SPOR - 27 Ocak 2026 Salı 12:08

TBF ile Garanti BBVA arasında sponsorluk anlaşması imzalandı

A
A
A
TBF ile Garanti BBVA arasında sponsorluk anlaşması imzalandı

Türkiye Basketbol Federasyonu ile Garanti BBVA arasında "Milli Takımlar" Forma ve Ana Sponsorluk anlaşması imzalandı.


İstanbul’da bir otelde düzenlenen imza törenine Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ile Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten katıldı. Törende konuşan Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Garanti BBVA ile yol arkadaşlıklarının 2001 yılında başladığını ve bugün çeyrek asırlık bir geçmişe ulaştığını belirtti. Türkoğlu, "Bu süre, Türk spor tarihinde nadir görülen, istikrarlı ve sürdürülebilir bir iş birliğini temsil ediyor. Bu sadece bir sponsorluk değil; Türk basketbolunu büyütme, geliştirme ve geleceğe taşıma hedefiyle kurulmuş uzun soluklu bir yolculuk ve stratejik ortaklıktır" dedi.



"Türk basketbolu bugün daha güçlü bir yapı inşa ediyor"


Garanti BBVA’nın yıllar boyunca yalnızca A Milli Takımlarımlara değil; altyapıdan genç sporculara kadar basketbolun her katmanına gerçek anlamda dokunan bir paydaş olduğunu aktaran Başkan Türkoğlu, "Bu iş birliğinin Türk basketbolunun hem sportif hem de kurumsal gelişiminde çok önemli bir rol oynadığını bugün çok net görüyoruz. Türk basketbolu bugün daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha sağlıklı bir yapı inşa ediyor. Bu gelişimin arkasında uzun vadeli vizyon ve doğru iş birlikleri var. Garanti BBVA bu vizyonun en önemli stratejik ortaklarından biri. Başta Garanti BBVA Genel Müdürümüz Sayın Mahmut Akten olmak üzere, bu 25 yıllık yolculukta emeği geçen tüm Garanti BBVA ailesine, Türk basketboluna verdikleri katkılar için bir kez daha teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



Mahmut Akten: "Türkiye’de sporun en uzun soluklu ve istikrarlı iş birliklerinden birini sürdürmekten büyük gurur duyuyoruz"


Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde, "Bugün attığımız imzalar bizim için 25 yıldır aralıksız devam eden çok güçlü bir yol arkadaşlığının devamı anlamına geliyor. Türkiye’de sporun en uzun soluklu ve istikrarlı iş birliklerinden birini sürdürmekten büyük gurur duyuyoruz. Bu desteği bir sponsorluk faaliyeti olmanın ötesinde, topluma değer katan uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz. Sporu, gençleri güçlendiren, toplumları bir araya getiren ve ortak bir aidiyet duygusu oluşturan çok güçlü bir alan olarak ele alıyoruz. Basketbolun takım ruhu, disiplin, inanç ve özgüven gibi değerleri, bizim ‘Birlikte Yaparız’ yaklaşımımızla birebir örtüşüyor. Bu nedenle basketbolla kurduğumuz bağ tesadüfi olarak gerçekleşmedi, çok doğal, çok içten ve kalıcı" diye konuştu.



"Garanti BBVA, Türk basketbolunun dünyadaki konumu güçlendirmeye devam edecek"


Türk basketboluna desteklerine devam edeceklerini vurgulayan Akten, "2001 yılında başlattığımız bu yolculukta oluşturup Türkiye basketboluna armağan ettiğimiz ‘12 Dev Adam’ ve ‘Potanın Perileri’ markaları o günden sonra bir inancın, özgüvenin ve ortak bir duruşun simgesi haline geldi. Millilerimize verdiğimiz bu gönülden destekle başlayıp, 25 yıldır Federasyonumuzla omuz omuza sürdürdüğümüz bu iş birliği, milli takımlardan altyapıya, basketbol okullarından on binlerce çocuğa uzanan bütüncül bir ekosistemi kapsıyor. Bugün attığımız imzaları, bir sözleşmenin ötesinde, ortak bir vizyonun, güvenin ve Türk basketbolunun geleceğine duyduğumuz inancın bir yansıması olarak görüyoruz. Tüm takımlarımızın yanında olmaya, aynı heyecan ve kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm basketbol milli takımlarımıza yürekten başarılar diliyoruz. Garanti BBVA, yeni dönemde de Türkiye’nin basketbol hikâyesine ortak olmaya, çocuklar ve gençler için fırsat eşitliği ve güçlü rol modeller oluşturmaya, Türk basketbolunun dünyadaki konumu güçlendirmeye devam edecek" cümlelerine yer verdi.


Milli basketbolcular Onuralp Bitim ve Tilbe Şenyürek ise anlaşmadan dolayı mutluluk duyduklarını dile getirdiler.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan Kastamonu Raporları serisinin yayımlanan beşinci çalışmasında "Kastamonu’da Suçun İstatistiki Dağılımı" bilimsel verilerle ortaya koyuldu. Kastamonu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını çok boyutlu biçimde inceleyen Kastamonu Raporları serisinin beşinci çalışması yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde hazırlanan ve kentin akademik veri birikimine katkı sunmayı amaçlayan serinin yeni raporu, "Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası" başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu’da suç istatistiki dağılımı, suç türleri ve sosyal dinamiklerle bağlantısı, bilimsel verilerle ele alındı. Raporda, Kastamonu’nun coğrafi özellikleri dikkate alınarak suç göstergeleriyle ilişkili olabilecek demografik ve mekana dayalı etmenler değerlendirildi. Kişiye karşı işlenen suçlar, malvarlığına karşı işlenen suçlar, ekonomik ve finansal suçlar, cinsel suçlar ile uyuşturucu suçları veriler çerçevesinde incelendi. Her suç türü, TR82 Batı Karadeniz İstatistiki Bölgesi ve Türkiye geneliyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak Kastamonu’ya ait mevcut durum tespiti yapıldı. Raporda suç verileri sadece sayısal boyutuyla değil, coğrafi yoğunluk, nüfus dağılımı, kentleşme düzeyi ve sosyoekonomik yapı gibi değişkenlerle birlikte değerlendirildi. Kastamonu’da kişiye karşı işlenen suçlar arttı Raporda, araştırma dönemini kapsayan 2010-2020 yılları arasında toplamda 580 kişi öldürme suçundan hüküm giyerken, TÜİK verilerine göre en fazla 2014 yılında 80 kişi öldürme suçundan hüküm giydiği ve 2010 yılında da en az 17 kişinin hüküm giydiği belirtildi. İl genelinde kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde 2015, 2016 ve 2020 yılları hariç diğer yıllarda artış görüldüğünün belirtildi raporda, "2010 yılında yüzde 2,9’ken, 2014 yılında yüzde 13,8 ile en yüksek yüzdelik dilimine ulaşmıştır. Bazı yıllarda bu oran düşmüş olsa da 2010 ve 2020 yılı karşılaştırıldığında, 2010 yılında yüzde 2,9 iken 2020 yılında öldürme suçunun yüzde 8,3’lük bir orana ulaşmış olması, araştırma sahasında kişilere karşı suçlardan olan öldürme suçunun genel seyrinde bir artış olduğunu göstermektedir" denildi. Yaralama suçundan hüküm giyenlerin toplam sayısının bin 459 olarak belirtildiği raporda, "En fazla suçlu kaydı 233 hükümlü ile 2019 yılında gerçekleşirken, en az suç kaydı ise 33 hükümlü ile 2010 yılında olmuştur. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, 2010 ile 2013 yılları arasında belirgin bir artış yaşanırken, 2014-2016 döneminde ise kademeli bir gerileme eğiliminin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen 2017’den itibaren oranlarda yeniden yükseliş eğilimi gözlenmiş, 2019’da ise bu oran zirve yapsa da 2020 yılında sınırlı bir düşüş göstermiştir. Yaralama suçunun yıllara göre oranları 2010’da yüzde 2,3’ken 2019’da yüzde 16 ile tepe değere ulaşmış, 2020’de ise yüzde 15,1’e gerilemesine rağmen başlangıç değerine kıyasla belirgin bir artışın gerçekleştiği görülmektedir" ifadelerine yer verildi. Uyuşturucuyla ilişkin işlenen suçlardan hüküm giyenlerin sayısının 467 kişi olduğunun belirtildiği raporda, "Bunların 331’i uyuşturucunun ticaretinden ve imalinden hüküm giyerken, 136’sı ise kullanma, bulundurma ya da satın alma kapsamında hüküm giymiştir. Dolayısıyla uyuşturucu suçlarının yaklaşık yüzde 71’i arz yönlü iken yüzde 29’luk bir kısmı ise talep yönlü niteliktedir. Bu yapı, Kastamonu’da uyuşturucu suçlarının yalnızca kullanıcı düzeyinde değil, aynı zamanda ticari kapsamda da önemli bir sorun teşkil ettiğinin göstergesidir. Kastamonu’da inceleme dönemini kapsayan 2010-2020 yıllarında uyuşturucunun temini ve ticaretinin yapıldığı düzey incelendiğinde, 2010’dan 2012’ye kadar hükümlü sayısının düşük bir eğilimde olduğu gözlenirken, özellikle 2013 yılından sonra bu sayının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında 70 hükümlü ile zirveye ulaşan değer, 2020 yılında 21’e gerilemiştir" denildi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Raporları serisinin şehrin farklı alanlardaki durumunu bilimsel verilerle ortaya koyarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, "Üniversiteler yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehre ilişkin bilgi üretimiyle de sosyal katkı sunmaktadır. Kastamonu Raporları serisi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Suçun coğrafi dağılımı gibi çok boyutlu bir konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması hem karar alıcılar hem de araştırmacılar açısından kıymetli bir kaynak oluşturmaktadır" dedi.