SPOR - 29 Ocak 2026 Perşembe 15:49

Serdal Adalı: "Görevimin başındayım ve mücadele edeceğim"

A
A
A

Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, görevi bırakmayı düşünmediğini ve camia içindeki pusu kültürüyle mücadeleye devam edeceğini söyledi.

Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, siyah-beyazlı camianın gündemine ilişkin Tüpraş Stadyumu'nda basın toplantısı düzenledi. Başkan Adalı, son günlerde yönetim kurulundan istifalar olduğuna yönelik çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Son günlerde camiamızda cereyan eden olaylar ve yaşanan ortam üzerine bugün sizlerin karşısındayım. Özellikle iki gün önce yine sosyal medyada oluşan bilgi kirliliği ve dört yönetim kurulu üyemizin istifa ettiği haberlerinden ve asıl gündem olması gerektiği halde ne hikmetse hiç yokmuş gibi davranılan önemli bir gelişmeden başlamak istiyorum. Bilmenizi isterim ki yönetim kurulumuzda istifalar olduğu haberleri başta olmak üzere, hazırlanan bazı sosyal medya kampanyaları tamamen asılsızdır, taraftarımızı tahrik etme çabalarıdır. Neredeyse her basın toplantısında belirttiğim üzere, maalesef ki yine dedikodularla ya da yalan haberlerle gündem oluşturma amacı taşımaktadır. Bu yalan haberler gündem olurken, üzülerek söylemek istiyorum ki diğer yandan da aslında ortalığı ayağa kaldırmamız gereken başka işler dönüyor. Biz bu tarz suni gündemlerle uğraşırken sadece ve sadece birkaç gün önce, SPK tarafından Beşiktaş hisselerindeki şüpheli işlemlerle alakalı tarihin en büyük cezaları verildi. Sermaye Piyasası Kurulu, vakti zamanında Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş. hisselerindeki piyasa bozucu eylemler nedeniyle çok sayıda kişiye çok büyük para cezaları uyguladı. Yani Beşiktaş hisselerini manipüle etme suçundan, tarihin en büyük borsa cezaları kesildi. Ama ne hikmettir ki sosyal medyada dört dönen gruplar bu konunun lafını dahi etmedi. Bu kampanyaları düzenleyenler, bu yalan haberleri yayan ve bunlara yorum yapanlar bu konuları hiç mi görmediler? Hiç mi denk gelmediler? Ya da üzerinde konuşmaya değer mi görmediler? Tarihin en büyük hadisesi olmuş, Beşiktaş bu yüzden büyük bir cezayla karşı karşıya kalmış, büyük bir itibar kaybına uğratılmış ama ne yazık ki kimse ağzını bile açmıyor" dedi.

"Cumhuriyet Başsavcılığımızı acilen göreve çağırıyorum"

Beşiktaş hisselerindeki sıra dışı hareketlerin ne zaman gerçekleştiğine dair herkesin hemfikir olduğuna değinen Serdal Adalı, "Bu kadar büyük fiyat hareketlerinin kendi kendine gerçekleşemeyeceği de malumunuzdur. Ben Cumhuriyet Başsavcılığımızı bu konuyla ilgili acilen göreve çağırıyorum. Kulüp tarafında bu işlerin içinde olan kim varsa; başkanı, yönetim kurulu üyesi ya da profesyoneli demeden bu işlerin hesabının sorulması için savcılığımızı göreve çağırıyorum" diye konuştu.

"Dikilitaş'tan Beşiktaş'a gelecek asgari rakam 200 milyon Dolar'dır"

Siyah-beyazlı kulübün başkanı, Dikilitaş Projesi hakkında da yanlış bilgilerin kasıtlı olarak ortaya yayıldığını dile getirdi. Adalı, "Ben bu yalan yanlış haberlerin sebebini de çok iyi anlıyorum. Geçtiğimiz toplantılarda da ifade ettiğim gibi bu kulübün mali yönden çökmesini isteyenler ve sonunda da bu kulübü ona buna pazarlık malzemesi yapma hesabı içinde olanlar var. Bu işleri onlar yapıyor. Bunu amaçlayanlar; hiç utanmadan, sıkılmadan aslında bu Beşiktaş'ın mali bağımsızlığını elde edemeyerek satılmasını isteyen ekiplerdir. Bu konuda bugüne kadar bazı gerçekleri dillendirmemeyi tercih ettim ama artık bilmeyenler de bilsin. Beşiktaş'ın burada böyle bir arsa değeri yoktu. Yoktan, sıfırdan oluşturuldu bu iş. Maalesef ki kendi içimizden bazıları dilekçeler yazmışlar. Burası gezinti alanı, spor alanı diye onlarca başvuru yapmışlar. Düzenlenen ihale sonucunda gelen teklifteki rakam 400 milyon Dolar civarındadır. Bu rakam projede toplanacak toplam hasılatın minimum garanti bedelidir. İyice anlaşılması için tekrar ediyorum; yani burada yapılacak satışların toplamında 400 milyon Dolar'ın altında hasılat elde edilmeyecek demektir. Projeyi yapacak şirketin garantisi budur. Beşiktaş'ın bu projenin gelirindeki payı yüzde 50'dir. Bu demektir ki bu projeden Beşiktaş'a gelecek asgari rakam da 200 milyon Dolar. Bugüne kadar hiç söylemedim ama projedeki satışlar ilerledikçe, bizim inşallah çok daha yüksek gelir elde etme şansımız bulunuyor" ifadelerini kullandı.

"Buradan gelecek para faize tabi tüm borçlarımızı ve tüm vergi borçlarımızı karşılamaktadır"

Projeyle birlikte kağıt üstünde faizli borçlarının ve vergi borçlarının tamamının karşılığının oluşturulduğunu aktaran Serdal Adalı, "Buradan gelecek para faize tabi tüm borçlarımızı ve tüm vergi borçlarımızı karşılamaktadır. İnanın camiamız içinden insanların neden bu işler olmasın diye çabaladıklarını ben akla ve mantığa sığdıramıyorum. Bugüne kadar tek bir kelime etmedim ama ben bu göreve geldiğimde dibin de dibindeydi bu kulüp. Finansal ve idari açıdan bu kulüp işgal altındaydı. Bugün geldiğimiz noktada ise bir süre sonra Beşiktaş'ın faizli borcu kalmayacak olup, üstüne de ya kasasında parası ya da parasının karşılığında gayrimenkulü olacaktır. Şimdi umuyorum ki Dikilitaş'a itiraz eden arkadaşların derdinin ne olduğunu tüm camiam anlamıştır" şeklinde konuştu.

"Beşiktaş'ın menfaati nerede ise Serdal Adalı oradadır"

Başkan Adalı, Dikilitaş projesinin sorunsuz devam etmesi için çalıştığını vurguladı. Adalı, "Geçtiğimiz günlerde Özgür Özel ile gerçekleştirdiğim görüşme üzerinden de yine birileri niyet okumaya, öküz altında buzağı aramaya kalkmış. Beşiktaş'ın menfaati nerede ise Serdal Adalı oradadır. Dikilitaş projemizin pürüzsüz ilerlemesi, yerel yönetimle herhangi bir eş güdüm sorunu yaşanmaması adına bu görüşmeyi bizzat yüz yüze gerçekleştirdim. Bizim Beşiktaş'ın çıkarlarını korumak dışında ne bir gizli ajandamız ne de bir siyasi hesabımız vardır. Utanmadan, sıkılmadan bize 'Beşiktaş'ın malını peşkeş çekiyor' diye hakaret eden kişilerin amaçlarının tamamen bağcıyı dövmek olduğu artık açık açık ortada" cümlelerine yer verdi.

"İlk hedefimiz şampiyonluklar elde edecek kadroları kurmaktır"

Bundan sonraki öncelikli hedeflerine de değinen Serdal Adalı, Bankalar Birliği'nden çıkıp şampiyonluk elde edecek kadrolar kurmak istediklerini dile getirdi. Başkan Adalı, "Yaz sezonunda 25 oyuncunun gidip, 12 oyuncunun geldiği, devre arasında 7 oyuncunun daha ayrıldığı, bazı transferlerden kar elde ettiğimiz önemli bir kadro revizyonu yapmışız. Geçtiğimiz yaz yanlış yaptık dediğimiz transferi de kiralayarak yapmışız ve tek kuruş kiralama parası dahi ödememişiz. Bu kulübe de tek kuruş zararı olmadan göndermişiz. Beşiktaş'ta kabul edilmesi gereken bazı gerçekler var. Biz göreve geldiğimizden beri tarihin en büyük borç ödemesi yapılmış, Euro Bankalar Konsorsiyumu'na 32 milyon yatırılmış, Bankalar Konsorsiyumu'nda borçlu bulunduğumuz üç bankanın birine olan borç tamamen kapanmış, kulübümüze birçok sponsorluk getirilmiş, bu sponsorluklardan önemli gelir elde edilmiş, bugüne kadar yapılan sponsorluk anlaşmalarından çok daha büyük tutarlı anlaşmalarda son aşamaya gelinmiş, 1 yılda 71 milyon Euro oyuncu satış geliri elde edilmiş, Dikilitaş projesi başlatılmış, Beşiktaş'ımızda ilk defa gerçek anlamda bir kadro temizliği yapılmış durumdadır. Bundan sonraki ilk hedeflerimiz her türlü engellemelere rağmen Dikilitaş Projesi'nin ekonomik girdilerini Beşiktaş'a kazandırmak, Bankalar Konsorsiyumu'ndan çıkmak, Beşiktaş'ımızın kadro yapılanmasını tamamlayarak yeniden şampiyonluklar elde edecek kadroları kurmaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"1 senede 30'un üzerinde bu takımdan adam yollamışım"

Geçtiğimiz sezon yapılan Elan Ricardo ve Keny Arroyo transferleri üzerinden gelen eleştirilere cevap veren Adalı, "Bankalar Konsorsiyumu'ndan çıkmış, Dikilitaş'ı bu noktaya getirmiş, kadrosunu bu yapılanmaya hazır hale getirmiş Beşiktaş'a herkes aday da olur, başkan da olmak ister. Ama bazılarının kaçarak bıraktığı Beşiktaş'a Serdal Adalı gelir ve taşın altına elini sokar. 1 yılda yaptığımız işler bunlardır. Ben 1 senede bu takımdan 30'un üzerinde adam yollamışım. Bunların sadece 3'ü bizim dönemimizde gelen oyuncular; 1'i de şu an kiralıkta. Gerisi hep bizden önce gelen ve Beşiktaş'a mali külfet oluşturan oyuncular. Biz, bizim dönemimizden önce gelip de yolları ayırdığımız bu oyuncuların neredeyse tamamına yakınının da maaşlarını ödemeye devam ediyoruz. Kim aldı bu oyuncuları, ben mi aldım? Bütün bunlar olurken bazı çevreler utanmadan geçen kış döneminde yaptığımız iki genç transferi üzerinden bize hakaret boyutuna ulaşan sözler sarf ediyorlar. Yanlış anlaşılma olmasın, taraftarımızın eleştirisinden bahsetmiyorum burada. Kaldı ki bu oyuncuların birinden de toplamında 20 dakika oynatarak 6 ayda 3 milyon Euro para kazandık. Ayrıca oyuncu ayrılırken de kendisi dahil cebimizden çıkan bir kuruş para yok. Bugüne kadar UEFA kriterleri gereği çok açık ve net şekilde söylemiyordum ama sponsor desteğiyle alındı bu oyuncular, bunu da herkes bu şekilde bilsin" şeklinde konuştu.

"Beşiktaş'ta artık istikrara, planlamaya ihtiyaç var"

Siyah-beyazlı camianın sezon devam ederken yeni bir seçime ya da teknik direktör değişikliğine tahammülünün kalmadığını yineleyen Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, "Ne yapacağız yani, bu camiada her bağırıldığında yönetim mi değişecek, başkan mı gidecek? Teknik direktör mü istifa edecek? Biz öncelikle Beşiktaş'ta ne yazık ki kültür haline gelmiş bu yozlaşmayı bitireceğiz. Bu pusu kültürüne ortana kaldıracağız. İstifa sloganlarının bir yol, bir yöntem olmadığını, hiçbir zaman Beşiktaş'a fayda getirmediğini daha önce defalarca gördük. Bu alışkanlığı bitireceğiz. Beşiktaş isyan çıkarılarak, istifa sloganları başlatılarak dizayn edilemeyecek, istikamet verilemeyecek kadar büyük bir kulüptür. Beşiktaş her bir kişi ya da grubun kendi başkan adayına teslim etmeye çalışacağı, herkesin kendi ajandasını tutacağı, 'Küçük olsun benim olsun' diyenlerin söz sahibi olabileceği bir camia değildir. Beşiktaş'ta artık istikrara, planlamaya, uzun ve doğru bir yol haritasına, birlik beraberliğe ihtiyaç vardır" dedi.

"Biz önce Beşiktaş'ın ruh halini, sosyolojisini düzelteceğiz"

Başkan Adalı, görevi bırakmayı düşünmediğini ve camia içindeki pusu kültürüyle mücadeleye devam edeceğini belirtti. Adalı, "Herkes şunu bilsin ki biz şampiyonluklar ve sportif başarıyla birlikte, mali bağımsızlıktan bile önce Beşiktaş'ın ruh halini, sosyolojisini düzelteceğiz. Bugün bize istifa diye bağıranlar var, onlar bundan sonra da var olacaklar. Sezonun en fazla pozisyona girdiğimiz maçlarında, Antep maçında, Kayseri maçında da bağırdılar, yine bağıracaklar. Onlara söylüyorum. Ben ne Beşiktaş'a gelen son sponsorluk parasını alır kendi alacağımı tahsil etmek uğruna kasada 5 kuruş para bırakmadan gidecek bir adam değilim ne de bana inananları, yanımda yürüyenleri de zan altında bırakarak tek bir söz etmeden kaçarcasına giderim. Her şeyin ötesinde Beşiktaş artık arkasına grubunu alıp istifa diyenin camianın ortasına seçim sandığı getireceği, başkan değiştireceği bir kurum değildir. Beşiktaş artık önüne gelenin kongre diyeceği, her sene seçime gidecek bir camia değildir. Ben bu koltukta oturmak için değil, Beşiktaş'ın bu pusu kültürünü söküp atması adına buradayım Görevimin başındayım ve bunlarla mücadele edeceğim. Ben bugün yönetim istifa diyenler de dahil bütün Beşiktaşlılarla yarın şampiyon Beşiktaş diye bağıracağız. Şimdi Beşiktaş'ı böyle bir ortamın içine sokan herkesin önünde iki yol var. Biz yolumuza ya bu seslerle devam edeceğiz, ya da stadımızda yalnızca Beşiktaş sesleri yankılanarak bu kaotik ortamı geride bırakacağız. Sözlerim asla ama asla gerçek taraftarlarımız için değildir. Taraftar bu kulübün sahibidir. Ama benim bu dediklerim taraftarımıza değil, her an kaos oluşturmak için organize olan bir kitleye. Üstüne basa basa söylüyorum. Ama belli bir ekip var ki bu sezonun ilk maçından itibaren teşkilatlı olarak gerek statta gerek sosyal medyada gerçek taraftarımızı tahrik etmeye çalışıp hep bir kaos ve kriz oluşturmayı amaçladılar. Sloganlarla, açıklamalarla Beşiktaş'a istikamet verme gayesinde oldular. Siz Beşiktaş için açıklama yapacak yetkiyi kendinizde nereden buluyorsunuz? Maça gelmezsiniz, bilet almazsınız, neresinde varsınız. Bu camiadaki yeriniz nedir? Daha sezonun birinci maçında bu işleri neden başlattıkları ortadadır. Yalnız dediğim gibi, sakın ola ki bu sözlerimi cımbızla çekmeyin. Lafım asla ama asla Beşiktaş'ı düşünen, Beşiktaş'ın iyiliğini isteyen Beşiktaşlılara değildir. Bu işlerle uğraşan, bu işlerle geçinenleredir. Kimse karıştırmasın; protesto her zaman taraftarın hakkıdır. Memnun olmadıklarında bunu belli edebilirler, bu çok doğaldır, haklarıdır. Ben de şu anda saha içinden memnun değilim. Ben de onların içinden geldim ve ben de zamanında defalarca bu tribünlerde bağırdım, yeri geldiğinde protesto hakkımı da kullandım. Bu nedenle taraftarımızın ve tüm kamuoyunun benim sözümün kimlere olduğunu net bir şekilde anlamasını önemle rica ediyorum" açıklamasını yaptı.

"Sergen hocamıza ve futbol planlamamıza güveniyoruz"

Futbol takımının bu sene istediği neticeleri alamadığını ancak teknik ekibe güvendiğini aktaran Serdal Adalı, "İşin gerçeği, ben de 11'inde 9 yeni oyuncunun sahada olduğu bir takımda bazı aksiliklerin, değişim sancılarının olabileceğini tahmin ediyordum. Ancak şampiyonluk hedefinden uzak kalmamız tabii ki kabul edilemez. Yine de birkaç maç futbol şansı yanımızda olsa, bazı kırılma noktalarında hatalarımız olmasa bugün çok farklı bir noktada olabilirdik. Bu hatalardan da pay çıkardık, üzerimize düşen sorumluluğu alıyoruz. Beşiktaş'ın çok kaliteli, karakterli ve mücadeleci bir futbolcu topluluğu var. Güçlendirmemiz, daha iyi olmamız gereken noktalar yok mu, elbette var. Bundan sonra da yapacağımız transferlerde takım ruhu taşıyan bu özellikteki oyuncuları getirmeye de devam edeceğiz. Sergen hocamıza ve futbol planlamamıza güveniyoruz" şeklinde konuştu.

"İstediğimiz oyuncuların birçoğunda sıkıntı çıktı"

Siyah-beyazlıların başkanı, bu devre arası transfer döneminde transfer etmek istenilen oyuncuların birçoğunda sıkıntı çıktığını hatırlatarak, "Oynayan ve direkt katkı sağlayacak oyunculara talip olduğumuz için ya takımları bırakmak istemedi ya da çok yüksek rakamlar ortaya çıktı. Şimdi kalkıp taraftar beni protesto etmesin diye 5 milyonluk adama 10 milyon bonservis mi vereyim ben? Ya da 3 milyonluk adama sırf bu yüzden 6 milyon maaş mı yazayım? Ben bunları yapmayacağımı en başından söyledim. Evet, teklif verdiklerimiz var, tamamı da kendi takımlarında oynayan oyuncular. Dediğimiz şartlara gelirlerse bu oyuncuları takımımıza kazandıracağız. Bir taraftan uğraşıp didinip bu külüne 3 kuruş fayda sağlayalım derken, diğer taraftan da 10 kuruş zarar verecek değiliz. Beşiktaş'ı zarara uğratan başkan olmaktansa transfer yapamayan başkan olarak anılmaya razıyım" ifadelerini kullandı.

"Beşiktaş'ı layık olduğu yere getirmeden hiçbir yere ayrılma niyetim yok"

"Beşiktaş'ı layık olduğu yere getirmeden hiçbir yere ayrılma niyetim yok" diyen Serdal Adalı, "Kafamızdaki projeleri hayata geçirdikten, bu yapılanmayı başlattıktan, kulübün faizli borcunu kapattıktan sonra buraya aday olmak herkes için zaten çok kolay olacak. Ama ben adım adım inşa ettiğimiz ve tamamına erdireceğimiz bu finansal tabloyu birilerinin çıkıp da eski haline getirmelerine izin vermeyeceğim. Bu kulübün tekrar o karanlığa dönmesini önleyecek olan tüzük değişikliğini yapmadan, Beşiktaş'ı layık olduğu yere getirmeden de hiçbir yere ayrılma niyetim yok. Öncelikle bu borçları ödeyeceğim. Sonra da 'Gelen her yönetimin oluşturduğu gelirden fazlasını harcarsa şahsi kefaletleri ile sorumlu olacakları' bu tüzük maddesini düzenleyeceğiz ve hayata geçireceğiz. Değiştirelim tüzüğü; bundan sonra gelenlerin de bizim gibi davranmasını sağlayacak değişiklikleri yapalım, kimsenin gelirinden fazla borçlanmayacağı ve şahsi kefaletleri ile sorumlu olacağını yazılı şekilde garanti hale getirelim. Kim Beşiktaş'a bizim baktığımız gözle bakabiliyor onu bir görelim. Beşiktaş bu sağlıklı organizasyona kavuşsun; bin tane başkan da gelir geçer, Beşiktaş baki kalır. Amacımız ve niyetimiz de budur; kişilerin, makamların değil Beşiktaş'ın bekasıdır" diye konuştu.

"Elimizden gelen ne varsa yapıldığına emin olsunlar"

Son olarak siyah-beyazlı taraftarlara da seslenen Başkan Adalı, "Üzgünler, belki kızgınlar biliyorum; çok daha iyi bir Beşiktaş görmek istiyorlar, çok haklılar, onları çok iyi anlıyorum. Ben de bu yollardan geliyorum. Elimizden gelen ne varsa yapıldığına emin olsunlar. Cumartesi günü de ilk düdükle bu protestoların başlayacağını da tahmin ediyorum. Ama böyle bir ortamda sahadaki çocuklarımızın ayaklarının titreyeceğini de çok iyi biliyorum. Beşiktaş'ın iyiliği için yapılan, başka bir hesap içermeyen her eleştiriye boynum kıldan ince. Beşiktaş layık olduğu yerde değilse buna itiraz etmek, bunu protesto etmek Beşiktaş'ın ruhudur; yeter ki armamız için mücadele edecek oyuncular kendilerini o forma altında değersiz hissetmesin, kendi evinde baskı ya da korku nedir bilmesin, demoralize olmasın. Gelin, Beşiktaş kendi evinde bunları yaşamasın. Bundan sonra herkesten de sadece ve sadece takımına destek olmasını rica ediyorum" dedi.

Uygar Aydın - Yunus Emre Öztaş - Saycan Sayım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da tefecilik çetesi çökertildi: Özel harekat destekli operasyonda 6 gözaltı Bursa’nın Yenişehir ilçesinde tefecilik ve yağma suçlarına yönelik düzenlenen nefes kesen operasyonda 6 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin borç verdikleri vatandaşları darp edip ölümle tehdit ettikleri ortaya çıktı. Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından tefecilik ve yağma suçlarına yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin, maddi sıkıntı yaşayan vatandaşlara yüksek faizle borç vererek borçlandırdığı, ödeme yapamayan kişileri darp ettiği ve ölümle tehdit ederek baskı altına aldığı tespit edildi. Bu yöntemle haksız kazanç elde eden şüpheliler teknik ve fiziki takiple adım adım izlendi. Elde edilen deliller doğrultusunda harekete geçen ekipler, 5 Mayıs 2026 tarihinde özel harekat polislerinin de desteğiyle eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda B.B., M.T., V.E., S.B., H.B. ve B.A. isimli 6 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda; 1 adet ruhsatsız tabanca, 8 adet fişek ve 2 adet pompalı tüfek ele geçirildi. Ayrıca mağdurlara zorla imzalatıldığı değerlendirilen çok sayıda senet ile 2 adet ajandaya da el konuldu. Gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ederken, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla süreceği vurgulandı.
Kayseri Selçuklu Mahallesi’nin çok amaçlı sosyal tesisi hızla yükseliyor Melikgazi Belediyesi’nin Selçuklu Mahallesi’nde hayata geçirmeye hazırlandığı çok amaçlı sosyal tesisinin yapımı hızla devam ediyor. Yazın kır nikahı alanı, kışın taziye evi olarak kullanılacak tesis, aynı zamanda pilav şenliklerinin, yaz şenliklerinin yapılacağı keyifli bir mekan olarak şimdiden tüm dikkatleri üstüne toplamış durumda. "Kır Nikah Alanı, Taziye Evi, Sosyal Etkinlik Alanı" Yapılan çalışmaları sahada inceleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Selçuklu, Osmanlı ve Danişmentgazi Mahallelerine hizmet edecek projenin bölgede önemli ihtiyaçları karşılayacağına değinerek yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Selçuklu, Osmanlı, Danişmentgazi Mahallemizin bulunduğu bölgeye hitap edecek güzel bir sosyal tesis yapıyoruz. Tesisimiz çok amaçlı olacak. Burada yazın kır nikahları kıyacağız, vatandaşlarımızın mutlu anlarını paylaşacakları harika bir mekan olacak. Kışın açık alanda nikah yapmak mümkün olmadığı için taziye evi olarak kullanacağız. Odaları oldukça geniş, büyük bir mutfağı, gelin odası var, arka tarafta sahnemiz var. Bu proje bu sene inşallah Melikgazi’de en çok konuşulacak, en çok beğeni kazanacak projelerden birisi olacak. Peyzajı bitince, görüntüsüyle, çardaklarıyla oldukça nezih bir hal alacak. Yalnızca taziyeler, kır nikahları değil; aynı zamanda müzikli etkinliklerimiz, yaz şenliklerimiz, pilav şenliklerimiz olacak. Burada vatandaşlarımızın cıvıl cıvıl bir araya geleceği, bayramların kutlanacağı çok güzel bir alan ortaya çıkıyor. Bu projeyi birçok mahallemizde inşallah uygulamayı düşünüyoruz. Hayırlı olsun inşallah." Selçuklu Mahallesi Muhtarı Hatice Bağırgan ise bu nitelikli hizmet için Başkan Palancıoğlu’na teşekkürlerini iletti.
Kütahya Fatih İmam Hatip Ortaokulu’nda TÜBİTAK Bilim Şenliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Fatih İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan TÜBİTAK 4006-B Bilim Fuarı, düzenlenen görkemli törenle kapılarını açtı. Gençlerin bilimsel projeleri protokol üyelerinden tam not aldı. Tavşanlı Fatih İmam Hatip Ortaokulu’nda Süleyman Ertekin koordinesinde öğrencilerin uzun süren çalışmaları sonucu hayata geçirilen projeler, okulun konferans salonunda davetlilerin beğenisine sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Bağlık orta okulu halk oyunları ekibinin gösterisi büyük alkış topladı. Törenin açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Süleyman Manak, TÜBİTAK projelerinin öğrencilerin bilimsel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmedeki kritik rolüne değindi. Manak, projede emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilere teşekkür ederek bilimsel çalışmaların devam edeceğini vurguladı. Konuşmaların ardından Kaymakam Ömer Faruk Özdemir ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek serginin açılışı yapıldı. Kaymakam Özdemir, stantları tek tek dolaşarak öğrencilerin hazırladığı bilimsel araştırma ve projeler hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin heyecanla sunduğu özgün fikirleri dikkatle dinleyen ve sorular soran Özdemir, gençlerin motivasyonuna destek vererek çalışmalarından dolayı onları tebrik etti. Ortaokul seviyesindeki öğrencileri bilimsel araştırma yapmaya teşvik etmeyi ve proje tabanlı çalışma alışkanlığı kazandırmayı hedefleyen TÜBİTAK 4006-B projeleri kapsamında sergilenen çalışmalar, katılımcılardan tam puan aldı. Program, öğrenci ve protokol üyelerinin günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Yetkililer, bu tür etkinliklerin öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimine büyük katkı sağladığını ifade etti. Programa Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Aziz Solmaz, Mehmet Ali Akar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Murat Şahin, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen İsmail Bayar, okul müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı.
İstanbul Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasında Ahmet Güldü savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 32. oturumunda, suç örgütü yöneticisi firari Murat Gülibrahimoğlu ile hareket ettiği iddianamede aktarılan ve Gülibrahimoğlu ile birçok para transferi yaptığı ifade edilen tutuklu sanık Ahmet Güldü savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 32. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Ahmet Güldü hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, suç örgütü yöneticisi firari Murat Gülibrahimoğlu ile hareket ettiği belirtilmişti. Sanık Güldü’nün firari sanık Murat Gülibrahimoğlu ile birçok para transferi yaptığı, haksız olarak elde ettiği kazancı sahte fatura yöntemiyle akladığı ve örgüte haksız kazanç sağladığı iddianamede açıklamıştı. Güldü’nün firari Gülibrahimoğlu’nun şirketlerine sahte faturalar düzenlediği, piyasadan sahte faturalar temin ederek Gülibrahimoğlu’na yardım ettiği iddianamede ifade edilmişti. Sanık Güldü’nün örgüt hiyerarşisi içerisine dahil olmayıp örgüte yardım ettiği iddianamede aktarılmıştı. "Murat Gülibrahimoğlu ile en son yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü samimiyet ile anlattım" Tutuklu sanık Ahmet Güldü iddianamedeki suçlamalara karşı "Kuzey İstanbul şirketinde şartlarından dolayı çalışmaya başladım. Ben bu şirkette 10 yıl çalıştım. Yaptığım şey ofisboyluktur. Bankadan para çekmek, yatırmak gibi işlemler yaptım ama bunu aldığım talimatlar doğrultusunda yaptım. Adem Başer ve Murat Gülibrahimoğlu’ndan talimat almışlığım vardır. Benim görevim bana söylenen işleri yerine getirmektir. Benim Cebeci Maden Sahası ile ilgili hiçbir işten haberim yoktur. Cebeci Maden Sahası ile ilgili görevim ve yetkim olmamıştır. Bana telefon geldi ifade vermem istendi ben de kendi rızamla giderek ifademi verdim. Çektiğim ve yatırdığım paralar hakkında bana soru yöneltilmedi. Murat Gülibrahimoğlu ile en son yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü samimiyet ile anlattım. Sonra görüşmedim. Para çekme, yatırma gibi faaliyetler işimin bir parçasıydı. Bu paraların toplam tutarını bilmem mümkün değildir. Ben tutuklandığımda gerçekten çok şaşırdım bir emekçi olarak" şeklinde savunma yaptı. "Verilen talimatları yerine getirdim" Sanık Güldü savunmasının devamında, "Murat Gülibrahimoğlu ile aramdaki ilişki işçi işveren ilişkisidir. Ben iş yerinde bana verilen görevleri yerine getiren emekçi bir insanım. Murat Gülibrahimoğlu’nun örgüt üyesi olduğunu anlamam mümkün değildir. Gülibrahimoğlu’nun örgüt üyesi olabileceğini hiçbir zaman düşünmedim. Benim görev ve sorumluluk alanım ile iddianamedeki suçlamalar arasında somut bir bağ kurmak mümkün değildir. Murat Gülibrahimoğlu ile aramızda para transferi olduğuna dair evraklar var iddianamede. Sadece banka kayıtlarına bakılarak değerlendirme yapılması mümkün değildir. Para hareketlerinin gerçek nedeninin ispatlanması amacıyla başvuruda bulunduk. Bu belgeler incelendiğinde kalem kalem fiş fiş mevcuttur. Para transferleri ya da banka hareketlerinden yola çıkarak benim örgüte para aktardığım iddiası doğru değildir. Bu paraların suçtan kaynaklandığı mümkün olmadığı gibi bunları bildiğim ve gizlediğime dair somut delil de yoktur. İddianamede örgüt üyesi olduğum ve bilerek isteyerek yardım ettiğim söylenmektedir. Benim böyle bir iradem olduğunu gösteren somut bir delil yoktur. Bir çalışanın işini yapması örgüte yardım etme isteği taşıdığını göstermez. Ben sadece bana söylenen işi yapan bir çalışanım. Nakit çekim işlerinin tek başıma benim aleyhime değerlendirilmesini kabul etmiyorum. Ben uzun yıllar çalıştım zaman zaman bankadan para çekip teslim etmiş olmam size normal gelmiyor mu? Ben kendim için bunu yapmadım. Verilen talimatları yerine getirdim. Ben bu işleri kayyum döneminde de yaptım. Kayyumdaki üst yetkili kişiler bana ‘şuradan çek alınacak’ dediğinde gittim aldım. Benim işleyişim ile alakalı bir değişiklik olmadı. Eğer tutuklanmasaydım belki hala kayyum ile çalışıyor olacaktım. Beni düşürdükleri durum bu. Tahliyemi talep ediyorum başkanım açıkçası" dedi. Ekrem İmamoğlu ise sanık Güldü’ye soru sormak için söz aldı. İmamoğlu ardından "Tutukluluk incelemesi sonrası bir takım gerginlikler yaşandı. Bu da duruşmayı sekteye uğratıyor. Burada insanlar sadece beyan ile tutuklu. Bizim canımızın yanmasını sizin anlamanız gerektiğini düşünüyorum. Savunmasını yapıyor insanlar neye göre yapıyor? Beyana göre. Ben Ahmet Güldü kardeşimi tanımıyorum ama örgüt üyesi. "Ahmet Güldü sen böyle bir örgütten haberdar mısın?" sorusunu sordu. Sanık Güldü soruya "hayır değilim" şeklinde cevap verdi. Duruşmaya sanık avukatının savunmasının ardından öğle arası verildi.