ASAYİŞ - 26 Haziran 2025 Perşembe 15:40

Ayakkabıcılar Sitesi’nde yangın paniği

A
A
A
Ayakkabıcılar Sitesi’nde yangın paniği

İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan Ayakkabıcılar Sitesi’nde biriken atıkların alev alması sonucu çıkan yangında, alevlerin etkilediği iş hanındaki bazı dükkanların camları patladı. Herhangi bir ölen ya da yaralananın olmadığı yangında maddi hasar meydana geldi.


Bornova ilçesinde bulunan Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi 6138 Sokak’ta toplanmayan çöplerin tutuşmasıyla çıktığı öne sürülen yangın, kısa sürede büyüyerek panik oluşturdu. Yangına İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı çok sayıda itfaiye ekibi müdahale etti. Saat 11.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle Ayakkabıcılar Sitesi’nde biriken atıklar alev alırken, yoğun duman kısa sürede bölgeyi sardı. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, park halindeki bir otomobil ve bir motosiklet ile iş hanındaki bazı dükkanların camlarında maddi hasar oluştu.



Esnaftan tepki; "Bugünü beklememek gerekiyordu"


Yangının ardından konuşan site esnafı, yaşanan duruma tepkiliydi. Çöp sorununun uzun süredir devam ettiğini ve yetkililere defalarca başvurduklarını belirten esnaf Ercan Çalışkan, "Burada devamlı aynı şey oluyor ve devamlı yangın çıkıyor. Yani bu bu sefer ki bayağı büyüktü; canımızı zor kurtardık diyebilirim. Yukarıda camlar patladı. İçeride bir dükkana sıçradı. İtfaiye ekiplerimiz sağ olsunlar müdahale ettiler ve yaralanma olmadı. O an bir anda korktuk, bir anda içerisi duman altı oldu. Dumanlar binayı sarmaya başlayınca bütün herkes kaçışmaya başladı. Artık buraya bir çözüm bulunması lazım. Çünkü bugün burası yanmadıysa yarınkinde belki yanacak. Yani bunun önüne geçilmesi lazım" dedi.


Esnaf Metin Taşkın ise, "Bu iş kime düşüyorsa artık halledilsin istiyoruz. Çünkü bu büyük bir sorun. Bugün burada çok büyük bir facia çıkabilirdi. Rüzgarın ters yöne esmesi birazcık şansımıza oldu, Allah bize merhamet etti. Yoksa burada çok büyük bir felaket olacaktı. Belki de insanların malları, canları tehlikeye girecekti. Çünkü bu atıkların yüzde 90’ı petrolden üretildiği için buna müdahale de çok zor olur. Belediye mesela bize evsel atık olmadığı için sorumlunun kendileri olmadığını söylüyor. Evsel atık değil tamam ama buranın mesela işte çalışma ruhsatıdır, vergisidir, algısıdır... Alınması gereken bütün harçları alırken alınıyor da neden çöp toplamaya geldi mi sorumluluk değil deniyor" dedi.



Yangının çıkış nedeni araştırılıyor


Alevler itfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu kontrol altına alınırken, yangının çıkış nedenini belirlemek için çalışma başlatıldı.



Ayakkabıcılar Sitesi’nde yangın paniği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Selektör yapma nedeniyle çıkan tartışmada öldürülen 3 kişinin cenazeleri teslim alındı Antalya’nın Serik ilçesinde dün gece saatlerinde selektör yapma nedeniyle çıkan tartışmada hayatını kaybeden 3 kişinin cenazeleri Antalya Adli Tıp Kurumu morgundan teslim alınarak toprağa verilmek üzere Serik Akbaş köyüne götürüldü. Polisteki ifadesi tamamlanan Katil Zanlısı Ahmet B., olay anında yanında bulunduğu öğrenilen O.V. isimli arkadaşı ile birlikte adliyeye sevk edildi. Serik ilçesi Kökez Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde dün gece saat 02.00 sıralarında meydana gelen olayda Ahmet B. (25) ile Bilgin Korkut, Oğuz Avcı ve Emre Savran arasında araçla seyir halindeyken selektör yapma nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken, Gündoğmuş’ta Orman Muhafaza Memuru olarak görevli olduğu öğrenilen Ahmet B. yanında bulunan tabanca ile Bilgin Korkut, Oğuz Avcı ve Emre Savran’a ateş ederek çeşitli yerlerinden vurdu. 3 kişi hayatını kaybetti Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken, Bilgin Korkut ve Oğuz Avcı’nın olay yerinde, ağır yaralanan Emre Savran ise kaldırıldığı Serik Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti. Şüpheli Ahmet B. ise olayın ardından polis merkezine giderek teslim oldu. Cumhuriyet savcısının ilk incelemesinin ardından cenazeler Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Cenazeler yakınlarına teslim edildi Olayda hayatını kaybeden ve akraba oldukları öğrenilen inşaat mühendisi Bilgin Korkut, güvenlik görevlisi Emre Savran ile inşaat işçisi Oğuz Avcı’nın cenazeleri Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi. Hayatını kaybeden 3 akrabanın yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görülürken cenazeleri aynı araçla toprağa verilmek üzere Serik Akbaş Köyü’ne götürüldü. Olayın ardından teslim olan Ahmet B. ile olay anında araçta bulunan arkadaşı O.V. polisteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.