DÜNYA - 18 Şubat 2026 Çarşamba 23:42 | Son Güncelleme : 18 Şubat 2026 Çarşamba 23:44

Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt: "İran’ın anlaşma yapması akıllıca olacaktır"

A
A
A
Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt: "İran’ın anlaşma yapması akıllıca olacaktır"

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran’la yürütülen temaslara ilişkin açıklamasında, "İran'a saldırı için birçok argüman var, İran’ın anlaşma yapması akıllıca olacaktır" ifadelerini kullandı. Sözcü Leavitt yarın ABD’de gerçekleştirilmesi beklenen Barış Kurulu toplantısına ilişkin, "ABD Başkanı Donald Trump, üye ülkelerin Gazze'deki yeniden inşa çalışmaları için 5 milyar dolardan fazla bağışta bulunduklarını açıklayacak" dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında İran’la yürütülen diplomatik süreç, muhtemel askeri seçenekler ve bölgesel gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Leavitt’in açıklamalarında İran başlığı öne çıkarken, Washington yönetiminin diplomasi sürecini sürdürmekle birlikte askeri ihtimali dışlamadığı mesajı da dikkat çekti. Toplantıda İran’a yönelik yaklaşımı net ifadelerle ortaya koyan Leavitt, "İran'a saldırı için birçok argüman var, İran’ın anlaşma yapması akıllıca olacaktır" diyerek Tahran yönetimine açık bir uyarıda bulundu.

"İlerleme var ama hala bazı konularda çok uzağız"

İran’la sürdürülen temasların son durumuna ilişkin soruları yanıtlayan Leavitt, görüşmelerde belirli ölçüde ilerleme sağlandığını ancak taraflar arasında temel başlıklardaki uzaklığın devam ettiğini belirtti. Leavitt, "Dün, yönetim ve Dışişleri Bakanlığı'ndan biraz ilerleme kaydedildiğini duydunuz, ancak bazı konularda hala çok uzak duruyoruz. İranlıların önümüzdeki birkaç hafta içinde bize daha ayrıntılı bilgi vereceklerini düşünüyorum ve bu nedenle ABD Başkanı (Donald Trump) bu sürecin nasıl gelişeceğini izlemeye devam edecek" ifadelerini kullandı. Trump’ın askeri harekat seçeneğini değerlendirmeden önce diplomasiye ne kadar süre tanıyacağı sorusuna ise Leavitt, kesin bir takvim açıklamayarak, "Bu makul bir soru, ancak ABD Başkanı adına bir son tarih belirlemeyeceğim" dedi.

"Trump'ın kararı bekleniyor"

İran’a yönelik muhtemel askeri seçeneklerin hangi aşamada olduğuna ilişkin sorular üzerine Leavitt, nihai kararın Başkan Trump’a ait olduğunu vurgulayarak, sürecin yakından izlendiğini belirtti.

Rusya’nın İran’la Umman Körfezi’nde ortak deniz tatbikatı planına ilişkin bir soru üzerine Leavitt, ABD Başkanı Trump’ın diğer liderlerle yaptığı temasların içeriğine girmeyeceğini ifade ederek, "Başkan'ın dünya liderleriyle yaptığı özel görüşmeleri dünyaya açıklamayacağım. İran konusunda Başkan'ın bir karar vermesi gerekiyor ve o da bunu yapacak, ben de onun vereceği kararı önceden açıklamayacağım" dedi.

İsrail ile yakın iletişim mesajı

ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir askeri adımda İsrail’le koordinasyon içinde olup olmadığı yönündeki soruya Leavitt, Washington ile Tel Aviv arasındaki temasların sürdüğünü belirtti. Leavitt, "ABD hükümeti İsrail ile her zaman yakın iletişim ve yazışma halindedir ve bu, en üst düzeyde Başkan Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun arasındadır" dedi.

"Gazze için 5 milyar dolardan fazla bağış duyurulacak"

Beyaz Saray Sözcüsü, açıklamalarında ayrıca Gazze Şeridi için planlanan Barış Kurulu toplantısı, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Küba ile ilgili dikkat çeken mesajlar verdi. Leavitt, Trump’ın yarın ABD’de gerçekleştirilmesi planlanan Barış Kurulu toplantısında önemli açıklamalar yapacağını bildirdi. Leavitt, "Başkan Trump, toplantıda üye ülkelerin Gazze'deki insani yardım ve yeniden inşa çalışmaları için 5 milyar dolardan fazla bağışta bulunduklarını, Gazze halkının güvenliğini ve barışını sağlamak için uluslararası istikrar gücü ve yerel polise binlerce personel tahsis ettiklerini açıklayacak" dedi.
Toplantıya geniş katılım beklendiğini belirten Leavitt, bağışçı ülkeler ve asker gönderecek ülkelerin listesinin paylaşılacağını ifade ederek, "Bu dökümü memnuniyetle sunarız, 20'den fazla ülke olduğunu biliyorum, listeyi sağlayacağız" açıklamasını yaptı.

Gazze fonlarının yönetimi

Gazze için açıklanan 5 milyar dolarlık fonun nasıl kullanılacağına ilişkin sorular üzerine Leavitt, detayların toplantıda netleşeceğini söyleyerek, "Yarın toplantıda bununla ilgili daha fazla bilgi alacaksını Gazze'nin yeniden inşası için 5 milyar dolarlık bir yatırımdan bahsettiğimizi belirtmek isterim" ifadelerini kullandı.

Leavitt, bölgede güvenlik unsurunun planın merkezinde olduğunu vurgulayarak, "Yerel güvenliği nasıl sağlayabileceğimiz yarınki tartışmanın bir parçası olacak. İlk olarak refaha ulaşmak için güvenliği sağlamalısınız" ifadelerini kullandı. Leavitt ayrıca fonların denetimine ilişkin, "Yönetimi Barış Kurulu üstlenecek ve Başkan Trump’ın da başkanlığını yapacağı bu kurulda tüm üye partilerin fonlara ilişkin oy hakkı olacağını düşünüyorum. Resmi kurulun altında teknokratik bir katman da bulunuyor" dedi.

Vatikan’ın Barış Kurulu kararı eleştirildi

Vatikan’ın Barış Kurulu’na katılmayacağını açıklamasına ilişkin bir soru alan Leavitt, bu kararı eleştirerek, "Bence bu çok talihsiz bir durum. Barışın tarafgirliğe bağlı, siyasi veya tartışmalı olması gerektiğini düşünmüyorum. Barış kurulu, çok uzun süredir şiddet, kan dökülmesi ve yoksullukla boğuşan bir bölgenin yeniden inşasını denetliyor" ifadelerini kullandı.

"Ukrayna’da barış için yoğun çaba harcanıyor"

Leavitt, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin başlıklara da değindi. Trump’ın Ukrayna’nın taviz vermesi gerektiğine yönelik sözleri sorulan Leavitt, ABD Başkanı’nın önceliğinin savaşın sona ermesi olduğunu belirtti. Leavitt, "Başkan, bu ölümcül savaşta binlerce Ukraynalı ve Rus'un hayatını kaybetmesinin adil olmadığını düşünüyor. Bu savaşı sona erdirmek için muazzam miktarda zaman ve enerji harcadı" dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü ayrıca, "Daha dün, ABD, Rusya ve Ukrayna arasında bir başka üçlü görüşme turu yapıldı ve her iki tarafta da anlamlı ilerlemeler kaydedildi. Gelecekte bir başka görüşme turu daha olacak" ifadelerini kullandı. Trump’ın savaşın maliyetine de dikkat çektiğini belirten Leavitt, bunun yalnızca taraflar için değil, "savaşın masraflarını karşılayan Amerikan halkı ve Amerikan vergi mükellefleri için de çok adaletsiz" olduğunu söyledi.

"Küba çökmekte olan bir rejimdir"

ABD’nin Küba’ya ilişkin beklentileri de sorulan Leavitt, Washington’un bölgede demokratik ve müreffeh yönetimler görmek istediğini belirterek, "Küba'nın gerçekten özgür ve müreffeh bir demokrasi olması ABD'nin çıkarlarına en uygunudur. Ne yazık ki, şu anda durum böyle değil. Küba çökmekte olan bir rejimdir. Ülkeleri çöküyor ve bu yüzden çok dramatik bir değişiklik yapmanın onların çıkarlarına en uygun olduğuna inanıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kısa vadeli dış borç stoku, Aralık ayında 165,7 milyar dolar oldu Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 oranında azalarak Aralık ayı itibarıyla 165,7 milyar ABD dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Aralık 2025 Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 oranında azalarak Aralık ayı itibarıyla 165,7 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 225,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,8 oranında azalarak 72,5 milyar ABD doları olurken, Merkez Bankası yükümlülükleri yüzde 10,0 oranında azalarak 25,0 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki çeyreğe göre yüzde 10,8 oranında azalarak 8,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 2,6 oranında azalışla 19,0 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 1,1 oranında artışla 21,2 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatları yüzde 3,0 oranında artarak 23,7 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 4,5 oranında artarak 68,3 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 4,7 oranında artarak 62,5 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 1,7 artarak 5,8 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 35,0’ının ABD doları, yüzde 27,9’unun Euro, yüzde 22,7’sinin Türk lirası ve yüzde 14,4’inin diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’de yerleşik bankalardaki mevduat stoku 63,9 milyar dolara düşerken, ticari kredi yükümlülükleri ise 63,1 milyar dolara yükseldi.
İzmir Vergi denetiminde "yapay zeka" dönemi Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yapay zeka destekli Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda iş dünyasına tanıtılarak tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Vergi denetiminde ’akıllı uyum’ dönemini başlatan sistemle, sahte belge kullanımı ve kayıt dışılıkla mücadelede proaktif bir yaklaşıma geçilerek risklerin anlık takibi ve vergi adaletinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 1 Ekim 2025 itibarıyla devreye alınan ve ’vergi denetiminde devrim’ olarak nitelendirilen Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), İzmir’de tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Birbirinden farklı sektörlerde hizmet veren iş insanlarının katılımıyla gerçekleşen bilgilendirme toplantısında, yapay zeka destekli vergi denetimi sistemi olarak tanımlanan ve tüm mali işlemleri anlık olarak analiz ederek, sahte belge kullananları ve riskli mükellefleri tespit etmeyi amaçlayan sistem hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Yoğun katılımla gerçekleşti KURGAN Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde yoğun bir katılımla düzenlendi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, İzmir Defterdarı Ömer Alanlı ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan’ın açılış konuşması yaptığı toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy ile üyeler katıldı. Atcı: "Kayıtdışılık oranı yüzde 30 seviyelerine ulaştı" Vergi Denetim Kurulu’nun son iki yılda yoğun denetim sürecine girmesinin temel gerekçesinin kayıt dışılık oranının yaklaşık yüzde 30 seviyelerine ulaşması olduğunu belirten T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, "Sahte belge kullanımı yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin en büyük mali sorunlarından biri. Beyana dayalı vergi sisteminin sağlıklı işlemesi için vergi ahlakının güçlendirilmesi gerekiyor. Sadece ceza odaklı değil rehberlik edici ve yönlendirici denetim anlayışının esas alınması önemli. Vergi idaresinde "ceza kes - düzeltme bekle" yaklaşımından uzaklaşılarak, mükellefi ikna eden ve gönüllü uyumu artırmayı hedefleyen akıllı uyum (smart compliance) modeline geçilmesi gerekiyor" dedi. Amaç, vergi uyumunu kalıcı şekilde artırmak Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) aracılığıyla, potansiyel riskli işlemlerin erken aşamada tespit edilmesinin ve kullanıcı mükelleflerin uyarılarak sürece uyum sağlamalarının hedeflendiğini belirten Atcı sözlerine şöyle devam etti: "Yapay zeka ve ileri veri analiz teknolojileri denetim süreçlerinde yoğun şekilde kullanılarak reaktif denetimden proaktif denetime geçilmesi, geçmiş yıllar yerine güncel risklerin anlık olarak izlenmesi başarı oranını artırıyor. Bu noktada yeni denetim yaklaşımının temel amacının vergi uyumunu kalıcı biçimde artırmak, kamu gelir kayıplarını azaltmak ve adil bir vergi sistemi oluşturmak olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum" Alanlı: "Öncelikli bir kamu politikası olarak ele alınmalı" Ekonominin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmesi için kayıt dışı ekonomi ve sahte belge düzenlenmesiyle mücadelenin öncelikli bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan İzmir Defterdarı Ömer Alanlı, "Geçmiş dönemde mükellef inceleme süreçleri 5 yıla kadar uzayabiliyor, hatta bazı dosyaların zamanaşımına uğrayabiliyordu. Yeni denetim yaklaşımıyla mükelleflerin iz bırakmadan işlem yapmalarının önüne geçildiğini görüyoruz. Risk Analiz Merkezi tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda riskli olduğu değerlendirilen mükelleflerin incelemeye sevk ediliyor. Bu noktada sahada görev yapan denetim elemanları ile Risk Analiz Merkezi’nin çalışmalarının uyum içinde yürütülmesi sistem etkinliğinin artması açısından önem taşıyor. KURGAN sistemi ile mükellefler, muhtemel riskler konusunda önceden uyarılıyor ve ileride karşılaşabilecekleri hukuki ve mali sonuçlara karşı tedbir almaya yönlendiriliyor. Uygulama yeni olduğu için bazı aksaklık ve eksiklikler yaşanabilir. Ancak meslek mensuplarından ve paydaşlardan gelen geri bildirimler dikkate alınarak çözüm odaklı bir yaklaşım benimseyebiliriz" dedi. Arıkan: "Kurgan’ın en önemli katkısı, öngörülebilirlik" İzmir Ticaret Odası olarak teknolojiyi merkeze alan, veriye dayalı ve şeffaflığı esas alan tüm dönüşüm süreçlerini güçlü şekilde desteklediklerini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, "Şirketlerin mali verilerini ileri analiz yöntemleriyle değerlendirerek riskleri erken aşamada tespit eden, önleyici denetim anlayışını esas alan çağdaş bir gözetim sistemi olan KURGAN, yalnızca kamunun vergi uyumunu artırmasına hizmet eden bir araç değil; aynı zamanda özel sektör için güçlü bir kurumsallaşma mekanizması olarak da karşımıza çıkıyor. Sanayiden ticarete, inşaattan turizme, lojistikten tarıma, finansal hizmetlerden perakendeye kadar ekonomimizin tüm sektörleri bu sistemden doğrudan etkilenecek. Çünkü KURGAN’ın odağında yalnızca rakamlar değil; şirketlerin finansal davranışları, sürdürülebilirliği ve uzun vadeli sağlamlığı yer alıyor. İş dünyamız açısından KURGAN’ın sağladığı en önemli katkılardan bir diğeri ise, öngörülebilirlik. Bu sayede şirketlerimiz, mali süreçlerini daha şeffaf ve düzenli yürüttükçe, denetim risklerini önceden görebilecek, belirsizlikler azalacak ve daha sağlıklı planlama yapabilecek" dedi. Bakanlık’tan detaylı sunum Açılış konuşmalarının ardından, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Selim tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Selim sunumunda, KURGAN sisteminin teknik altyapısını, risk analiz mekanizmasını, uygulama aşamalarını ve sahte belgeyle mücadele stratejisindeki yerini detaylı biçimde katılımcılarla paylaştı. Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) hakkında: Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi, kurumun mali ve idari süreçlerini önceden belirlenen kriterler doğrultusunda sürekli izleyen, muhtemel riskleri erken aşamada tespit eden ve yönetime veri temelli karar desteği sunan bütüncül bir yapıdır. Bu sistem sayesinde süreçlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik güçlendirilirken, kaynakların etkin kullanımı ve mevzuata uyum da güvence altına alınmaktadır.