SPOR - 04 Şubat 2026 Çarşamba 11:24

TMOK Başkanı Ahmet Gülüm: "Kış sporlarını geliştirmek adına alınan organizasyonlar önemli"

A
A
A
TMOK Başkanı Ahmet Gülüm: "Kış sporlarını geliştirmek adına alınan organizasyonlar önemli"

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Ahmet Gülüm, "Türkiye’de kış sporlarını geliştirmek adına buraya daha çok büyük çapta organizasyon alıyor olmamızın önemli olduğunu çıkan sonuçlardan biliyoruz. Daha gidecek epey yolumuz var" dedi.


25. Kış Olimpiyat Oyunları, 6-22 Şubat 2026 tarihlerinde İtalya’nın Milano ve Cortina kentlerinde düzenlenecek. Ay-yıldızlılar 2’si kadın, 6’sı erkek toplam 8 sporcuyla mücadele edecek. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Ahmet Gülüm, turnuva öncesi açıklamalarda bulunarak, bilgiler aktardı. Kış Olimpiyat Oyunları’nın önemine dikkat çeken Başkan Gülüm, "Milano Cortina Kış Oyunları bizim uzunca bir dönem yakın coğrafyamızda olan ender kış oyunlarından biri olacak. Bu anlamda Paris Olimpiyat Oyunları’nın ülkemizde oluşturduğu etkiyi hepimiz biliyoruz. Çünkü coğrafi açıdan 2-3 saatlik mesafede olan organizasyon Türk halkına yansıyor ve pozitif değerler olarak katkı sağlıyor. Kış Olimpiyat Oyunları’nın da Milano’da olması, hatta bir sonrakinin Fransız Alplerinde olacak olması kış sporumuzun gelişmesi açısından çok değerli. Bu açıdan Milano’nun Türkiye’de kış oyunlarının biraz daha ilgiyi artıracak organizasyon olacağını medyamızın da saat farkı olmaksızın daha fazla ilgi göstereceğini, rekorlara, organizasyondaki büyük müsabakalara ilgi göstereceğini düşünüyorum. Türkiye’de sporun kış bölümüyle ilgili branşların gelişimi adına çok önemli bir organizasyon olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



"Kış sporlarını geliştirmek adına alınan organizasyonlar önemli"


Kış sporlarının Türkiye’de gelişme düzeyinde olduğunu belirten TMOK Başkanı Gülüm, "Burada kesin olan bir şey var; kendi ülkenizde yapmış olduğunuz organizasyonlar bir branşın veya bir sporun gelişmesi adına çok değerli oluyor. Biz Türkiye Olimpiyat Komitesi olarak 2027 Avrupa Oyunları’nın İstanbul’da olmasını çok arzuluyoruz ve İstanbul’da olacak. 26 farklı branşın yapılacağı bu mücadele Los Angeles’a da kota verecek. Aynı şeyi Kış Olimpiyat Oyunları için de düşünüyor ve değerlendiriyor olmamız gerekiyor. 2011 yılında yapmış olduğumuz Üniversite Kış Oyunları ile birçok sporcu kazandık. Bugün Curling takımımız dünya çapında bir takım. Maalesef talihsiz birkaç müsabaka nedeniyle şu anda Kış Oyunları’nda yer alamıyorlar ama Curling Milli Takımımız var Erzurum’dan çıktı. Çünkü Kış Olimpiyat Oyunları Erzurum’da yapılmıştı. Biz de kış sporlarını geliştirmek adına buraya daha çok büyük çapta organizasyon alıyor olmamızın önemli olduğunu çıkan sonuçlardan biliyoruz. Daha gidecek epey yolumuz var" diye konuştu.



"Sporcularımıza desteklerimiz devam ediyor"


Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin sporun geliştirilmesi adına çalışmalar yapıldığını sözlerine ekleyen Başkan Gülüm, "Biz TMOK olarak olimpiyatlara sporcuların katılımı sırasında onların kendilerini iyi hissedecekleri ortamları oluşturmaya ve onlara yol göstermeye, yön vermeye çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızı federasyonla birlikte yürütüyoruz. Aynı durum Los Angeles Yaz Olimpiyat Oyunları için de sürüyor. Çeşitli sporcularımıza katkı ve desteklerimiz devam ediyor. TMOK hedefleri açısından, Türkiye’de sporun geliştirilmesi ve mevcut performans sporunda, güçlü sporcuların performanslarını daha yüksek yapabilmesi konusunda federasyonlarla işbirliği içerisinde çalışan bir kurum. Biz de bu çalışmalarımızı yürütmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.



"Sporcularımız var olan rekorlarını tazeleyeceğine inanıyorum"


TMOK Başkanı Ahmet Gülüm, Kış Olimpiyat Oyunları’nda 8 kişilik bir kafile ile yer alacaklarını ifade ederek, şunları söyledi:


"Kayaklı atlama, sürat pateni, alp disiplini, kayaklı koşu gibi branşlarımız var. O branşlarda yer alan sporcularımız; Team Türkiye burada böyle bir kadro olarak gidecek. Madalya konusu çok zorlu. Sporcularımız biliyorum ki mücadelelerini her zaman en üstte, bir öncekinden bir sonrakine çıkabilmek, var olan rekorlarını tazelemek adına yapıyorlar. Ben o mücadelelerini sürdüreceklerini düşünüyor ve inanıyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.