ASAYİŞ - 20 Şubat 2026 Cuma 15:08

Yürüyerek girdiği hastaneden cenazesi çıktı: Doğal ölüm raporu adli vakaya döndü

A
A
A
Yürüyerek girdiği hastaneden cenazesi çıktı: Doğal ölüm raporu adli vakaya döndü

İstanbul’da gastrik bypass ameliyatı olmak için Gaziosmanpaşa Avrasya Hastanesi’ne başvuran Rifat Tuğsal, taburcu edildikten kısa süre sonra fenalaşarak hayatını kaybetti. İlk etapta "doğal ölüm" olarak düzenlenen rapor, ailenin itirazı üzerine savcılık kararıyla adli vakaya çevrildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.


Ailenin avukatı Saruhan Tunca Turhan, müvekkillerinin oğlunun İstanbul’daki özel bir hastanede gastrik bypass ameliyatına alındığını, ameliyat öncesinde gerekli tetkiklerin yapılmadığını ve hastaya hayati risk bulunmadığının söylendiğini iddia etti.


Turhan: "Hastanede yoğun mikrop olması bahane gösterilerek hastane tarafından taburcu edildi"


"Müvekkillerimin oğlu şifa bulmak üzere İstanbul’da Gaziosmanpaşa Avrasya Hastanesi’nde gastrik bypass ameliyatına alınmıştır. Ameliyat öncesinde hiçbir şekilde gerekli tetkikler yapılmamış ve özellikle de ameliyatta hiçbir hayati tehlikesinin bulunmadığı müvekkillerime ve müteveffaya beyan edilmiştir. Buna karşılık ameliyat sonrasında 40’ıncı saatte müvekkillerim, doktor ve hemşirenin baskısıyla taburcu edilmek mecburiyetinde bırakılmışlar. Müvekkillerim her ne kadar bu durumu istemeseler de hastanede yoğun mikrop olması bahane gösterilerek hastane tarafından taburcu edilmiştir" dedi.



Uçabilirsin raporu verdiler: Bir buçuk saat sonra fenalaştı


Doktor tarafından ıslak imzalı olarak ’Yurt dışına uçabilir diye elverişlidir’ şeklinde bir rapor verildiğini ifade eden Turhan, "Müvekkillerim çocuklarının yoğun şikayetine binaen Kıbrıs’a dönmeyi tercih etmemiş ve akabinde Kadıköy’deki evlerine gelmişlerdir. Hastaneden taburcu olduktan 1 buçuk saat sonra evde fenalaşan müteveffa doktoruyla temasa geçmiş; doktoru da Whatsapp üzerinden kendisine ’Seni hastaneden erken çıkarmanın bedelini ödüyorum’ şeklinde bir mesaj paylaşmıştır. Bu hastanın tekrar hastaneye gelmesini isteyen doktor A.D., hasta geldikten sonra hiçbir şekilde hastaneye gelmemiş ve müteveffa bir gün boyunca hastanede ağrı kesici verilmek suretiyle bekletilmiştir. Kendisine bir takım tetkikler yapılmış; bu tetkikler neticesinde de vücudundaki CRP seviyesi ve midesindeki kaçak tespit edilmiş olmasına rağmen kendisine hiçbir şekilde acil olarak gerekli tıbbi müdahale uygulanmamıştır" diye konuştu.



Doktor: "Bu ameliyata girmeseydim mesleki kariyerimden olurdum, siz de oğlunuzu kaybetmiş olurdunuz"


Ailenin avukatı Turhan, hastaneye yatışından bir gün sonra hastanın durumu daha da kötüye doğru gitmiş ve akabinde, ameliyatta kendisine eşlik eden hekimin tam zamanlı olarak çalıştığı Cerrahpaşa Hastanesi’ne acil kodu ile sevk edilen Rifat Tuğsal’ın, Cerrahpaşa Hastanesi’nde yaklaşık 18 saat boyunca servis katında bekletildiğini ve tıbbi müdahale uygulanmadığını söyledi.


Turhan sözlerini şöyle sürdürdü: "Hastanın durumunun artık bir vahamet noktasına ulaşmasıyla birlikte ancak gerekli tıbbi müdahale yapılmıştır. İkinci ameliyat neticesinde ilk ameliyatı yapan doktor bu ameliyatta da müvekkillerimin feryatları, figanları sonucunda hazır bulunmuştur. Ameliyatın bitiminde ilgili doktor müvekkillerime, ’Oğlunuzun hiçbir şeyi yok, kendisinde sadece bir ameliyat izi kalacak. Bu ameliyat izini de gerekirse dövme yoluyla sona erdirebilir. Ama size şunu söyleyebilirim ki ben bugün bu ameliyata gelip şahit olmasaydım, benim zorumla bu ameliyat yapılmasaydı ben mesleki kariyerimden olurdum; siz de biricik oğlunuzu kaybetmiş olurdunuz’ diyerek, tanıkların huzurunda beyanda bulunmuştur.



"Ölüm şüpheli bulunarak ölüm raporu ’adli vaka’ olarak değiştirildi"


Hastanın hayatını kaybetmesinin ardından ölüm önce "doğal ölüm" olarak kayda geçti. Ancak ailenin başvurusu üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı şüpheli bularak otopsi kararı verdi. Yapılan incelemeler sonrasında ölüm raporu "adli vaka" olarak değiştirildiğini aktaran Turhan, "Aradan geçen bir aylık zaman zarfında hala başsağlığı dilemeyen bu doktorun gerekli tıbbi müdahaleyi hem ameliyatta ve hem de ameliyat sonrasında literatüre uygun bir şekilde uygulamadığı kanısındayız. Cerrahpaşa Hastanesi’nde gerçekleşen ölümün akabinde ne acıdır ki ölümün ’doğal bir ölüm’ olduğuna karar verilip ölüm raporu bu şekilde tanzim edilmiştir. Ailenin müracaatları netice Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın şüpheli olduğuna kanaat getirip otopsi işlemi uygulanmasına karar verilmiş. Akabinde de ölüm şüpheli bulunarak ölüm raporu ’adli vaka’ olarak değiştirilmiştir"


Hasta ’Ben bu sancı ile sabahı bulamam’ dedi, doktor sadece ’Merak etme’ cevabını verdi


Hayatını kaybeden Muteveffa’nın annesi Fisun Tuğsal, oğlunun doktora ulaşıp çok kötü olduğunu ilettiğini doktorun ise yazdığı mesaj ile oğlumu erken çıkarmanın bedelini ödediğini itiraf ettiğini belirtti. Tuğsal, "Biz ısrarla taburcu olmayı kabul etmedik. Ancak hemşire bize ’Hastane mikrobundan korkmuyor musunuz?’ dedi. Hatta oğlum Kıbrıs’a derhal gidebilsin diye ’Yurt dışı uçuşuna elverişlidir’ raporu bile doktorun ıslak imzasıyla verildi. Oğlumuzun sancısı çok olduğundan, hastaneden çıktıktan sonra Kıbrıs’a değil, Kadıköy’deki evimize geldik. Eve geldikten bir saat sonra oğlum ağrıdan duramıyordu, çok sancısı vardı. Oğlum doktora ulaşıp çok kötü olduğunu iletti. Doktor da yazdığı mesaj ile oğlumu erken çıkarmanın bedelini ödediğini itiraf etti. Bu mesajı saklıyoruz. Bunun üzerine ameliyatın yapıldığı Gaziosmanpaşa Avrasya Hastanesi’ne geri geldik. Burada doktor maalesef gelip oğlumu hiç görmedi. Bir takım tahliller yaptılar ve o gece hastanede yattık, oğlum sancıdan ağlıyordu. Ancak doktor her defasında geleceğini söylese de gelmiyordu. Oğlum gece saat on gibi doktora mesaj atarak ’Hocam ben bu sancı ile sabahı bulamam’ diye şikayette bulundu. Doktor da gece yarısı on iki gibi oğluma sadece ’Merak etme’ diye bir mesaj attı" diye konuştu.


Tuğsal, "Ertesi sabahı durumu ağırlaşınca oğluma hiçbir bilgi verilmedi ve ameliyatta bulunan diğer doktorun tam zamanlı çalıştığı Cerrahpaşa Murat Dilmener Hastanesi’ne ambulansla sevk ettiler. Burada hiçbir şey yapmadan sadece ağrı kesici vererek 12 saat boyunca servis katında beklettiler. 12 saat sonra Cerrahpaşa’da oğlumu 4 saatlik bir ameliyata aldılar. Özel hastanedeki ilk ameliyatı yapan doktor da ameliyatta bizim serzenişlerimiz neticesinde hazır bulundu. Oğlumuzun doktoru ameliyattan çıktıktan sonra, ’Oğlunuzun hiçbir şeyi yok, sadece ameliyat izi kalacak. Onu da dövme yaptırsın, geçer. Eğer oğlunuz bu akşam ameliyata alınmasaydı ölürdü, ben de mesleki kariyerimden olurdum. Zira midesinde kaçak olmuş’ dedi" dedi.


Doktor A.D. soruları yanıtsız bıraktı


Olayla ilgili görüşüne başvurulan doktor A.D.’nin ise yöneltilen sorulara yanıt vermediği öğrenildi. İddialara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmazken, soruşturma süreci devam ediyor



Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Tercan’da Kaymakam Duman’a şemsiye tartışması sonrası destek yürüyüşü Tercan ilçesinde, Kaymakam Neslihan Kısa Duman’a destek amacıyla yürüyüş düzenlendi. 17 Şubat’ta Erzincan’ın Tercan ilçesinin kurtuluş günü dolayısıyla gerçekleştirilen kortej sırasında, Kaymakam Duman’ın koruma polisinin taşıdığı şemsiye altında yürüdüğü anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada tartışma konusu olmuştu. Yağışlı hava sırasında çekildiği belirtilen ve programın bir bölümünü yansıtan görüntülerde, Duman’ın yürüyüş esnasında koruma polisinin tuttuğu şemsiye altında ilerlediği görülmüş, görüntülerin paylaşılmasının ardından çeşitli eleştiriler yapılmıştı. Tepkiler üzerine yazılı açıklama yapan Duman, görüntülerin yağmurlu bir ana ait olduğunu belirterek, paylaşılan videonun programın yalnızca bir kesitini yansıttığını ifade etti. Durumu fark ettiği anda şemsiyeyi alarak kendisinin taşıdığını aktaran Duman, "Yağmurlu bir anın görüntüsü üzerinden oluşan hassasiyeti anlıyorum. Görüntünün oluşturduğu izlenimin sorumluluğunu üzerimde görüyorum. Kamuoyunu meşgul etmiş olmaktan duyduğum üzüntüyü ifade etmek isterim." ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından Tercan’da bir araya gelen vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyüş gerçekleştirdi. "Dik dur eğilme, Tercan halkı seninle" sloganları atan grup, Kaymakam Duman’a destek verdi. Yürüyüş olaysız şekilde sona erdi.
Bursa Ramazan sofralarında sağlıklı beslenme konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında düzenlenen söyleşide, doğru beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem de zihinsel denge açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Ramazan Sofralarında Sağlık ve Denge’ başlıklı söyleşide, iftar ve sahur sofralarında dikkat edilmesi gereken beslenme kuralları ele alındı. Tayyare Kültür Merkezi’ndeki programda, gün boyu süren açlığın ardından dengeli ve bilinçli beslenmenin önemi katılımcılarla paylaşıldı. Söyleşiye konuşmacı olarak katılan Uzman Diyetisyen Hatice Nur Ege, Ramazan ayında öğün planlamasının doğru yapılması gerektiğini belirtti. Ramazan ayında uzun süreli açlık sonrası ani ve ağır yemek tüketiminin sindirim sistemini zorlayabileceğini anlatan Ege, "İftara hafif bir başlangıç yapmak, çorba ve salata gibi besinlerle mideyi yormadan ilerlemek oldukça önemli. Sahurda ise protein ve lif içeriği yüksek, tok tutan besinler tercih edilmelidir. Bol su tüketimi de gün içerisindeki enerji dengesini korumada büyük rol oynar. Amacımız hem ibadetlerimizi huzurla yerine getirmek hem de beden sağlığımızı korumaktır" dedi. Günlük hayatta uygulanabilir beslenme önerilerinin de konuşulduğu program, soru cevap bölümüyle sona erdi.
Kastamonu Halime Çavuş vefatının 50. yıl dönümünde dualarla anıldı Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanlıkları sebebiyle İstiklal Madalyası ile ödüllendirilen ve gazilik ünvanı verilen Halime Çavuş, vefatının 50. yıl dönümünde Kastamonu’daki kabri başında anıldı. Milli Mücadele döneminde erkek kılığına girerek savaşa katılan ve mühimmat sevkiyatında görev alan Halime (Çavuş) Kocabıyık, vefatının 50. yıl dönümüne Kastamonu Merkez ilçesine bağlı Duçay köyündeki kabri başında anıldı. 78 yaşamında hayatını kaybeden Halime Çavuş için düzenlenen anma programına protokol üyeleri, STK temsilcileri, gaziler, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. Anma programında konuşan Halime Çavuş Derneği Başkanı Av. Şule Özbay, "Bir cesaret hikayesi. Bir milletin zor zamanlarda ayağa kalkma iradesinin sembolü. O, savaşın en çetin günlerinde ‘ben de varım’ diyerek yola çıkan bir Anadolu kadınıydı. Üniformasının içinde, inancı, direnci ve milli mücadele ruhunun yaşayan hafızasıdır. Bizlere düşen, onun cesaretini anmanın yanısıra o cesareti yaşatmaktır" dedi. Halime Çavuş’un hayatı hakkında bilgi veren Türk Ocakları Derneği Kastamonu Şube Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz ise Halime Çavuş’un Türkiye’nin önemli değerleri arasında yer aldığı ve onun kazandırdığı manevi ruhun yaşatılmaya devam edilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmaların ardından dua edilmesiyle program sona erdi. Programın sonunda katılımcılar Halime Çavuş’un kabrine çiçekler bırakıldı.
Tekirdağ Tekirdağ’da ucuz et hamlesi: 650 TL’ye kıyma, 700 TL’ye kuşbaşı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen TEK Market, Süleymanpaşa’da düzenlenen törenle açılırken, uygun fiyatlı et satışı vatandaşların yoğun ilgisine neden oldu. Ertuğrul Mahallesi Hasan Âli Yücel Meydanı’nda gerçekleştirilen açılış törenine Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirilen projeyle vatandaşlara uygun fiyatlı ve sağlıklı et ürünleri sunulması hedefleniyor. Başkan Candan Yüceer konuşmasında, "Bu sosyal belediyecilik, şefkatli elini her bir hemşehrimizin omuzunda hissedeceği bir Tekirdağ için dayanışmayı büyütüyoruz. Daha önce gezici kent lokantalarıyla başlayan sürecimiz, dört ilçemizde açtığımız kent lokantaları, Süleymanpaşa’da açtığımız aşevi, emekliye pazar desteği, gıda desteklerimiz ve halk ekmek projelerimizle devam etti. Şimdi de TEK Market projemizi hayata geçirmenin mutluluğu içindeyiz. Bu market tek kalmayacak. Şarköy, Çerkezköy, Hayrabolu ve Malkara’da hazırlıklarımız tamamlandı. Diğer ilçelerde de nüfus ve ihtiyaç doğrultusunda sayısını artıracağız" dedi. Marketin bir zincirin ilk halkası olduğunu belirten Yüceer, tamamen kendi üretimleri olan yerli et ve et ürünlerinin satışa sunulacağını ifade ederek kavurma, sucuk ve köfte gibi ürün çeşitlerinin de yer alacağını söyledi. Ramazan ayına vurgu yapan Yüceer, dayanışma mesajı verdi. Market açılışında kıyma 650 TL, kuşbaşı et 700 TL’den satışa sunuldu. Et satışlarının kişi başı en fazla 2 kilogram ile sınırlandırıldığı belirtildi. Et ürünlerinin yanı sıra kadın üreticilerin hazırladığı yerel gıda ürünleri de raflarda yerini aldı. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek TEK Market’in açılışı gerçekleştirildi. Açılışın hemen ardından uygun fiyatlı et almak isteyen vatandaşlar yoğunluk oluşturdu. Market önünde uzun kuyruklar oluşurken, zaman zaman izdiham yaşandı.