 yaşındaki Fatma Kalkan, ilk önce temizlik ve yemek işlerini yaptı. Daha sonra eşine yemek yapımında yardım etmeye başlayan Kalkan, erkek egemen bir sektör olarak bilinen yemek sektöründe gösterdiği başarıyla adından söz ettirmeye başladı. Firik pilavı, yuvalama, içli köfte, malhıtalı köfte ve dolma gibi yöresel yemekleri de mevcut olan menüye ekleyen Kalkan’ın yaptığı yemekler büyük bir ilgi görünce restorandaki tüm yemekleri kendisi yapmaya başladı. Kadınlara ilham kaynağı oluyor Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi. "Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim" Aşçı olan eşine destek olmak amacıyla adım attığı sektörde yükselişinin diğer kadınlara örnek olmasını dileyen Kalkan, "Eşim aşçıydı, aşçılığı bıraktıktan sonra ‘kendi iş yerimizi açalım’ dedik. Eşim kendi işini kurduktan sonra ‘bana destek olur musun?’ dedi. Ben de eşime ‘sana her türlü destek olurum’ dedim. Bu şekilde başladık. Gaziantep’imizi daha iyi temsil etmek için bize ait yöresel yemeklerimizi yapmaya başladım. Normalde toplu yemek yapıyorduk. Sonra yöresel yemek satışı yapıp satan restoran olarak devam etmeye başladık. Gaziantep’imizi tanıtmak istedim. Ben Baraklı’yım ve tezgahımızda da kendi kültürümü yansıtmak istedim" dedi. "Ev hanımlığından geliyorum" Çocukluğundan beri yemek yapmayı sevdiğini belirten Kalkan, "İlk yola çıktığımızda çok zorluklarla karşılaştık. Ben ev hanımlığından geliyorum. Çok küçük yaşta evlendim, hep yemeğin içerisindeydim. Dolayısıyla eşin de aşçı olunca daha çok yemeğin içerisinde oluyorsun. 4 çocuk annesiyim. İlk iş yerimi açtığımızda küçük kızım 9 aylıktı. Kızımı da kendimle iş yerime getiriyordum. O dönem daha çok stok olarak çalışıyordum. İçli köftemi, yuvalamamı, mantımı ve mercimekli köftemi stok halinde yapıyor ve satıyordum" şeklinde konuştu. "Yapamazsın diyenler çok oldu" Yakınlarının ve çevresindekilerin "Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın" demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Kalkan, "Ben bir kadınım diye bana çok zorbalık yapan da oldu. ‘Yapamazsın’ diyenler çok oldu. Çevremden o desteği pek fazla göremedim. Annem ve babam bana çok destek oldu. ‘Ben bu işe başladım ve bu işi devam ettireceğim’ dedim. Azim, hırs ve kararlılıkla işimi devam ettirdim. Bu yolda batmak da var, yükselme de var’ dedim. Rabbim yardımcı oldu. Allah’a şükür iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Yemeklerin hepsini ben yapıyorum" Eşine destek olmak amaçlı çıktığı bu yolda patron olduğunu belirten Kalkan, "Ben hep kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştım. İş yerimin bütün kontrolünü elime aldım. Buradaki bütün her şey benim kontrolümdedir. Dışarıdan asla kesinlikle bir ürün almıyorum. Yemeklerin hepsini ben yapıyorum ve yemeklerde kullandığım salça, baharat ve zeytinyağını da ben yapıyorum. Hem ev hanımı olarak hem de çalışan bir bayan olarak yoluma devam etmek istiyorum. Çünkü benim geçmişim ev hanımlığından geliyor. 7 senedir çalışma hayatının içerisindeyim. Eğitimimi sonradan tamamladım" dedi. "Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim" Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı işini şimdilerde ise patron olarak sürdürdüğünü söyleyen Kalkan, "Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kadın bunu başarır. Ev hanımlığını da yaşadım. Kendi ayaklarım üzerinde de durdum. Gerçekten bir kadının kendi parasını harcaması gibisi yoktur. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak, güçlü bir kadın olmak kadar güzel bir şey yoktur. Birisinden bir şeyler istemek çok zor. Ama kendi ayaklarının üzerinde durursan, kendi paranı kazanırsan daha güçlü olursun. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran kadınlar daha güçlü olur diye düşünüyorum ve daha değer görür" diye konuştu.