EKONOMİ - 17 Mart 2026 Salı 11:01

AOSB yeni yatırımlarla büyüyor

A
A
A
AOSB yeni yatırımlarla büyüyor

AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, günlük 222 bin metreküp kullanma suyu arıtma tesisi kapasitesi, 324 megawatt üretim santral gücü ve genişleyen sanayi alanlarıyla AOSB’nin Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi.


Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) ve Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, bölgenin altyapı kapasitesi, enerji gücü, çevre yatırımları ve devam eden projeleri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.


Sütcü, AOSB’nin güçlü altyapısı, enerji yatırımları, çevre projeleri ve sanayicilere sunduğu kapsamlı hizmetlerle Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi.


Bekir Sütcü, AOSB’nin yalnızca üretim yapılan bir alan olmadığını, aynı zamanda sanayicilerin rekabet gücünü artıran güçlü bir ekosistem oluşturduğunu vurguladı. Sütcü, sanayicilerin üretim süreçlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için altyapıdan enerjiye, eğitimden proje desteğine kadar geniş bir hizmet ağı oluşturduklarını ifade etti. Bekir Sütcü, AOSB’nin büyüme vizyonu doğrultusunda yeni yatırımların ve genişleme alanlarının planlandığını kaydetti.


Genişleyen sanayi alanı


Bekir Sütcü, AOSB’nin mevcut büyüklüğünün 2 bin 144 hektar olduğunu, yeni yatırımcılara kapı açmak için ilave alanların planlandığını ve bu konuda önemli adımlar atıldığını ifade etti.


Bekir Sütcü, ilave alanın 284 hektar, 3. ilave alanın 599,5 hektar, 4. ilave alanın 99,35 hektar olduğunu ayrıca önerilen 5. ilave alanın 3 bin 448 hektar büyüklüğünde planlandığını kaydetti. Bekir Sütcü, bu genişleme alanlarının hayata geçmesiyle AOSB’nin yatırım kapasitesinin önemli ölçüde artacağını vurguladı.


Güçlü su ve altyapı kapasitesi


Sütcü, AOSB’nin sanayi üretimini destekleyen güçlü altyapı yatırımlarına sahip olduğunu, bölgede iki ayrı kullanma suyu arıtma tesisi bulunduğunu ifade etti.


Bekir Sütcü, birinci kullanma suyu arıtma tesisinin 72 bin metreküp/gün, ikinci kullanma suyu arıtma tesisinin 150 bin metreküp/gün kapasiteye sahip olduğunu, bu iki tesisle birlikte AOSB’nin toplam kullanma suyu arıtma kapasitesinin 222 bin metreküp/gün seviyesine ulaştığını kaydetti.


Sütcü, güçlü altyapı yatırımlarının sanayicilerin kesintisiz üretim yapabilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.


Çevreye duyarlı sanayi modeli


Bekir Sütcü, çevre yatırımlarının AOSB’nin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını, bölgede faaliyet gösteren firmaların atık sularını arıtmak amacıyla kurulan Atık Su Arıtma Tesisi’nin 90 bin metreküp/gün nominal hidrolik kapasiteye cevap verebilecek şekilde inşa edildiğini kaydetti. Bekir Sütcü, çevre yatırımlarının sürdürülebilir sanayi üretimi açısından kritik bir rol oynadığını vurguladı.


Enerji altyapısı ve dağıtım sistemi


Bekir Sütcü, AOSB’nin enerji altyapısının sanayicilere kesintisiz ve güvenilir enerji sağlamak amacıyla güçlü bir sistem üzerine kurulduğunu, elektrik dağıtım şebekesinin 8 ana dağıtım merkezi, 25 dağıtım merkezi, 135 yardımcı dağıtım merkezinden oluştuğunu ifade etti. Bekir Sütcü, bölgenin toplam kurulu gücünün 279 megawatt olduğunu kaydetti.


Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, enerji sisteminin 24 saat SCADA sistemi ile kontrol edildiğini, TEİAŞ’a ait Misis Trafo Merkezi’nden 33 fider hattı üzerinden AOSB’ye enerji sağlandığını söyledi.


Yenilenebilir enerjide büyük potansiyel


AOSB’de yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla büyüdüğünü, bölgede 209 tesiste aktif güneş enerjisi santrali bulunduğunu ifade eden Bekir Sütcü, güneş enerjisi kapasitesinin 279 megawatt, kojenerasyon kapasitesinin 45 megawatt olduğunu kaydetti.


Bekir Sütcü, bölgede toplam üretim santral gücünün 324 megawatt seviyesine ulaştığını, yeni projelerle güneş enerjisi kapasitesinin 281 megawatta çıkarılmasının hedeflendiğini vurguladı.


Sanayiciye geniş hizmet ağı


Bekir Sütcü, AOSB’nin sanayicilere birçok farklı alanda hizmet sunduğunu, bunların başında altyapı hizmetleri, enerji hizmetleri, çevre hizmetleri, itfaiye hizmetleri, imar ve ruhsat hizmetleri, enerji tedarik ve dağıtım faaliyetleri, proje destek hizmetleri, eğitim hizmetleri, AOSB Akademi faaliyetleri, beton santrali hizmetleri, vinç hizmetleri gibi çok sayıda hizmetin yer aldığını ifade etti.


Bekir Sütcü, 260 metreküp/saat kapasiteli hazır beton tesisinde, 15 transmixer, 4 beton pompası ve 35 personel ile hizmet verildiğini söyledi.


Sütcü, vinç hizmetleri kapsamında 3 adet 35 tonluk çift kırma mobil vinç, 1 adet 75 tonluk çift kırma mobil vinç, 27 metrelik sepetli platform ve 18 metrelik teleskopik yükleyici ile sanayicilerin ihtiyaçlarını karşıladıklarını bildirdi.


Proje destek ve devlet destekleri


Bekir Sütcü, AOSB Proje Destek Ofisi’nin sanayicilere önemli katkılar sunduğunu, AIP Export ve Dış Ticaret İstihbarat Merkezi’nin firmaların ihracatlarını artırmalarına ve yeni pazarlara ulaşmalarına yardımcı olan dijital bir platform olduğunu ifade etti.


Bekir Sütcü, 2022-2025 yılları arasında firmalara sağlanan devlet desteklerinin toplam tutarının 732 milyon 776 bin 214 TL olduğunu kaydetti.


Üniversite sanayi iş birliği


Bekir Sütcü, AOSB’nin üniversitelerle güçlü bir iş birliği yürüttüğünü, 5 üniversite ile iş birliği yapıldığını, 2022-2025 yılları arasında 505 akademisyenin firma ziyaretleri gerçekleştirdiğini, 116 firma ile akademisyen eşleştirmesi yapıldığını ifade etti. Sütcü, AOSB’de 7 Ar-Ge merkezi ve 6 tasarım merkezi bulunduğunu kaydetti.


Devam eden projeler


Bekir Sütcü, bölgede birçok önemli projenin sürdüğünü, cadde aydınlatmalarının LED dönüşümü, yol yenileme çalışmaları, 3. ilave alan genişleme çalışması, çamur bertaraf tesisi projesi, SOGEP istihdam garantili teknik eğitim merkezi, makina ikmal bakım ve onarım istasyon merkezi projesi, dijitalleşme projeleri gibi çalışmaların devam ettiğini bildirdi.


"AOSB Türkiye’nin üretim üslerinden biri"


Bekir Sütcü, AOSB’nin güçlü altyapısı, enerji yatırımları ve sanayicilere sunduğu kapsamlı hizmetlerle Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladığını, bölgenin hem Adana’nın hem de Türkiye’nin üretim gücünü artıran önemli bir sanayi merkezi olduğunu vurguladı.


Başkan Bekir Sütcü, AOSB’yi daha da büyüterek sanayicilerinin rekabet gücünü artırmaya ve bölgenin üretim kapasitesini geliştirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.



AOSB yeni yatırımlarla büyüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın ADÜ’de organ bağışına dikkat çektiler Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde kurulan stant ile hasta ve hasta yakınlarına organ bağışının önemi anlatılarak farkındalık oluşturuldu. Aydın’da ülke genelinde düşük seviyelerde olan organ bağışının önemine dikkat çekilmek üzere gerçekleştirilen farkındalık çalışmaları devam ediyor. Bu çerçevede ADÜ Hastanesi Başhekimliği tarafından hastane poliklinik girişine bilgilendirici stant kuruldu ayrıca gerçekleştirilen sunum ile hastane personeli de bilgilendirildi. Stantta ise hastane personelleri tarafından hasta ve hasta yakınlarına organ bağışının önemi anlatılarak farkındalık oluşturuldu. Konu ile ilgili ADÜ Hastanesi’nden yapılan açıklamada "Hastanemizde organ ve doku bağışına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen etkinlikte, organ ve doku bağışının önemi, bağış süreci ve toplum sağlığı açısından taşıdığı değer hakkında katılımcılara bilgi verildi. Vatandaşlara ve personellerimize organ bağışının hayat kurtaran bir süreç olduğu anlatılırken, bağış konusunda merak edilen sorular da yanıtlandı. Bilgilendirme çalışması, Hastanemiz Organ ve Doku Nakli Koordinatörleri Dilek Acar, Havva Böceklioğlu ve Lütfiye Yılmaz Türk tarafından yürütüldü. Etkinlik kapsamında toplumda organ ve doku bağışına yönelik farkındalığın artırılması hedeflendi" ifadeleri yer aldı.
Tokat Başkan Yazıcıoğlu: "Tokat için durmadan çalışıyoruz Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, vatandaşların taleplerini yerinde dinleyerek sorunlara hızlı ve kalıcı çözümler üretiyor. Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, göreve geldiği günden bu yana benimsediği üretken belediyecilik anlayışı doğrultusunda sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Mahalle ziyaretleriyle vatandaşla birebir temas kuran Başkan Yazıcıoğlu, sorunları yerinde tespit ederek hızlı ve kalıcı çözümler üretmeyi hedefliyor. Son olarak Kabe-i Mescit Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Başkan Yazıcıoğlu; mahalle muhtarı Atilla Karşıyaka, belediye başkan yardımcıları ve teknik ekiplerle birlikte bölgeyi adım adım gezdi. Vatandaşların talep ve beklentilerini doğrudan dinleyen Yazıcıoğlu, ilgili birimlere gerekli talimatları yerinde verdi. Başkan Yazıcıoğlu: "Tokat’ı altın yıllarına kavuşturacağız" Sahada yürütülen çalışmaların belediyecilik anlayışlarının temelini oluşturduğunu belirten Başkanı Yazıcıoğlu; "Mahalle ziyaretlerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Mahalle Muhtarımız Atilla Karşıyaka, belediye başkan yardımcılarımız ve teknik ekiplerimizle mahallemizi adım adım dolaşarak, mahalle sakinlerimizin istek ve taleplerini yerinde inceledik. Tokat’ımızda uzun süredir özlenen aktif, çözüm odaklı ve vatandaşla iç içe yönetim anlayışının yeniden güç kazandırarak, ayırmadan ayrıştırmadan hizmet ediyoruz. Tokat’ımızı hak ettiği altın yıllarına tekrar kavuşturmak için canla başla sahada olmaya devam edeceğiz" dedi.
Bursa Harabe evde yıllar sonra böyle bulunmuştu...7 yıl sonra ağzından ilk çıkan söz "Benim adım Ahmet" oldu Bursa’da Alman sevgisi Rebecca S.’den (30) olduğu iddia edilen çocuğu Nazar S.(8)’yi kaçıran baba Umut K.(33)’nın ağır kalp hastası olduğu halde hakkında devam eden soruşturma nedeniyle yakalanmamak için 5 yıl boyunca hastaneye gitmeyince kalp krizinden öldüğü ortaya çıktı. 2 yıl önce hayatını kaybeden baba Umut K.’nın ölmeden önce oğlunun isminin Ahmet olarak kalmasını ve Müslüman olarak hayat sürdürmesini vasiyet ettiği ortaya çıktı. Hristiyan sevgili Rebecca S.’nin Müslüman olarak doğan küçük çocuğu Hristiyan dinine mensup yapmak istediği baba Umut K.’nın bu sebeple çocuğu kaçırıp yıllarca gizlediği öğrenildi. Umut K.’nın vasiyeti üzerine ismi Ahmet olarak kalan Nazar S.’nin Nazar ismine tepki bile vermediği ismini Ahmet olarak bildiği belirtildi. Küçük Ahmet’in durumu DNA testinin ardından netlik kazanacak. Edinilen bilgiye göre, Mustafakemalpaşa ilçesinde oturan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya’da Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında erkek çocukları dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu Nazar S.’yi Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki annesi Hanife S.’nin yanına getirdi. Almanya’ya geri dönmeme kararı alan Umut K., oğlunu Müslüman olarak Türkiye’de büyütmek istediğini belirtip Rebecca S.’ye oğlunu kendisine bırakıp, ülkesine gitmesini söyledi. Rebecca S. bu durumu kabul etmeyince Umut K. oğlunu Hanife S. eşliğinde bir başka yakınının yanına gönderdi. Daha sonra da Alman sevgiliye çocuğun kaybolduğu söylendi. Bunun üzerine soluğu polis merkezinde alan Alman kadın olanları anlatıp şikayetçi oldu. Bir süre yapılan aramaya rağmen küçük çocuk bulunamayınca Alman sevgili ülkesine dönmek zorunda kaldı. Polis operasyonu ile bulundu Oğlunu kendi vatanında Müslüman olarak yetiştirmek için canı uğruna direnen baba Umut K., 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Alman sevgili Rebecca S.’nin şikayeti üzerin açılan davanın duruşmasına babaanne Hanife S.’nin de gelmemesi üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan Hanife S., haftada bir kez polise giderek imza atması şartıyla serbest bırakıldı. Hanife S., diğer duruşmalara da katılmayınca, polis tarafından takibe alındı. Bir süre sonra Hanife S.’nin, akrabalarının evinde baktığı torununu alıp, dam diye tabir edilen köy evine getirdiği anlaşıldı ve eve baskın düzenlendi. Nazar S. babaannesinden alınarak polis merkezine götürüldü. O anlar kameraya da yansıdı. Küçük çocuk, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın devreye girmesiyle Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilip devlet korumasına alınırken, babaanne Hanife S. ile evin sahibi olan Umut K.’nin halasının oğlu Recai M. tutuklanarak cezaevine gönderildi. DNA testinden sonra netlik kazanacak Nazar S.’nin yapılacak DNA testiyle Rebecca S.’nin çocuğu olup olmadığının ortaya çıkacağı testin tam uyumlu çıkması halinde ilk etapta aralıklarla görüşmelerinin sağlanacağı bildirildi. Çocuğun menfaati gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırmaların ardından mahkeme, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından hazırlanacak Sosyal İnceleme Raporu (SİR), kaldığı çevrenin araştırmasını içeren rapor, uzman ve pedagog görüşlerini dikkate alarak Nazar S.’nin geleceğine karar verecek. Küçük çocuğun Alman sevgili Rebecca S.’ye mi teslim edileceği yoksa Türkiye’de kalıp Müslüman olarak mı yaşayacağı tartışmalarının ise her iki ülkenin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar dikkate alınıp uzman pedagoglarının birlikte alacağı karar çerçevesinde son bulacağı belirtildi. Ölmeden önceki vasiyeti ortaya çıktı 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybeden Umut K.’nın ölmeden önce oğlunun isminin Ahmet olarak kalmasını istemesi üzerine vasiyeti yerine getiren yakınları küçük çocuğa Ahmet olarak hitap etti. Yıllardır Ahmet adına alışan Nazar S.’nin gerçek adına tepki vermediği ismini bile Ahmet olarak bildiği belirtildi. Müslüman olan baba Umut K.’nın alman annesinin oğlunu Hristiyan yapmasından endişe ettiği için ağır kalp hastası olmasına rağmen yıllarca canı pahasına hastaneye bile gitmeyip vermemek için mücadele ettiği belirtildi. Nazar S.’nin adını Ahmet olarak bildiği, Nazar ismine tepki vermeyen küçük çocuğu ismi sorulduğunda "Benim adım Ahmet" dediği belirtildi. 7 yıl sonra bulunan küçük çocuğun polise söylediği ilk cümlenin "Benim adım Ahmet" olduğu öğrenildi. Öte yandan, Müslüman doğan oğlunu Alman sevgilisinden kaçıran Umut K.’nin kalp hastası olduğu, hakkında devam eden soruşturma nedeniyle hastalandığı dönemde bile yakalanmamak için tedaviyi reddedip hastaneye gitmediği belirlendi. Umut K.’nin ölmeden önce ailesine, "Çocuğumun ismi Ahmet olarak kalsın, Müslüman olarak vatanında yaşasın" dediği de belirtildi. Olayla ilgili babaanne Hanife S. ile akrabası Recai M. tutuklanırken soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
İzmir İzmirli öğrencilerin el emeği Gazze’de iftar sofrasına dönüştü İzmir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, ’Okullarımız İyilikte Yarışıyor’ projesi çerçevesinde hazırladıkları el emeği ürünlerin satışından elde edilen geliri Gazze’deki iftar sofralarına bağışladı. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışma ile öğrenciler yardımlaşma bilincini sahada uygulama fırsatı buldu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde yer alan saygı, sorumluluk ve adalet değerleri temel alınarak hazırlanan projede çeşitli sosyal sorumluluk çalışmaları yürütüldü. Okul imkanları dahilinde kurulan takı ve örgü atölyelerinde öğrenciler tarafından üretilen ürünler, düzenlenen yardım kampanyasında satışa sunuldu. Ayrıca proje sürecinde dağıtılan kumbaralar aracılığıyla da bağış toplandı. Kantin borçları kapatıldı Elde edilen gelirlerin bir kısmı ile okul kantininde bazı öğrencilerin biriken borçları kapatılarak okul içi dayanışma sağlandı. Gelirin önemli bir bölümü ise Gazze’de düzenlenen 500 kişilik iftar organizasyonu için bağışlandı. Velilerin de desteklediği süreçte öğrenciler merhamet ve yardımlaşma duygularını somut bir faaliyete dönüştürdü. Öğrenciler değerleri yaşayarak öğrendi Proje yürütücüleri, amacın öğrencilerin değerleri sadece öğrenmesi değil, yaşayarak kavramaları olduğunu, öğrencilerin emek verip üreterek paylaşmayı öğrendiğini ve iyiliğin hayatın içinde nasıl karşılık bulduğunu deneyimlediğini kaydetti. Benzer projelere ilham olması hedefleniyor Okul yönetimi ve proje ekibi, öğrencilerin büyük emek verdiği bu iyilik kampanyasının görünür olmasının hem değerler eğitimi çalışmalarına hem de benzer projelere ilham olmasını temenni ettiklerini ifade etti.
İstanbul NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendislerine emanet NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. NATO’nun farklı bilgi sistemlerini, bir arada çalışılabilir hale getiren ve bilgi akışını sağlayan INT-CORE teknolojisine yeni kabiliyetler kazandırıyor. NATO’daki karar vericiler ve komuta kademesi için haberleşme ve bilgi sistemlerinin, temini, kurulumu ve idamesinden sorumlu NATO İletişim ve Bilgi Ajansı (NCI Agency) ile STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., arasında, NATO Integration Core (INT-CORE) Projesi’nin modernizasyonu ve yeni teknolojik alt yapılar kazandırılması için 2024 yılında sözleşme imzalanmıştı. NATO INT-CORE yeni kabiliyetler kazanacak NATO’nun bilgi sistemlerini daha etkin bir şekilde çalıştırmak ve karar alma süreçlerini hızlandırmak amacıyla geliştirdiği NATO Integration Core (INT-CORE) projesi ile farklı sistemlerinde gelen bilgiler standart hale getiriliyor ve sahadaki durumsal farkındalığın artmasına katkı sağlanıyor. NATO INT-CORE projesinde, Türk mühendisler tarafından kazandırılacak yenilikler arasında "lake diver" ön plana çıkıyor. "Data Lake" adı verilen "veri gölü" savaş alanındaki farklı sistemlerden gelen büyük hacimli bilgileri bir araya getirirken; "lake diver" ise bu veriler arasında anlamlı bağlamlar kurarak karar alıcılar için en kritik bilgileri öne çıkarıyor. Lake diver, büyük veri havuzlarında arama, filtreleme ve modelleme yaparak kritik bilgileri haritalar ile askeri karar vericilere sunuyor ve doğru kararların alınmasını sağlıyor. "NATO’ya ileri teknolojiler geliştiriyoruz" STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "Güvenlik ve savunma alanında uluslararası başarılarımıza bir yenisini daha eklemekten gurur duyuyoruz. 32 farklı ülkenin üye olduğu ve dünyanın en büyük askeri ittifakı NATO’da çok sayıda farklı bilgi sistemleri mevcut. INT-CORE projesi, NATO’nun farklı bilgi sistemlerini bir arada çalışabilir hale getiren bir teknolojik altyapı. Farklı sistemlerden gelen veriler, standart bir hale getiriliyor. Bu sayede, savaş alanında hangi bilgiye ihtiyaç varsa, doğru zamanda doğru kişilere iletilmesi sağlanıyor. INT-CORE projesinin gelişimi, bakımı ve destek hizmeti için daha önce 5 yıl boyunca mühendislik hizmeti sağladık. Edindiğimiz bu tecrübe ile şimdi de INT-CORE projesine hem modernizasyonu gerçekleştiriyor hem de yeni yetkinlikler kazandırıyoruz. Yeni özellikler arasında, "Lake diver" da bulunuyor. Lake diver, NATO INT-CORE’da, veri tabanındaki hacimli bilgileri, etkin bir şekilde analiz ederek, karar vericilerin, haritalar üzerinde verileri anlamlandırmasına olanak sağlayacak. Şubat ayında projenin 7. paketinin kabulünü yapacağız. NATO’nun en büyük dijital tatbikatı olan CWIX’te INT-CORE’nin bu yetkinliklerini aktif olarak kullanılmasını sağlıyoruz ve bu yılki tatbikatta da yeni versiyonu kullanacağız. Türk mühendisliğini uluslararası arenada başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz" dedi. NATO’nun komuta kontrol süreçlerine güç veriyor Savaş alanının tamamında durumsal farkındalığı önemli ölçüde destekleyen NATO INT-CORE projesi ile karar vericilere doğru zamanda, doğru bilginin verilmesi sağlanıyor. INT-CORE; komuta kontrol, müşterek resim, muharebe sahası, görev vb. ile ilgili bilgilerin yayılımını desteklemek için komuta kontrol iş süreçlerini içeriyor. NATO Entegrasyon Çekirdeği (INT-CORE), son olarak CWIX 2025 Tatbikatı’nda, bilgi entegrasyonu ve veri gölü (data lake) oluşturmak için aktif olarak kullanıldı. STM ayrıca, 2017-2022 yılları arasında INT-CORE projesinde güncelleme ve bakım hizmeti sağlamıştı. NATO INT-CORE projesi kapsamında, NATO’nun Afgan Görev Ağı Operasyon Merkezi’nde NATO Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’nün (ISAF) operasyonel kullanımında olan Integration Core (INT-CORE) yazılımı için 5 yıl süreli bakım ve teknik destek hizmeti sağladı. Türk firmasının NATO tecrübesi "Bugünün değil geleceğin teknolojilerini" hedefleyen Türk firması, NATO için daha önce önemli projeleri hayata geçirdi. STM, NATO’nun stratejik seviye hava komuta kontrol ve füze savunma bilgi sistemi olan AirC2IS projesinin teknik çözümünü gerçekleştirerek geliştirme süreçleri içinde aktif olarak yer aldı. NATO’nun istihbarat yazılımı Türk firmasına emanet NATO’daki karar vericiler ve komuta kademesi için haberleşme ve bilgi sistemlerinin, temini, kurulumu ve idamesinden sorumlu NATO İletişim ve Bilgi Ajansı’nın (NCI Agency); NATO kapsamında istihbaratın yönlendirilmesi, toplanması, işlenmesi ve dağıtılmasına yönelik açtığı iki önemli ihaleyi de STM kazanmıştı. İmzalanan INTEL-FS2 projesi ile NATO’nun istihbarat altyapısı için yazılım geliştirmeye başladı. Çevik yazılım geliştirme yöntemi ile kullanıcıların istekleri doğrultusunda artırımlı olarak geliştirilen istihbarat uygulamaları dünya genelindeki NATO karargâhlarının istihbarat süreçlerini gerçekleştirmek için kullanılacak. Türkiye NATO’nun karar alma süreçlerine destek oluyor NATO’ya karar destek sistemi alanında 7 ayrı ihracat gerçekleştiren firma, NATO’nun, pandemi, büyük çaplı elektrik kesintisi, siber saldırılar ve insan hareketleri gibi stratejik şokların etkilerinin anlaşılması için geliştirdiği NATO Bütünleşik Elastikiyet Karar Destek Modeli ile stratejik karar destek alanında hizmet sunuyor. Bu model, büyük çaplı, karmaşık problemlerin oluşturacağı etkilerin doğru analizi ve karar vericiler tarafından çizilecek yol haritalarının belirlenmesinde kritik bir rol üstleniyor.