GÜNDEM - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 10:13

Eskişehir’de "milli sevda" simülasyon oldu: Şantiye izlemek yetmedi, başına geçtiler

A
A
A
Eskişehir’de "milli sevda" simülasyon oldu: Şantiye izlemek yetmedi, başına geçtiler

Eskişehir’de yaşayan Abdullah Akyıldız, Türkiye’deki iş makinesi izleme merakını eğlence sektörüne taşıdı. Yaklaşık 4 milyon liralık yatırımlarla uzaktan kumandalı (RC) iş makinelerinden oluşan dev bir oyun alanı kuran Akyıldız, "Bizim insanımızda şantiye izleme sevdası var. Burada 3 kişi oynuyorsa 5 kişi izlemekten keyif alıyor" dedi.


Teknolojinin gelişmesiyle birlikte Avrupa’da popüler olan RC (uzaktan kumandalı) endüstriyel oyun konsepti Eskişehir’e taşındı. Girişimci Abdullah Akyıldız, Avrupa’daki örneklerinden esinlenerek; ekskavatörden kamyona, dozerden vince kadar birçok iş makinesinin birebir minyatürlerinden oluşan bir "RC Park" kurdu. Özellikle yetişkinlerin yoğun ilgi gösterdiği alanda, stres atmak isteyen vatandaşlar şantiye sahasının başına geçerek kumanda sallıyor.



"Neden Türkiye’de yok diye yola çıktık"


Projenin doğuş sürecini anlatan işletmeci Abdullah Akyıldız, "Düzenli olarak zaten Avrupa’daki RC konseptli iş makinesi ve tarım alanı gibi endüstriyel faaliyetler ve eğlence alanlarıyla uğraşan sitelerden takibini sağlıyordum. Zamanla ’Neden Türkiye’de yok?’ diye bakarken bazı illerimizde olduğunu keşfettik. Ondan sonra kendimizce araştırmaya girdik ne yapabiliriz diye. Daha sonrasında makinelerin tedariği, nereden bulabiliriz, bunların teknik servisi, bakımı gibi konularda kendimiz yapabilir miyiz diye değerlendirdikten sonra bu makinelerin tedariğini sağladık. Oyun alanını kendimiz tamamen tasarımını hazırlayarak kurduk. Dedik; ’Eskişehir’de neden böyle bir şey olmasın?’" dedi.



"İnsanlar çocukların elinden alıp kendileri oynuyor"


İş makinelerine olan ilginin bir "kuşak mirası" olduğunu belirten Akyıldız, "Öncelikle zaten bu uzaktan kumandalı RC iş makinelerini kullanma olarak bir nebze 8 yaş ve üzeri, 10 yaş ve üzeri insanların kullanımına uygun ama küçük çocuklarımız da babaları ve ebeveynleri eşliğinde kullanabiliyorlar. Ama asıl onlar değil aileleri, yani ebeveynler daha çok eğilim sağlıyor. Türkiye’de iş makinesi, şantiye alanı izleme sevdamız olduğu için yani 3 kişi oynuyorsa 5 kişi izlemekten daha çok keyif alıyor. Aslında yetişkinler talep ediyor bunu. Bizim kuşağımız ve bizden önceki kuşaklar zaten şantiye ve inşaat alanı sevdalısı olduğu için aslında çocukların elinden alıp babaları, anneleri daha çok oynamayı tercih ediyor" ifadelerini kullandı.



"4 milyon liralık yatırım yaptık"


Makinelerin maliyeti ve tedarik süreci hakkında teknik bilgiler paylaşan Akyıldız, "4 milyon lira arasında diyebilirim maliyet olarak. Ama bu araçları yurt içinden alıyoruz aslında. Şu an getiren birkaç firma var. Oradan tedarik ediyoruz ama şu aşamadan sonra bazı makinelerin gelmediği için yurt dışıyla da diyalog halindeyiz. Tabii ki yurt dışından şu an ürün getirdiğinizde gümrüğe takılma ihtimali çok yüksek. Yani o yüzden direkt kendimiz getiremiyoruz. Tamamen Türkiye’ye getiren büyük firmalardan alım sağlıyoruz fatura karşılığında. Ama eğer ki yurt dışından getirebilecek potansiyele gelirsek tabii ki direkt çekmek istiyoruz" şeklinde konuştu.



"İnsanların stres atmasının karşılığı para değil"


Fiyatlandırma politikasını diğer oyun alanlarıyla kıyaslayan Abdullah Akyıldız, "İnsanların iş yoğunluğunu, stresini atması açısından biraz daha kullanışlı bir alan kurduğumuzu düşünüyoruz. Şu ana kadar ki talepler çok iyi, geri dönüşlerimiz güzel. Fiyatlandırmamız 20 dakikası 250, 40 dakikası 400 TL gibi bir fiyat yaptık. Ama tabii ki oynayanların çoğu 20 dakika oynamıyorlar. Çünkü insanların buradaki amacı stres atmak, mutlu olmak, eğlenmek. Yani bunun karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü günümüzde diğer mekanlara gittiğinizde çocuklarınızı başka oyun alanlarına götürdüğünüzde 5 dakikası 250 lira, 5 dakikası 300 lira gibi fiyatlar var" dedi.



Eskişehir’de "milli sevda" simülasyon oldu: Şantiye izlemek yetmedi, başına geçtiler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Nisan ayı enflasyonu açıklandı: Memur ve emekliler ne kadar zam alacak Milyonlarca memur ve emekliyi ilgilendiren nisan ayı enflasyon verisinin açıklanmasıyla birlikte ilk dört aylık zam oranları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Milyonlarca memur ve emeklinin takip ettiği verilerine göre nisan ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,18, yıllık bazda ise yüzde 32,37 oldu. İlk üç ayda açıklanan rakamlara göre enflasyon ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96, martta ise yüzde 1,94, oldu. Bu veriler doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 10,04 artış kesinleşmişti. Nisan ayı verisi ise bu oranı yukarı taşıdı. TÜİK’in Nisan ayı enflasyon verilerine göre aylık artış yüzde 4,18, yıllık yüzde 32,37 olarak açıklandı. Bu verilerle birlikte emeklilerin maaşlarına yansıyacak dört aylık enflasyon farkı da netleşti. Ocak ve temmuz dönemlerinde açıklanan 6 aylık enflasyon verilerine göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, nisan ayı verisinin eklenmesiyle temmuz dönemi için şimdiden yüzde 14,64 oranında zammı hak etmiş durumda. Temmuz ayında uygulanacak zam için mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileri belirleyici olacak. Memur ve memur emeklilerine yüzde 10,51 zam Memur ve memur emeklileri toplu sözleşme zammına ek olarak enflasyon farkı alıyor. Toplu sözleşme zammına göre memur ve memur emeklileri temmuz ayında 2026 yılının ikinci zammını alacak. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre Memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı yüzde 3,28 olarak oluştu. Böylece yüzde 3,28 enflasyon farkına 8’inci Dönem Toplu sözleşmesi ile belirlenen yüzde 7 ilave edilmesi halinde toplam yüzde 10,51 kümülatif zam meydana gelecek. Net rakam mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileriyle belli olacak. Memur ve memur emeklileri temmuz ayında yüzde 7 de toplu sözleşme zammı alacak.
Bolu 16 yaşında, en büyük hayali efsanevi Anadolu Parsı’nı bulmak Bolu’nun Mengen ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki lise öğrencisi Mert Aydemir, ormanlık alanlara kendi imkanlarıyla kurduğu fotokapanlarla bölgedeki yaban hayatını kayıt altına alıyor. Bugüne kadar ayı, vaşak, kızıl geyik ve kurt gibi birçok türü kayda alan genç doğa aşığının en büyük hayali ise efsanevi Anadolu parsını görüntülemek. Mengen ilçesine bağlı Akçakoca köyünde yaşayan lise öğrencisi Mert Aydemir, küçüklükten bu yana doğaya ve yaban hayatına duyduğu ilgiyi bir adım öteye taşıdı. Kendi imkanlarıyla temin ettiği 6 fotokapanı Akçakoca Yaylası ve Mengen civarındaki ormanlık alanlara kuran Aydemir, doğadaki canlıların doğal yaşamlarını saniye saniye kaydediyor. Genç belgeselcinin kameralarına bugüne kadar ayı, ceylan, kızıl geyik, kurt, vaşak ve yaban domuzu gibi birçok tür yansıdı. "Belgeselleri izliyordum, hoşuma gidiyordu" Çalışmalarına nasıl başladığını anlatan Aydemir, küçüklükten beri doğaya meraklı olduğunu belirterek, "Bu benim küçüklükten beri merakımdı. Belgeselleri izliyordum, hoşuma gidiyordu. O yüzden hep böyle merakım vardı. Sonra YouTuber’ları izleyerek fotokapanı gördüm, onunla görüntü çekiyorlardı. Ben aldım. Ondan sonra bu çalışmalara başladım. Bu zamana kadar fotokapan ile vaşak, ayı, kızıl geyik, karaca, domuz, tilki, kurt ve çakal görüntüledim" dedi. Fotokapanları yerleştirirken hayvanların geçiş güzergahlarını ve tehlikeli bölgeleri seçtiğini vurgulayan Aydemir, "Köyde bir bölgemiz var. Orası yaban hayvanlarının çok olduğu bir bölge. Fotokapanımızı oraya da kurduk" diye konuştu. Hedefi yurt dışı ve Anadolu Parsı Bu hobisini ileride profesyonel bir seviyeye taşımak istediğini belirten Aydemir, şöyle konuştu: "Belgesel serüvenimde gidebildiğim yere kadar gitmek, hatta yurt dışına kadar taşımayı planlıyorum. Afrika’da safari yapmayı düşünüyorum. Türkiye’deki en büyük hayalim ise Anadolu parsını çekmek. Bölgede olduğuna dair duyumlar var ancak bunu net olarak görüntülememiz lazım. Çalışmalarıma bu yönde devam ediyorum." Doğa sevgisini ileride mesleğe dönüştürmeyi hedeflediğini aktaran Aydemir, yaban hayatı üzerine eğitim alarak devlete bu alanda hizmet etmek istediğini vurguladı. Aydemir ayrıca, yaban hayvanlarının ekosistem için önemine değinerek vatandaşlara doğayı ve canlıları korumaları, kaçak avlanmadan uzak durmaları çağrısında bulundu.
Gaziantep Gaziantep Valisi Kemal Çeber, ’süper hücre’ bilançosunu açıkladı Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kentte etkili olan süper hücre sonrası oluşan hasarın bilançosu ile ilgili açıklamalarda bulunarak, "Can kaybımız yok, tedaviye ihtiyaç duyan 14 yaralımız var. Yaklaşık 100 bina ile 39 okulda hasar var" dedi. Gaziantep genelinde dün öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran fırtına kentin pek çok noktasında hayatı adeta felç etti. Fırtınada etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde ve sokaklar ile köprü altlarını göle çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren fırtınada çatılar uçarken, dereler taştı, araçlar zarar gördü, evler hasar aldı, ağaçlar kökünden söküldü. Hortumun da oluştuğu kentte sel meydana gelirken 23 kişi yaralandı. Vali Çeber, son durumu açıkladı Vali Kemal Çeber, kenti etkisi altına alınan ve ciddi zarar neden olan süper hücre ile ilgili bilançoyu paylaştı. Afetin hasara neden olduğu okullarda yaptığı incelemelerin ve yetkililerden aldığı bilgilerin ardından açıklamalarda bulunan Vali Çeber, kentte can kaybı olmasının sevindirici olduğunu ancak pek çok noktada ciddi hasarların meydana geldiğini ve tespit çalışmalarının devam ettiğini vurguladı. "Can kaybımız yok, pek çok noktada hasar meydana geldi" Çeber, "Dün akşam ilimizde oldukça şiddetli bir hava olayı yaşandı. Meteorolojik uyarılar bir gün önceden yapılmıştı ancak "süper hücre" olarak adlandırılan bu sistem kısa sürede, dar bir alanda çok yoğun etkisini gösterdi. Yaklaşık yarım saat süren bu süreçte dolu, fırtına, yoğun yağış ve yer yer hortum etkili oldu. Bu şiddetli hava olayı nedeniyle tarım alanları, araçlar ve enerji hatları başta olmak üzere birçok alanda hasar meydana geldi. En sevindirici nokta ise herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasıdır. Önceden yapılan uyarılar ve alınan tedbirlerin bu sonuçta etkili olduğu değerlendirilmektedir. Olayda 14 kişi tedavi altına alınmış olup, bunlardan birinin durumu orta seviyede, diğerlerinin ise hafif olduğu belirtilmiştir" dedi. "100 binada ile 39 okulda hasar var, tarım alanlarında zarar var" Yaşanan afette rakamsal verileri de paylaşan Vali Çeber, "İlimiz genelinde yaklaşık 85-100 civarında binada çatı uçması ve benzeri hasarlar tespit edilmiştir. Tarım alanları anlamında da özellikle Nizip, Karkamış ve Şahinbey bölgelerinde etkilenmenin daha yoğun olduğu görülmektedir. Kırsal mahallelerde de yıkılan ve hasar gören yapılar bulunmaktadır. Eğitim kurumlarımızda yapılan incelemeler sonucunda 39 okulda çatı uçması ve cam kırılması gibi riskli durumlar tespit edilmiştir. Bu nedenle öncelikle bu okullar için tatil kararı alınmış, ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda öğrenci ve velilerin tedirginliği de göz önünde bulundurularak il genelinde eğitime bir gün ara verilmiştir. Bugün içerisinde tüm okullarda detaylı incelemeler tamamlanacak ve akşam saatlerinde kamuoyuna güncel durum hakkında bilgi verilecektir" ifadelerini kullandı. "Riskli görülen okullarda alternatif çözümler geliştirilecek" Çeber, "Meteorolojik verilere göre bugün için ciddi bir uyarı bulunmamakla birlikte yağış ihtimali devam etmektedir. Bu durum, özellikle çatı onarım çalışmalarını zorlaştırabileceğinden, can güvenliği açısından gerekli tüm tedbirler alınmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüğü de bu kapsamda gerekli planlamaları yaparak riskli görülen okullarda alternatif çözümler geliştirecektir. Olayın hemen ardından tüm kurumlarımız ve belediyelerimiz ekip ve ekipmanlarıyla sahada aktif şekilde görev almıştır. Öncelikli olarak devrilen ağaçlar kaldırılmış, uçan çatılar güvenli hale getirilmiş ve zarar gören tabelalar ile altyapı unsurlarına hızlıca müdahale edilmiştir. Bu sayede günlük yaşamın normale dönmesi sağlanmıştır. Bugün itibarıyla ise hasar tespit ve onarım çalışmalarına yoğun bir şekilde devam edilmektedir" dedi.