ASAYİŞ - 05 Mayıs 2026 Salı 12:54

Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasında Ahmet Güldü savunma yaptı

A
A
A
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasında Ahmet Güldü savunma yaptı

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 32. oturumunda, suç örgütü yöneticisi firari Murat Gülibrahimoğlu ile hareket ettiği iddianamede aktarılan ve Gülibrahimoğlu ile birçok para transferi yaptığı ifade edilen tutuklu sanık Ahmet Güldü savunma yaptı.


‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 32. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi.


Ahmet Güldü hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, suç örgütü yöneticisi firari Murat Gülibrahimoğlu ile hareket ettiği belirtilmişti. Sanık Güldü’nün firari sanık Murat Gülibrahimoğlu ile birçok para transferi yaptığı, haksız olarak elde ettiği kazancı sahte fatura yöntemiyle akladığı ve örgüte haksız kazanç sağladığı iddianamede açıklamıştı. Güldü’nün firari Gülibrahimoğlu’nun şirketlerine sahte faturalar düzenlediği, piyasadan sahte faturalar temin ederek Gülibrahimoğlu’na yardım ettiği iddianamede ifade edilmişti. Sanık Güldü’nün örgüt hiyerarşisi içerisine dahil olmayıp örgüte yardım ettiği iddianamede aktarılmıştı.



"Murat Gülibrahimoğlu ile en son yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü samimiyet ile anlattım"


Tutuklu sanık Ahmet Güldü iddianamedeki suçlamalara karşı "Kuzey İstanbul şirketinde şartlarından dolayı çalışmaya başladım. Ben bu şirkette 10 yıl çalıştım. Yaptığım şey ofisboyluktur. Bankadan para çekmek, yatırmak gibi işlemler yaptım ama bunu aldığım talimatlar doğrultusunda yaptım. Adem Başer ve Murat Gülibrahimoğlu’ndan talimat almışlığım vardır. Benim görevim bana söylenen işleri yerine getirmektir. Benim Cebeci Maden Sahası ile ilgili hiçbir işten haberim yoktur. Cebeci Maden Sahası ile ilgili görevim ve yetkim olmamıştır. Bana telefon geldi ifade vermem istendi ben de kendi rızamla giderek ifademi verdim. Çektiğim ve yatırdığım paralar hakkında bana soru yöneltilmedi. Murat Gülibrahimoğlu ile en son yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü samimiyet ile anlattım. Sonra görüşmedim. Para çekme, yatırma gibi faaliyetler işimin bir parçasıydı. Bu paraların toplam tutarını bilmem mümkün değildir. Ben tutuklandığımda gerçekten çok şaşırdım bir emekçi olarak" şeklinde savunma yaptı.



"Verilen talimatları yerine getirdim"


Sanık Güldü savunmasının devamında, "Murat Gülibrahimoğlu ile aramdaki ilişki işçi işveren ilişkisidir. Ben iş yerinde bana verilen görevleri yerine getiren emekçi bir insanım. Murat Gülibrahimoğlu’nun örgüt üyesi olduğunu anlamam mümkün değildir. Gülibrahimoğlu’nun örgüt üyesi olabileceğini hiçbir zaman düşünmedim. Benim görev ve sorumluluk alanım ile iddianamedeki suçlamalar arasında somut bir bağ kurmak mümkün değildir. Murat Gülibrahimoğlu ile aramızda para transferi olduğuna dair evraklar var iddianamede. Sadece banka kayıtlarına bakılarak değerlendirme yapılması mümkün değildir. Para hareketlerinin gerçek nedeninin ispatlanması amacıyla başvuruda bulunduk. Bu belgeler incelendiğinde kalem kalem fiş fiş mevcuttur. Para transferleri ya da banka hareketlerinden yola çıkarak benim örgüte para aktardığım iddiası doğru değildir. Bu paraların suçtan kaynaklandığı mümkün olmadığı gibi bunları bildiğim ve gizlediğime dair somut delil de yoktur. İddianamede örgüt üyesi olduğum ve bilerek isteyerek yardım ettiğim söylenmektedir. Benim böyle bir iradem olduğunu gösteren somut bir delil yoktur. Bir çalışanın işini yapması örgüte yardım etme isteği taşıdığını göstermez. Ben sadece bana söylenen işi yapan bir çalışanım. Nakit çekim işlerinin tek başıma benim aleyhime değerlendirilmesini kabul etmiyorum. Ben uzun yıllar çalıştım zaman zaman bankadan para çekip teslim etmiş olmam size normal gelmiyor mu? Ben kendim için bunu yapmadım. Verilen talimatları yerine getirdim. Ben bu işleri kayyum döneminde de yaptım. Kayyumdaki üst yetkili kişiler bana ‘şuradan çek alınacak’ dediğinde gittim aldım. Benim işleyişim ile alakalı bir değişiklik olmadı. Eğer tutuklanmasaydım belki hala kayyum ile çalışıyor olacaktım. Beni düşürdükleri durum bu. Tahliyemi talep ediyorum başkanım açıkçası" dedi.


Ekrem İmamoğlu ise sanık Güldü’ye soru sormak için söz aldı. İmamoğlu ardından "Tutukluluk incelemesi sonrası bir takım gerginlikler yaşandı. Bu da duruşmayı sekteye uğratıyor. Burada insanlar sadece beyan ile tutuklu. Bizim canımızın yanmasını sizin anlamanız gerektiğini düşünüyorum. Savunmasını yapıyor insanlar neye göre yapıyor? Beyana göre. Ben Ahmet Güldü kardeşimi tanımıyorum ama örgüt üyesi. "Ahmet Güldü sen böyle bir örgütten haberdar mısın?" sorusunu sordu. Sanık Güldü soruya "hayır değilim" şeklinde cevap verdi. Duruşmaya sanık avukatının savunmasının ardından öğle arası verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Örgütün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen Ziya Kadiroğlu için 120 yıl hapis cezası talep edildi. 264 sanık hakkında mahkumiyet, 22 sanık hakkında beraat istendi. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okumasının ardından sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi. Hakimin söz vermesi üzerine konuşan Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek, "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım" dedi. Kadiroğlu savunmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum." Kadiroğlu mahkemeden tahliyesini talep etti. Diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ifade ederek mahkemeden tahliyelerini talep etti. Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, dosya kapsamında yargılanan toplam 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında ise beraat talep edildi. Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen sanık Ziya Kadiroğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’, ‘Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ gibi birçok suçtan toplam 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Örgüt kapsamında çeşitli suçlardan yargılanan sanıklardan Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl hapis cezası talep edildi. Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanık olan Ali Çiçekli’nin tutuklanmasına, diğer sanıkların da mevcut halinin devamına hükmetti. Sonraki duruşma 20 Mayıs’a ertelendi.
Ankara Bakan Bak: "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, A Milli Futbol Takımı ile ilgili, "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler" dedi. Sporun toplumun her kesimine yayılması, fiziksel ve ruhsal sağlığın güçlendirilmesi ile kamu kurumları arasındaki iletişimin dostluk ve hoşgörü temelinde geliştirilmesi amacıyla düzenlenen "Kamu Futbol Turnuvası" bu yıl 15. kez gerçekleştirilecek. Turnuva öncesi Bakan Bak’ın da katılımıyla gösteri maçı düzenlendi. Bakan Bak, turnuva kapsamında Meclis Spor ve Şöhretler Karması takımları arasında oynanan gösteri maçında Meclis Spor takımında yer aldı. Turnuva, kamu çalışanları arasında dayanışmayı artırmayı ve sporu geniş kitlelere yaymayı hedefliyor. Gösteri maçından önce açıklamalarda bulunan Bakan Bak, 2026 Dünya Kupası’na katılacak olan A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sundu ve A Milli Futbol Takımı’nın iyi işler başaracağını belirtti. Sporun hem eğlence hem de stres atma aracı olduğunu dile getiren Bakan Bak, tüm kamu kurumlarını bu turnuvaya beklediklerini sözlerine ekledi. "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" 2026 Dünya Kupası öncesi, A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sunan Bakan Bak, "Kamu kurum ve kuruluşlarının katıldığı, Ankara Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen kamu kurumları arası futbol turnuvasının başlangıcını yapıyoruz. Ankara bürokrasisi streslidir, tempo yüksektir. Arada biraz eğlenmeye, stres atmaya ihtiyaç var. Dolayısıyla kamu kurumlarından arkadaşlarımızı bu turnuvaya bekliyoruz. Spor, birleştirici gücü olan, toplumları birleştiren önemli bir olgu. Heyecanlıyız. Çünkü bu sene milli takımımız 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gidecek. Çok güzel bir iş başardılar. Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler. Tabii şanslıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içinden gelen birisi. Spor faaliyetlerine, spor yatırımlarına ve pek çok organizasyona destek veriyor" diye konuştu. Gösteri maçı berabere bitti Meclis Spor ve Şöhretler Karması arasında oynanan maç, 4-4’lük skorla berabere bitti.
Ankara Siber Güvenlik Kurulunda Kritik Altyapı Sektörleri belirlendi İletişim Başkanlığı, Siber Güvenlik Kurulunda Dijital Altyapılar, Dijital Hizmetler, Elektronik Haberleşme, Enerji, Finans, Gıda ve Tarım, İmalat Sanayi, Kamu Hizmetleri, Medya ve Kriz İletişimi, Posta ve Kargo, Sağlık, Savunma Sanayii, Su Yönetimi, Ulaştırma, Uzay alanlarının Kritik Altyapı Sektörleri olarak belirlenmesinin kararlaştırıldığını duyurdu. İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Siber Güvenlik Kurulu, toplantısında ele alınan ve verilen kararlara dair bilgilendirme yayımladı. Toplantıda; Türkiye’nin siber güvenliğini ilgilendiren başlıkların kapsamlı biçimde ele alındığını açıklayan İletişim Başkanlığı, mevcut risklerin yanı sıra ileriki döneme ilişkin eğilimlerin de bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiğini açıkladı. Ayrıca son dönemde yaşanan uluslararası gelişmeler hakkında da Kurula bilgi sunuldu. Toplantıda siber güvenliğin, millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu güçlü biçimde vurgulandığı belirtilen açıklamada şöyle devam edildi: "Siber Güvenlik Başkanlığının; ülkemizin dijital varlıklarını korumak, tehditlere karşı proaktif bir yapı kurmak, ulusal düzeyde güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak ve güvenli bir dijital gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetlerini sürdüreceği ifade edilmiştir. Küresel düzeyde artan rekabet, bölgesel gerilimler ve çatışma alanları; siber tehditlerin her geçen gün daha karmaşık ve çok boyutlu bir nitelik kazandığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, siber güvenliğin ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte ele alınması gereken stratejik bir mesele olduğu belirtilmiştir. Toplantıda, ulusal siber güvenlik yaklaşımımızın temel unsurları gözden geçirilmiş; özellikle kritik altyapıların korunması, dijital sistemlerin güvenliği ile yerli ve millî teknolojilerde kapasite geliştirilmesi konuları öncelikli alanlar olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, veri egemenliği konusu ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Verinin yalnızca teknik bir unsur olmanın ötesinde, aynı zamanda stratejik bir değer olduğu belirtilmiş; bu kapsamda dijital egemenlik yaklaşımının güçlendirilmesi yönündeki kararlılık teyit edilmiştir." Mevcut ve potansiyel tehditler karşısında siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması öncelikli hedefler arasında yer aldığı belirtilen açıklamada, "Önümüzdeki dönemde, belirlenen öncelikler doğrultusunda somut uygulamaların hayata geçirilmesi ve ilgili tüm paydaşların sürece etkin katılımının sağlanması hususlarında mutabakata varılmıştır" denildi. Kritik Altyapı Sektörleri belirlendi Alınan kararlarla ilgili de bilgilendirme yapılan metinde şu ifadelere yer verildi: "Kurumlar arası eş güdümün güçlendirilmesi. Kritik alanlarda yerli ve sürdürülebilir kapasitenin artırılması. Siber risklere karşı hazırlık ve hızlı uyum kabiliyetinin geliştirilmesi. Dijital Altyapılar, Dijital Hizmetler, Elektronik Haberleşme, Enerji, Finans, Gıda ve Tarım, İmalat Sanayi, Kamu Hizmetleri, Medya ve Kriz İletişimi, Posta ve Kargo, Sağlık, Savunma Sanayii, Su Yönetimi, Ulaştırma, Uzay alanlarının Kritik Altyapı Sektörleri olarak belirlenmesi kararlaştırılmıştır."