EKONOMİ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 10:12

Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu

A
A
A
Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu

Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini açıkladı. Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1,6 azalarak 476 milyon 307 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7 gece oldu.


Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 264 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 azalarak 11 milyon 23 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 60 milyon 957 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,5 gece oldu.


Seyahate çıkanlar 2025 yılında 555 milyar 68 milyon 767 bin TL harcadı


Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Bu harcamaların yüzde 87,1’ini 483 milyar 696 milyon 988 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 12,9’unu ise 71 milyar 371 milyon 779 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 8 181 TL oldu.


Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 29,6 artarak 85 milyar 594 milyon 583 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 92,5’ini 79 milyar 134 milyon 51 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7,5’ini ise 6 milyar 460 milyon 532 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 7 765 TL oldu.


Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,3 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 23,1 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 18,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde yeme ve içme harcamalarında yüzde 26,4, ulaştırma harcamalarında yüzde 25,6 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 48,2’lik artış görüldü.


Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32,1 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,8 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 13,3 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 23,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 25 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 43,1’lik artış görüldü.


Bu yılda yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 57,7 ile ilk sırada yer aldı


Yıllık olarak seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 34,4 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 3,5 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı.


Seyahate çıkış amaçları çeyreklik olarak incelendiğinde ise yüzde 61,8 ile "yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 26 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 4,9 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı.


Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı


Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 313 milyon 72 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. İkinci sırada 81 milyon 86 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 47 milyon 236 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.


Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 44 milyon 285 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 6 milyon 856 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 6 milyon 185 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 47 girişim arasından seçilen RareSum, Cenevre’de Türkiye’yi temsil edecek Akbank’ın inovasyon merkezi Akbank LAB ile Birleşmiş Milletler’in telekomünikasyon ajansı International Telecommunication Union (ITU) iş birliğiyle ikinci kez düzenlenen AI for Good Innovation Factory Türkiye programında kazanan girişim RareSum oldu. 47 girişim arasından seçilen girişim, Cenevre’de Türkiye’yi temsil edecek. Akbank LAB’in lokal partnerliğinde, ReFi Türkiye çatısı altında ikinci kez hayata geçirilen AI for Good Innovation Factory Türkiye, bu yıl da girişimlerin yapay zekâyı sağlık, tarım ve su yönetimi gibi insan hayatına doğrudan temas eden alanlarda çözüm üretme kabiliyetlerini değerlendirdi. Program, Türkiye girişimcilik ekosisteminin küresel yapay zekâ gündemiyle daha güçlü biçimde entegre olmasına ve yerel çözümlerin uluslararası görünürlük kazanmasına zemin hazırladı. AI for Good Innovation Factory Türkiye’ye bu yıl başvuran 47 girişim arasından seçilen 5 finalist, geliştirdikleri çözümleri jüri karşısında sunarak Türkiye’yi Cenevre’de temsil edecek girişim olmak için yarıştı. Jüri değerlendirmesi sonucunda nadir hastalıklar alanında sağlık profesyonellerine yapay zekâ destekli araştırma ve karar destek çözümleri sunan RareSum birinci seçildi. Girişim, dünyanın farklı ülkelerinden teknoloji liderleri, yatırımcılar, kamu temsilcileri ve girişimcilik ekosistemi paydaşlarını bir araya getiren AI for Good Global Summit’te Türkiye’yi temsil edecek ve 20 bin dolarlık büyük ödül için yarışacak. Girişimler, yapay zekâyı tarımdan sağlığa uzanan alanlarda çözüm üretmek için kullanıyor Programa başvuran girişimler arasından seçilen diğer finalistler; su yönetimi platformu Blueit; konuşma ve dil terapisi süreçlerini yapay zekâ ile destekleyen Diltigo; tarımda dijital dönüşümü destekleyen, veri odaklı hassas tarım çözümleri sunan FarmLabs ve uzaktan algılama ve yapay zekâ alanlarında öncü teknolojilerle sürdürülebilir ve akıllı çözümler sunan Smart City & Partners oldu. AI for Good Innovation Factory Türkiye, güçlü jüri kadrosu ile küresel platformda Türkiye’yi temsil edecek girişimi seçti Programın jürisinde Akbank LAB İnovasyon Merkezi Müdürü Osman Emre Geredeli; Parton Big Data Kurucusu ve Türkiye Yapay Zekâ Platformu Eş Başkanı Profesör Altan Çakır; Founder One Genel Partneri Ali Şahin; Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Görevlisi, AU INOVA Araştırma Merkezi ve INOVA NeuroLab Direktörü Dicle Yurdakul ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Öztürk yer aldı. AI for Good Innovation Factory Türkiye Spotlight Session ismi verilen sunum gününde, 5 dakikalık sunumlarının ardından jürinin sorularını yanıtlayan finalistler, jüri puanlaması ile değerlendirildi. Yarışmanın birincilik ödülüne layık görülen RareSum, Birleşmiş Milletler tarafından atanmış, alanında uzman isimlerden mentorluk desteği, Hızlandırma Programı kapsamında önceki girişimlerle deneyim paylaşımı, iş birliği ve karşılıklı destek için bağlantı kurma imkânı ve AI for Good Innovation Factory Büyük Finali’nde yarışma imkânlarının sahibi oldu.
Bitlis Güzeldere Vadisi’nde bahar şöleni: Çiğdemler görsel ziyafet sunuyor Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Güzeldere Vadisi, açan çiğdemlerle doğa fotoğrafçıları tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu yıl yoğun kar yağışının ardından Bitlis’teki ova ve vadilerde baharın müjdecisi çiğdem çiçekleri yoğun bir şekilde açmaya başladı. Özelikle Tatvan ve Hizan ilçeleri arasındaki Güzeldere Vadisi’ndeki sulak alanlarda yoğun bir şekilde açan çiğdemler, karlı dağlarla birlikte hayranlık uyandıran görüntüler sunuyor. Doğanın canlanması ile birlikte açan beyaz ve pembe renkteki çiğdem çiçeklerinin Güzeldere Vadisi’nde oluşturduğu manzara havadan dron ile görüntülendi. Çiğdem çiçeklerinin vadide oluşturduğu yoğunluk doğa fotoğrafçılarının da ilgisini çekiyor. Bölgeyi sıkça ziyaret eden doğa fotoğrafçıları çiğdem çiçeklerinin hem genel manzarasını hem de detay fotoğraflarını çekerek arşivlerine katıyor. Çiğdem çiçeklerini fotoğraflayan akademisyen ve doğa fotoğrafçısı Veysel Akşahin, "Bugün Bitlis’in Güzeldere bölgesine geldik. Bölgede kışın bitmesi ve baharın gelmesiyle birlikte çok güzel çiğdemler açtı, biz de bunu değerlendirelim dedik. Sabahtan beri burada biraz suyun içerisinde, biraz çamurun içerisinde fotoğraf çekmeye çalıştık, çok güzel kareler yakaladık. Tabi bu Bitlis coğrafyası doğal güzellikleriyle her zaman dikkat çeken bir yer. Bizde bu doğal güzellikleri her zaman, her dönem, her mevsim fotoğraflamaya çalışıyoruz" dedi.
Bursa Kalça ağrısına kapalı cerrahiyle konforlu çözüm Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, kalça eklemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde güncel bir yöntem olan kalça artroskopisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Minimal invaziv cerrahi teknikle uygulanan yöntem, hastalara hem güvenli hem de konforlu bir tedavi süreci sunuyor. Kalça artroskopisinin ileri teknolojiye dayalı kapalı bir cerrahi yöntem olduğunu belirten Op. Dr. Tercan, "Kalça eklemi içerisini yüksek çözünürlükle görüntüleyebilen özel kamera sistemleri sayesinde hem tanı koyabiliyor hem de gerekli cerrahi müdahaleleri aynı seansta gerçekleştirebiliyoruz. Bu yaklaşım, hastalarımız için daha güvenli ve konforlu bir süreç sağlıyor" dedi. Yöntemin özellikle belirli hasta gruplarında başarılı sonuçlar verdiğine dikkat çeken Op. Dr. F. Volkan Tercan, femoroasetabular sıkışma sendromu (FAI), kalça labrum yırtıkları, kıkırdak hasarları, eklem içinde serbest cisimler ile hareket kısıtlılığı ve kronik kalça ağrıları gibi durumlarda kalça artroskopisinin etkili bir seçenek olarak öne çıktığını ifade etti. Açıklamasında minimal invaziv cerrahinin sağladığı avantajlara da değinen Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, "Kalça artroskopisi sayesinde daha küçük kesilerle işlem yapıyoruz. Bu da daha az ağrı, daha düşük komplikasyon riski ve daha hızlı iyileşme anlamına geliyor. Hastalarımızın büyük bir kısmını aynı gün veya ertesi gün taburcu edebiliyoruz" diye konuştu. Ameliyat sonrası sürecin en az operasyon kadar önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. F. Volkan Tercan, planlı bir fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecinin hastaların hareket kabiliyetini yeniden kazanmasında kritik rol oynadığını belirtti. Kalça artroskopisinin her hasta için uygun olmadığının altını çizen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, "İleri düzey kireçlenmesi olmayan, erken ve orta evre kalça problemleri yaşayan hastalarda bu yöntem oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Doğru hasta seçimi, tedavi başarısını doğrudan etkiler" ifadelerini kullandı. Uzun süreli kalça ağrılarının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü de hatırlatan Op. Dr. F. Volkan Tercan, doğru hasta grubunda uygulanan kalça artroskopisinin ağrıyı azaltarak bireylerin aktif yaşamlarına daha hızlı dönmelerine katkı sağladığını sözlerine ekledi.
Afyon Sultandağı’nda kayısı ve erikleri don vurdu, kiraz kurtuldu Afyonkarahisar’ın Sultandağı ve Çay ilçelerinde etkili olan zirai don, bölgedeki meyve ağaçlarında zarara ve kayıplara yol açtı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı saha incelemelerine göre, badem, kayısı ve erik ağaçlarında zarar oranı yüzde 70’e ulaşırken, kiraz ağaçlarındaki etkilenme oranı yüzde 10 seviyesinde kaldı. Bahçesine giren çiftçiler büyük üzüntü yaşadı. Sultandağı’nın Yeşilçiftlik Beldesinden çiftçi Mustafa Akpınar, "Kayısı ve badem ağaçlarında zirai don nedeniyle yüzde 100 kayıp yaşadık. Hepsi yandı. Geçen yıl da yiyememiştik" dedi. Bir kadın üretici de "Bu yıl kayısı ve bademe yine hasret kalacağız. Zirai don hepsini yaktı" ifadesini kullandı. Eğitim çalışmaları kirazı korudu Bilgilendirme faaliyetleri ve uyarıların yanı sıra kiraz üreticilerine yönelik alınan koruyucu önlemler sayesinde kiraz ağaçları büyük oranda korundu. Dünyanın en kaliteli kirazlarının yetiştiği Sultandağı’nda kiraz ağaçları, dondan en az hasarla kurtuldu. Sultandağı Ziraat Odası Başkanı Hasan Dinç ise don olayının ardından üreticilerin endişeli bir bekleyiş içinde olduğunu belirterek, "Kayısılarımız yandı, badem ve erikte ciddi hasar var. Yüzde 50’nin üzerinde kayıplarımız var. Bazı bahçelerde ürün kayıpları yüzde 100’e ulaşıyor. Kirazda ise şimdilik durum iyi görünüyor. Umudumuz yeni bir soğuk hava dalgasının gelmemesi ve kirazda bu yıl hedeflenen bolluğun yaşanmasıdır" dedi.
İstanbul Rönesans Enerji ilk batarya yatırımını başlattı Rönesans Holding ve TotalEnergies ortaklığıyla faaliyet gösteren ve Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefiyle yatırımlarını sürdüren Rönesans Enerji, enerji depolama alanındaki ilk yatırımını hayata geçiriyor. Şirket, Alarko Gotion Green Enerji ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, Sibel Rüzgar Enerji Santrali (RES) için batarya enerji depolama sistemi (BESS) tedarikine yönelik sözleşme imzaladı. Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını çeşitlendirerek güçlendiren Rönesans Enerji, bu adımıyla üretim süreçlerini daha esnek, verimli ve öngörülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Rönesans Enerji portföyünde yer alan, İzmir’de bulunan 88 MWm kurulu güce sahip Sibel RES bünyesinde kurulacak batarya sistemi sayesinde, rüzgar enerjisinin doğası gereği oluşabilen üretim sapmalarından kaynaklanan dengesizlik maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. Üretim profilinin daha esnek ve kontrol edilebilir hale gelmesini sağlayacak bu yatırımla, şirketin toplayıcılık portföyünün daha etkin, öngörülebilir ve optimize edilmiş bir şekilde yönetilmesi mümkün olacak. Enerji depolama sisteminin devreye alınmasıyla birlikte, piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalardan faydalanılarak gelir optimizasyonu sağlanması, kesinti (curtailment) kaynaklı üretim kayıplarının ve dengesizlik maliyetinin azaltılması, genel portföy kârlılığı ile operasyonel verimliliğin artırılması hedefleniyor. Bu adım, yenilenebilir enerji üretiminin piyasa koşullarına daha uyumlu ve yönetilebilir hale gelmesine katkı sağlayan yeni nesil enerji yönetimi yaklaşımının önemli bir örneğini oluşturuyor. Depolamalı yatırımların portföydeki ağırlığı artacak Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, enerji depolama yatırımlarının önümüzdeki dönemde portföy içinde daha geniş yer tutacağını belirterek, şunları söyledi: "Önümüzdeki beş yılda önceliğimiz enerji depolama yatırımları olacak. Kapasite artışı bizim için kritik önem taşıyor. Bu kapsamda temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımıza da devam edeceğiz. Bunun yanı sıra türbin yenileme yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Depolamalı rüzgar ve güneş projeleri öncelik verdiğimiz alanlar arasında yer alıyor. Ayrıca hibrit santrallere yönelik yatırımlarımız da devam edecek. Bu süreçte dijitalleşme ve yapay zeka destekli bakım ve işletme çözümlerine odaklanıyoruz. Amacımız aynı altyapıdan daha fazla, daha verimli ve daha esnek üretim sağlamak. Bugün itibarıyla kurulu gücümüz 577 MW seviyesinde. İki yılda kurulu gücümüzü 3.5 katına çıkardık. Proje portföyümüz ise 1.400 MW’a ulaşmış durumda. 2027 yılında kurulu gücümüzü 1.000 MW’a, 2028 yılında ise 2.000 MW’a çıkarmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki iki yılda yatırımlarımız ağırlıklı olarak rüzgar, güneş, depolamalı ve esnek üretim içeren projelerde yoğunlaşacak. Güvenilir enerjiyi esnek üretim çözümleriyle birleştirip entegre enerji üretimi sağlamayı amaçlıyoruz." Söz konusu yatırım, şirketin enerji üretimini ileri teknoloji çözümlerle destekleyerek daha entegre ve esnek bir yapıya dönüştürme stratejisinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor.