GÜNDEM - 23 Nisan 2026 Perşembe 10:17

Uyuşturucu bağımlılığından kurtulduğu dernekte rehber oldu

A
A
A
Uyuşturucu bağımlılığından kurtulduğu dernekte rehber oldu

İstanbul’da yaşayan Sıla Akdaş, uyuşturucu bağımlılığını kadınlar tarafından kurulan dernekte bireysel terapi, grup çalışmaları ve farkındalık eğitimleriyle yendi. Aynı dernekte gönüllü olarak çalışmaya başlayarak kendisi gibi uyuşturucuyu yenmeye çalışanlara rehber olan Akdaş, "Burada ilk kez fikirlerimin önemsendiğini, insan yerine konulduğumu hissettim. En başta ailemle aram düzeldi. Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye ve hayatı yeniden kurmaya başladım. Madde kullanırken duygularımızı bastırıyorduk. Ağlamamız gereken yerde ağlayamıyor, gülmemiz gereken yerde gülemiyorduk. Şimdi ise duygularımı gerçekten yaşayabiliyorum" dedi.


Bahçeşehir’de faaliyet gösteren Beyaz Kelebekler ve Sadra Şifa Derneği ile Liman Ayık Yaşam Derneği, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden kadınlara ücretsiz rehabilitasyon desteği sağlıyor. Derneklerde uygulanan program kapsamında kadınlar yalnızca maddeyi bırakmaya değil, aynı zamanda maddesiz bir yaşam kurmaya hazırlanıyor. Ücretsiz olarak yürütülen süreçte bağımlı kadınlar güvenli bir ortamda konaklayarak, uzman psikologlar eşliğinde bireysel psikoterapi seanslarına katılıyor. Bunun yanı sıra grup eğitimleri, farkındalık odaklı çalışmalar ve sosyal uyum programlarıyla danışanların yeniden sağlıklı bir yaşam düzeni kurmaları amaçlanıyor. Tedavi programı ortalama 3 ay sürerken, bazı danışanlarda bu süre 6 aya kadar uzayabiliyor. Sürecin sonunda danışanlar, hem madde kullanımını bırakmış hem de sosyal hayata adapte olmuş, kendi yaşamlarını sürdürebilecek seviyeye ulaşmış bireyler oluyor. Uyuşturucu bağımlılığını yenen Sıla Akdaş, dernekte gönüllü olarak çalışmaya başlayarak kendisi gibi uyuşturucuyu yenmeye çalışanlara rehberlik yapıyor.



"Birilerinin beni takip ettiğini düşünmeye başladığımda uyuşturucunun bana verdiği zararı gördüm"


Bağımlılıktan kurtuluş sürecini anlatan Sıla Akdaş, "Ailemle problemler yaşadığım bir dönemde, Ankara’da yaşarken psikolojik olarak kendimi çok kötü hissediyordum. Bir anlık kararla İstanbul’a gelmeye karar verdim. Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalıştığım, iş aradığım ve yalnız kaldığım bu süreçte bulunduğum ortamlarda uyuşturucuyla tanıştım. Yaklaşık üç yıl süren bir bağımlılık sürecim oldu. İlk başta yapay bir mutluluk, haz ve özgüven veriyordu. Uyuşturucu kullanmaya başladığımda bunun ne kadar yıkıcı bir şey olduğunu bilmiyordum. ’İstemezsem bırakırım’ diye düşünüyordum. Ancak zamanla vücudum buna alıştı ve bırakmak istediğimde bunun hiç de kolay olmadığını fark ettim. 3 yılın sonunda psikozlarım başladı. Olmayan kişileri görüyor, sesler duyuyor, kalabalıkların içinde eziliyormuş gibi hissediyordum. Sürekli birilerinin beni takip ettiğini ve kovaladığını düşünüyordum. O zaman uyuşturucunun bana verdiği zararı gerçekten gördüm" dedi.



Uyuşturucuyu yendiği dernekte rehber oldu


Telefonunun kırılmasıyla birlikte uyuşturucu kullandığı çevre ile bağlantısının koptuğunu söyleyen Akdaş, "O dönem ailem Ankara’daydı, ben ise İstanbul’daydım. Başka insanların telefonlarından aileme ulaşıp, ’Yeter ki beni yanınıza alın, ben maddeyi bırakmak istiyorum’ dedim. Daha sonra Ankara’ya döndüm. Ailem beni tedavi için çeşitli yerlere başvurdu. O sırada annem, Liman Ayık Yaşam Derneği’nden arandığımızı ve başvurumun kabul edildiğini söyledi ve böylece derneğe geldim. Şu anda Beyaz Kelebekler ve Liman Ayık Yaşam Derneği’nin ortak yürüttüğü bölümde rehberlik yapıyorum. Bu bağımlılığın temelinde ailemle yaşadığım problemler ve psikolojik olarak kendimi yalnız hissetmem vardı. Kilo problemim nedeniyle hem ailemden hem arkadaş çevremden sürekli baskı görüyordum. Bu durum beni çok yıpratıyordu. Ailemin yanından ayrılıp İstanbul’a gitmem ve orada yanlış insanlarla karşılaşmam en büyük sebeplerden biri oldu. Bana maddeyi ilk uzatan kişiler, bunun hem kilolarımı azaltacağını hem de yaşadığım sıkıntıları unutturacağını söyleyerek beni teşvik etti" diye konuştu.



"Ağlayabildiğim için bile mutlu olduğum zamanlar oluyor, artık gerçekten hissedebiliyorum"


Dışarıda kendine ait bir çevresi bulunmadığını söyleyen Akdaş, "Gerçek arkadaşlığı dernek sayesinde gördüm. İlk kez fikirlerimin önemsendiğini, insan yerine konulduğumu burada hissettim. Kapıdan girdiğim anda bavulumu alıp, beni karşılamaları çok kıymetliydi. İyileşme hala devam eden bir süreç. Yaklaşık 15-20 gün içinde programa uyum sağlamaya başladım. Şimdi neredeyse bir yıldır buradayım. Dışarıdayken maddeyi bırakmanın mümkün olduğuna hiç inanmıyordum. Bana bunu söyleyen insanlarla tartıştığım zamanlar oldu. Ama bugün bunun gerçekten mümkün olduğunu yaşayarak gördüm. Dışarıda hala kurtulamayacağını düşünen birçok kadın olduğunu biliyorum. Onlara söyleyebileceğim tek şey, bunun mümkün olduğu. Ben burada örnek aldığım insanları gördüm. Onların ayık kalabilmesi bana da umut verdi. En başta ailemle aram düzeldi. Madde kullanırken ailem küçük kardeşlerimle görüşmeme izin vermiyordu. Babam telefonu yüzüme kapatıyordu. Şimdi ise ben söylemeden telefonu kardeşime veriyor. Ayrıca kendimi geliştirmeye, öğrenmeye ve hayatı yeniden kurmaya başladım. Madde kullanırken duygularımızı bastırıyorduk. Ağlamamız gereken yerde ağlayamıyor, gülmemiz gereken yerde gülemiyorduk. Şimdi ise duygularımı gerçekten yaşayabiliyorum. Ağlayabildiğim için bile mutlu olduğum zamanlar oluyor. Artık gerçekten hissedebiliyorum" şeklinde konuştu.



"Maddeyi bırakmak isteyen herkese kapılarımız sonuna kadar açık"


Derneğin Müdür Yardımcısı Ayşenur Küçükboyacı, "Derneğimiz, tamamen gönüllü hanımlardan oluşuyor. Yıllardır yardım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. 2020 yılında aşevi faaliyetimizi hayata geçirebilmek için dernek statüsüne geçtik. Aşevimizde haftanın 3 günü, ihtiyaç sahibi aileler için 350 kişilik yemek dağıtılıyor. Aşevimizde yalnızca şefimiz maaşlı ve profesyonel olarak görev yapmaktadır. Diğer bütün hanımlar tamamen gönüllü olarak, ev hanımı kimlikleriyle destek vermektedir. Kilolarca patates soyuluyor, soğanlar hazırlanıyor, yemekler pişiriliyor ve dağıtılıyor. Tüm bu süreç tamamen gönüllü hanımlar tarafından yürütülmektedir. 2025 yılının ağustos ayında uyuşturucuyla mücadele merkezimiz açıldı. 2026 yılı da zaten bağımsızlık yılı olarak ilan edildi. Burada, genç hanımlarımızın yeniden hayata katılabilmesi için ücretsiz ve ilaçsız bir şekilde rehberlik hizmeti verilmektedir. Derneğimiz, Beyaz Kelebekler Sadece Şifa ile Liman Ayık Yaşam Derneği iş birliğiyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Yeniden hayata başlamak isteyen, maddeyi bırakmak isteyen tüm gençlerimize ve özellikle genç kadınlarımıza kapılarımız sonuna kadar açıktır" ifadelerini kullandı.



"Sağlıklı insanların da hayatlarında olumsuz duygular yaşayabileceğinin farkındalığını kazanıyorlar"


Bağımlı bireylerin yalnızca maddeyi bırakmalarını değil, aynı zamanda maddesiz bir hayatı nasıl inşa edeceklerini hedefleyen çalışmalar yürüttüklerini belirten Psikolog Seval Ekin ise "Bunu yaparken bireysel psikoterapi seanslarından, grup eğitimlerinden ve farkındalık odaklı çalışmalardan yararlanıyoruz. Tedavi programımız 3 ay ile 6 ay arasında sürmektedir. Altı ayın sonunda mezun ettiğimiz danışanlarımızı da takip etmeye devam ediyoruz ve gerekli destek süreçlerimiz sürüyor. Kalıcı iyileşmeyi sağlayabilmek adına aileleri de bu sürece dahil ediyoruz. Her çarşamba akşamı ailelerle online görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve danışanlarımız mezun olduktan sonra da bu iletişim devam ediyor. Danışanlarımız, özel hayatlarında öncelikle yoğun bir yalnızlık duygusu hissediyor ve buna benzer zor duygular yaşıyorlar. Yaşadıkları bu olumsuz duyguları bastırmanın yolunun madde olduğunu düşündükleri için, yoğun duygularla baş edebilmek adına ilk başvurdukları şey madde oluyor. Ancak buraya geldikten sonraki süreçte, sağlıklı insanların da hayatlarında zaman zaman olumsuz duygular yaşayabileceğinin farkındalığını kazanıyorlar. Kişi artık zor duygular yaşadığında o duygunun içinde kalabilmeyi, anda kalabilmeyi ve bunu yönetebilmeyi öğreniyor" dedi.



"Uyuşturduğu için problemleri çözmez, sadece problemler yokmuş gibi hissettirir"


Tüm bireylerin hayatının inişli çıkışlı olduğunu söyleyen Psikolog Ekin, "Zor zamanlarımızda madde yalnızca bizi uyuşturduğu için problemleri çözmez, sadece problemler yokmuş gibi hissettirir. Oysa yaşamda sağlıklı bir şekilde kalabilmek, kendimizi koruyabilmek ve hayatımızı sürdürebilmek için zaman zaman acı hissetmenin de bize fayda sağladığını kabul etmek gerekir. Biz biliyoruz ki dışarıda şu anda bağımlılıkla mücadele eden birçok vatandaşımız var. Asla yalnız değiller ve bu süreci tek başlarına atlatamazlar. Biz onların yanındayız. Bize başvurarak, derneğimize gelerek, daha profesyonel bir ekiple ve daha sağlıklı bir destek sistemiyle bu problemi uzun vadede, kalıcı bir şekilde çözebiliriz. Aynı zamanda şuna da inanıyoruz; iyileşmenin gücü, iyileştirmektir. Derneğimizde eski bağımlılardan oluşan hocalarımız da bulunuyor. Kendileri geçmiş yaşamlarında bağımlılık yaşamış bireylerdi. Ancak bugün bizimle birlikte çalışan, danışanlara rehberlik eden ve bu hizmetin içinde aktif olarak yer alan kişiler haline geldiler" diye konuştu.



Uyuşturucu bağımlılığından kurtulduğu dernekte rehber oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Muaythai Okul Sporlarında Kayseri başarısı Diyarbakır’da yapılan Okul Sporları Gençler A ve B Türkiye Şampiyonası’na Kayseri’den katılan sporcular 5 altın, 4 gümüş ve 3 bronz madalya alarak önemli bir başarıya imza attı. Kayseri Muaythai İl Temsilcisi Fatih Kağan Ulu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki çalışma ile gerçekleşen okul sporlarında, Diyarbakır’da Kayseri olarak Muaythai branşında önemli başarılar elde ettiklerini söyledi. Ulu, "Burada önemli olan öğrencilerimizin okullarında rol model öğrenci profilini çizmeleri. Spor yapan gençlerimizin okullarında örnek karakterler ve derslerinde başarılı öğrenciler olduğunu ve spor ve eğitimin ikisini de aynı anda yürütülebildiğini göstermek. Çocuklarımızı ve gençlerimizi sporun içinde tutup, başarılı bireyler ve başarılı geleceği sağlamak istiyoruz. Öğrencilerimizi, okullarımızı, antrenörlerimizi ve velilerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu. Diyarkabır’da derece elde eden Kayserili sporcular şöyle: Ahmet Akay Dalkıran 60 Kg Gençler A Kategorisi altın Ayşegül Açık 45 Kg Gençler B Kategorisi altın Ela Buse Çağlar 60 Kg Gençler A Kategorisi altın Mert Hüseyin Taştan 60 Kg Gençler B Kategorisi altın Mustafa Yıldırım 75 Kg Gençler A Kategorisi altın Aytekin Yürük 57 Kg Gençler A Kategorisi gümüş Gülçin Baykara 75 Kg Gençler A Kategorisi gümüş Liliyan Tumi 60 Kg Gençler B Kategorisi gümüş Vahit Çağlar Alda 42 Kg Gençler B Kategorisi gümüş Fatma Nur Cingöz +75 Kg Gençler A Kategorisi bronz Muhammed Ali Dalkıran 67 Kg Gençler A Kategorisi bronz Yıldıray Talha Şahin 51 Kg Gençler B Kategorisi bronz
Ankara Pursaklar Belediyesi’nin koltuğu Miray Özayaz’a emanet Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla koltuğunu Miray Özayaz adlı öğrenciye devretti. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla başkanlık koltuğunu 4. sınıf öğrencisi Miray Özayaz’a bıraktı. Makam odasında gerçekleştirilen temsili devir teslim töreninde Miray Özayaz ilçeyle ilgili düşüncelerini paylaşarak, çocuklara yönelik yapılması gereken çeşitli etkinlikler hakkında taleplerini iletti. Çocukların bilinçli ve kendine güvenen bireyler olarak yetişmesinin önemli olduğunu aktaran Başkan Çetin, ‘‘Bu makamlarda oturan yöneticiler olarak yarınlarda bu görevleri üstlenecek çocuklarımızın ülkemizi daha ileriye taşıyacağına yürekten inanıyoruz. Onların donanımlı, bilinçli ve kendine güvenen bireyler olarak yetişmesi en büyük temennimizdir. Çünkü yarın bu görevleri devralacak olanlar bugünün çocuklarıdır. 23 Nisan vesilesiyle koltuğumuzu çocuklarımıza devrederek onların bu sorumluluğu hissetmelerini istiyoruz. Pursaklar Belediyesi olarak çocuklarımıza yönelik yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürecek, her zaman eğitim camiamızın ve evlatlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum’’ dedi.
Kayseri Başkan Büyükkılıç, çocukların bayram sevincine ortak oldu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen törende çocuklarla bir araya gelerek bayram coşkusunu paylaştı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen programda çocukların sevincine ortak oldu. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 1. Alaaddin Keykubat Salonu’nda gerçekleştirilen törende miniklerin heyecanı renkli görüntülere sahne oldu. Programa Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in yanı sıra il protokolü, öğretmenler, veliler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlik, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalarla devam etti. Törende TOKİ Şehit Levent Çetinkaya İlkokulu’nun öğrencileri tarafından hazırlanan temsili Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışı izleyicilerden büyük ilgi görürken, şiir konserleri de duygu dolu anlar yaşattı. Öğrencilerin sahnelediği çeşitli gösteriler salondan büyük alkış aldı. Başkan Büyükkılıç, öğrencilerin hazırladığı gösterileri ilgiyle izlerken, çocukların performanslarına zaman zaman eşlik etti. Çocuklarla yakından ilgilenen Büyükkılıç, program boyunca miniklerle sohbet ederek hatıra fotoğrafları çektirdi. Bayram heyecanını çocuklarla birlikte yaşayan Başkan Büyükkılıç, 23 Nisan’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda milli egemenliğin simgesi olduğunu vurguladı. Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle andıklarını ifade eden Büyükkılıç, "Bu anlamlı günde, Kahramanmaraş’ta yaşanan ve hepimizi derinden sarsan olayda hayatını kaybeden evlatlarımızın acısını da yüreğimizde hissediyoruz. Yavrularımıza Allah’tan rahmet diliyor; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve dualarla yâd ediyorum. Çocuklar bizim en kıymetlimiz, mutlulukla büyümeleri için her zaman yanlarında olacağız" diye konuştu. Program, öğrencilerin hazırladığı gösterilerin ardından sona erdi.
Gaziantep 23 Nisan’da CHP’den tepki çeken protesto Gaziantep’teki 23 Nisan kutlamalarına CHP il yönetiminin gösteri yapan çocuk mehteran takımına sırt dönerek gösterdiği tepki damga vurdu. CHP Gaziantep İl Başkanı Vakkas Acar, "Çocuklarımızın hala saray kültürüne özendirilmesini protesto ediyoruz" dedi. 23 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü, Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Gaziantep’te de coşkuyla kutlandı. Kutlamalara ise Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Vakkas Acar ve il yönetiminin protestosu damga vurdu. CHP yönetimi, törende küçük öğrencilerden oluşan mehter takımı gösteri yaptığı sırada arkasını dönerek sahnelenen performansı protesto etti. Protesto gerekçelerini açıklayan CHP İl Başkanı Vakkas Acar, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, yani egemenliğin saraydan alınıp millete verildiği böyle bir günde çocuklarımızın hala bu saray kültürüne özendirilmesini protesto ediyoruz. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bunu kabul etmediğimizi göstermek amacıyla da o saf, tertemiz çocuklarımıza yapmak istedikleri bu özentiye karşı olduğumuzdan dolayı izlemedik ve onlara arkamızı döndük. Kesinlikle mehter takımına tepki gösterdik" dedi. CHP’nin protestosu alandakiler tarafından şaşkınlıkla karşılanırken, çocukların mehter ve diğer gösterileri büyük alkış aldı. Programda Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı ise günün anlam ve önemine binaen bir konuşma yaptı.
Niğde Niğde’de eğitimden uzak kalan kadınlar sıralara geri döndü Niğde’de çeşitli nedenlerle eğitim hayatına devam edemeyen kadınlar, Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı okuma yazma kurslarında yeniden sıralara dönerek yarım kalan hikayelerini tamamlıyor. Farklı yaş ve yaşam öykülerine sahip kursiyerler, öğrenmenin yaşı olmadığını azimleriyle bir kez daha ortaya koyuyor. Kimi çocuk yaşta eğitimden koparılan, kimi yıllarca ailesine ve çocuklarına vakit ayıran kadınlar, şimdi kendi hayatlarına dokunmak için kalem tutuyor. Aralarında 80’li yaşlarda olanların da bulunduğu kursiyerler, okuma yazma öğrenerek günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları aşmanın mutluluğunu yaşıyor. 83 yaşındaki 4 çocuk 8 torun sahibi Fatma Kargın, küçük yaşta yaşadığı imkansızlıklar nedeniyle okula gidemediğini belirterek," Yedi yaşında öksüz kaldım. Babamız ölünce annemiz okula göndermedi. Para yoktu. Oğlum İstanbul’da, kalp doktoru. Kızım burada, hastanede hemşire. İki kez Hacca gittim. Okuma yazma yok diye işaret bırakırdım" dedi. 66 yaşındaki Eşe Yeşil ise eğitim hakkının elinden alındığını dile getirerek, yıllarca içinde kalan okuma isteğini şimdi gerçekleştirdiğini belirtti. Kızını doktor yaptığını söyleyen Yeşil, "Okumanın yaşı yok, yeter ki iste" diyerek kursun hayatındaki önemine dikkat çekti. 60 yaşındaki Ayşe Akdaş da çocuklukta ailesi ve evliliği nedeniyle eğitimden uzak kaldığını anlatarak, yaşadığı zorluklara rağmen dört çocuğunu okuttuğunu ve şimdi kendi diplomasını almak istediğini söyledi. 53 yaşındaki Hatice Sert, geçmişte kız çocuklarının eğitimine önem verilmediğini ifade ederken, Vesile Aslanbay ise çocukken kendi isteğiyle okumadığını ancak bugün bunun pişmanlığını yaşadığını belirtti. Halk Eğitim Merkezi eğitmeni Tuğba Elli ise kursiyerlerin azminin kendisini her gün yeniden motive ettiğini belirterek, "Bu güzel öğrencilerimin hepsinin çok farklı hikayesi var. Bu yaşa kadar çocuklarını büyütmüşler, meslek sahibi yapmışlar ve kendileri de hayata dair birçok mücadeleyi atlatmışlar. Kiminin çocuğu doktor olmuş, kiminin çocuğu farklı mesleklerde başarı elde etmiş ama bugün burada sadece kendileri için varlar ve kendi yarım kalan hikayelerini tamamlamak için buradalar" dedi. Öğrencilerinin yeni bir harf öğrendiklerinde matematik işlemi yaptıklarında yaşadıkları mutluluğu anlatan Elli, " Ben bu sınıfın kapısını her açışımda sanki meslek hayatımın ilk günü gibi geliyorum. Öğrenmenin yaşı yok. İnsan kendini daima geliştirmeli. Bizim Niğde Halk Eğitim Merkezimizde de buna fırsat tanıyan birçok kursumuz var" diye konuştu. Okuma yazma 1. kademe eğitimini tamamlayan kursiyerler, günlük yaşamlarını daha bağımsız sürdürebilmek ve yıllardır içlerinde kalan öğrenme arzusunu gerçekleştirebilmek amacıyla açılacak olan 2. kademe eğitime katılmak için başvuruda bulunacak.