SPOR - 13 Şubat 2026 Cuma 12:31

Tolgahan Kilit: "Christian Atsu, Hatay’ı çok sevmişti"

A
A
A
Tolgahan Kilit: "Christian Atsu, Hatay’ı çok sevmişti"

Hatayspor’da scouting şefi olarak görevde yaptığı dönemde Christian Atsu’yu takıma kazandıran Tolgahan Kilit, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem felaketinde hayatını kaybeden Atsu’nun örnek alınacak bir futbolcu olduğunu söyledi. Kilit, "Gerçekten çok iyi bir insandı. Binlerce futbolcu tanıyorum ama en profesyoneli Atsu’ydu. Birkaç Portekiz takımı da vardı kafasında ama Hatay’daki insanların kendisine olan sevgisini gördü. Herkes ona karşı sıcakkanlıydı. Atsu da Hatay’ı çok sevmişti" dedi.

Çin Süper Ligi takımlarından Beijing Guoan’da Şef Scout olarak çalışan Tolgahan Kilit, 2022-2024 yılları arasında Hatayspor’da scouting şefi görevini yürüttüğü dönemde 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem felaketinde hayatını kaybeden Christian Atsu’yu takıma kazandırmıştı. Tolgahan Kilit, Atsu’nun Hatay’a olan sevgisinden scouting sürecine, Beijing Guoan’a geçişinden Türkiye’de bu departmanın işleyişinde kadar birçok konuda İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.

Tolgahan Kilit:

"Atsu, Hatay’ı çok sevmişti"

Hatayspor’da görev yaptığı döneme ve Atsu’yu takıma kazandırma sürecine dair konuşarak sözlerine başlayan Kilit, "Normalde Almanya’da yaşıyordum ve scouting rolümü Avrupa’dan yönetiyordum. Çünkü Fransa ve Hollanda gibi ülkelere giderek maçları izliyordum. Hatayspor yönetimi, işleri Hatay’dan yönetirsem daha iyi olacağını söyledi. Bu vesileyle o sezon Hatay’a geldim. Jeremy Dudziak ve Christian Atsu ile yakından ilgilendim. Christian Atsu, gerçekten çok iyi bir insandı. Binlerce futbolcu tanıyorum ama en profesyoneli Atsu’ydu. O, örnek alınacak bir futbolcuydu. Takıma ilk geldiği dönem antrenman eksiği vardı. İlk olarak teknik direktörümüz onu kupa maçında sahaya sürmüştü. Hamstring sakatlığından dolayı ilk 11’e uzak kaldığı bir dönem olmuştu. Üzgündü ama hiçbir zaman pes etmedi. Takımın en neşeli ve sevilen karakterlerinden biriydi. Suudi takımı Al-Raed’de oynadığı dönemi hayatındaki en büyük hatalarından biri olarak değerlendiriyordu, orada mutsuzdu. Hatayspor’u daha önceden bilmemesine rağmen Hatay’ı çok sevmişti. Christian Atsu’nun paraya ihtiyacı yoktu. Ayrıca Hatay’a para kazanmaya gelmemişti. Futbolu sevdiği için Hatay’a geldi. Kendisini burada daha da toparlayacağına inanıyordu. Alternatif olarak birkaç Portekiz takımı vardı kafasında ama Hatay’daki insanların kendisine olan sevgisini gördü. Herkes ona karşı sıcakkanlıydı. Atsu, Hatay’ı çok sevmişti" ifadelerini kullandı.

"Christian Atsu’nun tecrübesinin takıma yardımcı olacağını düşündük"

Futbolculuk döneminde Hamburg U17, St. Pauli U19, Kiel U19 takımlarının yanı sıra kısa bir Trabzonspor macerası da yaşayan Kilit, scouting departmanına geçiş dönemini ise şöyle anlattı:

Tolgahan Kilit:

"13 yaşında Hamburg’a transfer oldum. Hamburg altyapısı, Almanya’nın en önemli altyapılarından biriydi. 16 yaşındayken Hamburg A Takımı ile antrenmanlara çıkmaya başladım. Daha sonra St.Pauli ve Holstein Kiel formaları da giydim. Bu arada RB Leipzig Teknik Direktörü Ole Werner ile Holstein Kiel takımında beraber oynadık. Özellikle Holstein Kiel’de çok iyi bir sezon geçirdim. Bu süreçte birçok transfer teklifi aldım ve Trabzonspor’a transfer oldum. Trabzonspor dönemimde profesyonel imza atarak A Takım forması giydim. Kiralık olarak başka bir takıma gönderildiğim dönem beklenmedik sakatlık sorunları yaşadım. Dizimdeki sakatlıklarla uğraştım ve maalesef vücut olarak toparlayamadım. Sakatlıklarım devam edince kariyerimi orada sonlandırmak zorunda kaldım. Yine de futbolu takip etmeye devam ettim. Bu süreçte oyuncu izledim, maçları takip ettim. Ayrıca oyuncuların istatistiklerini tutmaya başladım. Bende bu yönde bir tutku oluşmaya başladı. Bulduğum oyuncuların kalitesinden dolayı çevremdeki insanların ‘scouting’ konusunda bana olan güvenleri daha da arttı. O saatten sonra herkes benden oyuncu bulmamı istedi. O süreçte Hatayspor’a oyuncu sunmuştuk ve kulüple aramız iyi durumdaydı. Sezon başlamadan önce Hatayspor’u ziyaret ettik. Kulüp başkanıyla bir görüşme gerçekleştirdik ve Christian Atsu’yu önerdik. Christian Atsu’nun tecrübesinin takıma yardımcı olacağını düşündük. Daha sonra Hatayspor’a yardımcı olmak için kulübün scouting müdürü görevini üstlenmek istedim. O dönem Türkiye’de bu alandaki eksikliği gördüm. Scouting Departmanı üzerinden yürümeye çalışan kulüp sayısı neredeyse yok gibiydi. Kulüp başkanı bu teklifimize sıcak baktı ve yaptığımız işleri de görerek kabul etti."

"Stuttgart’ın scouting departmanında çalıştım"

Tolgahan Kilit, Hatayspor’dan sonra Stuttgart’ın alt yaş kategorilerinde scout görevine devam ettiğini belirterek, "Stuttgart’ın scouting departmanında çalıştım. Bölge olarak Hindistan, Brezilya, ABD ve Güney Kore’de araştırmalarıma devam ettim. Ayrıca Avrupa’nın diğer ülkelerinde taramalarımı sürdürdüm. Stuttgart, Almanya’daki en iyi altyapılardan birine sahip. Üst düzey oyuncu çıkarma potansiyelleri var. Altyapılarında yer alan takımları (U17, U19) yer aldıkları liglerde her zaman şampiyonluğa oynar. Ayrıca Barcelona, Chelsea, PSG ve Real Madrid gibi takımların da katıldığı uluslararası turnuvalarda hep üst sıralarda yer alırlar. Oyuncu seçerken karakter ve kalite konusuna çok dikkat ederler. Mesela seçtiğimiz oyuncu, şu an Stuttgart’ın kadrosunda o pozisyonda yer alan oyuncudan en az 2 kat daha iyi olması lazımdır. Oyuncunun kas yapısı da bizim için çok önemlidir. Fiziksel olarak enteresan oyuncular her zaman dikkatimizi çekmiştir. Bu yönlerden önü açık olan oyuncuları transfer etmeye gayret ederiz. Beğendiğimiz oyuncu hakkında bilgi toplamak için birçok kaynağa başvururuz. Bunlardan bir tanesi de sosyal medya ve oyuncunun sahip olduğu aile çevresidir. Gelen bilgileri analiz ederiz ve karakteri de iyi durumdaysa transfere sıcak bakarız. Kimse farkında olmayabilir ama oyuncunun sosyal medya paylaşımları da onun karakteri hakkında çoğu zaman ipucu verir. Her takımın kendine göre inandığı değerleri vardır ve bu değerlere sosyal medyada bile karşı çıkamazsınız. Mesela burada oyuncular kulübün değerlerine aykırı bir şey paylaşsa mesele direkt kontratı feshetmeye kadar gidebilir. Hiçbir oyuncunun kendini kulübün üzerinde görmesine izin verilmez" şeklinde konuştu.

"Beijing Guoan, her zaman şampiyonluğa oynayan bir takım"

Çin Süper Ligi takımlarından Beijing Guoan’da scouting ve kadro planlama şefi olarak görev yapan Kilit, bu transferin nasıl gerçekleştiğine yönelik gelen soruya şu cevabı verdi:

"Beijing Guoan taraftar ve camia olarak Çin’in en büyük takımı. Ortada büyük bir proje var ve benim için gerçekten heyecan verici bir süreç. Çin’in Bayern Münih’i diyebiliriz. Etkileyici potansiyele sahip bir takımdan bahsediyoruz. Çılgın bir taraftarları var ve beklentileri büyük. İşe başlama sürecinden önce çalışmalarımı yapmaya başlamıştım. Raporlarımı hazırladım ve kadrodaki sıkıntıları tespit ettim. Gerekli takviyelerin yapılması için analizlerimi yaptım. Kurala göre kadromuzda 5 yabancı oyuncu bulundurabiliyoruz. Beijing Guoan, her zaman şampiyonluğa oynayan bir takım olduğu için seçeceğimiz bu 5 oyuncu o derece değerli. Bu 5 yabancı oyuncu, Çin Ligi’nde şampiyonluğu belirleyecek öneme sahip. Herkese aynı kuralların olduğu ve yarışmanın eşit olduğu bir lig. Ülkemizi orada temsil edeceğim için çok mutluyum. Kulübümle başarılar elde edeceğime inanıyorum. Beijing Guoan Teknik Direktörü Nick Montgomery, gerçekten çok hırslı bir isim. Premier Lig’de oynadığı dönemde de hırslı bir futbolcuydu. Oyuncularıyla anlaşan mükemmel bir insan. Oyuncularının dilinden anlıyor. Bu durum da oyunculardaki futbol aşkını yükseltiyor. Nick Montgomery, ayrıca hedefleri belli olan bir hoca. Beijing Guoan olarak şampiyonluğu hedefliyoruz. Taraftar ve camia olarak bunu hak ediyor. Teknik direktörümüzle her gün temastayız. Transferlerimizi bitirdik ve önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İşimi en iyi şekilde yapmak istiyorum."

"Göztepe, scouting başarısı anlamında örnek alınabilecek bir takım"

Göztepe’nin, Türkiye’de scouting başarısı anlamında örnek alınabilecek bir takım haline geldiğine de değinen Tolgahan Kilit, "Stanimir Stoilov gibi tecrübeli bir teknik adama sahipler. Başkan Rasmus Ankersen, futboldaki önemli isimlerden. Ankersen, ilk başlarda Midtjylland ve Brentford takımlarında kendi sistemini kurdu. Bu takımlarda tecrübesini geliştirdi. Futbolda nasıl ilerlemesi gerektiğini öğrendi. Diğer takımlarla arasındaki vizyon farkı olduğunu son dönemde ortaya koydu. Bu durum ve futbola bakış açıları çok önemli. Oyunculara yüksek rakam ödeme politikasını benimsemeyi reddediyorlar. Onun yerine takıma katılmak isteyen oyuncuların hırsına ve futbol oynama konusundaki isteğine bakıyorlar. Genç, dinamik ve aç oyuncu istiyorlar. Buna göre oyuncu keşfedip hemen satıyorlar. Göztepe, çok iyi işleyen bir şirket gibi yönetiliyor. Avrupa’nın büyük liglerindeki takımlar da böyle yapıyor. Mesela Brezilya ve Afrika’dan getirdikleri oyuncuların hırsı onları yüksek bir noktaya çıkarıyor. Yüreğiyle oynayan oyuncuları bulup nokta atışı yapıyorlar. Örneğin Junior Olaitan gidince hemen yerini Musah Mohammed gibi yine genç ve aç bir oyuncuyla doldurdular. Musah Mohammed’in Bodrum’da ne kazandığı veya Göztepe’de ne kadar kazanacağı belli. İşte sistem budur. Takımda ağabey olarak Efkan Bekiroğlu, Alan Godoi ve kaptan İsmail Köybaşı var. Diğer oyuncuların yaşlarının ne kadar küçük zaten biliyorsunuz. Sistem belli ve tıkır tıkır işliyor. Bu sistemle giderlerse eğer Göztepe’nin 5 sene sonra şampiyon olma ihtimalini kimse inkar edemez" diye konuştu.

"Scouting Departmanı, bir takımın uzun vadeli kurtuluş reçetesi ve temelidir"

Kilit, Scouting Departmanı’nı takımların uzun vadeli kurtuluş reçetesi ve temeli olarak nitelendirerek, "Scout ekibi iyi çalışıyorsa, sen ucuza oyuncu alıp daha yüksek fiyata satabiliyorsan bu kulübü ileriye götürecek olan paranın kasaya girmesi demektir. Bunu altyapıdaki organizasyonla birlikte işleyen bir fabrika haline getirmeniz lazım. Scout ekibi, özellikle altyapılarda keşfedilmeyen binlerce yeteneği de açığa çıkarmak için uğraş vermeli. Bu altyapıdaki oyuncuları A takım kadrosuna kazandırmak kulübün önünü direkt olarak açar. Ben burada maddi olanağı kötü olduğu için 15-16 yaşındaki oyuncuların A takımda oynatmak zorunda kalan takımlardan bahsetmiyorum. Altyapıdaki oyuncuyu 17 yaşına kadar itina ile işlemeliler. Taktiksel, fiziksel ve teknik olarak gelişimlerine katkıda bulunmaları gerekiyor. Bunu yapmayan kulüplerin yönetimleri sürekli olarak değişir durur. İlerleyen süreçte gelen transfer yasakları ve para cezaları da kulübü zor durumda bırakabilir. Transfer tahtası kapalı olduğu için aynı sorunlar devam eder. Hazır olmayan 15-16 yaşındaki oyuncuyu sahaya mecburi olarak sürerek ellerindeki cevheri de yakabilirler. O yüzden scouting olayı çok önemli" dedi.

Uygar Aydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Arazide tek başına yürüyen yavru vaşak, sürüden ayrılan pengueni hatırlattı Sivas’ta sürücünün tarlada fark edip görüntülediği yavru vaşak, arazide uzaklaşırken arkasına dönüp bakmasıyla yıllar sonra yeniden gündeme gelen ’sürüsünden ayrılan penguen’ belgeselindeki sahneyi hatırlattı. Sivas’ta yaşayan Musa Karaçınar, aracıyla Doğanşar ilçesi tarafına doğru seyir halindeyken yolun ortasında su birikintisine benzer koyu renkli bir karartı fark etti. Durumdan şüphelenen Karaçınar, aracını yol kenarına çekerek, karartıyı incelemeye başladı. Yaklaştığında bunun yavru bir vaşak olduğunu anlayan Karaçınar, cep telefonuyla görüntü almaya başladı. Bir süre yol kenarında duran vaşak, daha sonra ağır adımlarla arazinin içine doğru ilerledi. Karaçınar, vaşağı gözden kaybolana kadar bir müddet daha izledi. Arazide uzaklaşan vaşağın ilerlerken bir an arkasına dönüp bakması ise dikkat çekti. Bu anlar, Encounters at the End of the World adlı belgeselde yer alan ve sürüsünden koparak tek başına ters yöne yürüyen penguen sahnesini hatırlattı. Söz konusu penguen görüntüleri, yıllar sonra sosyal medyada yeniden paylaşılarak gündem olmuş, ’sürüsünden ayrılıp kendi yolunu seçen penguen’ olarak geniş kitlelerce konuşulmuştu. "Yavru bir vaşaktı" İlk defa bir vaşak gördüğünü söyleyen Musa Karaçınar, "Doğanşar tarafında aracımla yolculuk yapıyordum. Daha sonra ise yolun ortasında bir vaşak olduğunu fark ettim. Aracımdan inip fotoğraflarını ve videolarını çekmeye çalıştım ama kaçtı. İlk defa vaşak gördüm ve arabadan iner inmez görüntü almaya başladım. Büyük değil yavru bir vaşaktı" dedi.
Elazığ Ramazan soflarının vazgeçilmezi ’Badem Şekerine’ yoğun talep Elazığ’da her Ramazan olduğu gibi bu yıl da kentin ’beyaz altını’ olarak dillendirilen bademin, şeker yolculuğu başladı. Ramazan ayından standart düzeyde yapılan badem şekeri 11 ayın sultanının gelmesiyle rekor üretime geçiyor. Osmanlı döneminde yapıldığı bilinen, Elazığ’da Ramazan ayında hemen her eve giren, yurt dışına da gönderilen badem şekeri, bu yıl da birçok işletmede yapılmaya başlandı. Yılın 11 ayında çok az üretimi olan ve kentte ’beyaz altın’ olarak dillendirilen badem şekerinin üretimi, Ramazan ayında ise rekor kırıyor. Günlük üretim ve tüketimi yaklaşık 5 kat artan badem şekeri için ustalar tatlı bir telaş içine giriyor. Kilogramı 500 liradan alıcı bulan ve ağırlıklı olarak yerli bademle hazırlanan kentin ’beyaz altını’ 3 saatte hazır hale geliyor. Badem, 1 saat boyunca kavrulmasının ardından 2 saat de özel kazanda şekerleniyor. Vatandaşlar, iftardan sonra çayın yanında kan şekerini düzenlediğini belirttikleri badem şekerine rağbet gösteriyor. Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlayan badem şekeri ustası Coşkun Ceylan, "Badem şekeri, Osmanlı’dan gelen bir gelenektir. Özellikle Elazığ’da normal zamanlarda da talep oluyor ama Ramazan aylarında sofraların olmazsa olmazı oluyor. Orucunu açan mutlaka çayın yanında badem şekerini içiyor. Normalde badem şekerinin en lezzetlisi şekeri az olandır. Çayın yanında o damak tadını oluşturmalıdır. Normal zamanlarda 150-200 kilogram badem şekeri satarken, Ramazan ayında 5 katına 750 kilogram civarında satış gerçekleştiriyoruz. Bu da insanların talepleri üzerine oluyor. Dışarıda yaşayan Elazığlı vatandaşlara da buradan çok gönderiyoruz. Badem şekeri soflardan sonra çayın vazgeçilmezidir. Fiyat, geçen sene badem ağaçlarına don vurmasından dolayı ister istemez badem fiyatlarını yükseltti. Geçen sene kilosunu 300 liraya verdiğimiz badem şekeri 500 liradan satılıyor" dedi.
Bursa Arena Anne-Baba Okulu’nda sertifika heyecanı Arena Eğitim Kurumları’nın, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) iş birliğiyle hayata geçirdiği "Anne Baba Okulu" projesi, ikinci dönemini başarıyla tamamladı. 10 hafta boyunca uzman akademisyenlerden eğitim alan ebeveynler, Arena Okulları Beşevler Kampüsü’nde düzenlenen törenle sertifikalarına kavuştu. Törene BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni, Arena Eğitim Kurumları Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feyyat Gökçe, Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, BUÜ Öğretim Üyesi Dr. İsmail Çimen kurum yöneticileri ve çok sayıda veli katıldı. Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, projenin hem kurum hem de toplum için taşıdığı değeri vurguladı. Eğitimin evdeki değişimle başladığına dikkat çeken Arslan, "Bugünkü tabloyu kelimelerle anlatmak mümkün değil; bizim için gerçekten çok anlamlı bir gün. 10 hafta boyunca hem Bursa’dan hem de çevre illerden çok değerli hocalarımız velilerimizle buluştu. Projemizdeki temel felsefe ’evi değiştirmekti’. İnanıyoruz ki evdeki ortamı dönüştürebilirsek, çocuklarımız hayata çok daha güçlü adapte olacaklardır. Kendi velilerimizle sınırlı kalmayıp, bu bilinçle Bursa genelinde öncü bir rol üstlenmek ve benzer çalışmalara model teşkil etmek istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki çevremiz güzelleşirse biz de güzelleşiriz. Bu toplumsal gelişim vizyonuyla hareket ederek, her yıl daha da güçlenen bu projeyi kentimiz için köklü bir geleneğe dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Bu yolda bizden desteğini esirgemeyen, Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Salih Çepni ve Bilim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Feyyat Gökçe hocalarımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni ise konuşmasında, projeyle üniversite-şehir iş birliğinin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini belirtti. Ebeveynlerin eğitimdeki rolüne değinen Çepni, "Anne Baba Okulu, iki yıllık süreçte kendi kültürünü ve sistemini oluşturmuş kıymetli bir proje. Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi olarak topluma hizmet etme misyonumuz doğrultusunda, bu çalışmanın bilimsel tarafında yer almayı ve akademik bilgiyi sahaya indirmeyi önemsiyoruz. Velilerimizin ’tüm sorumluluk okulda olsun’ anlayışından uzaklaşarak okul ile aktif bir iş birliği içine girmesi, çocuklarımızın geleceği için en büyük kazanımdır. Bu modelin zamanla daha da zenginleşerek çok daha geniş kitlelere ulaşacağına kalpten inanıyorum" diye konuştu. Program süresince veliler; 21. yüzyılda ebeveynlik, dijital dünyada çocuk yetiştirme, akran zorbalığı, güvenli bağlanma ve etkili iletişim gibi kritik başlıkları ele aldı. Alanında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla gerçekleşen eğitimler, ebeveynlere çocuklarının gelişim süreçlerinde karşılaştıkları zorluklara karşı bilimsel ve pratik çözüm yolları sundu. Tören, protokol üyelerinin velilere sertifikalarını takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.