KÜLTÜR SANAT - 18 Şubat 2026 Çarşamba 23:05

Yıldız Holding’in geleneksel Ramazan ayı sergisi bu yıl "Sabrın Nakşı" ile kapılarını açtı

A
A
A
Yıldız Holding’in geleneksel Ramazan ayı sergisi bu yıl "Sabrın Nakşı" ile kapılarını açtı

Her yıl Ramazan ayına özel sergi düzenleyen Yıldız Holding, bu sene Ramazan ayını Türk-İslâm sanatının en güzel örnekleriyle karşılama geleneğini "Sabrın Nakşı" sergisiyle karşıladı.


Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda, her yıl Ramazan ayında geleneksel olarak düzenlediği sergilerini sürdürüyor. Çamlıca Kampüsü’ndeki serginin açılışı Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü’nün ev sahipliğinde yapıldı. "Sabrın Nakşı" sergisi, 19 Mart 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek. Bu yıl "sabır" temasından ilham alan ve Yıldız Holding’in Çamlıca Kampüsü’nde kapılarını açan "Sabrın Nakşı" sergisi, tezhip, kalemişi ve katı‘ sanatlarının üretim süreçlerindeki emeği, ince işçiliği ve manevi derinliği öne sürüyor.


Sergide, ‘katı‘ sanatçısı Dürdane Ünver, tezhip sanatçısı Mamure Öz, mimar-nakkaş Mehmet Semih İrteş, ‘katı‘ sanatçısı Safiye Morçay ile tezhip ve kalemişi sanatçısı Sevgi İrteş’in farklı teknik ve üsluplarla üretilmiş 52 eseri yer alıyor.


Küratörlüğünü Yıldız Holding Sanat Danışmanı Esra Göncüoğlu’nun üstlendiği "Sabrın Nakşı" sergisinde, tezhip, katı‘ ve kalemişi teknikleriyle bezenmiş hilye-i şerifler, âyet-i kerîmeler, dualar, şiir levhaları ve katı’nın minyatürle bir araya geldiği özgün kompozisyonlar ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.



"Ramazanın manevi atmosferini sanat aracılığıyla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz"


Sergide Ramazan ayının manevi iklimini sanat aracılığıyla paylaşmanın, Yıldız Holding için kıymetli olduğunu vurgulayan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, "Yıldız Holding olarak faaliyet gösterdiğimiz her alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi bir bütün olarak ele alıyor, kalıcı kültürel ve manevi izler bırakmayı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımızdan hareketle koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyarete açıyor, Türkiye’nin dört bir yanında sergiler düzenliyor, sanatı toplumla buluşturma gayemizle sanatı ve sanatçılarımızı farklı vesilelerle desteklemeyi sürdürüyoruz. Birlik ve beraberlik ruhunu derinden hissettiğimiz Ramazan ayının manevi iklimine, Türk İslam sanatının nadide örneklerini taşımak artık bizim için güzel bir geleneğe dönüştü. Bu yıl da tezhip, kalem işi ve katı’ sanatlarının nadide ve zarif örneklerini "Sabrın Nakşı" sergimizde bir araya getirdik. Bizlere sabrı, paylaşmayı ve tefekkürü hatırlatan bu mübarek ayda, geleneksel sanatımızın incelikli ve anlam dolu eserleriyle gönüllere ulaşmanın mutluluğunu ve huzurunu yaşıyoruz. Katı‘ sanatında kâğıdın sabırla oyularak adeta hazineye dönüşmesini, kökeni Orta Asya’ya uzanan kalemişi sanatını ve sabrın estetik bir disipline dönüştüğü tezhip sanatını bu sergide buluşturduk. Her bir eser, görünenden öte bir iç disiplinin, dikkatli bir emeğin ve zamanla kurulan incelikli bir ilişkinin izlerini taşıyor. Tüm sanatseverleri bu özel sergiyi görmeleri için Yıldız Holding Sergi Salonu’na davet ediyorum" diye konuştu.



"Bütün derdimiz bu sanatları yaşatmak"


Sanatçı Dürdane Ünver, geçmişten geleceğe aktarmaya çalıştıkları geleneksel katı’ sanatıyla ilgili şunları söyledi:


"50 senedir katı‘ sanatıyla uğraşıyorum. Bu sanatla uğraşmamı, buna vesile olan merhum Süheyl Ünver hocama ve Gülbin Mesara’ya borçluyum. Onlara olan borçlarımı ödemek için 50 senedir bir yandan talebe yetiştiriyoruz bir yandan da Mim Sanat Akademisi’nde koruma altındaki 9-15 yaş arası çocuklara eğitim veriyoruz. Projelerde yer alıyorum, 5’inci projemi geçtiğimiz aylarda Dolmabahçe Sarayı’nda grubumuzla beraber gerçekleştirdik. Bütün derdimiz bu sanatları yaşatmak. Süheyl hocanın kurduğu geçmişten gelen köprünün geleceğe giden taşlarını döşemekle meşgulüm."



"Geleneksel sanatlarımız içinde bu teknikler de artık sergilenme aşamasına gelmiş durumdadır"


Sanatçı Semih İrdeş, Yıldız Holding’in geleneksel sanatkarlara bu atmosferi sunmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Buradaki Hilye-i Şerif saz üslubuyla yapılmış bir eser; saz üslubuyla çalışan çok fazla kişi yok, bu yüzden özgün bir çalışmadır. Tabii çalışmanın kendisine göre bir takım kabartmaları vardır; onlar farklı malzemelerle yapılan bir sistem. Geleneksel sanatlarımız içinde bu teknikler de artık sergilenme aşamasına gelmiş durumdadır. Yıldız Holding’in böyle bir atmosferi geleneksel sanatkarlara sunması da ayrıca çok huzur ve mutluluk verici bir şey" dedi.


Son olarak Safiye Morçay sergide bulunan eserini, "25 yılı aşkın süredir bu sanatla meşgulüm. Burada hat sanatıyla katı‘ sanatını birleştirdim. Karamemi üslubu dediğimiz Karamemi motiflerini katlı oyma ve kat sanatıyla süsledim" sözleriyle anlattı.


Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Sergi Salonu’nda ziyarete açılan "Sabrın Nakşı" sergisi, 19 Mart 2026 tarihine kadar, haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak ücretsiz olarak gezilebilecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Aksaray’da Ramazan davulcuları hafif kar yağışı altında sahur mesaisine başladı 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Ramazan ayının simgesi olan davulcular sahur mesaisine başladı. Aksaray’da şehir genelinde mahalle mahalle geze davulcular, ilk mesaisine kar yağışı altında başlarken, kimi davulcular yürüyerek kimisi de araç bagajında davul çalarak vatandaşları sahura uyandırıyor. Aksaray’da kar yağışı ile birlikte 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilk sahuru yaşanırken, ramazan ve orucun adeta simgesi olan Ramazan davulcuları da ilk sahur mesaisine kar yağışı altında başladı. Aksaray’da 76 mahallesi bulunan merkez ilçede yaklaşık 160 davulcu sahur mesaisine başlarken, davulcular da Ramazan ayına kavuşmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, vatandaşları sahura kaldırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. "Davul Ramazan ayının simgesidir" Davulcu Savaş Yaşar, davulun Ramazan ayının bir simgesi olduğunu belirterek, "Aksaray’da doğdum büyüdüm. Davul zurna işi yapıyoruz. Düğünlere gideriz, asker uğurlamalarında davul çalıyoruz. Ramazan gelince de sahurda çalıyoruz. Davul çalınması gereken her yerde biz varız. Sünnetlerde, ramazanda, yıllardır geleneksel davulumuzu çalıyoruz. Ben kendimi bildim bileli, 10 yaşımdan beri davul çalıyorum, zurna çalıyorum. Biz hep bu mesleği yapıyoruz. Vatandaşları sahura kaldırmak için ezana bir buçuk iki saat kala mecbur başlıyoruz. Bir tek mahalle çalmıyoruz, yeni geldiğinde arabayla da çalıyoruz. Ramazanda davul çalmak çok güzel bir şey. Ne hissediyorum? Kendimle ve çaldığım davulumla gurur duyuyorum. İnsanların çoğu seviniyor. 11 ayın sultanı ramazanın geldiği için davulla daha mutlu oluyorlar. Ramazanın simgesidir davul. Bir davul çalıp insanları sahura uyandırırken balkona çıkan çocuklar oluyor, seviniyorlar. Kameraya çekiyorlar, bazen bahşiş atıyorlar. Zaten bizim bir ramazanımız var yaz mevsiminde de 2 ay düğün çalarız başka da yok, yatarız" dedi. "İnsanların sevincini görmek mutlu ediyor" 16 yaşındaki davulcu Yakup Yaşar ise "Çocukluğumda abimin yanında gittim, babamın yanında gittim. Abim öğretti bana bu mesleği. Arabanın arkasında çalıyorduk. Herkes davul çalamaz. Ramazan ayında davul çalmak benim için çok güzel bir duygu. Mutlu oluyorum, mutlu oluyoruz ailecek. İnsanların sevincini görüyoruz. Çocuklar çıkıyor, el sallıyor, anları sevindiriyoruz. Güzel bir duygu yani" diye konuştu.