SAĞLIK - 22 Nisan 2026 Çarşamba 09:54

Ani ve şiddetli baş ağrılarına dikkat, her saniye hayati olabilir

A
A
A
Ani ve şiddetli baş ağrılarına dikkat, her saniye hayati olabilir

Halk arasında ’baloncuk’ olarak bilinen, aslında beyin damar duvarının zayıflayarak dışa doğru genişlemesiyle oluşan anevrizma, ülkemizde her yıl binlerce kişide görülüyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, anevrizmanın çoğu zaman patlayana kadar belirti vermediğini aktararak şu uyarılarda bulundu:


"Ani başlayan ve daha önce benzeri yaşanmamış şiddetli baş ağrısı, anevrizma yırtılmasının belirtisi olabilir. Bu durumda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir."


Beyin cerrahisi pratiğinde sık karşılaşılan ve ciddi sonuçlara neden olabilen beyin anevrizmaları, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. Halk arasında ’baloncuk’ olarak bilinen bu durum, beyin damar duvarının zayıflayarak dışa doğru genişlemesiyle oluşuyor. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, anevrizmaların genellikle sessiz seyrettiğini ve çoğu hastada patlayana kadar fark edilmediğini aktardı. Anevrizmanın yırtılması sonucu ortaya çıkan tablo ise acil müdahale gerektiren ciddi bir sağlık durumu olarak değerlendirildiğini dile getiren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, "Anevrizma, çoğu zaman patlayana kadar varlığını hissettirmeyen bir ’saatli bomba’ gibidir. İstatistikler bize gösteriyor ki ülkemizde milyonlarca insan beyninde bir anevrizma taşıyor ancak bunun farkında değil. Sorun şu ki, bu baloncuk patladığında oluşan subaraknoid kanama, hastaların yaklaşık yarısını hastaneye dahi ulaşamadan kaybedilmesine neden olabiliyor. Bu nedenle cerrahlar için en değerli müdahale, o baloncuk henüz patlamadan yapılan müdahaledir" sözlerini kaydetti.



Ağrı kesici içip uyumak en büyük hata


Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, her ağrı için anevrizma şüphesi taşımamak gerektiğini ancak ağrının düzeyi noktasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerine şöyle devam etti:


"Eğer aniden başlayan, daha önce hiç tecrübe etmediğiniz kadar şiddetli, ‘kafamın içinde bir şeyler koptu ya da patladı’ dedirten bir baş ağrısı yaşıyorsanız, bu bir anevrizma rüptürü (yırtılması) olabilir. Bu durumda ağrı kesici içip uyumaya çalışmak yapılabilecek en büyük hatadır. Dakikalar, hatta saniyeler hayati önem taşır. Hipertansiyon, sigara kullanımı ve ailede anevrizma öyküsü olması gibi durumlar ayrıca önem taşımaktadır. Özellikle dirençli tansiyonu olan hastaların, beyin damar yapılarını en az bir kez görüntülemesi (MR veya BT anjiyo) hayat kurtarıcı bir adımdır. Beyin cerrahisinde başarı, sadece teknik beceriyle değil, doğru zamanlama ile gelir. Anevrizma korkulacak bir hastalık değil, geç kalındığında sonuçları ağır olan bir durumdur. Erken teşhis ve modern cerrahi yöntemlerle bu riski yönetmek bugün her zamankinden daha mümkün."



Açık cerrahi şart değil


Anevrizma tedavisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, gelişen teknoloji sayesinde artık her anevrizmayı açık cerrahi ile tedavi etmek gibi bir zorunluluk kalmadığını söyledi. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerini şöyle tamamladı:


"Anevrizma tedavisinde endovasküler girişimler ve mikro-cerrahi yöntemleri ön plana çıkmaya başladı. Endovasküler girişimlerde, kasıktan girerek, beyindeki anevrizma, içeriden ‘koil’ denilen tellerle veya özel stentlerle kapatılabiliyor. Bu yöntemle hastalar kısa sürede sosyal hayatlarına geri döndürebiliyor. Bazı kompleks anevrizmalarda ise mikro-cerrahi yöntemi devreye girebiliyor. Bu yöntemde mikroskop altında anevrizmanın boynuna küçük bir titanyum klips yerleştirerek devre dışı bırakılması sağlanıyor. Özellikle A1 ve AComA olarak adlandırılan bölgelerdeki anevrizmalar, boyutları küçük olsa dahi patlama riski yüksek olan, titizlikle takip ve tedavi edilmesi gereken vakalardır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Efeler Belediyesi’nin misafirhanesi yaz dönemine hazır Efeler Belediyesi tarafından hizmete sunulan Türkan Saylan Misafirhanesi, yaz döneminde de kadınlara güvenli ve ekonomik konaklama imkanı sunacak. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirilen Türkan Saylan Misafirhanesi, kadınların güvenli ve huzurlu bir ortamda konaklaması için kapılarını yaz sezonunda da açık tutuyor. Hizmete girdiği ilk yıl içinde bini aşkın kadına ev sahipliği yapan tesis, gördüğü yoğun ilgiyle dikkat çekti. Yaz dönemi için hazırlıklarını tamamlayan misafirhane, özellikle yaz okulu için Aydın’da bulunacak olan veya tatil planını kente yönlendiren kadınları ağırlamaya hazırlanıyor. Rezervasyon taleplerinin arttığı tesis, güvenli ve modern yapısıyla kentte önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Ekonomik şartların etkisini azaltmaya yönelik uygulamalar kapsamında, 18-25 yaş arası genç kadınlar ile engelli ve gelir durumu yetersiz kadınlara yüzde 50 indirim imkanı sunuluyor. Belediye tarafından sağlanan bu destekle misafirhanenin daha geniş kesimler için erişilebilir olması hedefleniyor. Cuma Mahallesi’nde merkezi konumda yer alan Türkan Saylan Misafirhanesi, ulaşım kolaylığıyla da öne çıkıyor. Sessiz çalışma alanları ve ev konforunu aratmayan oda seçenekleri sunan tesis, kadın gezginler için de ekonomik bir konaklama alternatifi oluşturuyor. Tek, iki ve üç kişilik oda seçeneklerinin bulunduğu misafirhanede, sınırsız internet hizmetinin yanı sıra tam donanımlı mutfak, çamaşır yıkama, kurutma ve ütü imkanları da sunuluyor. Böylece misafirlerin günlük ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabileceği bir yaşam alanı sağlanıyor.
Bursa Bilim dünyası Parkinson’da geleceğin tedavilerini konuştu Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği tarafından düzenlenen ve 16-19 Nisan 2026 tarihleri arasında Bodrum’da gerçekleştirilen Parkinson Hastalığı ve Hareket Bozuklukları Sempozyumu başarıyla tamamlandı. Ana teması Nörogenetik olarak belirlenen Sempozyumda, Parkinson hastalığının tanı ve tedavisi, ileri evre Parkinson hastalığının yönetimi, Parkinson hastalığında non-motor semptomlara yaklaşım, Parkinson hastalığı patofizyolojisinde yenilikler, hareket bozukluklarında az konuşulan veya ender görülen durumlar, parkinsonizm izleminde nörogörüntülemenin geleceği, hareket bozukluklarına güncel genetik yaklaşım, hiperkinetik hareket bozukluklarında tanıdan tedaviye güncelleme ve hareket bozukluklarında yenilikçi ve rasyonel yaklaşımlar ile atipik parkinsonizmlerin yönetiminde güncel ve gelecek uygulamalar görüşüldü. Sempozyumun ardından değerlendirmelerde bulunan Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Ayşe Bora Tokçaer, "Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği olarak aslında iki aşamalı aktivitelerimiz var. Bunlardan biri nöroloji uzmanlık alanına yönelik ve nörolojinin de özellikle hareket bozuklukları, Parkinson hastalığı alt grubuna yönelik aktivitelerimiz, bir diğeri de toplumda öncelikle Parkinson hastalığı hakkında farkındalığı arttıracak aktivitelerimiz. Bu yıl tesadüfen bu iki gruba da etkinliklerimiz bir hafta arayla gerçekleşti. İlk aktivite 11 Nisan’da Ankara Büyükşehir Belediyesi ile paydaş olarak yaptığımız topluma yönelik ‘Parkinson Hastalığı Farkındalık Etkinliği’ idi. ‘Eğrisiyle Doğrusuyla Parkinson’u Konuşalım’ mottosu ile hastalıkla ilgili yanlış bilinenleri, yanlış olduğu sanılan doğruları uzman kişilerin ağzından aktarmaya çalıştık. Derneğimizin üyesi Öğretim Üyeleri tarafından da Türkiye’nin farklı illerinde, kurumlarda toplumsal aktiviteler yapıldı. Bilimsel aktivitemizi ise 16- 19 Nisan tarihleri arasında Bodrum Muğla’da gerçekleştirdik. Bu toplantıda Hareket Bozuklukları ve Parkinson Hastalığı alanında uzmanlaşmış akademisyen nörologlar, Fizyoterapi Uzmanları, Ses Konuşma Terapistleri yer aldılar ve yaptıkları çalışmaları günlük pratiklerindeki deneyimleri sahada çalışan, genel nörolojiyle uğraşan uzmanlar ile bilgi ve deneyim kazanmak isteyen araştırma görevlilerine aktardılar. Böylelikle hastalarımızın üçüncü basamak özelleşmiş polikliniklere ulaşmadan da doğru tanı, doğru tedavi ve doğru yönetime ulaşabilmesi için gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Kongremizde genel güncel bilgilerin yanı sıra bizi ileride bekleyen yeni gelişecek, tanı yöntemleri ve tedaviye eklenecek yenilikler, özellikle gen tedavileri, kök hücre tedavileri, derin beyin uyarıları yerine ameliyat gerektirmeyen kafatası dışından uygulanabilen sinir sistemi işlevini düzenleyici tedaviler gibi konular da ele alındı" dedi. Hasan Eker yönetimindeki Burkon tarafından organize edilen Sempozyumda 14 Panel, 1 Olgu Sunumları Gecesi, 4 Uydu Sempozyumu, 2 Sözel Bildiri oturumu gerçekleştirildi. Sempozyumda biri uluslararası olmak üzere 11 sözel, 12 tartışmalı poster ve 65 e-poster sunuldu.
Muğla Yatağan Kaymakamı İlhan, koltuğu minik öğrenciye emanet etti Muğla’nın Yatağan ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında anlamlı bir devir teslim gerçekleşti. Yatağan TEK Mehmet Akif Ersoy İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Ecrin Maysa Özbent, bir günlüğüne kaymakamlık koltuğuna oturdu. Minik kaymakam Ecrin Maysa Özbent, sınıf öğretmeni Sevinç Kaman ve Okul Müdürü Çağlar Kalın ile birlikte Yatağan Kaymakamı Turgay İlhan’ı makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında makam koltuğuna geçen Özbent, Kaymakam İlhan ile sohbet ederek günün anlam ve önemine dair değerlendirmelerde bulundu. 23 Nisan kutlamaları yurt genelinde coşkuyla devam ederken, kamu makamlarının çocuklara devredilmesi geleneği Yatağan’da da sürdürüldü. Bu kapsamda Kaymakam Turgay İlhan, kaymakamlık görevini temsili olarak Ecrin Maysa Özbent’e devretti. Kaymakamlık makamında gerçekleşen törende konuşan Kaymakam Turgay İlhan, "23 Nisan, çocuklarımıza duyduğumuz güvenin en güçlü göstergesidir. Bugün makamlarımızı onlara emanet ederek, geleceğin yöneticilerinin aslında ne kadar bilinçli ve hazır olduğunu bir kez daha görüyoruz. Çocuklarımızın hayalleri, bizim yarınlarımızdır. Bu tür etkinlikler onların özgüvenini artırırken, devlet yönetimine olan ilgilerini de güçlendiriyor" dedi. Kaymakam koltuğuna oturan minik öğrenci Ecrin Maysa Özbent ise yaptığı açıklamada, "Bugün burada olmak benim için çok heyecan verici ve gurur verici. Kaymakamlık görevini bir günlüğüne de olsa üstlenmek bana büyük bir sorumluluk hissettirdi. Büyüdüğümde ülkeme faydalı bir yönetici olmak, insanlara yardımcı olmak istiyorum. Tüm arkadaşlarımın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum" ifadelerini kullandı.