SPOR - 27 Aralık 2025 Cumartesi 13:46

Serdal Adalı: "Gün, suni kaoslara prim verme günü değil, Beşiktaş için kenetlenme günüdür"

A
A
A

Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, futbol gündeminde oluşturulan suni gündemlere prim vermeyeceklerini belirterek kenetlenme çağrısında bulundu.

Beşiktaş Kulübü’nde 2025 yılı 3. Olağan Divan Kurulu Toplantısı, Akatlar Mustafa Kemal Merkezi Atilla İlhan Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Toplantıda Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, yönetimin faaliyetleri ve planlamaları hakkında açıklamalarda bulundu.

Camianın sponsorluk stratejisi hakkında konuşan Adalı, "Güçlü bir idari ve kurumsal yapılanma ancak verimli, nitelikli ve sürdürülebilir iş birlikleriyle desteklendiğinde güçlenir. Sponsorluk ağımızda ne yazık ki rakiplerimizin gerisinde kaldığımız süreçler yaşadık. Rekabet avantajımızı yeniden kazanmak ve bu alandaki mali kazanımlarımızı artırmak temel önceliklerimizden biridir. Sponsorluk stratejilerimizde, son yıllardaki performansımızı yukarı taşıyacak yeni bir dönemi başlatıyoruz. Mevcut ortaklıklarımızı tazelemekle kalmıyor, farklı branşlarımızda fark oluşturacak yeni ve prestijli iş birlikleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.

"Her yönetim, kendi dönemindeki bütçe aşımından şahsen sorumlu olacak"

Görev alan her yönetimin kendi dönemlerindeki mali tablodan sorumlu olacağını vurgulayan Başkan Adalı, "Planladığımız idari dönüşüm ve yatırımlarla beklenen gelir artışının en büyük güvencesi ise inşa etmekte olduğumuz yeni mali sistemdir. Sürdürülebilir bir başarı için mali yapımızı kişilerin inisiyatifinden çıkarıp, sarsılmaz kurumsal kurallara bağlıyoruz. Bütçe disiplini ilkesini soyut bir kavram olmaktan çıkararak, kulübümüzün tüzüğüne açık, bağlayıcı ve kalıcı bir düzenleme olarak kazandırıyoruz. Yeni dönemde, görevdeki her yönetim kendi dönemindeki bütçe aşımından şahsen sorumlu olacaktır. Her yönetim, planlanan ve oluşturulan gelirden daha fazla harcama yaparsa aradaki farkı kendi kaynaklarıyla karşılasın istiyoruz. Kulübün imkanları, kulübün menfaatleri doğrultusunda ancak tanımlanan sınırlar dahilinde kullanılacaktır. Bizler de kendi dönemimizde oluşabilecek her türlü finansal farkı şahsi kaynaklarımızla kapatmayı taahhüt ediyoruz. Biz Beşiktaş’a hizmet etmek için buradayız. Beşiktaş’ı gelecek kuşaklara, devraldığımız tablodan çok daha iyi koşullarda bırakacağız. Bu koltuktan kulübümüze tek bir kuruş açık bırakmadan kalkacağımızın sözünü veriyoruz. 2026’nın ilk çeyreğinde bu tüzük tadilini yapmak istiyoruz" şeklinde konuştu.

"Seçim süresini iki yıla indirmeyi hedefliyoruz"

Başkanlık süresiyle ilgili tüzük değişikliği düşündüklerini ifade eden Serdal Adalı, "Bir diğer tüzük değişikliği planımız ise; seçimlerin iki yılda bir yapılmasına ilişkin. Önerdiğimiz tüzük değişikliğiyle, olağan seçimli genel kurullarımızı, Süleyman Seba dönemindeki gibi iki yıla indirmeyi hedefliyoruz. Bu düzenleme, bizim dönemimizden itibaren geçerli olacak. Yani mevcut yönetimin görev süresi de yeni düzenlemeyle bir yıl kısalmış olacak. Gelen yönetimler bu iki yıl içinde yapacaklarını yapsın; yapamıyorlarsa da kararı yine genel kurulda camiamız versin" değerlendirmesinde bulundu.

"Gün, suni kaoslara prim verme günü değildir"

Kasım ayının başında gerçekleşen mali ve genel Kurulda yaşananlar hakkında da konuşan Başkan Serdal Adalı, "Son mali ve genel kurulda yaşananlar açıkçası camiamız adına talihsiz bir süreçti. Sırf kaos ortamını beslemek adına, genel kurulumuzu provoke ederek ’ibra etmeme’ senaryoları kurgulayan ve bu camiaya o yakışıksız görüntüleri yaşatan arkadaşlara sormak istiyorum; devraldığımız o 20 günde ne yaptık da bu tepkiyle karşılaştık? Daha bir ay bile dolmamışken; hangi transferi yaptık? Hangi ihaleye imza attık? Hangi mülkümüz ile ilgili bir karar aldık? Bizim yaptığımız tek bir şey var; o da görevden kaçanların bıraktıkları enkazı kaldırmak ve Beşiktaş’ı yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışmak oldu. Kendi oluşturdukları harabeyi görmezden gelip, Beşiktaş’ın menfaatlerini kişisel hırslarına feda edenlerin bu camiaya yaşattığı skandalı, Beşiktaş taraftarı ve kongre üyeleri asla unutmayacaktır. Soruyorum sizlere; planlarımızın ve projelerimizin henüz tohumları atılırken, sadece 20 gün için bu denli bir tepkiyle karşılaşmak ne kadar adildir? Bu aceleci tavrın, bu zamansız saldırıların altında art niyet yok mudur? Şunu herkes iyi bilsin ki; Beşiktaş sahipsiz değildir ve bu kirli oyunlara asla teslim edilmeyecektir. Beşiktaş gibi on binlerce kongre üyesi olan büyük bir camiada, yönetimin ibra edilip, edilmemesinin birkaç yüz oyla belirlenmesi tabii ki ideal bir tablo değildir. Bunda hepimiz hemfikiriz. Fakat; ibra sürecinde; salonda sayım yapıldı, ibra gerçekleşti. Bütün bunlara rağmen, maalesef bir de bir mahkeme süreci yaşıyoruz. Bu tür tartışmalar Beşiktaş’a yakışmıyor. Artık böyle gündemler yerine Beşiktaş’ın başarısı için kenetlenme zamanıdır. Camiamız olağanüstü seçimlerle ve sürekli hoca değişiklikleriyle çok zaman kaybetti. Bizim için asıl olan istikrardır. Beşiktaş, ancak sağlam temeller üzerine kurulu bir istikrar ortamıyla hedeflerine yürüyebilir. Biz, bu operasyonlara boyun eğmeyecek; birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle Beşiktaş’ı daha aydınlık yarınlara taşımaya devam edeceğiz. Gün, suni kaoslara prim verme günü değil, Beşiktaş için daha sıkı kenetlenme günüdür" açıklamalarında bulundu.

"Transferde nokta atışı yapmak istiyoruz"

Futbol takımı için transfer planlarını anlatan siyah-beyazlıların başkanı, "Beşiktaş’ın transfer stratejisi; finansal disiplinden taviz vermeden, doğrudan 11’de oynayabilecek ve takıma anında güç katacak ’nokta atışı’ isimleri kadroya dahil etmektir. Sezonun ilk yarısında aldığımız sonuçlar her ne kadar tabelada bizi mutlu etmese de, sahadaki gerçekler çok daha farklı bir tablo çiziyor. Örneğin; pozisyon üretiminde lideriz. Ligin en çok gol pozisyonuna giren takımı olmamız, kurduğumuz sistemin işlemeye başladığının sinyallerini veriyor. İlk haftalara oranla sürekli gelişen, rakipten çekinmeyen ve oyunu domine eden bir kimliğe büründük ve ivmemiz yukarı yönlü. Bu konuda hocamız Sergen Yalçın ve teknik ekibin yoğun gayretlerine teşekkürlerimi sunuyorum. Oyun gücümüz bu seviyedeyken, kaçan pozisyonların skora dönüşmesinin sadece an meselesi olduğunu görüyoruz. Özetle skor geçici, sahadaki güçlü oyun kalıcıdır. Bu performans, ikinci yarıda beklediğimiz seri galibiyetlerin en büyük habercisidir. Buradan hareketle; takım değerimizde yakaladığımız yukarı yönlü ivmeyi, bu transfer döneminde gerçekleştireceğimiz hamlelerle daha da yukarılara taşımayı hedefliyoruz. Bildiğiniz üzere; TFF limitleri dahilinde Keny Arroyo ve Elan Ricardo gibi genç oyuncu transferleri gerçekleştirmiştik. Bu transferleri tekil değil, bir portföy başarısı olarak yönettik. Bu iki oyuncudan birinin 8 milyon Euro’luk satışı ve diğerinin kiralanmasıyla ekonomik girdi sağladık. Bu oyuncular bizim takımda uyuşmazlık yaşamış olabilirler fakat sonuçta ekonomik değere dönüştürdüğümüz transferlerdir. Bu sayede toplamda yaklaşık 9 milyon Euro nakit girişi sağladık" dedi.

"Necip Uysal ve Mert Günok, yeni dönem planlamamızda yer almayacak"

Necip Uysal ve Mert Günok ile ilgili alınan kararlara açıklık getiren Serdal Adalı, "Teknik heyetimizin raporu ve yönetim kurulumuzun onayıyla; profesyonel futbolcularımızdan Necip Uysal ile Mert Günok’a yeni dönem planlamamızda yer almayacakları tebliğ edilmiştir ve iki isimden kendilerine kulüp bulmaları istenmiştir. Her iki oyuncumuza da emekleri için teşekkür ediyor, kararın camiamıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

"Amacımız Euroleague’de kalıcı bir marka haline gelmek"

Basketbol şubesinde son dönemde atılan stratejik adımların, Beşiktaş’ın yeniden bir ’ekol’ haline geldiğinin en somut göstergesi olduğunu aktaran Adalı, "Başantrenörümüz Dusan hocamız yönetiminde, Nedim Yücel’in ve Özkan Arseven’in üstün çalışmalarıyla, parkede son derece üretken ve Beşiktaş ruhunu yansıtan bir takım izlemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün itibarıyla ligde namağlup liderliğimizi sürdürürken, Avrupa’da da kupaya uzanma kararlılığımızı koruyoruz. Ancak bizim asıl hedefimiz, bu başarıların ötesinde, mali disiplinden taviz vermeden kulübümüzü Euroleague arenasında kalıcı bir marka haline getirmektir. Yönetimsel istikrar ve sportif başarıyla harmanlanan bu süreç, camiamızın beklediği o görkemli basketbol zaferlerinin sadece başlangıcıdır" şeklinde konuştu.

"Haksızlıklara karşı 40 yıldır aralıksız mücadele ediyoruz"

Siyah-beyazlı camiaya karşı taraflı bir tutum takınıldığını belirten Başkan Serdal Adalı, sözlerine şöyle devam etti:

"Beşiktaş’ın hakkını korumak, bizim en öncelikli ve vazgeçilmez görevimizdir. Ancak gelinen noktada, futbolda, sistematik hale gelen hakem hataları artık tahammül sınırlarını çoktan aşmıştır. Bizler, geçmişte hakemden gol yediği günleri bile görmüş bir camia olarak, bu haksızlıklara karşı 40 yıldır aralıksız mücadele ediyoruz. Sadece futbolda değil, basketbolda da üzerimizde bir çifte standart uygulanıyor. Örneğin; geçtiğimiz maçlardan birinin sonrasında, haklı eleştirilerini dile getiren hocamız ve yöneticimize verilen orantısız ceza, bu durumun en somut göstergesidir. Normalde ihtar gerektiren konular için doğrudan en ağır para cezalarının kesilmesi, Beşiktaş’a karşı takınılan bu taraflı tutumun açık bir yansımasıdır. Saha içindeki emeğimizi, masa başındaki bu haksız yaptırımlara teslim etmeyeceğiz. Asla pes etmeyeceğiz. Geçmişte bu yolda yorulan veya pes edenlerimiz olmuş olabilir fakat biz buradayız ve dimdik ayaktayız. Geçtiğimiz haftalardaki TFF ve MHK ziyaretlerimde de açıkça belirttim ve çözüm önerimizi net bir şekilde masaya koydum. Bizim için yabancı VAR hakemi uygulaması bir lütuf değil, adaletin tesisi için artık kaçınılmaz bir gerekliliktir. Sahadaki adaleti sağlamanın önemli ayaklarından birinin bu olduğuna inanıyoruz. Bu talebimizi her fırsatta yüksek sesle duyurmaya devam edeceğiz. Beşiktaş’ın bir damla alın terini dahi hiç kimseye ziyan ettirmeyeceğiz. Haklarımızın göz göre göre gasp edilmesine sessiz kalmayacağız. Haklı mücadelemiz ve dik duruşumuzdan bir adım bile geri durmayacağız. Bu yolda en büyük gücümüz, sarsılmaz bir iradeyle arkamızda duran camiamızdır. Taraftarımızdan üyemize, camiamızın tüm bileşenlerinin bu kutsal mücadelede tek ses, tek yürek olacağına inancım tamdır. Biz birlikteyken aşamayacağımız engel, alamayacağımız hiçbir hak yoktur."

"Yılı, şanımıza yakışır bir derbi galibiyetiyle uğurladık"

Ziraat Türkiye Kupası’nda deplasmanda Fenerbahçe’yi yendikleri derbi için ise Serdal Adalı, "Yılın son derbisini deplasmanda kazanarak hepimizi gururlandıran futbol takımımızı ve teknik heyetimizi gönülden kutluyorum. Yılı, şanımıza yakışır bir derbi galibiyetiyle uğurladık. Şimdi 4 Ocak’ta parkedeki derbiyle, yeni yılı zaferle selamlamaya hazırlanıyoruz. Siz kıymetli üyelerimizin, büyük taraftarımızın ve tüm camiamızın ve yeni yılını en içten dileklerimle kutluyorum. 2026 yılının birliğimizin pekiştiği, başarılarımızın sürdüğü ve her branşta kupalarla, madalyalarla taçlanan bir yıl olmasını temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Yunus Kılıç - İsmail Yasin Akçın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özgür Özel: "Kılıçdaroğlu ile aramızda bir uzlaşı yok" Özgür Özel, "‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.’ Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" dedi. Özgür Özel, CHP Genel Merkezinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kapalı grup toplantısında 110 oy ile grup başkanı seçilen Özel, gelemeyen vekillerin mazeretlerini bildirdiklerini söyleyerek, "Onların da destek ifadeleriyle ve daha sonra da ‘Seçim olacağını bilmiyorduk, bilseydik gelirdik’ diyen çok sayıda arkadaşımız var. Ama görünürde 110 arkadaşımızın açık desteğiyle yeniden Grup Başkanı seçildim. Bu konu artık her kararın istismar edildiği yerde Meclis’e de bunu sirayet ettirme ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubunda bir boşluk oluşturma ihtimaline karşı ve biraz da aslında bunun böyle olmasını ben de istedim. Olur, olmaz yerlerde okuyoruz. ‘Butlan kararının arkasında 90 milletvekili var’ falan. Bugün 110 milletvekilinin hangi kararının arkasında olduğu ki bunun üzerine de yapılan açıklamaları da siz takip ediyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bilinen ayrışmanın ötesinde bir ayrışmanın olmadığının görülmesi çok önemli. O yüzden hep birlikte bu kararı aldık" açıklamasında bulundu. "Biz butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" Özel, TBMM’de haftalık grup toplantılarını kendisinin yapacağını dile getirerek, "Yapılacak grup toplantısında, ben kurultayımız yapılana kadar Grup Başkanı olarak, kurultayımız yapıldıktan sonra da yeniden Genel Başkan ve Grup Başkanı olarak haftalık grup toplantılarımızı elbette ben yapacağım. Bunun dışında şöyle haberler okudum, yorumlar. İşte ‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.’ Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok. Ama şöyle bir uzlaşı olacak veya onun olması elzem ve herkesin istediği bu. Herkesin istediği, herkesin beklediği bir tek şey var. O da kurultayın, tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, bu da 40 gün gibi bir süredir. 40 günlük bir süre içerisinde toplanması, partinin bu tartışmalardan çıkıp iktidar yürüyüşünü sürdürmesi" diye konuştu. "Partiyi 40 gün içinde kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter" Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Parti Meclisimizin görüşünü alacağım, yarın il başkanlarının görüşleri alınacak. Dün Kemal Bey’le görüştüğümüzde demiştim, ‘Ben arkadaşların görüşlerini alacağım, ardından da bir temas kurarız’ diye tahmin ediyorum, biz bir görevlendirme yaparız. Kemal Bey’den de bu görevlendirmeyi talep ederiz. Oturur arkadaşlarımız ve hızlı şekilde partiyi sağ salim ayrışmadan, bölünmeden, tartışmadan 40 gün içinde ya da bayramdan sonraki 40 gün içinde, ilk mesaiyi takip eden 40 gün içinde, nasıl yapacaksak kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter, devamında yine herkesin umutlarını besleyen iktidar yürüyüşümüz başlar" açıklamasında bulundu. "Bu hiç istemediğimiz hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" Kemal Kılıçdaroğlu’nun 40 gün içerisinde kurultayın yapılmasına nasıl baktığının sorulması üzerine Özel, "Dünkü telefon görüşmemizde kendisi ‘En uygun zamanda yapalım’ demişti. Ben de en uygun zamanın en kısa zaman olduğu görüşünü ifade etmiştim kendisiyle. Bu çerçevede arkadaşlarımız herhalde görüşürler ve ona göre en doğru karar hep birlikte verilir. Ama burada hiç şüphe yok ki siz de görüyorsunuz, en uygun zaman en kısa zamandır. Bu hiç istemediğimiz aslında hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" dedi. "Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" Özel, Kılıçdaroğlu’nun butlan kararı sonraki konuşmasını takip edip etmediği ve yüz yüze görüşme olup olmayacağının sorulmasına ise, "Siyasette çeşitli gelişmeler olur, ona göre pozisyonlar alınır. Biz dün telefonda birbirimize görüşlerimizi ifade ettik, şimdi teknik arkadaşların görüşmelerini yapma zamanı. Ondan sonrasında, kurultay kararı alındıktan sonra ki ben bundan önce defalarca Kılıçdaroğlu’yla yüz yüze görüştüm ve büyük bir memnuniyetle o zaman yine görüşürüm. Ama 40 gün sonraki kurultay kararını, gazete ilanını okumam lazım. Ondan sonra elbette önceki Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz, oturur sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" diye konuştu. "En kısa sürede kurultay ile ilgili adımı atması Kemal Beyin’de menfaatine" 40 günlük sürenin sonunda kurultaya gidilmemesi halindeki tutumunun ne olacağına ilişkin soruya ise Özel, "Kemal Bey’le bu konuyu arkadaşlarımız görüşecekler. 40 gün içinde kurultay ile ilgili o bir karar verir ve bir adım atarsa bu hem partimiz için, hem ülkemiz için ama hem de kendisi için en doğru karar olacak. Çünkü ben gerçekten üzülüyorum bazı sloganlara, bazı tepkilere. Sonuçta bunlar partimizde geçmişte seçilerek Genel Başkanlık yapmış birisine yönelen tepkiler. Sokağın sesini duyuyorsunuz, görüyorsunuz arkadaşlar. Bunu ben anlatmayayım yani size. O yüzden 40 gün sonraya en kısa sürede kurultay ile ilgili adımı Kemal Bey’in atması ya da bu adımı müştereken atmamız partinin de Kemal Bey’in de menfaatine. Yoksa biz bu noktada bize Siyasi Partiler Kanunu’nun, tüzüğün verdiği tüm imkanları kullanarak en kısa sürede kurultay için adımlarımızı atacağız zaten" dedi. "Delegemizin ‘Otur’ dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" Özel, ‘Genel Merkezi terk etmeme kararı almıştınız. Bayramda da bu süreç devam edecek mi?’ sorusuna, "Bayramlar bitmez. Kurban Bayramı biter, arkasından bir başka bayram gelir. Biz delegemiz bizi layık gördüğü makamdan uzaklaştırmadıkça ya da görev süremiz dolup da bir başkasını oraya layık görmedikçe delegemizin ‘Otur’ dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" diye konuştu.
Aydın Karya Farma HBX Ar-Ge, Karya Antik Kentleri’ne kültür turları düzenleyecek Aydın’da faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge, Karya Antik Kentleri’ne kültür turları düzenleyecek. "HBX Academy Kültür Gezisi Turları" projesi çerçevesinde gerçekleştirilecek kültür turları ile Karya coğrafyasının kadim mirasının, zeytin ve incir temalı doğal zenginliklerle bir araya getirilip bölgenin tanıtımına katkı sunulmasının hedeflendiği belirtildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla dikkat çeken Karya Farma HBX Ar-Ge’nin, bugüne kadar geliştirdiği 18 spesifik stratejik patent çerçevesinde bilim, inovasyon, kültür ve bölgesel tanıtımı aynı vizyonda buluşturmayı amaçladığı belirtildi. Hazırlanan proje ile Karya bölgesinde yer alan antik kentlerin tarihsel mirası, zeytin ve incir ağaçlarının kültürel sembol değeri, Büyük İskender’in Anadolu’daki izleri ve Kraliçe Ada’nın Karya tarihindeki önemi ele alınacak. Projede Tralleis, Alinda, Alabanda, Aphrodisias, Nysa, Mylasa, Labranda, Stratonikeia, Halikarnassos, Lasos, Euromos ve Herakleia gibi Karya bölgesinin önemli antik kentleri gezilerek gezi faaliyetleri kültür turizmine de yansıyacak. "Karya toprakları bizim için tarih, bilim ve esin kaynağıdır" Karya Farma HBX AR-GE Kurucusu Hakan Başlık, proje hakkında yaptığı değerlendirmede, Karya coğrafyasının yalnızca antik kentlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda bilimsel düşünceye yön veren çok güçlü bir medeniyet hafızasına sahip olduğunu söyledi. Başlık, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu topraklar binlerce yıllık bir hafızaya sahip. Karya uygarlığı, Büyük İskender’in Anadolu’daki yürüyüşünde, Kraliçe Ada’nın tarihi duruşunda ve antik kentlerin taşlarına sinmiş medeniyet izlerinde kendini gösteren çok güçlü bir kültürel mirastır. Biz Karya Farma HBX AR-GE olarak bu mirası sadece geçmişin hatırası olarak görmüyoruz. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ADÜ Teknokent ekosistemi içinde yürüttüğümüz çalışmalarla, bu coğrafyanın zeytinini, incirini, doğasını, antik kentlerini ve insanlık tarihine katkı sunan değerlerini bilimsel bir esin kaynağı olarak ele alıyoruz." Projede, Büyük İskender’in Anadolu seferleri, Kraliçe Ada’nın Karya tarihindeki yeri ve bölgenin antik kentler üzerinden taşıdığı stratejik mirasın sembolik olarak işlendiğini de kaydeden Başlık, "Zeytin ve incir, Anadolu’nun en kadim iki sembolüdür. Bu iki değer, kutsal metinlerde, antik kültürlerde ve halk hekimliği geleneklerinde özel bir yere sahiptir. Biz bu değerleri yalnızca geleneksel bakış açısıyla değil, fenolik bileşikler, antioksidan kapasite, doğal formülasyonlar ve biyoteknolojik yaklaşım üzerinden de değerlendiriyoruz. HBX Academy Kültür Gezisi Turları ile Karya’nın kadim bilgisini, modern bilim ve kültür turizmiyle bir araya getirmek istiyoruz." Diye konuştu.