GÜNDEM - 12 Mart 2026 Perşembe 12:07

Sultangazi’de istiklal ruhu tarihi mekanlarla buluştu: Gençlerden anlamlı klip

A
A
A

Sultangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla ilçenin tarihi ve kültürel mirasını gençlerin sesiyle birleştiren özel bir video çalışmasına imza attı. "10 Kıta Tek Yürek" temasıyla hazırlanan projede liseli öğrenciler, İstiklal Marşı’nın her bir kıtasını ilçenin sembol mekanlarında seslendirdi.

Sultangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla anlamlı bir çalışmaya imza attı. "10 Kıta Tek Yürek" temasıyla bir proje hazırlandı. Liseli öğrenciler ise, İstiklal Marşı’nın her bir kıtasını ilçenin sembol mekanlarında seslendirdi. Proje kapsamında Sultangazi’nin dünya mirası sayılan mimari yapıları ve doğal güzellikleri çekim merkezi olarak kullanıldı. Mimar Sinan’ın eşsiz eserlerinden Mağlova Kemeri ve Güzelce Kemeri başta olmak üzere; Mimar Sinan Kent Ormanı, Amfi Tiyatro ve Gözetleme Kulesi gibi noktalar çekimlerin fonunu oluşturdu. Dron çekimleriyle desteklenen klipte, ilçenin panoramik manzarası eşliğinde öğrencilerin sergilediği performanslar, Milli Marş’ın ruhunu tarihi dokuyla harmanlayarak izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.

"Hem tanıtım hem vefa"

Çalışmanın amacına ilişkin açıklamalarda bulunan Sultangazi İlçe Millî Eğitim Müdürü Necati Tekbaş, projenin hem bir vefa borcu hem de bir tanıtım vesilesi olduğunu vurguladı. Tekbaş, "İstiklal Marşı’nın temsil ettiği bağımsızlık ruhunu genç nesiller aracılığıyla yeniden yaşatmak istiyoruz. Sultangazi’nin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerin istiklal ruhuyla yeniden anlam kazanmasını önemsiyoruz. Şanlı tarihimiz, kendisine vefa gösteren genç nesillerimizin omuzunda yükselecek. Türkiye Yüzyılı’nın gençlerine bu anlamlı çalışmada yer aldıkları için teşekkür ediyorum" diye konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.