SAĞLIK - 19 Şubat 2026 Perşembe 10:58

Uzmanından kilo uyarısı: Enerjiyi iftarda değil, sahurda alın

A
A
A
Uzmanından kilo uyarısı: Enerjiyi iftarda değil, sahurda alın

Ramazanda doğru beslenmenin hem oruç süresince enerji sağlamak hem de kilo alımını kontrol etmek için büyük önem taşıdığını belirten Diyetisyen Tuana Topsakal, "Sahuru düzgün bir şekilde yaparsak ve iftarda da porsiyon kontrolüne dikkat edersek kilo almayı minimumda tutabiliriz" dedi.


Ramazanın başlamasıyla birlikte, oruç ibadetini gerçekleştirenlerin beslenme alışkanlıkları da değişiklik gösterdi. Bu değişimi doğru şekilde yönetmek hem ramazan boyunca enerjiyi korumaya hem de kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı oluyor.


İstanbul Beykent Üniversitesi Hastanesi Diyetisyen Tuana Topsakal, ramazan boyunca iftardan çok sahura önem verilmesi gerektiğini belirterek, "Bizim için hem sahur hem iftar çok önemli. Tüm gün bize enerji verecek olan öğün sahur olduğu için, normal bir beslenme düzeninde nasıl kahvaltıyı ön plana çıkarıyorsak ramazanda da sahuru ön plana çıkarmalıyız. Tabağımızda mutlaka hem proteinler hem kompleks karbonhidratlar hem de bir lif grubunu bulundurmalıyız. Protein grubundan yumurta, yoğurt, peynir tüketilebilir. Kompleks karbonhidratlardan yulaf ya da tam tahıllı ekmekler tercih edilebilir, lif kaynağı olarak ise sebze ve meyvelere yer vermek gerekir" dedi.


Kilo yönetimi için ara verin


"Hem kilo yönetimi hem de açlığı kontrol altına alabilmek için iftarda şunlara dikkat etmek çok önemli" diyen Topsakal, şu tavsiyelerde bulundu: "İftarımızı açtığımızda bol suyumuzu içip 2-3 dakika beklemeliyiz. O suyu bir sindirmemiz gerekiyor. Ardından mideyi biraz ısıtacak, mide bağırsak sistemini harekete geçirecek bir çorbayla başlamayı tercih ediyoruz. Çorbayı içtikten sonra kilo yönetimi yapmak isteyen danışanlarımıza 5-10 dakika bekleyip ana yemeğe öyle geçmelerini tavsiye ediyoruz. Ana yemekte de hem protein hem karbonhidrat hem sebze grubunu aynı tabakta toplamak önemli."


"Yeterli bir sahur yapmayınca iftarda fazla tüketim yapıyoruz"


Özellikle sahurda doğru şekilde beslenmenin kilo kontrolü açısından büyük önem taşıdığının altını çizen Diyetisyen Tuana Topsakal, "Kilo almanın sebebi şu: Eğer sahuru düzgün bir şekilde yapamazsak gün içindeki kan şekerinin düşüşü, akşam yeterli enerjiyi alabilmemiz için bize kapı açıyor. Vücudu, gün boyu alamadığımız enerjinin hepsini tüketmeye zorluyor. Bu yüzden akşam porsiyon kontrolü yapamadığımız, kan şekeri dengesini sağlayamadığımız durumlarda iftarda fazla tüketim yapıyoruz ve kilo alıyoruz. Eğer sahuru düzgün bir şekilde yaparsak ve iftarda da porsiyon kontrolüne dikkat edersek kilo almayı minimumda tutabiliriz" dedi.


Sindirim için lif tüketimine dikkat


Tatlının iftardan 1-2 saat sonra tüketilmesi gerektiğini söyleyen Topsakal, "İftarı yaptıktan sonra 1-2 saat ara vermek gerekir. O aradan sonra hala canımız tatlı istiyorsa önceliğimiz meyveler ve bitki çayları, ardından hafif az şekerli sütlü bir tatlı olabilir" dedi. Topsakal, sağlıklı bir sindirim sistemi içinse lifli gıda tüketiminin önemini vurguladı. Toplum olarak gün içinde yetersiz lif tüketildiğini belirten Topsakal, "Bu nedenle bağırsaklarda durgunluk, midede şişkinlik yaşayabiliyoruz. Bu yüzden lif tüketimi daha önemli. Beyaz ekmekler, basit şekerlerden yapılmış ürünleri tercih etmek yerine, tam tahıllı lifli ürünleri tercih edip porsiyonuna dikkat edilirse bağırsak ve sindirim sistemi rahatlar. Bitki çayları da bu konuda destek olabilir" diye konuştu.


"Pideyi avuç içi kadar tüketin"


Ramazan sofralarının vazgeçilmesi olan pidenin tüketimi konusunda da uyaran Topsakal, "Biz genelde pideyi çok önermesek bile tabii ki ramazan boyunca arada bir tercih edilebilir. Eğer kişinin diyabet hastalığı, şeker tanısı, insülin direnci yoksa bir avuç içi boyutunda pideyi bir öğününde tüketebilir. Ama tercihimiz her zaman tam tahıllı ürünlerden yana" dedi.


"Çay, kahve miktarı kadar ekstra su tüketin"


Aşırı kafein tüketiminin ramazanda susuzluğa neden olduğunu belirten Diyetisyen Tuana Topsakal, "Kişi yeterli su tüketmediği halde çok fazla çay, kahve tüketirse ertesi gün tutacağı oruçta ekstra zorlanabiliyor. Çünkü vücutta dehidrasyon, yani su kaybı oluyor. Yeterli suyu tükettikten sonra normal miktarlarda çay ve kahve şekersiz şekilde tercih edilebilir. Bir kişinin kilo başına 30 ml su tüketmesini istiyoruz. Bu şekilde hesaplarsak kişiye bağlı olarak günde 1.8 litre, 2 litre ya da 2 buçuk litre su içilmesi gerekir" dedi.


Gün içinde 200-300 miligramdan fazla kafein tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Topsakal, günde en fazla 2-3 kupa kahve ve 4-5 fincan çay içilmesi gerektiğini belirtti. Topsakal, "Gün içerisinde yeterli suyunuzu için. İçtiğiniz çay ve kahve fincanı kadar ek su tüketin. Böylece vücudun susuz kalmasını engellemiş olursunuz" diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Korkutan yangında mahsur kalan kediyi itfaiye kurtardı Antalya’nın Kepez ilçesinde 5 katlı binanın üst katındaki dubleks dairede çıkan yangın paniğe neden oldu. Alev ve dumanlar sebebiyle mahsur kalan kedi itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Yangın, saat 21.30 sıralarında Kepez ilçesi Erenköy Mahallesi 4866 Sokak üzerinde bulunan 5 katlı apartmanın üst katındaki dubleks dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler daireye girdi, boş evde kediyi buldu Olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı. Yangın sırasında dairede kimsenin bulunmadığı öğrenilirken, içeride bulunan bir kedinin dumandan etkilendiği görüldü. İtfaiye ekipleri tarafından dışarı çıkarılan kedi, ev sahibinin arkadaşına teslim edildi. Islanan ve dumandan etkilenip korkan kediyi kucağından indirmeyen ev sahibinin arkadaşı, kediyi dakikalarca öpüp sarılıp sakinleştirmeye çalıştı. Kedi aynı şahıs tarafından tedavi edilmek üzere veterinere götürüldü. "Cana gelmemesine sevindik" İlkay Akçabelen adlı mahalle sakini, "Yangının nasıl çıktığını bilmiyoruz. Mahallede yangın olduğunu duyunca herkes aşağıya toplandı. Araçlar çekildi, itfaiyeye haber verildi. İtfaiye zamanında geldi ve yangını söndürdü. Bildiğimiz kadarıyla içeride kimse yoktu. Cana bir şey gelmemesine sevindik" dedi. Büyük bir gürültü üzerine dışarı çıktıklarını belirten Şerife Kendirli ise, "Çok büyük bir gürültü vardı. Çıkıp baktığımızda yangın büyümüştü, alevler ve duman diğer binalara sıçrıyordu. İtfaiye çabuk geldi Allah’tan, hemen söndürdüler" diye konuştu. Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı
İstanbul Uğurcan Çakır: "Buradan galip ayrılmak lig için çok kritikti" Galatasaray’ın milli kalecisi Uğurcan Çakır, derbide Beşiktaş maçının çok kritik bir galibiyet olduğunu ve hafta içi Liverpool karşısında da galip gelmek istediklerini söyledi. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında derbide konuk olduğu Beşiktaş’ı 1-0 mağlup etti. Sarı-kırmızılıların milli file bekçisi Uğurcan Çakır, galibiyetin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çakır, "Milli takımla da bu statta oynayacağız. İnşallah o maçta da iyi oynayıp, milli takımıma yardım ederim. Bu stadı seviyorum. Burada iyi maçlarım var. Bu stat bana uğurlu geliyor. Bugün takımın yıldızı ben değildim. 10 kişiyle çok iyi mücadele ettik ve gol yemedik. Takım arkadaşlarımı kutluyorum" diye konuştu. "Buradan galip ayrılmak, lig için çok kritikti" Ligde şampiyonluk yarışında kritik bir galibiyet aldıklarını aktaran 29 yaşındaki kaleci, "Beşiktaş maçı, lig için çok kritikti. Beşiktaş iyi bir takım. İyi bir hocaları var. Sergen Yalçın geldikten sonra çıkışa geçmişlerdi. Zor bir maçtı. Buradan galip ayrılmak, lig için çok kritikti. Umarım Liverpool maçında da iyi bir skorla taraftarımızı mutlu ederiz" ifadelerini kullandı. "Fair-play’i biz böyle öğrendik" Sakatlık yaşadığı pozisyonda fair-play yapılmadığıyla ilgili gelen soruyu yanıtlayan Çakır, "Orkun Kökçü ile konuştum. Ben orada topu dışarı atmıştım. Topun bize gelmesi gerekiyordu. Fair-play’i biz böyle öğrendik. Top gelmedi ve taç atışını kullandılar. Maçtan sonra onunla konuştum. ’Maç içinde bunlar olabilir’ dedik. Doğru söylüyor aslında ama Olaitan’a bunu yakıştıramadım. Topu biz atmıştık ve taca çıkmıştı" şeklinde konuştu. Tecrübeli eldiven, oyun kurma konusunda özel bir çalışma yapıp yapmadığıyla ilgili gelen soruyu da "Okan Buruk’un istediklerini sahaya yansıtmaya çalışıyorum. Okan hocamız öyle istiyor" şeklinde yanıtladı. "Liverpool’u iyi oyun ve skorla yenmek istiyoruz" UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Liverpool ile oynayacakları maçla alakalıda konuşan Uğurcan Çakır, "İç sahada oynayacağımız bütün maçlar rakip için zor. Liverpool’u iyi bir oyun ve skorla yenmek istiyoruz. İnşallah bunu başarıp ülkemizi gururlandırırız" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Bakan Göktaş: "Genç kızlarımızın önünü açmayı Türkiye Yüzyılı beşeri sermayesini güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadının güçlendirilmesi koordinasyon kurulumuzla, politikalarımızı yerelde ve merkezde somut uygulamalara dönüştüren sağlam bir zemin oluşturduk. Bugün, bilimde, teknolojide, yapay zekada, enerjide ve mühendislikte genç kızlarımızın önünü açmayı Türkiye Yüzyılı beşeri sermayesini güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla "Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi" temasıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Şişli’de bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra, TBMM Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ile çok sayıda davetli katıldı. "Medeniyetimizde kadın, zarafetin yanında dirayetin, şefkatin yanında dirayetin, fedakarlığın yanında kurucu iradenin adıdır" Kadınların aileyi ayakta tutan bir güç haline geldiğini belirten Bakan Göktaş, "Bugün anlamlı bir başlangıca imza atıyoruz. 8 Mart vesilesi ile kadınların kalkınmadaki gücünü daha da arttıracak yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz. Böylesine anlamlı bir günde, destekleriyle ve güçlü vizyonuyla bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanımıza ve saygıdeğer Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum. Her büyük yürüyüş, önce güçlü bir irade ile başlar. Sonra o irade, tarihe atılan bir imzaya dönüşür. Fakat asıl belirleyici olan, o imzanın mühür gibi işlemesidir. İşte kadın, daima o mührün taşıyıcısı olmuştur. Bu toprakların kadınları her daim ocağı kuran, aileyi ayakta tutan asli güç haline gelmiştir. Onlar, emeği ile üretimi büyütmüş, irfanıyla nesiller yetiştirmiş, merhametiyle toplum vicdanını diri tutmuştur. Medeniyetimizde kadın, zarafetin yanında dirayetin, şefkatin yanında dirayetin, fedakarlığın yanında kurucu iradenin adıdır. Tarihimiz bunun sayısız örnekleri ile doludur. Hanım Sultanlar şehirlerimize eserler kazandırmış, hayırseverler vakıf geleneğimizi büyütmüş, kahraman kadınlar en zor zamanlarda vatan yükünü omuzlamışlardır. Bu miras her zaman toplumu ileri taşıyan ve gelecek nesillere yön veren en büyük güç haline getirmiştir ve yakın tarihimiz de bize bunu göstermiştir" şeklinde konuştu. "Genç kızlarımızın önünü açmayı Türkiye Yüzyılı beşeri sermayesini güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz" Bakan Göktaş, programda yaptığı konuşmasında 28 Şubat sürecinde yaşananlara vurgu yaparak, "Kadınlar, inancından, kimliğinden, hayallerinden vazgeçmemiştir. Sabrın, sebatın ve haksızlığa karşı durmanın değişmez sembolü olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanım; 28 Şubat’ın karanlığından, Türkiye Yüzyılı ufkuna uzanan yürüyüşümüze, kadınların yolunu açan iradenin yolunu açan siz oldunuz. Yasağın yerine hakkı, ayrımcılığın yerine adaleti, vesayetin yerine, millet iradesini hakim kıldınız. Kadınların hakkını ve refahını her alanda varlığını güvence altına alan bu büyük dönüşün, sizin kararlı mücadelenizin eseridir. Bugün kadınlar, bilimde, sanatta, siyasette, akademide, sağlıkta ve teknolojide ortaya koydukları başarılarla Türkiye gücüne güç katmıştır ve bu başarılar son 24 yılda hayata geçirilen reformların en güçlü sonucudur. Bu kararlılığımızın somut adımlarından biri, 2024 yılında uygulamaya aldığımız kadının güçlendirilmesi stratejisi ve eylem planımızdır. Kadının güçlendirilmesi koordinasyon kurulumuzla, politikalarımızı yerelde ve merkezde somut uygulamalara dönüştüren sağlam bir zemin oluşturduk. Bugün, bilimde, teknolojide, yapay zekada, enerjide ve mühendislikte genç kızlarımızın önünü açmayı Türkiye Yüzyılı beşeri sermayesini güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz" dedi.