EĞİTİM - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 09:18

Yükseköğretimde katılımcı model: Öğrenci etkisi artıyor

A
A
A
Yükseköğretimde katılımcı model: Öğrenci etkisi artıyor

İstanbul Arel Üniversitesi ile Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) iş birliğinde düzenlenen ‘Yükseköğretimde Öğrencinin Rolü Çalıştayı’, öğrencileri kalite süreçlerinin merkezine alan somut çözüm önerileriyle tamamlandı.


20 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Arel Üniversitesi Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen çalıştay, yükseköğretimin geleceğine yönelik önemli başlıkları gündeme taşıdı. Üniversitenin Kalite Komisyonu ve Arel Genç Kalite Topluluğu tarafından, YÖKAK iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, öğrencilerin kalite güvencesi sistemindeki rolü ele alındı.


"Öğrenci geri bildirimi önemli bir mekanizmadır"


Çalıştayın açış konuşmasını yapan İstanbul Arel Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ergül Berber, öğrencilerin süreçlere aktif katılımının önemine dikkat çekti. Berber, "Öğrenci geri bildirimleri, üniversitemizin sunduğu hizmetlerin gözden geçirilmesi ve sürekli iyileştirme çalışmalarının yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.


Sekiz başlıkta öneriler geliştirildi


Çalıştay kapsamında oluşturulan sekiz tematik çalışma grubunda öğrenciler; müfredat, ders iş yükü, akademik danışmanlık ve mezun ilişkileri gibi başlıkları ele aldı. Geri bildirim mekanizmalarının etkinliği, öğretim yöntemlerinin güncellenmesi ve ölçme-değerlendirme süreçlerinin şeffaflığı gibi konularda kapsamlı değerlendirmeler yapılarak, uygulanabilir çözüm önerileri ortaya konuldu.


Öğrenciler karar süreçlerinde aktif rol üstleniyor


Çalıştayın öne çıkan çıktıları arasında, öğrencilerin yalnızca görüş bildiren değil, çözüm üreten aktörler olarak konumlanması yer aldı. Çalışma gruplarında geliştirilen önerilerde; öğrencilerin karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımı, kalite komisyonlarındaki rollerinin güçlendirilmesi ve geri bildirimlerin somut iyileştirmelere dönüştüğü "kapalı döngü" yaklaşımının yaygınlaştırılması vurgulandı.


112 katılımcı yer aldı


YÖKAK Öğrenci Kalite Komisyonu Koordinatörü Arş. Gör. Sena Çatal’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen çalıştay, farklı üniversitelerden yoğun katılımla yapıldı. İstanbul Üniversitesi ve Beykent Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli kurumlardan toplam 112 katılımcı etkinlikte yer aldı.


"Öğrenciler doğrudan yön veren aktörler"


Çalıştayın sonunda değerlendirmelerde bulunan Arş. Gör. Sena Çatal, etkinliğin yükseköğretimde öğrencinin rolünün yeniden tanımlandığını ortaya koyduğunu belirtti. Çatal, "Bu çalıştay, öğrencilerimizin yalnızca izleyici değil, doğrudan yön veren aktörler olduğunu açıkça ortaya koydu. Akademik danışmanlıktan müfredat geliştirmeye kadar birçok alanda üretilen vizyoner ve uygulanabilir öneriler, yükseköğretimde kalite güvencesi süreçlerine önemli katkı sunacak niteliktedir. YÖKAK olara, bu denli geniş katılımla ortaya konulan çözüm önerilerinden büyük memnuniyet duyuyoruz. İstanbul Arel Üniversitesi öğrencilerinin karar alma süreçlerine bu düzeyde aktif katılımı, yükseköğretimin geleceği açısından son derece umut vericidir" dedi.


Çalıştay, öğrencilerde kalite kültürünün güçlenmesi ve karar alma süreçlerine katılımın kurumsallaşması açısından stratejik bir adım olarak değerlendirildi. Etkinlik, çalışma gruplarının somut çıktılarının paylaşılması ve öğrenci katılımını kalıcı hale getirmeye yönelik yaklaşımların ortaya konulmasıyla sona erdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Emet’te din görevlilerine "Vaaz Beceri Geliştirme" kursu Kütahya’nın Emet ilçesinde din görevlilerine yönelik düzenlenen "Vaaz Beceri Geliştirme" kursu sona erdi. Emet İlçe Müftülüğü, din görevlilerinin cami irşat hizmetlerini daha etkin ve verimli sunabilmelerini sağlamak amacıyla önemli bir eğitim çalışmasına imza attı. İlçe bünyesinde görev yapan imam ve müezzinlere yönelik düzenlenen "Vaaz Becerilerini Geliştirme Hizmet İçi Eğitim Kursu" başarıyla tamamlandı. Din görevlilerinin toplumu dini konularda daha donanımlı şekilde aydınlatmalarını hedefleyen kursta; vaaz hazırlama teknikleri, hitabet ilkeleri, ses ve nefes kontrolü ile cemaatle iletişim gibi kritik konularda uygulamalı eğitimler verildi. Eğitim programının kapanışında değerlendirmelerde bulunan İlçe Müftüsü İsmail Çınar, din hizmetlerinde güncel metotların kullanılmasının önemine dikkat çekti. Müftü Çınar, "Din görevlilerimizin kürsü hâkimiyetlerini artırmak ve vatandaşlarımıza çok daha etkili bir dille hitap edebilmelerini sağlamak için bu tür kursları oldukça önemsiyoruz. Bilgi birikimimizi güzel bir üslup ve doğru hitabetle birleştirdiğimizde irşat hizmetlerimizin verimliliği daha da artacaktır. Kursumuza katılan tüm hocalarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Eğitim sonunda kursu başarıyla tamamlayan din görevlilerine yönelik değerlendirmeler yapılırken, bu tür mesleki gelişim faaliyetlerinin periyodik olarak sürdürüleceği belirtildi.
İstanbul Beşiktaş’ın kupadaki rakibi Konyaspor Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde yarın evinde Konyaspor ile mücadele edecek. Siyah-beyazlılar, rakibini mağlup ederek finale kalmanın hesaplarını yapıyor. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Beşiktaş, yarın saat 20.30’da sahasında Konyaspor ile karşı karşıya gelecek. Tek maç üzerinden oynanacak yarı finalde kazanan taraf, finale yükselecek. Siyah-beyazlılar, 2-0 ve 2-1’lik skorlarla mağlup ettiği rakibini kupada da saf dışı bırakarak finale kalmak istiyor. Kupada 9. randevu Siyah-beyazlılar ile yeşil-beyazlılar, Türkiye Kupası’nda 9. kez rakip olacak. İki takım bu müsabakalarda 3’er galibiyet elde ederken, 2 maç da beraberlikle sona erdi. Kartal’ın 11 golüne, Konya temsilcisi 10 golle karşılık verdi. Beşiktaş 12. kez kupayı kazanmak istiyor Beşiktaş, Türkiye Kupası’nda daha önce 11 defa zafere ulaştı. Konyaspor ise 2016-2017 sezonunda finalde Başakşehir’i penaltı atışları sonucunda yenerek kupayı müzesine götürmeyi başarmıştı. Ligi dördüncü sırada bitirmesi kesinleşen siyah-beyazlılar, kupayı 12. kez kazanmaktan başka bir ihtimal düşünmüyor. İki eksik Yarın oynanacak karşılaşma öncesinde Kara Kartal’da 2 eksik bulunuyor. Sakatlığı nedeniyle sezonu kapatan Kartal Kayra Yılmaz, yarın sahada olamayacak. Ligde geride kalan haftada oynanan Gaziantep FK maçından önce dizindeki ağrı sebebiyle kadrodan çıkarılan Milot Rashica’nın durumu ise yapılacak son kontrollerin ardından belli olacak.
Eskişehir Eskişehir’de "milli sevda" simülasyon oldu: Şantiye izlemek yetmedi, başına geçtiler Eskişehir’de yaşayan Abdullah Akyıldız, Türkiye’deki iş makinesi izleme merakını eğlence sektörüne taşıdı. Yaklaşık 4 milyon liralık yatırımlarla uzaktan kumandalı (RC) iş makinelerinden oluşan dev bir oyun alanı kuran Akyıldız, "Bizim insanımızda şantiye izleme sevdası var. Burada 3 kişi oynuyorsa 5 kişi izlemekten keyif alıyor" dedi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte Avrupa’da popüler olan RC (uzaktan kumandalı) endüstriyel oyun konsepti Eskişehir’e taşındı. Girişimci Abdullah Akyıldız, Avrupa’daki örneklerinden esinlenerek; ekskavatörden kamyona, dozerden vince kadar birçok iş makinesinin birebir minyatürlerinden oluşan bir "RC Park" kurdu. Özellikle yetişkinlerin yoğun ilgi gösterdiği alanda, stres atmak isteyen vatandaşlar şantiye sahasının başına geçerek kumanda sallıyor. "Neden Türkiye’de yok diye yola çıktık" Projenin doğuş sürecini anlatan işletmeci Abdullah Akyıldız, "Düzenli olarak zaten Avrupa’daki RC konseptli iş makinesi ve tarım alanı gibi endüstriyel faaliyetler ve eğlence alanlarıyla uğraşan sitelerden takibini sağlıyordum. Zamanla ’Neden Türkiye’de yok?’ diye bakarken bazı illerimizde olduğunu keşfettik. Ondan sonra kendimizce araştırmaya girdik ne yapabiliriz diye. Daha sonrasında makinelerin tedariği, nereden bulabiliriz, bunların teknik servisi, bakımı gibi konularda kendimiz yapabilir miyiz diye değerlendirdikten sonra bu makinelerin tedariğini sağladık. Oyun alanını kendimiz tamamen tasarımını hazırlayarak kurduk. Dedik; ’Eskişehir’de neden böyle bir şey olmasın?’" dedi. "İnsanlar çocukların elinden alıp kendileri oynuyor" İş makinelerine olan ilginin bir "kuşak mirası" olduğunu belirten Akyıldız, "Öncelikle zaten bu uzaktan kumandalı RC iş makinelerini kullanma olarak bir nebze 8 yaş ve üzeri, 10 yaş ve üzeri insanların kullanımına uygun ama küçük çocuklarımız da babaları ve ebeveynleri eşliğinde kullanabiliyorlar. Ama asıl onlar değil aileleri, yani ebeveynler daha çok eğilim sağlıyor. Türkiye’de iş makinesi, şantiye alanı izleme sevdamız olduğu için yani 3 kişi oynuyorsa 5 kişi izlemekten daha çok keyif alıyor. Aslında yetişkinler talep ediyor bunu. Bizim kuşağımız ve bizden önceki kuşaklar zaten şantiye ve inşaat alanı sevdalısı olduğu için aslında çocukların elinden alıp babaları, anneleri daha çok oynamayı tercih ediyor" ifadelerini kullandı. "4 milyon liralık yatırım yaptık" Makinelerin maliyeti ve tedarik süreci hakkında teknik bilgiler paylaşan Akyıldız, "4 milyon lira arasında diyebilirim maliyet olarak. Ama bu araçları yurt içinden alıyoruz aslında. Şu an getiren birkaç firma var. Oradan tedarik ediyoruz ama şu aşamadan sonra bazı makinelerin gelmediği için yurt dışıyla da diyalog halindeyiz. Tabii ki yurt dışından şu an ürün getirdiğinizde gümrüğe takılma ihtimali çok yüksek. Yani o yüzden direkt kendimiz getiremiyoruz. Tamamen Türkiye’ye getiren büyük firmalardan alım sağlıyoruz fatura karşılığında. Ama eğer ki yurt dışından getirebilecek potansiyele gelirsek tabii ki direkt çekmek istiyoruz" şeklinde konuştu. "İnsanların stres atmasının karşılığı para değil" Fiyatlandırma politikasını diğer oyun alanlarıyla kıyaslayan Abdullah Akyıldız, "İnsanların iş yoğunluğunu, stresini atması açısından biraz daha kullanışlı bir alan kurduğumuzu düşünüyoruz. Şu ana kadar ki talepler çok iyi, geri dönüşlerimiz güzel. Fiyatlandırmamız 20 dakikası 250, 40 dakikası 400 TL gibi bir fiyat yaptık. Ama tabii ki oynayanların çoğu 20 dakika oynamıyorlar. Çünkü insanların buradaki amacı stres atmak, mutlu olmak, eğlenmek. Yani bunun karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü günümüzde diğer mekanlara gittiğinizde çocuklarınızı başka oyun alanlarına götürdüğünüzde 5 dakikası 250 lira, 5 dakikası 300 lira gibi fiyatlar var" dedi.