SAĞLIK - 15 Eylül 2025 Pazartesi 14:39

Uzmanı uyardı: "Okul kaygısı ayrılık anksiyetesine dönüşmesin"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Okul kaygısı ayrılık anksiyetesine dönüşmesin"

Okula başlama sürecinde yaşanan kaygı ve duygusal dalgalanmaların doğal olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Deniz Aykol Ünal, çocukların okula adaptasyonunu kolaylaştırmaları için ebeveynlere önerilerde bulundu.


Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi’nden Uzman Klinik Psikolog Deniz Aykol Ünal, okula adaptasyon sürecinde ebeveynlerin dikkat etmesi gereken tutumlara ilişkin açıklamalarda bulundu.


Her çocuğun gelişim sürecinin birbirinden farklı ilerlediğini belirten Uzm. Klin. Psk. Deniz Aykol Ünal, "Çocukların gelişim hızları, olaylara verdikleri tepkiler ve duygusal süreçleri birbirinden farklı olabilir. Bazı çocuklar okula başlamadan önce motive ve mutlu hissederken, bazıları yoğun kaygı, korku ya da isteksizlik yaşayabilir. Kimi çocuklar okulun kapısında ebeveynine el sallayarak vedalaşırken, kimileri ayrılmakta zorlanabilir ve yoğun kaygı yaşayabilir" dedi. Bu nedenle çocukların okula başlamadan önce duygusal ve zihinsel olarak hazırlanması gerektiğini ifade eden Uzm. Klin. Psk. Deniz Aykol Ünal, "Hissettikleri kaygı ve korkunun normal olduğunun mutlaka anlatılması gerekir" diye konuştu.


Çocukların düzeni ve güven duygusunu sevdiğini vurgulayan Uzm. Klin. Psk. Deniz Aykol Ünal, "Yeni bir deneyim, yetişkinlerde olduğu gibi, çocuklarda da kaygı oluşturabilir. Bu kaygıya zamanında ve doğru şekilde müdahale edilmezse, süreç ayrılık anksiyetesi bozukluğuna kadar ilerleyebilir" ifadelerini kullandı.


Ebeveynlere altın öneriler


Her şeyden önce ebeveynlerin; çocukla şeffaf, nazik ve sevecen bir iletişim kurması gerektiğini belirten Uzm. Klin. Psk. Deniz Aykol Ünal, "Okulun nasıl bir deneyim olacağı dürüstçe anlatılmalı; okul yalnızca ‘çok eğlenceli, harikalarla dolu bir yer’ olarak değil, gerçekçi bir şekilde tanıtılmalıdır" dedi. Çocuklara; okulda yeni arkadaşlar edinebileceği, yeni aktiviteler ve beceriler kazanabileceği, belirli kuralların olduğu, yemek saatlerine uyulması gerektiği, tuvalet için öğretmenden izin alınacağı, derslerde akademik bilgi edinileceği, oyun oynayacağı ve iletişim kurmaktan keyif alacağı arkadaşlarının olabileceği gibi bazen hoşlanmadığı arkadaşlarının da olabileceğinin anlatılması gerektiğini belirtti.


"Okulu bir tehdit ya da korku unsuru olarak kullanmak büyük bir hatadır" ifadelerini kullanan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Uzman Klinik Psikoloğu Deniz Aykol Ünal, "Böyle yaparsan öğretmenin kızar’ ya da ‘Arkadaşların seni sevmez’ gibi söylemlerden kesinlikle uzak durulmalıdır" dedi. Bu söylemler yerine, ebeveynin kendi olumlu okul anılarını paylaşmasının çocuğa pozitif bir bakış açısı kazandıracağını ifade eden Uzm. Klin. Psk. Deniz Aykol Ünal, bunun yanında keyifli bir okul alışverişi yapmanın ve malzemelerin seçiminde çocuğa söz hakkı vermenin de onun heyecanını artırabileceğine değindi.


Ebeveynlerin, çocuğundan ayrıldığı ilk anı dramatize etmemesi gerektiğinin de altını çizen Uzm. Klin. Psk. Deniz Aykol Ünal, "Çocuğun büyüdüğünü görmek elbette duygusal bir süreçtir; ancak gözyaşları çocuğun bu durumu farklı yorumlamasına yol açabilir" ifadelerini kullandı. Uzm. Klin. Psk. Deniz Aykol Ünal, son olarak adaptasyon sürecinin uzun sürdüğü ve kaygının azalmadığı durumlarda, sürecin kronikleşmemesi için uzman desteği alınması gerektiğini vurguladı.



Uzmanı uyardı: "Okul kaygısı ayrılık anksiyetesine dönüşmesin"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.