EĞİTİM - 13 Şubat 2026 Cuma 12:21

TÜRGEV Genç Araştırmacıları 5. Ulusal Öğrenci Kongresi başladı

A
A
A
TÜRGEV Genç Araştırmacıları 5. Ulusal Öğrenci Kongresi başladı

Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) 5. Ulusal Öğrenci Kongresi, lisans ve lisansüstü öğrencilerin hazırladıkları akademik çalışmaların bildiri sunumuyla başladı.


Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından yürütülen Platform Çalışmaları kapsamında düzenlenen 5. Ulusal Öğrenci Kongresi başladı. Düzenlenen kongrede lisans ve lisansüstü öğrencilerin yıl boyunca yürüttükleri akademik çalışmaların bildiri sunumları paylaşıldı.


Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesinde başlayan programa TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, TÜRGEV Meclis Üyesi Mevlüt Uysal, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve misafirler katıldı.



"Gençlerin iyi yetişmesi gerekiyor"


TÜRGEV Üyesi Mevlüt Uysal, gençlerin iyi bir eğitim seviyesinde olmaları gerektiğini söyleyerek, "Gençler, eğer kendinden önceki nesillerden daha başarılı olmazsa dünya daha kötüye gider. Yani önümüzdeki dönemde dünyanın daha iyi olmasından da olmamasından da gençler sorumludur. Bu manada gençlere çok büyük görevler düşüyor. Eksikleri, gençler daha iyi görür. Gençler, bilmeli ki bir gün bu koltuklarda onlar olacak. Ülkeyi yönetenlerden biri sizlerden biri olacak. Eleştirdiğiniz şey, göreve geldiğiniz de daha iyi yapılamıyorsa asıl problem orada başlar. Bu manada gençlerin iyi yetişmesi gerekiyor" dedi.



"Burada sunulan her bildiri, sabırla yürütülmüş bir arayışın ve ciddiyetle kurulan bir düşünce sürecinin izini taşıyor"


TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, platform çalışmalarının gençlere olan faydasından bahsederek, "Platform çalışmaları; gençlerin ihtisas alanlarında derinleşirken aynı zamanda disiplinler arası düşünme becerisi kazandığı, düşüncenin emekle ve sorumlulukla buluştuğu bir zemin. Biz bu yapıyı yalnızca bir eğitim modeli olarak görmüyor; gençlerimize dokunduğumuz, dünyayı, toplumu ve geleceği birlikte anlamlandırdığımız bir yol arkadaşlığı olarak tanımlıyoruz. Biliyoruz ki güçlü bir gelecek, düşünen ve sorumluluk alan gençlerle mümkün. Burada sunulan her bildiri, sabırla yürütülmüş bir arayışın ve ciddiyetle kurulan bir düşünce sürecinin izini taşıyor. Özellikle şu noktada ben gençlerimizi özellikle tebrik etmek istiyorum. Hepinizin yoğunlukları var. Bunlarla beraber aslında ciddi bir akademik çalışmayı beraber yürütmek, onu sürdürmek gerçekten zor bir iş" ifadelerini kullandı.



Üniversite öğrencileri akademik sunum gerçekleştirdi


Program öğrencilerin Dr. Melike Gündüz başkanlığında hazırladığı ’Göç Bağlamında Toplumsal Yansımalar’ konulu sunumla devam etti.


Kongreye 100 öğrencinin katıldığı ve tüm platformlarda toplam 150 dersin gerçekleştirildiği öğrenildi. Süreci başarıyla tamamlayan 42 öğrenciden 35’i bildirisini tamamlayarak kongre programına dahil olmaya hak kazandı. Yapılan iki aşamalı değerlendirme ve takvim planlaması sonucunda kongrede 29 bildiri sunumu gerçekleştirildi. Kongre 14 Şubat Cumartesi saat 17.00’a kadar devam edecek.



TÜRGEV Genç Araştırmacıları 5. Ulusal Öğrenci Kongresi başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Günlük hayatta sürdürülebilirlik bilinci ele alındı Anadolu Üniversitesindeki seminerde konuşan Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, bireylerin çevre dostu niyetlerine rağmen alışkanlıklarından vazgeçemediklerini belirterek, gerçek bir değişim için geri dönüşümden fazlasının; yani kültürel bir dönüşümün şart olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) tarafından "Günlük Hayat ve İş Yaşamından Örneklerle Bireylerin Yeşil Davranışları - Kişisel Faktörler ve Duygusal Açıklamalar" başlıklı seminer gerçekleştirildi. EMYO öğretim üyesi Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar’ın konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, davranış anatomisi ile yeşil davranışın temelleri ve etkileri ele alındı. Gündelik tercihler, büyük etkiler Seminerde konuşan Doç. Dr. Başpınar, günlük hayatta ve iş yaşamında yapılan tercihlerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek çevresel olumsuzlukları azaltmaya ve mümkünse iyileştirmeye yönelik davranışların "yeşil davranışlar" olarak tanımlandığını ifade etti. Yeşil davranışın gündelik yaşamın içinde yer alan ancak etkisi büyük bir sorumluluk alanı olduğunu vurguladı. Konfor alanı yeşil davranışın önünde engel olabiliyor Çevre dostu niyetlerle eylemler arasındaki çelişkiye değinen Doç. Dr. Başpınar, yeşil davranışın soyut bir doğa sevgisinden ibaret olmadığını, ölçülebilir ve somut eylemler bütünü olduğunu belirtti. Bireylerin çevreyi önemsediklerini dile getirmelerine rağmen yeterince yeşil davranış sergileyememelerinin temel nedeninin "konfor ve alışkanlıklar" olduğunu ifade etti. Özel araç yerine toplu taşıma kullanmak ya da tüketim alışkanlıklarını sınırlandırmak gibi konfor alanının dışına çıkan tercihlerden kaçınılmasının bu süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Bireysel adımlar kolektif etki oluşturuyor Seminerde, "Tek başıma neyi değiştirebilirim?" düşüncesinin aşılması gerektiği üzerinde duruldu. Doç. Dr. Başpınar, her bireysel adımın kolektif bir etki oluşturduğunu belirterek, yeşil davranışın süreklilik kazanmamasının nedenlerinden birinin bu davranışların görünmez olması ve yeterince takdir edilmemesi olduğunu ifade etti. Suçluluk, gurur ve kayıtsızlık gibi duyguların çevre dostu davranışlar üzerindeki etkisine değinen Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, sürdürülebilir bir yaşam için yalnızca geri dönüşümün yeterli olmadığını; kültürel dönüşümün prosedürlerden daha güçlü bir değişim aracı olduğunu vurguladı.
Aydın EKODOSD Başkanı Sürücü: "Söke Ovası antik dönemdeki deniz görünümüne döndü" Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, son yağışların ardından Söke Ovası’nda yaşanan taşkınlara dikkat çekerek ovanın antik dönemlerdeki deniz görünümünü andırdığını söyledi. Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyu olan Büyük Menderes Nehri’nin binlerce yıldır taşıdığı alüvyonlarla verimli ovalar oluşturduğunu hatırlatan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, nehrin aynı zamanda zaman zaman taşkınlara yol açtığını belirtti. Sürücü, "Nehir, tarih boyunca hem bereketin hem de taşkının kaynağı olmuştur" dedi. Yaşanan taşkınların sadece iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmadığını ifade eden Sürücü, nehir ve dere yataklarında yapılan hatalı düzenlemelerin, devrilen ağaç kütüklerinin temizlenmemesinin ve havza boyunca taşınan çöplerin köprü ayaklarını tıkamasının taşkın riskini artırdığını söyledi. Ovanın güneyi su altında kaldı Sürücü, özellikle Akçakaya, Burunköy ve Bağarası ovalarında tarım arazilerinin tamamen su altında kaldığını belirterek, "Bugün Söke Ovası’nın güneyine gidildiğinde binlerce yıl önceki coğrafi görünümü hatırlatan manzaralarla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Azmaklar doğal tampon görevi görüyor Büyük Menderes’in tarih boyunca yatak değiştirmesi sonucu oluşan azmakların taşkın dönemlerinde doğal rezervuar görevi gördüğünü kaydeden Sürücü, bu alanların fazla suyu depolayarak taşkının etkisini azalttığını dile getirdi. Kurak dönemlerde ise azmakların bölgenin adeta yaşam sigortası olduğunu belirten Sürücü, bu alanların göçmen kuşlardan su samurlarına kadar birçok canlıya ev sahipliği yaptığını söyledi. "Azmaklara sahip çıkalım" çağrısı Bazı azmakların doldurulduğunu ve sanayi atıklarıyla kirletildiğini ifade eden Sürücü, "Taşkın günlerinde suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini de korumaktır" dedi.