SAĞLIK - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 11:54

Üzerine çaydanlık devrilen 70 yaşındaki adamın vücudunun yüzde 20’si yandı

A
A
A
Üzerine çaydanlık devrilen 70 yaşındaki adamın vücudunun yüzde 20’si yandı

İstanbul’da kahvaltı hazırlarken üzerine kaynar çaydanlık devrilen 70 yaşındaki Talip Güzel’in vücudunun yüzde 20’si yandı. Yaşadıklarını anlatan Güzel, "Küçük demlik üzerime doğru devrildi, hemen yanan bölgenin tamamını yıkadım, mutfağa fazla girmek istemiyorum, bilmediğim işleri yaparsam böyle büyük kazalar meydana gelir" dedi. Hastasının durumuna ilişkin bilgi veren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Turan ise "Şu an 7-8 tane benzer hastamız mevcut. Yaklaşık yüzde 20 civarında bir yanığı vardı. Sıcak su hastalarımızda bir anda çok kötü bir duruma yol açabiliyor, vatandaşlarımız dikkatli olmalı" diye konuştu.



İstanbul Bahçelievler’de yaşayan 70 yaşındaki Talip Güzel, tatil sonrası memleketi Çankırı’dan eşiyle evine döndü. 19 Temmuz günü ise iddiaya göre sabah saatlerine eşine yardım etmek için mutfağa giren yaşlı adam, çayı demlemek isterken bir anda çaydanlık üzerine devrildi. Acıyla banyoya koşan yaşlı adam, üzerini çıkarırken yanan noktalara su tuttu. Bir süre suyun altında duran Güzel, sonrasında hemen bir hastaneye gitti, sonrasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne yönlendirildi. Avrupa’nın en büyük merkezlerinden biri arasında gösterilen Yanık Tedavi Merkezi’nde tedavi altına alınan Güzel’in vücudunun yüzde 20’sinin yandığı anlaşıldı. Karın ve bacak bölgesinde yanıklar meydana gelen Güzel için tedavi süreci başlarken yatışı yapıldı. Güzel, yaşadığı zorlu süreci anlatırken Yanık Tedavi Merkezi Sorumlusu, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Turan taburcu edilen hastasının durumuna ilişkin bilgi verdi. Turan, yanık durumunda yapılması gerekenleri sıraladı.


"Küçük demlik üzerime doğru devrildi,


Çaydanlığın devrildiği anları anlatan 70 yaşındaki Talip Güzel, "Olay cumartesi sabahı saat 09.00 ile 10.00 arasıydı. Büyük demlikten küçük demliğe çay boşaltırken yere koyacağım sırada elimde bir yanma hissettim ve o anda küçük demlik üzerime doğru devrildi. Orada bir panikleme oldu, dizimden aşağısına doğru sıcak su devrildi. Banyoya gittim, yıkadım, bir kızarma oldu, yarım saat sonra bir yanma başladı. Buraya geldim hemen yarayı açtılar, tekrar baktılar. Çok güzel bir şekilde orayı sardılar ve yatışımı verdiler. Sıcağıyla biraz daha fazla yanma olabilirdi, hemen ilk önlem olarak üzerine soğuk su döktüm. Banyodaki hortumu açtım, yanan bölgenin tamamını soğuttum, yıkadım. Herkesin dikkat etmesini istiyorum, bu yanıklar çok kötü oluyor. Çay işlerinden pek fazla anlamam, kadınlar anladığı için o gün de ben yapayım dedim. Mutfağa fazla girmek istemiyorum, hanımın yapmasını istiyorum. Bilmediğim işleri yaparsam böyle büyük kazalar meydana gelir" şeklinde konuştu.


"Yüzde 20 civarında bir yanığı vardı, çok dikkat edilmeli"


Vatandaşların ev kazalarına karşı dikkatli olması gerektiğini ifade ederken ilk müdahalenin de önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Turan, "Gövdesinin sağ tarafında sıcak su yanığıyla geldi, kaynak olarak da bir çay yapma süreci söz konusu; çaydanlığın devrilmesi. Şu an kliniğimizde 7-8 tane benzer hastamız mevcut. Sıcak su, hastalarımızda bir anda çok kötü bir duruma yol açabiliyor. Çay, kahve yapılacağı zaman sıcak suya karşı vatandaşlarımızın dikkatli olması lazım. Öncelikle yanık durumunda elbise varsa elbisenin çıkartılması ve cilde temas eden yerin çeşme suyunda an azından bir 10-15 dakika oda sıcaklığında çeşme suyunda enerjisinin alınması lazım. Sonraki süreçte ıslak bir havlu, bez olabilir onunla sağlık kuruluşuna intikal ettirilmesini öneriyoruz. Güneş yanıklarında da yine o bölgenin ıslak bir malzemeyle enerjisinin alınması çok önemli. Güneş yanıklarında alerji de gelişebiliyor, cilt ince olabiliyor, o bölgeleri yumuşatıcı özel malzemelerle korumaya alıyoruz. Buz özellikle ekstremitelerde dolaşımı daha kötü yapabiliyor, bozabiliyor o yüzden çok buz önermiyoruz. Hastanın yaklaşık yüzde 20 civarında bir yanığı vardı. Sıcak, ateş çok problemlere yol açan bir süreç oluşturuyor, hele de yaz sıcaklarında. Şehirlere sirayet ederek, hektarlarca alanın yandığı ve maalesef can kaybına yol açabilen; şehitlerimiz olabiliyor o yüzden vatandaşlarımızın bu dönemlerde ve diğer durumlar da çok dikkat etmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu.


(HK-SB-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Tarsus’ta 6 bin 167 sağlıksız ürüne el konuldu Mersin’in Tarsus ilçesinde zabıta ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş ve menşei belli olmayan 6 bin 167 ürüne el konulurken, 23 işletme hakkında idari işlem uygulandı. Tarsus Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerini sürdürüyor. Ekipler tarafından kent genelinde bakkal ve marketlere yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirildi. Toplam 45 iş yerinin kontrol edildiği denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş ve menşei belli olmayan ürün bulundurduğu belirlenen 23 işletme hakkında idari işlem uygulandı. Denetimlerde toplam 6 bin 167 ürüne el konulurken, ürünlerin yaklaşık piyasa değerinin 4 milyon 150 bin TL olduğu bildirildi. Öte yandan, 4 öğrencinin zehirlenmesiyle gündeme gelen işletmede yapılan incelemelerde ise 322 ürünün müsadere edilerek imha edildiği, ilgili işletme hakkında da yasal süreç başlatıldığı öğrenildi. "Bu millete bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok" Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, denetimlere ilişkin yaptığı açıklamada, halk sağlığının her şeyden önce geldiğini vurgulayarak, "Bu millete bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Çocukların sağlığıyla oynayan, son kullanma tarihi geçmiş ya da menşei belirsiz ürünleri vatandaşımıza reva gören anlayışa asla sessiz kalmayacağız. Ben bu milletin, bu kentin, yetimin hakkını savunmakla mükellefim. Kendi ailem söz konusu olduğunda nasıl taviz vermediysem, halkımızın sağlığını tehdit eden hiçbir kişi ya da işletmeye karşı da asla ödün vermeyeceğim. Tarsus’ta vatandaşın sağlığıyla oynayan kim olursa olsun, karşısında belediyemizin kararlı duruşunu görecektir" dedi.
Zonguldak Enişteye yeğenine istismar davasında 15 yıl hapis cezası Zonguldak’ta 13 yaşındaki yeğenine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan enişte, 15 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karadeniz Ereğli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 yaşındaki M.D.’ye cinsel istismar suçundan yargılanan H.K. hakkındaki kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, sanığa 15 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası verdi. Yaklaşık 15 ay süren davanın ardından açıklama yapan anne Yasemin D. ve baba Volkan D., kararın başkalarına da emsal teşkil ettiğini söyledi. Adaletin yerini bulduğunu belirten Yasemin D., kızının okulundaki rehber öğretmenin durumu fark ederek polise bildirmesiyle konudan haberdar olduklarını ve sürecin başladığını söyledi. Yasemin D., sanığın dört ayrı suç dosyasından yargılandığını belirtti. Aile hukuk mücadelesine devam edecek Yasemin D., kızının bu süreçte büyük bir cesaret örneği sergilediğini ifade ederek, "Kızım Ereğli’de bir okula gidiyordu. Rehber öğretmeninin şikayeti üzerine karakoldan çağrıldık. Kızımın eniştem, öz ablamın eşi tarafından istismar edildiği bilgisini karakoldan aldık ve zorlu süreç bizim için başlamıştı. Tam olarak 1 sene 3 ay olmuştu bu süreçte. Bu süreçte gitgellerimiz oldu. Sonrasında bugün adaletimiz şaşmadı, beklediğimiz karar çıktı. Çok şükür çocuğa istismar suçundan kendisi 15 yıl 7 ay ceza aldı. Adalet bir kere daha yerini buldu. İnanıyorduk yüce adalete. Hiç şüphemiz yoktu bu konuda. Bu konuyla alakalı davalarımız devam etmekte. Bir üst mahkemelere müracaatlarımız söz konusu. Yetkililere gerekli cezaların verilmesini, bu cezalarda indirim olmamasını talep ediyorum. Benim kızım kahraman. Adını söylemekten çekinmeyeceğim. Benim kızım bir kahraman, çünkü o boyun bükmedi, susmadı. Tehdit edildi, annesinin öldürülmesiyle tehdit edildi. Babasının öldürülmesiyle tehdit edildi. Ama kızım eninde sonunda uzun bir süreçten sonra kendi özgüvenini toplayarak konuşmaya karar verdi" dedi. "Kimse korkmasın" İstismar vakalarında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan anne Yasemin D., ailelere uyarılarda bulundu. Yasemin D., "Hiç kimse korkmasın. En ufak bir istismar edildiğinde hemen annelerine, babalarına, gerekli mevkilere, polis olur, jandarma olur mutlaka gitsinler çekinmesinler. Adalet er ya da geç yerini buluyor. Bundan hiç şüpheleri olmasın. Annelere, babalara da şunları söylemek istiyorum. En önemlisi olarak bunu söylemek istiyorum. Aman amcasıdır öpsün. Aman eniştesidir sevsin. Aman gezmeye götürsün demesin. Biz böyle yaptık. Aman eniştesidir, iyi geliyordur dedik gönderdik. Çok samimiydik. Sonucunu çok ağır ödedik ama çok şükür gereken cezayı aldığını düşünüyorum. Davanın burada kapanmayacağını, yargı sürecini de diğer açtığımız davalarla devam ettireceğimi bildirmek istiyorum. Daha üst mahkemelere gideceğiz. Başka davalardan şikayetçi olacağız. Bu kişinin sadece benim kızımla da tabii ki kalmadığını şu anda sadece söylemek istiyorum" şeklinde konuştu.