GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 13:26

Apartman sakinlerine ’raporlu’ zulüm

A
A
A

İzmir’in Buca ilçesinde bir apartman sakini, akli dengesi yerinde olmadığı ve babası tarafından yönlendirildiği iddiasıyla komşularına asansöre çöp atma, kapılara dışkı sürme ve biber gazı sıkma gibi yöntemlerle adeta vatandaşları canından bezdirdi. Yıllardır süren rahatsızlıklar nedeniyle çocukların sokağa çıkmaya korktuğu binada, mahkeme süreçlerinden sonuç alamayan vatandaşlar yetkililerin acilen duruma el koymasını bekliyor.

İzmir’in Buca ilçesinde bir apartmanda yaşayan vatandaşlar, akli dengesi yerinde olmayan ve babasının yönlendirmesiyle hareket ettiği öne sürülen komşuları M.D.’nin sözlü ve fiziksel saldırıları nedeniyle zor günler geçiriyor. Yıllardır çöplerin etrafa saçılması, kapılara dışkı sürülmesi ve biber gazı sıkılması gibi olaylarla karşılaşan bina sakinleri yetkililerden yardım bekliyor.

Güvenlik kamerası kaydetti

Apartmanda yaşayan M.D.’nin komşularının kapısına çöp bıraktığı anlar yer alırken, psikolojik sorunlar yaşadığı iddia edilen kadının evin balkonundan bağırdığı anlar da yine komşular tarafından kaydedildi.

Apartman sakinlerine ’raporlu’ zulüm

"Bir kişi uğruna bütün apartman rahatsız oluyor"

Binaya yaklaşık bir ay önce taşındıklarını ve kısa sürede olaylara şahit olduklarını belirten Zeynep Akil, "Taşındığımızdan beri binadaki sesleri duyuyordum. Binada kokular yayılınca komşularımıza sorduk. Sormamıza gerek kalmadan olaylara şahit olduk. Çöp toplamaları, yaşayanlara rahat vermemeleri, bağırmalar gibi olaylar yaşanıyor. Yöneticimizin kapısına çöpler atılıyor, dışarıdan çöp toplanıp asansöre getiriliyor. O gürültüden ve bağırmalardan dolayı çocuğum çok korktu ve psikolojisi bozuldu. İki çocuğum var, ben bile o bağrışmalardan korktum. Herkesin huzurla oturmak istediği bir evde sessizlik ve sakinlik istiyoruz. Karakola gidiliyor, saatlerce kalınıyor ama ev sahipliğinden ya da kızın hastalığından dolayı bir şey yapılamıyor. Bir kişi uğruna bütün apartman rahatsız oluyor, yetkililerin bu duruma el koymasını istiyoruz" dedi.

"Kimse bir şey yapamıyor, çok korkuyoruz"

Sorunun yıllardır devam ettiğini vurgulayan bir apartman sakini, "Bu kızın raporu var, her türlü şeyi babasının yönlendirmesiyle bize yaptırıyor. Raporu olduğu için defalarca karakola gitmemize rağmen kimse bir şey yapamıyor ve çok korkuyoruz. Zili çaldığınızda biber gazı sıkar diye kapıyı korka korka açtım. Kapımıza dışkı sürüyor, pislik bırakıyor. Benim 18 yaşındaki kızım hala asansörle tek başına inmeye korkuyor. Yöneticimize huzur vermedi, diğer komşulara da aynı şekilde davranıyor. Biz kendi halimizde insanlarız, kimseyle husumetimiz yok. İlla birilerinin ölmesi mi gerekiyor, yetkililerden bir çare istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Apartman sakinlerine ’raporlu’ zulüm

"Kapıma dışkı döktürdü"

2005 yılından bu yana site yöneticiliği yaptığını söyleyen Hüseyin Ateş (78), "İlk geldiğimde aidatları ödemediği için bu kadının babasını icraya verdim ve olaylar ondan sonra başladı. Babası, kızının akıl dengesi yerinde olmadığı ve ceza ehliyeti bulunmadığı için onu tembihleyerek kapımın önüne dışkı döktürdü. Defalarca kamera koydum, mahkemeye gittik. Bu kadın Manisa’ya gönderildi sonra geri geldi. O kızın suçu günahı yok, babası yönlendiriyor. En az 8-9 mahkemem var bu insanlarla. Çocuklarımızın can güvenliği yok, korkudan dışarı çıkaramıyorlar. Kapıları yağlı boyayla boyuyor. Babasının kızı uzaklaştırmasını ve burada huzurla yaşamayı istiyoruz" diye konuştu.

Apartman sakinlerine ’raporlu’ zulüm

"Üzerimize biber gazı sıktı"

Pandemi döneminde binaya taşındığını ve bir dönem yöneticilik yaptığını belirten Mehtap Aydoğdu, "Yöneticilik dönemimde kapımdan terliklerim çalındı. 2026’da evimi su bastı, gelip kapımdan fayanslarımı kırdı ve kumumu döktü. Bütün komşularıma zarar veriyor, çöp ve dışkı atıyor. Şikayetçi oldum, ustalarımın üstüne su dolu bidon attı ve biber gazı sıktı. Durduk yere apartmanda biber gazı kokusuyla karşılaştık. Çocuğumla beraber yaşıyorum ve kimsenin can güvenliği yok. Bütün apartman olarak çöp içinde yaşıyoruz, temizlik ve huzur istiyoruz" açıklamasında bulundu.

Ali İhsan Çiftçi - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da Ramazan ruhunu yansıtan anlamlı gece "Maarifin kalbinde Ramazan" konseri Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri, şehre manevi bir hava katmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen Tasavvuf Müziği Konseri, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen programa ilgi yoğundu. Geceye Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, il ve ilçe yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Katılımcılar, Ramazan ayının birleştirici gücüyle aynı çatı altında buluştu. Gecenin en dikkat çeken yönü, sahnede Muğla’daki okullarda görev yapan müzik öğretmenlerinin yer almasıydı. Kendi alanlarında uzman olan öğretmenler, tasavvuf musikisinin en seçkin eserlerini büyük bir başarıyla seslendirdi. Ramazan’ın manevi atmosferine uygun olarak seçilen ilahiler ve türküler, dinleyicilerden büyük alkış topladı. Konserin en etkileyici anlarından biri ise musikiye eşlik eden semazen gösterisi oldu. Görsel bir şölen sunan semazenler, izleyicileri manevi bir yolculuğa çıkarırken, salonun atmosferini tamamen değiştirdi. Program sonunda duydukları memnuniyeti dile getiren katılımcılar, bu tür etkinliklerin Ramazan’ın ruhuna uygun olarak birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini ifade ettiler. Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin, ay boyunca farklı programlarla devam etmesi bekleniyor.
Aydın Doğaseverler tarihi taş köprüye dikkat çekti Aydın’ın Söke ilçesi Sarıkemer bölgesinde bulunan ve Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filmine de ev sahipliği yapan tarihi taş köprüye dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise tarihi köprünün korunması için yüzer bariyer yapılması gerektiğini ifade etti. Aydın tarımının can damarlarından olan Büyük Menderes Nehri, doğduğu bölgeden denize döküldüğü yere kadar üzerinde yapılan birçok köprüye ev sahipliği yapıyor. Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sarıkemer’i birbirine bağlayan ve bir zamanlar deve kervanlarının geçtiği, 1988 yılında da Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filminin birçok sahnesinin çekildiği tarihi taş köprünün de yıkılma tehlikesi devam ediyor. Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü de tarihi köprünün kemerlerinin tıkanması için yüzer bariyer sisteminin kurulması gerektiğine dikkat çekti. Sürücü, Aydın İli Deniz Çöpleri Eylem Planı kapsamında tüm kurumların işbirliği halinde hareket etmesi gerektiğini ifade ederek "Türkiye’deki 25 akarsu havzasından biri olan Büyük Menderes Havzası’nın ortasından 584 kilometre boyunca kıvrılarak Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nin yıllara ve mevsimlere göre değişen akış rejimi, Söke’ye bağlı Sarıkemer’de bulunan tarihi Taşköprü’nün de zamanla farklı görünümler almasına neden olmaktadır. Ancak burada yaşanan değişimin temel nedeni, büyük ölçüde insan kaynaklı kirliliktir. Gerekli ve yeterli önlemlerin zamanında alınamaması, kirliliğin oluşturduğu sorunlara kalıcı çözümler üretilememesi ve mevcut teknolojik yöntemlerin etkin biçimde kullanılmaması, tarihi Taşköprü’nün sürekli değişim geçirmesine yol açmakta ve yapıyı ciddi bir yıkılma tehdidiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Zaman zaman iş makineleriyle temizlik yapılmasına rağmen bu çalışmalar yeterli olmamakta, kısa süre içinde aynı görüntüler tekrar ortaya çıkmaktadır. Köprünün üzerinden aşan sularla birlikte bu atıkların önemli bir bölümü de denize taşınmaktadır. Aşırı yağışlar nedeniyle nehrin debisinin yükselmesi ve köprünün kemerlerinin tıkalı olması sonucu sular Taşköprü’nün üzerinden aşmaktadır. Bu nedenle nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşlar, geçtiğimiz aydan beri yaya geçişi için kullanabildikleri tek yer olan köprüden geçememektedir. Özellikle tarihi Taşköprü’nün arka kısmına kurulacak bir yüzer bariyer sistemi, köprü kemerlerinin tıkanmasını önleyecek, suyun daha rahat akmasını sağlayacak, köprüyü yıkılma tehdidinden koruyacak ve çöplerin denize ulaşmasını büyük ölçüde engelleyecektir. Bu nedenle Devlet Su İşleri’nin (DSİ) geliştirdiği ve uygulamaya koyduğu yüzer bariyer sisteminin mutlaka etkin ve sürekli çalışır hale getirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın başarılı olabilmesi için diğer kurumların da gerekli duyarlılığı göstererek toplanan atıkların bertaraf edilmesi sürecine aktif biçimde katılması gerekmektedir. Aydın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ilgili kurumların katkısıyla hazırlanan Aydın İli Deniz Çöpleri Eylem Planı kapsamında, nehir ve deniz kirliliğini önlemeye yönelik tedbirlerin etkin ve sürdürülebilir biçimde uygulanması gerekmektedir. Bu süreçte ilgili kurumların harekete geçirilmesi ve yürütülen çalışmaların kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılması da büyük önem taşımaktadır" dedi.
Muğla Vali Akbıyık’tan ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ mesajı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, "Sevginin, fedakârlığın ve emekleriyle büyüttükleri her güzelliğin sembolü olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" dedi. Vali Akbıyık, "Kadınlar, tarih boyunca toplumların şekillenmesinde ve insanlığın ilerlemesinde her zaman belirleyici bir rol üstlenmişlerdir. Günümüzde kadınlarımız; çalışma hayatında, bilimde, teknolojide, sanatta, sporda, eğitimde ve siyasette her geçen gün daha güçlü bir şekilde yer alarak elde ettikleri başarılarla gururumuz olmaya devam etmektedirler. Türk kadını, milletimizin bağımsızlık mücadelesinde de büyük bir cesaret ve fedakârlık örneği göstermiştir. Kararlılık, vatan sevgisi ve sarsılmaz iradesiyle hem cephede hem de cephe gerisinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Bu eşsiz mücadele, onurlu hatıra; bizlere bugün de ilham veren güçlü bir duruştur. Hoşgörüsü, bilgeliği ve insan sevgisiyle gönüllerde yer edinen Şems-i Ana gibi değerlerimiz, Muğla’mızda da kadınların toplum hayatındaki saygın yerinin en güzel örneklerindendir. Bu duygu ve düşüncelerle; sevginin, merhametin ve fedakârlığın en güzel temsilcileri olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü bir kez daha kutluyor, sağlık, huzur ve esenlik dolu bir hayat diliyorum" dedi.