SAĞLIK - 23 Haziran 2025 Pazartesi 11:46

Uzmanlardan ’kene’ uyarısı: "Belirtiler keneye has değil, hemen ortaya çıkmayabiliyor"

A
A
A

Son dönemde endişeye neden olan keneye ilişkin uyarılarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Deniz Borcak, "Kene tutunduktan sonra belirtiler hemen ortaya çıkmayabiliyor. Belirtiler çok keneye has değil, grip gibi ateş, boğaz ağrısı, kas, eklem ağrısı olabilir. Kene ısırığıyla başvuran olgular olmakta ancak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi tanılı hastamız yok, önceki yıllara göre artış tespit etmedik. Hastalık, yüzde 10-15 olguda ağır ve kanamalarla seyredebilir, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kesin, etkili bir tedavi, aşı da yok. Yeni tür için de araştırmalar devam etmekte, endişeye gerek yok" dedi.

Son dönemde ölümlerle gündeme gelen kene toplumda endişeye neden olurken uzmanlar uyarıyor. Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle park, bahçe, mesire alanı gibi yeşil alanlarda vatandaşlar yoğunluk oluştururken Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Deniz Borcak, kişilerin açık renkli ve uzun giysiler tercih etmesi ve vücutlarını kontrol etmesi gerektiğini belirtti. Keneyle ilgili en korkulan tablonun Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Borcak, kene tutunması başvuruları olduğunu aktarırken bu durumlarda yapılması gerekenleri aktardı.

"Belirtiler hemen ortaya çıkmayabiliyor"

Uzm. Dr. Deniz Borcak, "Keneyle ilgili bahar aylarının gelmesi ve sıcaklıkların artmasıyla en çok korkulan ve ölümcül seyredebilen hastalık; Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA). Bu hastalığın bulaşı, kenelerin insanlara tutulmasıyla, uygunsuz yolla kenelerin çıkarılmasıyla, hasta kişilerden ya da kene tutulmuş hayvanların enfekte doku ve sıvılarıyla temasla olabilmekte. Ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 2002 yılından beri görülüyor. 2002’den 2024’ün sonuna kadar 17 binin üzerinde vaka görüldü, 800’ün üzerinde ölüm var. Geçen sene de ülkemizden 20 ölüm bildirildi. En çok görülen bölgeler derseniz; Kelkit Vadisi dediğimiz Orta Karadeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi, Doğu Anadolu Bölgesi Yozgat, Tokat, Sivas, Gümüşhane, Erzincan, Çorum gibi bölgelerde daha sık karşımıza çıkmakta. Kene tutunduktan sonra belirtiler hemen ortaya çıkmayabiliyor. Bir kuluçka süresi var, yaklaşık 3 gün sonra belirtiler ortaya çıkıyor. Belirtiler çok keneye has değil, bir grip gibi ateş, boğaz ağrısı, kas, eklem ağrısı olabilir. Bazı olgularda bulantı, kusma eşlik edebilir. Keneyi kişi kendisi bir an önce çıkarmalı ama dikkat edeceği nokta; çıplak elle çıkarmamalı" diye konuştu.

"Çıkartılan kene alkol içeren bir kaba konularak bertaraf edilmeli"

"Kene ile kişinin eli arasında bariyer bir malzeme olmalı" diyen Uzm. Dr. Borcak, "Eldiven olabilir, biz hastanede bir vidayı yerinden söker gibi saat yönünün tersi yönünde çıkarıyoruz. Keneyi çıkarttıktan sonra ya da çıkarmadan önce oraya aseton, kolonya, sigara herhangi bir madde dökülmesini, çıkarılan kenenin de doğaya atılmasını istemiyoruz. Çıkartılan kenenin alkol içeren bir kaba konularak bertaraf edilmesini istiyoruz. En çok tuttuğu yerlerde kulak arkası, kasık, koltukaltı, diz arkası, kol ve bacaklar geliyor. Kene uçmuyor, zıplamıyor sivrisinek gibi kan emmek için tırmanarak insan vücuduna ulaşıyor ve kalıyor. Özellikle piknik, kırsal alanda bulunma gibi doğa yürüyüşü olur, avcılık, orman ziyaretleri olabilir sonrasında kişilerin özellikle saçlı deriyi, koltukaltı, kasık gibi bölgelerini, kene tutulmuş mu diye kontrol etmeleri gerekiyor. Hem kendilerine hem çocuklarına bakmaları gerekiyor çünkü ben gibi gözükebilir kişiler kene tutunduğunu fark etmeyebilir" dedi.

"Yüzde 10-15 olguda ağır ve kanamalarla seyredebilir, kesin bir tedavi yok"

Kişinin keneyi kendisinin çıkaramayıp acile gelmesi durumuna yönelik konuşan Uzm. Dr. Borcak sözlerini şöyle sürdürdü: "Acil servislerde usulüne uygun çıkarıp bertaraf ediyoruz. Sonrasında kan testleri var, onlara bakıyoruz, bir problem tespit edilmez, Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden de şüphelenmezsek kişiyi kendi kendini takip etmek üzere taburcu ediyoruz. Baş ağrısı, ateş, kas ağrısı, bulantı, kusma, ishal ya da vücudun herhangi bir yerinde kanama, bu bir diş eti, burun, mide, bağırsak olabilir. Böyle bir sıkıntı yaşadıklarında bir an önce acil servise ya da enfeksiyon hastalıkları polikliniklerine başvurmalarını öneriyoruz. Hastalık, yüzde 10-15 olguda ağır ve kanamalarla seyredebilir, bu hastalıktan kuşkulandığımız hastaları öncelikle hastanemiz enfeksiyon hastalıkları servisinde yatırıyoruz. Uygun izolasyonlarını sağlıyoruz, sağlık çalışanları olarak kişisel korunma önlemlerimizi alıyoruz. Hastalığı doğrulamak için olan testlerimizi yapıyoruz. Tedavi olarak Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kesin, etkili bir tedavi, aşı da yok maalesef tedavimiz destek tedavisinden oluşmakta. Açık renk kıyafetler giymelerini öneriyoruz sebebi; keneyi fark edebilmek ya da bir piknik örtüsü gibi bir örtü üzerine oturacaklarsa yine açık renk bir örtü kullanabilirler. Vücutta açık bir yer kalmayacak şekilde giyinebilirler. En çok hayvancılıkta uğraşanlar risk altında, tarım bölgelerinde, ormanda çalışanlar, çiftiler, mezbaha çalışanları olabilir yine avcılıkla, son dönemde doğa sporlarıyla uğraşanlar daha risk altında"

Uzmanlardan ’kene’ uyarısı:

"Kene ısırığıyla başvuran olgular olmakta, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi tanılı hastamız yok"

Kendilerine başvurularla ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Borcak, "Havaların ısınması, piknik ve kırsal ortamda bulunma nedeniyle kene ısırığıyla hastanemize başvuran olgular olmakta ancak doğrulanmış bir Kırım Kongo Kanamalı Ateşi tanılı hastamız yok ve önceki yıllara göre de herhangi bir artış tespit etmedik. Mevsim itibariyle kene ısırıklarının diğer mevsimlere göre daha çok görüldüğü bir dönemdeyiz. Dünyada yaklaşık 900’e yakın kene türü var, ülkemizde de 56 kene türü var. Bu da onlardan birisi, o ya başka bir kene fark etmez, hastalığı taşıyıp taşımaması önemli. Kene ısırığıyla gelen vaka vardı, kendisinin kontrol tetkiklerini aldık, muayenesini yaptık, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olmadığına kanaat getirdik. 10 gün kendisini takip etmesini önerdik. Şu an için her zamankinden daha farklı bir şekilde artış görmedik. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi kene ile bulaşan hastalıklardan sadece bir tanesi, birçok virüs ya da etken kene ile bulabilmekte yeni tür için de incelemeler, araştırmalar devam etmekte, paniğe, endişeye gerek duyulacak bir durum yok. Bir kene tutunması öyküsü varsa hastalarımızın kendi ya da yakınlarının bu bilgiyi, bize vermeleri gerekiyor biz de bu tanıya yönlenelim" şeklinde konuştu.

Hasibe Karadağ - Mehmet Ekrem Ceylan

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi hayata geçiyor Voleybolun Unutulmazları Derneği (VUD) tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, depremde vefat eden voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin hikayeleri özel bir ansiklopedide buluşacak. Voleybolun Unutulmazları Derneği tarafından, Samandağ Belediyesi ve AXA Sigorta desteğiyle hayata geçirilen ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi, 6 Şubat 2023 depreminde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin anısını yaşatmayı amaçlıyor. Tüm ülkeyi sarsan deprem felaketinde Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’da; geleceğe umutla hazırlanan genç voleybolcuların da bulunduğu sporcu, antrenör, hakem ve kulüp yöneticilerinden oluşan 56 voleybol emekçisi hayatını kaybetti. Voleybolun unutulmaz evlatları için bir vefa projesi Bu büyük acının ardından bir araya gelen eski milli voleybolcular tarafından kurulan Voleybolun Unutulmazları Derneği, kaybedilen isimleri ve yarım kalan hikayeleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla kapsamlı sosyal sorumluluk projeleri geliştirdi. Bu çalışmaların en yeni halkası ise ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları Depremle Unutmadıklarımız Anıt Parkı’ oldu. Samandağ’da Anıt Park açılacak Projenin ilk ayağı, 16 Mayıs 2026 tarihinde Samandağ’da hayata geçirilecek. Depremde hayatını kaybeden voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin anısına açılacak parkta bu voleybolcuların isimlerini taşıyan anlamlı bir anıt duvar, voleybol sahaları, yine voleybol sevgisini simgeleyen bir heykel, sosyal alanlar, yürüyüş parkurları ve çocuk parkı yer alacak. Açılışta ve anma gününde depremde yaşamını yitiren genç sporcuların aileleriyle bir araya gelinecek, plaket ve ansiklopediler kendilerine armağan edilecek. Yaşayan sosyal ve sportif bir mekan olması planlanan parkta genç voleybolcular, VUD üyesi eski milli sporcularla birlikte o sahalarda ilk smaçlarını vuracak. Projenin ilerleyen süreçte Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta devam etmesi planlanıyor. Yarım kalan hikayeler ansiklopedide yaşayacak Projenin yayın ayağında ise tamamen gönüllü bir ekip tarafından hazırlanan 352 sayfalık ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ ansiklopedisi bulunuyor. Eserde, depremde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin aileleriyle iletişime geçilerek; hayat hikayeleri, anıları, hayalleri ve fotoğrafları bir araya getirildi. Her sayfa, yarım kalan hayatlara ve unutulmaması gereken anılara ışık tutuyor. Gülnur Özfer Görgün: "Unutmamak ve Unutturmamak Bizim Elimizde" Projenin nasıl ortaya çıktığını anlatan Voleybolun Unutulmazları Derneği Kurucusu Gülnur Özfer Görgün, "Deprem sonrası voleybol ailemizden gelen kayıp haberleri hepimizi derinden sarstı. O gençlerin isimlerini, hikayelerini ve anılarını yaşatmak zorunda olduğumuzu hissettik. ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesini de tam bu duyguyla hayata geçirdik. Bu çalışma yalnızca bir anma değil; vefa, dayanışma ve kolektif hafızayı geleceğe taşıma sorumluluğudur. Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama onları unutmamak ve unutturmamak bizim elimizde. Bu proje, voleybol ailemizin yitirdiği evlatlarına bir vefa borcudur. Bu anlamlı projede yanımızda olan, katkıda bulunan, destek veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederiz" diye konuştu.
Afyon Cilt kanseriyle ilgili önemli açıklama: Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğünden cilt kanseriyle ilgili yapılan açıklamada cilt kanseri gelişiminde en önemli risk faktörün güneş ışınları olduğu uyarısında bulunuldu. Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, Mayıs ayının cilt kanserine dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" olarak kabul edildiği belirtildi. Açıklamada, "Özellikle yaz aylarında artan güneş maruziyeti öncesinde vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi önem arz etmektedir. Cildimiz, vücudumuzu dış etkenlere karşı koruyan en büyük organımızdır. Cilt kanseri ise deri hücrelerinin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişen ve oldukça yaygın görülen bir kanser türüdür. Her cilt değişikliği kanser anlamına gelmemekle birlikte, erken dönemde fark edilen şüpheli değişikliklerin değerlendirilmesi tanı sürecinde büyük önem taşımaktadır. Cilt kanseri gelişiminde en önemli risk faktörü güneş ışınlarıdır. Özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre ve korunmasız maruz kalmak riski artırmaktadır. Bunun yanı sıra solaryum kullanımı, açık ten yapısı, aile öyküsü ve bağışıklık sisteminin zayıf olması da risk faktörleri arasında yer almaktadır. Unutulmamalıdır ki cilt kanserlerinin önemli bir kısmı önlenebilir ve erken teşhis ile başarılı şekilde tedavi edilebilir. Bu nedenle herkesin kendi cildini tanıması ve düzenli olarak kontrol etmesi hayati önem taşımaktadır" ifadelerine yer verildi.
Muğla Akyaka sahilinde gökyüzü uçurtmalarla renklendi Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Engelliler Haftası kapsamında Akyaka’da bu yıl dördüncüsü düzenlenen Engelsiz Uçurtma Şenliği’nde 400 engelli birey ve aileleri doyasıya eğlendi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası etkinlikleri kapsamında geleneksel hale getirdiği Engelsiz Uçurtma Şenliği’ni bu yıl da Akyaka Plajı’nda yoğun katılımla gerçekleştirdi. Gökyüzünü rengârenk uçurtmaların süslediği etkinlikte engelli bireyler ve aileleri unutulmaz bir gün yaşadı. 400’e yakın katılımcı bir araya geldi Ula ilçesi Akyaka Plajı’nda düzenlenen etkinliğe Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner, Genel Sekreter Tayfun Yılmaz, STK’lar, engelli bireyler ve aileleri katıldı. Şenliğe ayrıca Menteşe, Milas, Fethiye, Marmaris, Bodrum, Datça, Yatağan ve Ortaca ilçelerinde hizmet veren Kısa Mola Merkezi üyeleri de katılım sağladı. 400 engelli birey ve ailelerinin katıldığı etkinlikte birlik, dayanışma ve paylaşım duyguları ön plana çıktı. Atölyeler ve gösterilerle dolu bir gün Şenlik boyunca uçurtma uçurma etkinliğinin yanı sıra çeşitli atölye çalışmaları, yüz boyama etkinlikleri ve müzikli gösteriler düzenlendi. Katılımcılar hem eğlenme hem de sosyal bir ortamda bir araya gelme fırsatı buldu. Program sonunda engelli bireyler, aileleriyle birlikte Kadın Azmağında tekne turuna katıldı. Başkan Aras: "Yerel yönetimler olarak ailelere destek olmak için her türlü yatırımı yapıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Her şeyden önce insanın içinde insan sevgisi olmalı; her şeyin temel ihtiyacı budur. Biz de işimizi samimiyetle ve sevgiyle yapıyoruz. Yapacağımız daha çok iş var. Yerel yönetimler olarak ailelere destek olmak için her türlü çalışmayı ve yatırımı yapmak zorundayız; bu bizim görevimizdir. Bu çalışmaları yürütürken ortak akılla, derneklerimizle birlikte hareket ediyoruz. Muğla’da ilk olacak bir merkezimiz için proje hazırlıyoruz. Bu merkezde rehabilitasyon hizmetleri ve ihtiyaçlara yönelik tüm eğitimler yer alacak. Aynı çalışmaları tüm ilçelerimizde de hayata geçireceğiz. Bizim için bundan daha acil bir iş yok. Bugün düzenlediğimiz uçurtma şenliğine katılan tüm katılımcılara keyifli ve eğlenceli bir gün diliyorum" dedi.