KÜLTÜR SANAT - 30 Nisan 2026 Perşembe 10:46

Türk Telekom, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ndeki etki alanını genişletiyor

A
A
A
Türk Telekom, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ndeki etki alanını genişletiyor

Türk Telekom’un ana destekçisi olduğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Şanlıurfa’da başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 15 Kasım’a kadar 26 şehirde sürecek. Teknoloji gücünü kültür ve sanatla entegre eden Türk Telekom, yenilikçi dijital uygulamalar ve deneyim alanlarıyla festivalin etki alanını genişleterek festival boyunca teknoloji ile sanatı buluşturan deneyimleri ziyaretçilerle buluşturacak.


Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Türkiye Kültür Yolu Festivali", 25 Nisan-15 Kasım tarihleri arasında Türk Telekom’un ana desteğiyle 26 şehirde sanatseverlerle buluşuyor. "Türkiye’ye Değer" anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Türk Telekom, sunduğu desteği bu yıl daha da genişleterek festivalin Türkiye genelindeki tüm organizasyonlarına taşıyor. Türkiye’nin en büyük kültür-sanat organizasyonları arasında yer alan festival kapsamında, geçmiş yıllarda Atatürk Kültür Merkezi’nde birçok etkinliğe imza atan Türk Telekom, bu yıl katkılarını festivalin gerçekleştirildiği tüm şehirlere yayarak etki alanını genişletiyor.


Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu, festivalle ilgili olarak şunları söyledi: "İnsanı merkeze alan yaklaşımımızla ‘Türkiye’ye Değer’ katan öncü çalışmaları hayata geçirmeye devam ediyoruz. Türk Telekom olarak, dijital dönüşümdeki liderliğimizi toplumsal faydayla bütüncül bir anlayışla ele alıyor; bu topraklardan aldığımız gücü yine bu toprakların değerine dönüştürmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz. ‘Türk Telekom demek, Türkiye demek’ anlayışıyla hareket ediyor, kültür-sanatın birleştirici ve iyileştirici etkisini ülkemizin dört bir yanına taşıyarak hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz. Bugüne kadar ana destekçisi olduğumuz Atatürk Kültür Merkezi’nde hayata geçirdiğimiz uygulamaların yanı sıra; 5G gücümüzle gerçekleştirdiğimiz Devrim Erbil Dijital Sanat Sergisi, Müslüm Gürses hologram konseri ve VR teknolojisiyle sunduğumuz yeni nesil deneyim alanlarıyla teknoloji ve dijital dönüşüm alanındaki bilgi birikimimizi kültür ve sanatla buluşturduk. Geçtiğimiz dönemde ortaya koyduğumuz bu güçlü katkıyı, bugün Türkiye’nin dört bir yanına taşıyarak milyonlarca insanın kültür ve sanatla buluşmasına vesile olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin ulaştığı geniş etki alanı sayesinde, kültürel mirasımızı geleceğe taşırken toplumun her kesimiyle aynı heyecanı paylaşmayı sürdüreceğiz."


Teknoloji ve sanatı buluşturan deneyim


Türkiye Kültür Yolu Festivali, ana destekçisi Türk Telekom’un teknoloji desteği ve kültür-sanata yönelik yaklaşımıyla zenginleşen programıyla; çocuk alanları, sergiler, fotoğraf etkinlikleri, atölyeler, söyleşiler, sokak ve kapalı salon etkinlikleriyle her yaştan katılımcıya zengin bir kültür-sanat deneyimi sunuyor. 2023 yılında Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyeliğine kabul edilen ve dünyanın en kapsamlı festivalleri arasında gösterilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, genişleyen rotasıyla kültür ve sanatın etkisini Türkiye geneline yayıyor. Festival, kültür ve sanatın birleştirici gücüyle milyonlarca kişiyi bir araya getiriyor. 25 Nisan’da Şanlıurfa’da başlayan festival maratonu, 15 Kasım’a kadar 26 şehirde devam edecek. Her yaştan katılımcıyı kültür ve sanatla buluşturacak olan festival, düzenlendiği şehirlerin marka değerini artırarak onları birer kültür-sanat cazibe merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.



Türk Telekom, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ndeki etki alanını genişletiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta Bedesten Bölgesi’nde estetik tartışması Kars’ın en yoğun ve turistik noktalarından biri olan Bedesten Bölgesi’nde yer alan beton köprü, son yapılan Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nın en dikkat çeken konularından biri oldu. Her gün binlerce vatandaşın ve ziyaretçinin kullandığı köprü, estetik açıdan yetersiz bulunarak eleştirilerin odağına yerleşti. "Vali Ziya Polat: "Şehir dokusu ile uyumlu değil" Toplantıda konuşan Vali Ziya Polat, köprünün mevcut haliyle şehrin tarihi ve mimari dokusuna uyum sağlamadığını açık bir dille ifade etti. Bölgedeki diğer yapılarla kıyaslama yapan Polat, özellikle karşı tarafta bulunan tarihi köprünün estetik değerine dikkat çekti. Polat, "O köprüye bakıyoruz, fotoğraf çekiyoruz, keyif alıyoruz. Ama bizim yaptığımız köprü için aynı şeyleri söylemek mümkün değil" dedi. "Ya Kaldırılsın ya da yeniden düzenlensin" Vali Polat, köprünün tamamen kaldırılması ya da estetik açıdan yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle köprünün korkuluk sisteminin bölgedeki diğer yapılarla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Alternatif olarak, yan tarafta bulunan demir köprünün örnek alınabileceğini ifade ederek öneride bulundu. Polat, "Aynı tarzda yeniden inşa edilmesi veya en azından çelik korkuluklarla daha estetik bir görünüm kazandırılması gerekiyor" diye konuştu. "DSİ’den açıklama: "Proje revize edildi" Toplantıda söz alan DSİ Bölge Müdürü Serdar Kotan ise sürecin teknik boyutuna ilişkin bilgi verdi. Kotan, köprünün yeni bir proje olmadığını ve 2021 yılında ihale sürecinin başlatıldığını belirtti. Kotan, projeye ilişkin son durumu şu sözlerle açıkladı: "Projenin tamamen iptal edilmediği, ancak çeşitli nedenlerle revizyona gidildiği ve Koruma kurulundan onay çıkmaması üzerine tasfiye aşamasına getirildi" şeklinde konuştu. "Şehir estetiği yeniden gündemde" Bedesten Bölgesi’ndeki beton köprü tartışması, şehir estetiği ve kamu projelerinde mimari uyum konularını yeniden gündeme taşıdı. Tarihi dokunun korunması ve yeni yapıların bu dokuya uygun şekilde tasarlanması gerektiği yönündeki görüşler ağırlık kazandı. Vatandaşların yoğun olarak kullandığı bu alanda nasıl bir düzenleme yapılacağı merak konusu olurken, ilgili kurumların alacağı yeni kararlar yakından takip ediliyor. Köprünün geleceği, hem estetik hem de işlevsellik açısından şehir için önemli bir sınav olarak görülüyor.
Ankara Hisarcıklıoğlu, işçilerin bayramını kutladı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda emeğin, üretimin ve kalkınmanın en temel unsuru olduğunu belirtti. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Hisarcıklıoğlu yaptığı açıklamalarda alın teriyle çalışan, üreten ve değer katan tüm emekçilerin, güçlü Türkiye’nin inşasında büyük paya sahip olduğunu belirtti. İşçinin ve işverenin, birbirinden ayrı düşünülemeyecek iki unsur olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, müreffeh Türkiye’ye ancak bu birlik ve beraberlikle ulaşabileceklerini sözlerine ekledi. "TOBB olarak iş dünyamızın her kademesinde emeğin hakkının korunmasını önemsiyoruz" Türkiye’nin büyümesi ve refahının artmasının işçi ve işverenin karşılıklı diyaloğundan geçtiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, emeğin kutsallığını, dayanışmanın gücünü ve birlikte üretmenin önemini bir kez daha hatırladığımız anlamlı bir gündür. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiası olarak, girişimciliği, yatırımı önemsediğimiz gibi iş dünyamızın her kademesinde emeğin hakkının korunmasını, çalışma hayatının daha adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını da samimiyetle önemsiyoruz. Ülkemizin büyümesi, refahın artması ve küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşması; işçi ve işverenin karşılıklı anlayış, diyalog ve iş birliği içinde hareket etmesiyle mümkündür. Ortak hedefimiz; daha fazla istihdam, daha güçlü üretim ve herkes için daha müreffeh bir Türkiye’dir. Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayan tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor; sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum" ifadelerini kullandı.