EKONOMİ - 12 Mart 2026 Perşembe 10:15

Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu

A
A
A
Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu

Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Yaşlılar verisi paylaştı. Buna göre, yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında yüzde 9,5 iken, 2025 yılında yüzde 11,1’e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 44,7’sini erkek nüfus, yüzde 55,3’ünü kadın nüfus oluşturdu.


Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 27,0, 2080 yılında yüzde 33,4 ve 2100 yılında yüzde 33,6 olacağı öngörüldü.


Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 18,2, 2060 yılında yüzde 28,8, 2080 yılında yüzde 38,5 ve 2100 yılında yüzde 42,8 olacağı öngörüldü.


Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,4, 2040 yılında yüzde 17,5, 2060 yılında yüzde 25,5, 2080 yılında yüzde 29,8 ve 2100 yılında yüzde 28,2 olacağı öngörüldü.


Yaşlı nüfusun yüzde 62,9’unun 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü


Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında yaşlı nüfusun yüzde 63,8’inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9’unun 75-84 yaş grubunda ve yüzde 8,4’ünün 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 62,9’unun 65-74 yaş grubunda, yüzde 29,3’ünün 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,8’inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.


Yaşlı nüfusun yüzde 0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2025 yılında 8 bin 290 oldu.


Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti


Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0’ını geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye’de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.


Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" sürecinde olan Türkiye’de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.


Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi


Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti.


Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.


Yaşlı bağımlılık oranı 2025 yılında yüzde 16,2 oldu


Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında yüzde 14,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 16,2’ye yükseldi.


Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 19,5, 2040 yılında yüzde 26,5, 2060 yılında yüzde 45,5, 2080 yılında yüzde 61,9 ve 2100 yılında yüzde 61,6 olacağı öngörüldü.


Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75’inci sırada yer aldı


Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 10,4’ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 36,0 ile Monako, yüzde 30,0 ile Japonya ve yüzde 25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.


Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu


Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 21,7 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 21,1 ile Kastamonu, yüzde 20,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4,5 ile Şanlıurfa, yüzde 4,7 ile Hakkari izledi.


Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025 yılında 62 oldu.


Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu


Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.


Türkiye’de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.


Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü


Türkiye’de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560’ında en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin oranı yüzde 26,1 oldu.


Türkiye’de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü


En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 hanenin 1 milyon 836 bin 496’sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 73,5’ini yaşlı kadınlar, yüzde 26,5’ini ise yaşlı erkekler oluşturdu.


Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu


En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 34,3 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34,1 ile Çanakkale, yüzde 33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 8,3 ile Hakkari oldu. Bu ili yüzde 13,8 ile Batman, yüzde 15,0 ile Van izledi.


Yaşlı fertlerin yüzde 37,9’unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü


Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki yaşayan çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre yakınlıkları incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin yüzde 37,9’unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, yüzde 5,9’unun çocuğu ile aynı binada, yüzde 6,8’inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 8,3’ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 15,0’ının çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 9,3’ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Yaşlı fertlerin yüzde 9,9’unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 1,7’sinin Türkiye’de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.


Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 36,4’ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 39,9’unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 43,0’ının en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.


Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3’ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü


Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında yüzde 10,1’inin en az bir çocuğu ile aynı binada, yüzde 12,8’inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 13,3’ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 22,8’inin çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 14,2’sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3’ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 2,7’sinin Türkiye’de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.


Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili yüzde 39,8 ile Kastamonu, yüzde 39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise yüzde 4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili yüzde 4,8 ile Gaziantep, yüzde 5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.


Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2024 yılında yüzde 88,4 oldu


Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2024 yılında yüzde 88,4 iken okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 11,6 oldu. Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 46,7’sinin ilkokul mezunu, yüzde 10,4’ünün ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, yüzde 10,4’ünün lise veya dengi okul mezunu, yüzde 9,0’ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.


Okuma yazma bilen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 97,0 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 81,5 oldu. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.


Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu


Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2025 yılında yüzde 1,5’inin hiç evlenmemiş, yüzde 83,8’inin resmi nikahla evli, yüzde 4,2’sinin boşanmış, yüzde 10,6’sının eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,9’unun hiç evlenmemiş, yüzde 47,5’inin resmi nikahla evli, yüzde 4,7’sinin boşanmış, yüzde 44,9’unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.


Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı yüzde 22,8 oldu


Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın yüzde 22,8 olduğu görüldü.


Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde yüzde 21,8, yaşlı kadınlarda ise yüzde 23,6 olduğu görüldü.


Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında yüzde 13,1 oldu


İşgücü İstatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2020 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için yüzde 49,3 iken 2024 yılında yüzde 54,2 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2020 yılında yüzde 10,0 iken 2024 yılında yüzde 13,1 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2024 yılında yüzde 21,4 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 6,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2020 yılında yüzde 2,7 iken 2024 yılında yüzde 2,9 olduğu görüldü.


Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında yüzde 56,9’u tarım sektöründe yer aldı


İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 56,9’unun tarım, yüzde 32,0’ının hizmetler, yüzde 7,7’sinin sanayi, yüzde 3,4’ünün ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.


Yaşlılar 2024 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti


Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların yüzde 39,9’u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada yüzde 14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.


Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yüzde 18,1 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 10,1 oldu.


Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında yüzde 3,0 oldu


Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2020 yılında 13 bin 714 iken 2024 yılında 10 bin 742 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2020 yılında yüzde 3,7 iken bu oran 2024 yılında yüzde 3,0 oldu.


Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2,2 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 3,8 oldu.


İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 53,2 oldu


Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında yüzde 27,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 53,2’ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında yüzde 61,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 46,1 oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Minik gelenginin havuç keyfi bayram neşesine dönüştü Erzincan’da Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan minik gelenginin havuç yerken görüntülendiği anlar ile nesli tükenme tehlikesi altındaki Anadolu Benekli Semenderi’nin Kemah ilçesinde görüntülenmesi, doğanın canlılığını gözler önüne serdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Erzincan’da kaydedilen minik gelenginin havuç yerken çekilen görüntülerini sosyal medya hesabından "Minik gelenginin havuç keyfi bayram neşesine dönüştü" notuyla paylaştı. Paylaşımda, doğanın sevimli anlarının bayram coşkusuna renk kattığı belirtildi. Doğal yaşam alanında görüntülenen gelenginin havucu yerken sergilediği sevimli tavırlar, kısa sürede çok sayıda beğeni aldı. Genel Müdürlük paylaşımında ayrıca "Bayram coşkusunu doğanın sevimli anlarıyla paylaşmaya devam ediyoruz." ifadelerine yer verildi. Öte yandan nesli tükenme tehlikesi altında bulunduğu için koruma altında olan Anadolu Benekli Semenderi, Erzincan’ın Kemah ilçesinde vatandaşlar tarafından görüntülendi. Karada hareket eden sarı benekli canlıyı fark eden bir vatandaş, semenderi cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntülerde semenderin doğal yaşam alanında ilerlediği görüldü. Uzmanlar, özellikle bahar mevsimiyle birlikte etkili olan nisan yağmurlarının ardından Anadolu Benekli Semenderi’nin Erzincan ve çevre illerde daha sık görülmeye başlandığını belirtiyor. Bölgedeki biyolojik çeşitliliğin önemli türleri arasında yer alan gelengi ve Anadolu Benekli Semenderi’nin korunması için vatandaşların doğal yaşam alanlarına zarar vermemesi ve yaban hayatını rahatsız etmemesi gerektiği ifade edildi.
Denizli Yunus Pınarı Mezarlığında geleneksel bayram buluşması Denizli’nin Çameli ilçesinde bulunan Yunus Pınarı Mezarlığında mahalle halkının katkılarıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen bayram hayrı, birlik ve beraberlik görüntülerine sahne oldu. Kadınların imece usulü hazırladığı gözlemeler vatandaşlara ikram edilirken, etkinlik manevi atmosferiyle dikkat çekti. Denizli’nin Çameli ilçesinde Yunus Pınarı Mezarlığı, bu yılda Kurban Bayramında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Mahalle sakinlerinin katkılarıyla bu yıl dördüncü kez düzenlenen mezarlık hayrında vatandaşlar hem kabir ziyaretinde bulundu hem de komşuluk dayanışmasının güzel örneklerinden birini yaşadı. Sabahın erken saatlerinde mezarlık alanında bir araya gelen mahalleli kadınlar, imece usulüyle sacların başına geçerek gözleme hazırladı. Özenle pişirilen gözlemeler ayran eşliğinde mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlara ikram edildi. Etkinlik boyunca hem dualar edildi hem de geçmiş büyükler rahmetle anıldı. Mahalle sakinlerinden Ayşe Nur Akkan, bayram sürecinde gerçekleştirilen hayrın mahalle kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, etkinliğin her geçen yıl daha fazla sahiplenildiğini söyledi. Bu buluşmanın yalnızca ikramdan ibaret olmadığını ifade eden Akkan, "Burada insanlar hem geçmişlerini anıyor hem de bir araya gelerek dayanışmayı güçlendiriyor. Özellikle gençlerin bu gelenekleri görmesi ve yaşatması bizim için çok kıymetli" dedi. Yıllardır süregelen komşuluk kültürünün bu tür etkinliklerle canlı tutulduğunu dile getiren Akkan, mezarlık hayrının mahallede manevi birlik oluşturduğunu vurguladı. Bayramların taşıdığı manevi değerin etkinliğe ayrı bir anlam kattığını söyleyen Akkan, "Büyüklerimizden gördüğümüz bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. İnsanlar burada sadece mezar ziyareti yapmıyor; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve birlikte olmayı yeniden hatırlıyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bu hayrı daha geniş katılımla sürdürmek istiyoruz" dedi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte çocuklardan yaşlılara kadar birçok kişi aynı sofrada buluştu.
Adıyaman Adıyaman’da hastanede bıçaklı saldırı: 2’si güvenlik görevlisi 3 yaralı Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bıçaklı saldırıya uğrayan 2 güvenlik görevlisi ve 1 vatandaş olmak üzere 3 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen 19 yaşındaki S.T. isimli erkek şahsın hastanedeki vatandaşları rahatsız ettiği iddiası üzerine güvenlik görevlileri kendisini uyarmak istedi. Bu esnada taraflar arasında kısa sürede tartışma çıktı. S.T., yanında bulunan bıçak ile hastanenin güvenlik görevlilerinden B.S. ile N.Ş.’yi yaraladı. Vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan güvenlik görevlilerine, hastanedeki sağlık personeli tarafından anında müdahale edildi. Güvenlik görevlilerini yaralayan saldırgan, daha sonra hastanenin acil servis kapısının önüne çıktı. Elindeki bıçakla tehditler savuran gence müdahale etmek isteyen akrabası S.G. de bıçak darbesiyle kolundan yaralandı. Saldırgan tavırlarını sürdüren ve alkollü olduğu belirlenen şüpheliye polis ekiplerince müdahale edildi. Bıçağı elinden bırakmayan genç, polis ekiplerinin biber gazı kullanmasıyla etkisiz hale getirildi. Gözaltına alınan şüpheli, daha sonra hastanede sağlık kontrolünden geçirildi. Zanlının aynı zamanda hastane içindeki bazı elektronik malzemelere de zarar verdiği öğrenildi. Öte yandan denetimli serbestlik kapsamında yakın zamanda cezaevinden çıktığı belirlenen şüpheli, tamamlanan işlemlerinin ardından polis merkezine götürüldü. Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.