SAĞLIK - 06 Ocak 2026 Salı 10:29

Aşılar toplum sağlığını korumada hayati rol oynuyor

A
A
A
Aşılar toplum sağlığını korumada hayati rol oynuyor

Pediatrist Özlem Çakmak Yılmaz, aşıların hem bireylerin hem de toplumun sağlığını korumada vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu belirterek, aşılanmanın önemine dikkat çekti. Aşıların her yıl dünyada milyonlarca çocuğu ölümcül bulaşıcı hastalıklardan koruduğunu vurgulayan Yılmaz, "Aşı olmayan her çocuk, henüz aşı yaşına gelmemiş ya da tıbbi nedenlerle aşı olamayan diğer çocuklar için ciddi bir risk oluşturuyor. Aşılar yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur." dedi.


Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Çakmak Yılmaz, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF gibi uluslararası sağlık kuruluşları tarafından da önerilen aşı programlarının yaşamsal önemini hatırlattı. Bu aşı programları sayesinde her yıl yaklaşık altı milyon insanın ölümünün engellendiğinin bildirildiğini kaydeden Uzm. Dr. Yılmaz, "Türkiye’de ise düzenli aşılama çalışmaları 1930’lu yıllardan bu yana sürdürülüyor. Çiçek hastalığının 1977’de dünyadan silinmesi, çocuk felcinin ise 2002’de Avrupa Bölgesi’nde eradike edilmesi (hastalığın etkeni ile birlikte yeryüzünden tamamen yok edilmesi), bu çalışmaların en önemli başarıları arasında yer alıyor. Günümüzde Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü ulusal aşı takviminde BCG, çocuk felci, difteri, tetanos, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, hepatit A ve B, suçiçeği ve pnömokok aşıları gibi birçok aşı ücretsiz olarak uygulanıyor. Bu sayede Türkiye’de 2007 yılından itibaren aşılama oranları yüzde 95’in üzerine çıkarak ciddi bir toplumsal bağışıklık sağlandı." diye konuştu.



Toplumsal bağışıklık için aşılanma önemli


Aşılanmış bireylerin toplumda koruyucu bir kalkan oluşturduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Yılmaz, aşılanma oranı yüzde 95’in üzerinde olduğunda, yaşı veya sağlık durumu nedeniyle aşı olamayan bireylerin de dolaylı olarak korunduğunu söyledi. Bu duruma "toplumsal bağışıklık" dendiğini vurgulayan Uzm. Dr. Yılmaz, aşı reddi konusunda da uyarılarda bulundu. Aşı reddindeki yükselişin ciddi bir halk sağlığı riski oluşturduğunu belirten Uzm. Dr. Yılmaz, şöyle konuştu: "Aşıların hastalıklardan koruduğu gerçeği istatistiksel olarak da ortaya konmasına karşın son yıllarda Türkiye’de ve dünyada artan aşı reddi, uzmanları endişelendiriyor. Türkiye’de aşıyı reddeden aile sayısı 2011’de 183 iken, 2018’de 23 binlere ulaştı. Aşıların reddedilmesi, bir dönem kontrol altına alınmış hastalıklarda yeniden artışa yol açıyor. Örneğin Türkiye’de kızamık vakaları 2007-2011 arasında beşin altındayken, 2013 yılında 7.405 vakaya yükseldi. DSÖ verilerine göre yalnızca 2018 yılında Avrupa Bölgesi’nde 53 bin civarında kızamık vakası görüldü; olguların yüzde 87’sinin aşılanmamış kişiler olduğu belirlendi. Bu artış üzerine Türkiye’de 9. ayda ek kızamık aşısı uygulanmaya başlandı. Aşı olmayan her çocuk, henüz aşı yaşına gelmemiş ya da tıbbi nedenlerle aşı olamayan diğer çocuklar için ciddi bir risk oluşturuyor. Aşı olmak yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur. Aşı reddinin tüm toplumu tehlikeye attığı bilinmelidir. Toplumsal bağışıklık ancak toplumun yüzde 95’ten fazlasının aşılı olduğu durumlarda ortaya çıkar. Bu kalkan, aşı olamayan bebekleri, immün yetmezliği olanları veya kemoterapi gibi tıbbi nedenlerle bağışıklığı baskılanmış kişileri korur. Aşı olan çoğunluk, hastalığın yayılmasını engelleyerek aşılanmamış bireyleri de dolaylı olarak korur. Bir çocuğu aşılamamak, sadece o çocuğun değil, onunla temas eden bebeklerin, hastaların, bağışıklığı zayıf kişilerin de sağlığını riske atmak olduğu unutulmamalıdır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kocagöz’den belediyedeki sezonluk işçilere daimi iş müjdesi Kepez Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde sezonluk çalışan işçilere daimi iş müjdesi veren Başkan Mesut Kocagöz, "Biz her zaman işçinin ve emekçinin arkasındayız. Kepez’imizde taş üstüne taş koyan her arkadaşımız bizim için çok kıymetlidir. Hayırlı olsun" dedi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, geçici olarak çalışan sezonluk işçilere de belediyede daimi istihdamın kapılarını araladı. Başkan Kocagöz, Fen İşleri Müdürlüğü’nde sezonluk olarak görev yapan işçileri makamında kabul ederek, daimi iş müjdesi verdi. Emekleri için işçilere teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Biz her zaman işçinin ve emekçinin arkasındayız. Bu süreçte çalışma azminize, üstün gayretinize hep beraber şahit olduk. Kepez’imizde taş üstüne taş koyan her arkadaşımız bizim için çok kıymetlidir. Sizlerin alın teri ve emeği ile Kepez’in geleceğini hazırlıyoruz. Tüm çalışma arkadaşlarıma hayırlı olsun" dedi. Kararın ardından işçiler büyük sevinç yaşayarak Başkan Kocagöz’e teşekkür ettiler. "Emek bizim için çok değerli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, daha önce de Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde sezonluk işçi olarak çalışan 37 kişiye daimi iş müjdesi vermişti. Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki ek hizmet binasında işçilerle bir araya gelen Başkan Kocagöz, sözleşme süresi sona ereceği için endişe yaşayan çalışanlara artık daimi olarak Kepez Belediyesi’nde görev yapacaklarını bildirmişti. Sanata ve sanatçıya büyük önem veren Başkan Kocagöz, daha önce de Mimar Sinan Akademi’yi ziyaret ederek, "Emek bizim için çok değerli" diyerek, Kepez Kent Tiyatrosu sanatçılarının belediye bünyesinde çalışmalarına devam edeceklerini müjdelemişti.
Manisa Manisa için ulaşımda kalıcı çözüm çağrısı Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa merkez ile Turgutlu ve Salihli başta olmak üzere ilçelerde her geçen yıl artan şehir içi trafik yoğunluğuna dikkat çekerek, toplu taşıma ve alternatif ulaşım çözümlerinin yetersiz kaldığını söyledi. Manisa’nın hızla büyüyen bir şehir olduğuna vurgu yapan Köse, nüfus artışıyla birlikte araç sayısının da kontrolsüz şekilde yükseldiğini belirtti. Köse, "Manisa merkezde olduğu gibi Turgutlu ve Salihli’de de şehir içi trafik artık günlük hayatı ciddi şekilde etkileyen bir sorun haline gelmiştir. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk, vatandaşların zaman kaybına ve ekonomik zarara uğramasına neden olmaktadır" dedi. "Toplu taşıma yetersiz kalıyor" Mevcut toplu taşıma sistemlerinin artan ihtiyaca cevap veremediğini ifade eden Fatih Köse, alternatif ulaşım projelerinin gecikmesinin sorunu daha da büyüttüğünü dile getirdi. Köse, "Toplu taşıma ağları genişletilmeden, sefer sayıları artırılmadan ve modern ulaşım çözümleri hayata geçirilmeden bu sorunun çözülmesi mümkün değildir. Vatandaşlar özel araçlara yönelmek zorunda kalıyor, bu da trafiği içinden çıkılmaz hale getiriyor" diye konuştu. "Raylı sistem ve çevre yolları şart" Manisa’nın ulaşım planlamasında uzun vadeli projelere ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Köse, raylı sistem ve çevre yollarının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. "Raylı sistem, Manisa için yıllardır konuşulan ama hayata geçirilemeyen bir projedir. Benzer şekilde çevre yollarının yetersizliği, şehir içi trafiği kilitlemektedir. Bu projeler geciktikçe sorun katlanarak büyüyor" ifadelerini kullandı. "Ulaşım planlaması bütüncül ele alınmalı" Ulaşım sorununun yalnızca belediyelerin değil, tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Köse, "Ulaşım, günübirlik çözümlerle değil, bilimsel ve bütüncül planlamayla ele alınmalıdır. Aksi halde Manisa, önümüzdeki yıllarda trafik sorunu nedeniyle yaşanabilir bir şehir olma özelliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır" değerlendirmesinde bulundu.