GÜNDEM - 15 Temmuz 2025 Salı 22:47

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde binlerce İzmirli tek yürek oldu

A
A
A
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde binlerce İzmirli tek yürek oldu

İzmir’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde gerçekleşen etkinlikte Konak Meydanı vatandaşlar tarafından dolduruldu. Binlerce İzmirlinin tek yürek olduğu etkinlikte 15 Temmuz şehitleri anıldı.


15 Temmuz 2016 yılında terör örgütü FETÖ mensuplarının hain darbe kalkışmasının bertaraf edilişinin 9’uncu yılında İzmir’de anma etkinliği gerçekleşti. Konak Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, ellerinde Türk bayrakları ile 15 Temmuz’u anarken etkinliğe İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ile AK Parti ve MHP milletvekilleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan etkinlik, Kuran’ı Kerim tilaveti, ilahi ve kaside konseriyle devam etti. Program, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beştepe’den halka seslenişinin ekrana getirilmesi ile sürdü.



Vali Elban "Bu millete artık kimse tuzak kuramaz"


Törende konuşma yapan İzmir Valisi Süleyman Elban, 15 Temmuz gecesinin dünyaya bir ders olduğunu belirtti. Vali Elban, "Öyle bir karanlık geceydi ki bu millet tarihinde böyle bir alçaklığı, böyle bir hainliği hiç yaşamamıştır. Kendisi gibi görünen, kendisi gibi yaşayan, kendisi gibi inandığını ve kendisi gibi bu ülkeye bu millete, bu vatana bağlı olduğunu, hatta bazılarının da peygamber ocağında bu ülkenin en kıymetli ocaklarında görünen Ama niyetlerinin çok farklı olduğunu o gece yapılan hain girişimde fark ettik. Ve yaşadığımız o hayal kırıklığı, yaşadığımız o kırgınlık, yaşadığımız o hainliğin getirdiği travma bizim gönül dünyamızda tarihimizde ve hatıralarımızda kapkara bir leke bıraktık. Ve o gece her şeyden şüphe duymaya başladık. Ve o geceyle birlikte insanların inancına, vatan sevgisine, bayrak sevgisine, ezan sevgisine karşıda bir şüphe ortaya çıkartıldı. Bunun adı kapkara bir fitneydi. Ve bu kara fitne maalesef o gece tarihimize geçmiş oldu. Ama bu hain örgütün elemanları kendilerini sinsice yetiştirenlerin öğrettiği her şeyi sonuna kadar öğrenmişlerdi. Ama onların efendileri, onlara bu milletin vatanına, bayrağına, devletine, inancına ne kadar bağlı olduğunu öğretememişlerdir. Dolayısıyla bu millet söz konusu vatan olduğunda, bayrak olduğunda, inancı olduğunda, ortak değerler olduğunda gözünü kırpmadan, tanklara da, mermilere de, toplara da kafa tutacağını onlar hesaplayamamışlardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük liderliği, cesareti ve dirayetiyle, bu millet o gece kurulan her türlü oyunları, her türlü hainliği ve her türlü darbe girişimini canı pahasına, kanı pahasına her türlü fedakarlığı göstererek bertaraf etti çok şükür. Ancak bu destansı mücadele tarihimize bir kahramanlık destanı olarak geçti. Ama bu aynı zamanda 253 şehidimize mal oldu. Ve 3 bine yakın gazimize mal oldu. Bu milletimizin gönlünde travmalara mal oldu. Ama bütün bunlar gösterdi ki tıpkı hain terör örgütü FETÖ onun tüm alçak mensupları gibi bu ülkeye düşmanlık besleyenlere o gece bu millet cevabını verdi. Artık bundan sonra hain FETÖ terör örgütü gibi tüm kötü niyetli örgütler boyunun ölçüsünü aldı. Bu milletle artık kimse boy ölçüşemez. Bu millete kimse tuzak kuramaz. Artık bu millete kimse hainlik edemez Biz de her yıl on beş temmuz akşamı bu meydanlara toplanıyoruz. Toplanıyoruz ki bu o gece yaşanan bu kahramanlık öyküsünü tekrar tekrar hatırlayalım. O kahramanların yaptığı fedakar kahramanlığı bir daha dinleyelim. Bir daha izleyelim. Onlarla gurur duyalım. Onların yaptığı fedakarlığa minnet duyalım, şükran duyalım" dedi.



"Onlar şimdi tarihin kara çöplüğündeler"


AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan da, 15 Temmuz’un önemine vurgu yaparak, "O gün ki, yurdumuz işgal edilmek istendi. İşgalciler, gözünü ülkemizin mevcudiyetine dikti. Recep Tayyip Erdoğan’a gönülden sevdalı bu milletin canına kast etti. 9 sene geçti. 9 yıl önce sizler yine bu meydandaydınız. Ama birileri bakın ne diyorlardı 15 Temmuz öncesi: ‘Demokrasi sandıktan ibaret değildir’ diyorlardı. Her şey sandıktan ibaret değildir diyorlardı. Peki 15 Temmuz gecesi bize bu nutukları atanlar neredeydi? Sandığı küçümseyenler neredeydi. ATM kuyruklarındaydı, market kuyruklarındaydı, benzin istasyonlarındaydı. Sabaha kadar evlerinde kahve yudumlayıp darbe başarılı olsun da işimizi görelim diye sabırsızlıkla beklediler. Ama siz Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara çıkarak bu alçaklara, millete kurşun yağdıran, bomba atan, meclisini bombalayan, önünüze geleni ezin geçin diye talimatlar yağdıran bu hainlere, siz o gece geçit vermediniz. Onlar şimdi tarihin kara çöplüğündeler" diye konuştu.


İnan, "Şimdi hala o alçak FETÖ’cülerden ilham alıp darbe imaları yapıyorlar, sokak çağrıları yapıyorlar. 1960 darbesinden aldıkları tat hala damaklarında. 15 Temmuz gecesi o tat boğazlarında kaldı. Bugün darbe iması yapan, cumhurbaşkanımızı darbeyle tehdit eden karikatür tiplere İzmir Konak Meydanı’ndan sesleniyoruz: Sizden öncekiler kalkıştı cevabını aldı; hadi yüreğiniz yetiyorsa buyurun siz de deneyin" açıklamasında bulundu.



"Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde gösterilen o iradeyle"


AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ise, "15 Temmuz gecesi planladıkları hain plan vâki olsaydı şayet güç yetirebilselerdi bu milletin evlatlarına Milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizi yerler bir etmekten çekinmeyeceklerdi. Cumhurbaşkanımızı ve tüm dava arkadaşlarını katletmekten çekinmeyeceklerdi. Milletimizin her ferdine hayatı zehretmekten, bu vatanı şer odaklarına teslim etmekten, Türk milletini bu topraklardan esamesi okunmayacak şekilde silmekten çekinmeyeceklerdi. Yüce Rabbime hamdü senalar olsun. Allah’ın inayeti ve milletimizin direnişiyle güç yetiremediler. Ve alınlarında silinmez bir ihanet lekesiyle tarihin karanlığına gömüldüler. 15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir. Arkasında ülkemizi gayya kuyularına sürükleyecek ideolojiler ve planlar yatmaktaydı. Kurduğumuz istikrarı, umulmaz masalara meze edeceklerdi. Aziz milletimiz yüksek feraset ve basiretiyle oyunu gördü. İşte o feraset ve basiretle, Malazgirt’te ne olduysa, 15 Temmuz’da da o oldu. Kosova’da, Niğbolu’da ne yaşandıysa o yaşandı. Fatih’in İstanbul’u fethi sırasında ihsan edilen o ruhla Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde gösterilen o iradeyle Bu millet belleğindeki ruh ve iradeyle 15 Temmuz gecesi bir kez daha ihanetin cezasını kesti" sözlerine yer verdi.



"Kıyamet sabahın kadar devam edeceğiz"


Konuşmasında ‘Terörsüz Türkiye’ konusuna da değinen Saygılı, "Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız tarihi bir açıklamada bulundu. 47 yıllık terör belası sona erme sürecine girmiştir. Bunun için gerekli adımlar atılmış ve atılmaya devam etmektedir. Terörsüz Türkiye ile tarihte yeni bir sayfa açılmıştır. Türkiye Yüzyılı kapısı tüm yüreklerin gireceği bir kapıya dönüşmüştür. O kapı ki; her siyasi görüşten, her düşünceden, her kimlikten insanımızın ortak geleceğe yürüyebileceği bir kapıdır. O kapı ki; 85 milyonun ortak muştusudur. O kapı ki; Türkiye’nin duası, hayali ve geleceğidir. Aynı toprağın aynı iklimin insanları olarak Türkiye Yüzyılı’nın şafağının nöbetindeyiz. 15 Temmuz’da tuttuğumuz demokrasi nöbetine kıyamet sabahına kadar devam edeceğiz" diye konuştu.


Program, 16 Temmuz Çarşamba günü saat 00.13’te tüm camilerde aynı anda okunacak sala ile son bulacak.



15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde binlerce İzmirli tek yürek oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Önalan, çalışmaları ve projeleriyle dikkat çekiyor Elazığ’da deprem konutlarından kentsel dönüşüme, geri dönüşümden projelere birçok çalışma yürüten ve tüm kamu kurumlarına omuz veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Fatih Önalan, Elazığ’ın hizmet çıtasını yükseltiyor. 2020 ve 2023 Kahramanmaraş depremlerini gören Elazığ’da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un koordinesinde binlerce konut yapıldı. Kırsal alanda çalışmalar sürerken kentsel alanda çalışmalar tamamlanarak konutlar hak sahiplerine telsim edildi. Rezerv veya kentsel alanlar dışında yapılan konutların dışında, yerinde dönüşüm projesiyle hayata geçirilen projelerde 2 bin 517 hak sahibinin konutlarını büyük bir oranda tamamlandı. Aynı zamanda mahalle kültürünü korumak ve vatandaşların alışık oldukları çevreden kopmamasını sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Yerinde Dönüşüm" projesi kapsamında yaklaşık 3 milyar TL’lik hibe ve kredi desteği sağlandı. Asrın felaketini asrın inşasına çevrilmesinde Elazığ’da büyük bir çaba gösteren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Fatih Önalan, ekibiyle birlikte sürdürdüğü çalışmalar ile dikkat çekiyor. Elazığ’ı Türkiye’nin en dirençli şehirlerinden biri yapma kararlılığında olan Önalan; kentsel dönüşümden köy evlerine, hava kalitesi izlemeden çimento fabrikasının taşınması gibi çevresel sorunlara kadar geniş bir yelpazede kentin geleceğini şekillendirmeye devam ediyor. Şehrin iklim değişikliğiyle mücadelesini de bir halk hareketine dönüştüren Önalan, Elektronik Atık ve Mavi Kapak Toplama Yarışması başlattı. Kampanya aracılığıyla hem atıkların ekonomiye geri kazandırılması hem de çevrenin korunması hedefleniyor.
İstanbul Boya ve kaplama sektörü yükselişini sürdürüyor Türkiye’nin boya sektöründeki yükselişi hız kesmeden sürüyor. Son 5 yılda sektörün ihracatı iki kat artarken, Türkiye bölgesel çözüm merkezi oluyor. Sektör, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve teknoloji odaklı dönüşümüyle küresel pazardaki etkisini artırıyor. Dünya pazarından 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle pay alan Türkiye boya sektörünün, 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü olduğu vurgulandı. Boya Sanayicileri Derneği Başkanı Kenan Baytaş, Türkiye’nin yaklaşık 1 milyon tonluk boya üretim hacmine ulaştığını ve dünya boya pazarından yüzde 2 pay aldığını söyledi. Üretim gücüyle Avrupa’da beşinci sırada yer aldıklarını belirten Baytaş, yenilikçi ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla daha üst sıraları hedeflediklerini ifade ederek, "Katılımcı ve ziyaretçi sayılarıyla dünya çapında kabul gören Paintistanbul yerli ve yabancı firmaları bir araya getirerek boya, boya ham maddeleri ve yapı kimyasalları alanında önemli bir ticaret ve etkileşim köprüsü kuruyor. Sektörümüz hacim olarak 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay alıyor. Avrupa’da üretim sıralamasında Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından beşinci sırada yer alıyoruz. Hedefimiz, bu sıralamada daha üst basamaklara çıkarak küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmak. Bölgesel bir üretim üssü olmanın ötesine geçerek, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle dünya pazarında daha etkin bir rol üstlenmeyi amaçlıyoruz" dedi. Sektörün küresel dönüşüm sürecine dikkat çeken Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar da, küresel boya pazarının 2026’da yaklaşık 198 milyar dolar büyüklüğe ve 48 milyon tonluk hacme ulaşacağını, 2030’a gelindiğinde ise pazarın 227 milyar dolara ve 52,7 milyon tona çıkmasının beklendiğini vurguladı. Kayalar, "2024 verilerine göre, Türkiye’de sektör, yaklaşık 926 bin tonluk iç pazar hacmine ve 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip. Üretim gücümüz ile ihracattaki değer payımız arasındaki bu makas, sektörümüzün önündeki en somut büyüme alanını gösteriyor. Yalnızca daha fazla üretmek değil, daha fazla değer oluşturmak ve bunu ihracata taşımak işte asıl hedef bu" diye konuştu. Sektörün son yıllarda güçlü bir ivme yakaladığını belirten Başkan Yardımcısı Akın Akça lı ise "Özellikle Avrupa, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına yönelik operasyonlarda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı üretim kabiliyeti, kaliteli insan kayna ve esnek sanayi yapısı büyük avantaj sağlıyor. Bunun yanında sektörümüzün en güçlü yönlerinden biri de dünya regülasyonlarına ve değişen standartlara çok hızlı adapte olabilmesi" dedi. Bu yıl 8’inci kez 17-19 Haziran’da kapılarını açacak olan Paintistanbul 2026’da, 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. Etkinlik, katılımcılara yeni ticari bağlantılar kurma, potansiyel iş ortaklıkları geliştirme ve küresel pazardaki güncel eğilimleri yakından takip etme imkânı sunacak.
Antalya 30 metrekarelik atölyede 36 yıldır Alanya şalvarını dünyaya tanıtıyor Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki terzi Ali İhsan Arslan, 36 yıldır sürdürdüğü mesleğiyle Alanya’nın yöresel kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Hacet Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 30 metrekarelik küçük atölyesinde çırağıyla birlikte çalışan Arslan, Alanya’nın simgelerinden biri haline gelen bordo kuşaklı Alanya şalvarını dikerek hem Türkiye’ye hem de dünyaya tanıtmaya çalışıyor. ALTSO tarafındarn coğrafi işaret başvurusu da yapılan Alanya şalvarı tam takım yumurta topuk ayakkabı, beyaz çorap, şalvar, bel kuşağı, ipek gömlek, cepken, köstekli saat ve şapkadan oluşuyor ve 8 bin liradan satılıyor. 1988 yılında terzilik mesleğine çırak olarak başlayan Arslan, yıllardır Alanya’nın kültürel mirası olan şalvar geleneğini yaşatmak için mücadele verdiğini söyledi. 1996 yılında kendi dükkanını açtığını belirten Arslan, o günden bu yana Alanya şalvarı dikimini sürdürdüğünü ifade etti. 30 metrekarelik alanda getirdiği kumaşları Alanya şalvarı haline getirebilmek için yoğun mesai harcayan Arslan ve çalışanı iş sonunda ortaya çıkardığı zanaat ve işçilik ile görenlere görsel beğeni sunuyor. Yöresel kıyafetlerin zamanla düğün ve kına gecelerinde yeniden ilgi görmeye başladığını belirten Arslan, "Dükkanı açtıktan sonra Alanya şalvarını dikmeye devam ettim. Daha sonra şalvarı damatlara sevdirdim. Kına gecelerinde damatlar giymeye başladı. Alanya kırsalındaki büyüklerimiz şalvar, şapka, yelek, kuşak, yumurta topuk ayakkabı ve köstekli saatle tam takım giyiniyor. Biz de bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz. Gelecek nesillere miras bırakmak için üretimimizi sürdürüyoruz" dedi. İlçede yaşayan yabancılar da yoğun ilgi gösteriyor Arslan, Alanya şalvarına sadece yerli vatandaşların değil, ilçede yaşayan yabancıların da yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Özellikle Alman ve Hollandalı turistlerin yöresel kıyafetlere ilgi duyduğunu belirten Arslan, "Alanya geceleri düzenleniyor. Yılda bir kez yapılan bu etkinliklerde Alman müşterilerimiz de yöresel kıyafetlerle katılıyor. Alanya kültürünü tanımak ve yaşamak istiyorlar" diye konuştu. Tam takım 8 bin TL Alanya şalvarının takım halinde büyük ilgi gördüğünü ifade eden Arslan, "Yumurta topuk ayakkabı, beyaz çorap, şalvar, bel kuşağı, ipek gömlek, cepken, köstekli saat ve şapkadan oluşan tam takım şu anda yaklaşık 8 bin TL civarında. Sadece Alanya şalvarını almak isteyenler ise yaklaşık bin TL’ye satın alabiliyor" dedi. Coğrafi işaret başvurusu yaptık Alanya şalvarının coğrafi işaret alması için de çalışma yürüttüklerini dile getiren Arslan, "Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Eray Erdem öncülüğünde, Alanya Yörükler Derneği olarak coğrafi işaret başvurusu yaptık. Kamu kurum ve kuruluşlarının desteğiyle bu coğrafi işareti alacağımıza inanıyoruz. Alanya şalvarını bütün Avrupa’ya ve Dünyaya tanıtmakta kararlıyım" ifadelerini kullandı.
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.