EĞİTİM - 14 Nisan 2026 Salı 09:47

TÜRGEV, Filistin’den gelen 246 genç kıza eğitimde kapı açtı

A
A
A
TÜRGEV, Filistin’den gelen 246 genç kıza eğitimde kapı açtı

TÜRGEV, Bosna’dan Suriye’ye ve Gazze’ye uzanan 30 yıllık süreçte savaş mağduru genç kızlara desteğini sürdürüyor. Vakf 2023’ten bu yana 246 Filistinli öğrenciye eğitim imkanı sağlandı.


Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), Kosova’da başlayan ve Suriye’de süren desteğini bu kez Gazze için de hayata geçirdi. Savaş nedeniyle eğitim hakkını kaybeden 246 Filistinli genç kız, vakfın eğitim imkanlarından yararlanma fırsatı buldu. 2023-2024 eğitim döneminde 79 öğrenciyle başlayan bu destek, 2024-2025’te 82’ye, 2025-2026’da ise 85’e yükseldi.


Gazze’de üç yıldır süren savaş, bölgedeki eğitim sistemini fiilen çökertti. Okulların yüzde 97’sinden fazlası ya tamamen yıkıldı ya da ağır hasar aldı. Yaklaşık 785 bin öğrenci iki akademik yılı aşkın süredir eğitime erişemiyor. Binlerce öğrenci ve eğitimci hayatını kaybetti.


Bu tablo içinde ailelerinden binlerce kilometre uzakta Türkiye’ye gelen Filistinli genç kızlar, TÜRGEV’den aldıkları eğitim desteğinin yanı sıra psikolojik destek ve sosyal uyum programlarından yararlandı.


Kapsamlı destek modeli


TÜRGEV, Psikolojik Danışmanlık Merkezi aracılığıyla öğrencilerin bireysel süreçlerini takip ederken, Güzel İşler Fabrikası bünyesinde düzenlenen kültür-sanat atölyeleri, müzik ve çeşitli etkinliklerle sosyal gelişimlerini destekledi. Vakıf yetkilileri, öğrencilerin akademik süreçlerinin yanı sıra sosyal uyumlarının da yakından izlendiğini belirtti.


Filistin meselesi, çok boyutlu bir sorumluluk


TÜRGEV’in Filistin’e duyduğu sorumluluk yurtlarla sınırlı kalmadı. Vakıf, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa Gazze temalı afiş ve resim yarışması düzenledi; dereceye giren öğrenciler İstanbul Valisi Davut Gül’ün katıldığı törenle ödüllendirildi. Güzel İşler Fabrikası bünyesinde yürütülen "Tanıklığın Dili: Gazze ve Okuryazarlık" seminer serisi ve 5N1Kudüs projesiyle de Filistin meselesi gençlere farklı boyutlarıyla aktarıldı.


Yılmaz: "Bu sorumluluğu 30 yıldır taşıyoruz"


TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, vakfın 30 yıllık sorumluluk anlayışını Gazze için de sürdürdüklerini belirtti.


Yılmaz, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


"Bu millet Kosova’da da Suriye’de de Gazze’de de aynı şeyi yaptı: Kapısını açtı. Biz de bu geleneğin bir parçasıyız. Kudüs bizim için bir dava, Gazze bizim için bir vicdan meselesi. Rabbimiz bize ’Müminler ancak kardeştir’ buyuruyor. Biz de bu kardeşliği yaşatmak için buradayız. Bu genç kızlar ailelerinden binlerce kilometre uzakta ama yalnız değiller. Burada kendilerine kucak açan kız kardeşleri var, dualarını bilen, duygularını anlayan, acılarına ortak olan bir muhit var. Onlara bir yuva kurduk. Devletimiz Filistin’in yanında; milletimiz Filistin’in yanında. TÜRGEV de bu davanın tam ortasında olmaya devam edecek. Dün Kosova’daydık, bugün Gazze’deyiz; yarın da nerede mazlum varsa orada olacağız."



TÜRGEV, Filistin’den gelen 246 genç kıza eğitimde kapı açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Bir yılda krizden zirveye çıkan Trabzonspor, şampiyonluk hesapları yapıyor Trendyol Süper Lig’de, geçtiğimiz sezon zirveden uzak kalan Trabzonspor, aradan geçen bir yıllık dönemde önemli bir değişime imza atarak yeniden zirve yarışının güçlü adaylarından biri haline geldi. Süper Lig’de 2024-25 sezonununda istediği istikrarı yakalayamayan Trabzonspor, aradan geçen bir yıllık dönemde büyük bir değişime imza attı. Sezona Abdullah Avcı ile başlayan ardından ise Şenol Güneş ve Fatih Tekke ile devam eden Karadeniz ekibi, geçtiğimiz sezon yaşadığı kötü dönemin ardından yeniden yapılanmaya giderek şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri oldu. Rakiplerinin aksine genç ve tecrübeli isimlerden oluşan düşük maliyetli bir kadro kurarak zirve yarışında iddialı konuma geldi. Karadeniz ekibi, geçtiğimiz sezon Trendyol Süper Lig’i, 51 puan ile 7. sırada tamamladı. Bu sezon ise 29. haftanın tamamlanmasıyla birlikte 64 puana ulaşan Trabzonspor, sezon tamamlanmadan, geçtiğimiz sezona 13 puan fark atmış durumda ve zirve yarışındaki iddiasını sürdürüyor. Trabzonspor’un bir yılda ortaya koyduğu büyük değişim Trabzonspor, geçtiğimiz sezonun aynı döneminde ise zirvenin oldukça uzağında kalmıştı. Bordo-mavililer, 29 maç sonunda 10 galibiyet, 9 beraberlik ve 10 mağlubiyetle 39 puanda kalmıştı. Söz konusu süreçte Galatasaray 74 puanla liderlik koltuğunda yer alırken iki takım arasındaki puan farkı 35’e kadar çıkmıştı. Aynı dönemde ikinci sırada bulunan Fenerbahçe ile Trabzonspor arasındaki puan farkı ise 32 olarak puan tablosunda yer almıştı. Bordo-mavililer, geçtiğimiz sezondan itibaren girdiği yapılanma sürecinin Fatih Tekke yönetiminde karşılığını alırken Karadeniz ekibi bir yıllık dönemde dipten zirveye doğru tırmandı.
Erzurum Palandöken’de suni karlama ile sezon finali Nisan sonunda Palandöken Kayak Merkezi’nde bir ilk yaşandı ve suni karlama çalışmalarıyla kayak sezonu 30 Nisan’a kadar uzatıldı. Türkiye’nin en önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Palandöken Kayak Merkezi, hava sıcaklıklarının uygun olması sayesinde modern suni karlama sistemleri yöntemiyle kayak severleri ağırlamaya devam ediyor. Böylece Palandöken’de bir ilk yaşandı ve Nisan ayında suni karlama sistem devreye alındı. 2025-2026 kış sezonunda kar kalınlığının 211 santimetreye ulaştığı merkezde, teknik ekipler sezonun Nisan ayı sonuna kadar süreceğini açıkladı. Suni karlama ile kesintisiz kayak keyfi Palandöken’de doğal yağışın yetersiz kaldığı veya pist kalitesinin artırılması gereken dönemlerde saatte 2 bin 400 metreküp karlama kapasitesine sahip cihazlar devreye alınıyor. 154 adet suni karlama makinesiyle pistler kayak yapmaya elverişli hale getiriliyor. Yaklaşık 200 bin metreküp kapasiteli suni kar göleti, sistemin su ihtiyacını kesintisiz karşılıyor. Yapay karın doğal kara oranla daha yüksek donma özelliğine sahip olması, pistlerin ilkbaharın sonlarına kadar açık kalmasını sağlıyor. Türkiye’nin en uzun sezonu Palandöken’de Erzurum Büyükşehir Belediyesi iştiraki Ejder3200 A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalarla; Palandöken, Türkiye’de sezonu en erken açan ve en geç kapatan kayak merkezi olma unvanını koruyor. Yetkililer, elverişli hava şartları ve teknik müdahalelerle sezonun resmi olarak 30 Nisan 2026 tarihine kadar uzatıldığını duyurdu. Uygun şartlar devam ederse, pistlerin milli takım çalışmaları için 30 Mayıs’a kadar açık kalabileceği belirtiliyor.
Ankara ATO Başkanı Baran: "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Slovakya ile gerçekleşen ticaret hacmine ilişkin, "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı" dedi. Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran’ın da yer aldığı görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konuların ele alındığı belirtildi. Türkiye’nin Slovakya’yı bağımsızlığının ardından ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Baran, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde güçlü bir zemine oturduğunu dile getirdi. Ayrıca Baran, Slovakya’nın Avrupa Birliği içinde önemli bir üretim merkezi haline geldiğini, otomotiv ve elektronik sektörlerinde dünya çapında markaların ülkede yatırım yaptığını ifade etti. "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi" İki ülke arasındaki ticaretin istikrarlı bir şekilde geliştiğini kaydeden Baran, "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı. Slovakya, Ankara’nın en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. Slovak turistler Türkiye’yi tercih ediyor. Özellikle Antalya ve Ege kıyıları Slovak ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu durum, ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkilerin bir göstergesidir" ifadelerine yer verdi. "Geçtiğimiz yıl Slovakya’dan Türkiye’ye yaklaşık 270 bin turist geldi" Türkiye ile Slovakya arasındaki ilişkilerin son dönemde önemli bir ivme kazandığını belirten Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic ise, "Geçtiğimiz yıl liderlerimiz arasında imzalanan ortak beyanname ile ilişkilerimiz stratejik ortaklık seviyesine yükseldi. Bu çerçevede iş birliğimizi somut projelerle daha da güçlendirmek istiyoruz. Geçtiğimiz yıl Slovakya’dan Türkiye’ye yaklaşık 270 bin turist geldi. Halklarımız arasındaki karşılıklı ilgi ve dostluk ilişkilerin gelişimine önemli katkı sağlıyor" cümlelerine yer verdi.
Diyarbakır ‘Kök hücre nakli’ seçeneği birçok hastalıkta etkili tedavi seçeneği sunuyor Diyarbakır Memorial Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vefki Gürhan Kadıköylü, kök hücre naklinin günümüzde birçok kan hastalığı ve kanser türünde önemli bir tedavi seçeneği olarak uygulandığını bildirdi. Kemik iliği nakli yerine günümüzde "kök hücre nakli" terimini kullanmak daha doğru kabul edilmektedir. Kök hücre nakli; doğuştan gelen veya sonradan gelişen hematolojik iyi huylu ve kötü huylu hastalıklarda, bazı kanser türlerinde ve bağışıklık sistemi hastalıklarında iyileşme sağlayabilen etkili bir tedavi yöntemidir. Günümüzde kök hücre nakli için üç temel kaynak kullanılmaktadır. Bunlar kemik iliği, granülosit koloni uyarıcı faktörlerle uyarılan periferik kök hücreler ve dondurularak saklanan göbek kordonu kanıdır. Diyarbakır Memorial Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vefki Gürhan Kadıköylü, kök hücre naklinin günümüzde birçok kan hastalığı ve kanser türünde önemli bir tedavi seçeneği olarak uygulandığını belirtti. Allojeneik kök hücre nakli; insan lökosit antijenleri (HLA) uyumlu kardeşlerden veya akrabalardan yapılabileceği gibi HLA uyumlu akraba dışı vericilerden de gerçekleştirilebilmekte olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kadıköylü, "Bazı durumlarda HLA uyumsuzluğu bulunan vericilerden de yüksek riskli olarak nakil uygulanabilmektedir. Otolog kök hücre naklinde ise hastanın kendi kök hücreleri kullanılmaktadır. Bu yöntem özellikle bazı kanser türlerinde uygulanan yüksek doz kemoterapi sonrası kemik iliğinin yeniden toparlanmasını sağlamak amacıyla tercih edilmektedir" dedi. Prof. Dr. Kadıköylü, kök hücre nakli ile ilgili ilk deneysel çalışmaların 1950’li yıllarda yapıldığına değinerek, "İlk kemik iliği kaynaklı allojeneik nakil 1957 yılında gerçekleştirilmiştir. 1960’lı yıllarda HLA doku gruplarının tanımlanması ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanılmasıyla nakil sonrası gelişebilen komplikasyonların önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Aferez yöntemlerinin geliştirilmesiyle birlikte günümüzde kök hücrelerin önemli bir kısmı periferik kandan toplanabilmektedir. Bu yöntemle vericinin damarlarından, herhangi bir ameliyat veya genel anestezi gerektirmeden kök hücre toplanabilmektedir" diye konuştu. Allojeneik kök hücre naklinin birden fazla tedavi amacı bulunmakta olduğunu aktaran Kadıköylü, "Bunların başında yüksek doz kemoterapi uygulanabilmesi gelmektedir. Nakil sonrasında verilen kök hücreler hastanın kemik iliğine yerleşerek kan hücrelerinin yeniden üretilmesini sağlar ve kemoterapinin oluşturduğu kemik iliği baskılanmasının düzelmesine yardımcı olur. Bir diğer önemli etki ise kök hücrelerde bulunan T lenfositleri ve doğal öldürücü hücrelerin kanserli hücreler üzerinde gösterdiği ‘graft versus tümör’ etkisidir. Ayrıca kök hücre nakli bağışıklık sisteminin yeniden düzenlenmesine de katkı sağlayabilmektedir. Kök hücre nakli planlanan hastalarda tedavi öncesinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılması gerekir. Hastanın performans durumu, eşlik eden hastalıkları, hastalığın evresi, kemoterapiye verdiği yanıt, enfeksiyon öyküsü ve sitogenetik özellikler bu değerlendirmede önemli rol oynar. Geçmişte allojeneik kök hücre naklinin genellikle 50 yaşın altındaki hastalara uygulanması önerilirken günümüzde hazırlama rejimlerindeki gelişmeler sayesinde daha ileri yaş gruplarında da nakil yapılabilmektedir" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Kadıköylü, kök hücre naklinin günümüzde çok sayıda hastalığın tedavisinde kullanılabilmekte olduğunu kaydederek, "Akut miyeloid lösemi, akut lenfoblastik lösemi, miyelodisplastik sendrom, hodgkin ve non-hodgkin lenfomalar ve multiple miyeloma gibi hematolojik kanserler yer almaktadır. Bunun yanı sıra talasemi majör, orak hücreli anemi gibi bazı kalıtsal kan hastalıkları, bağışıklık sistemi hastalıkları, bazı solid tümörler ve kalıtsal metabolik hastalıklar da kök hücre nakli uygulanabilen hastalıklar arasında bulunmaktadır. Otolog kök hücre nakli ise özellikle multiple miyeloma, hodgkin ve non-hodgkin lenfoma gibi bazı hematolojik kanserlerde ve bazı solid tümörlerde uygulanabilmektedir" ifadelerini kullandı.