SPOR - 05 Şubat 2026 Perşembe 15:16

Şenol Güneş: "Galatasaray - Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor"

A
A
A
Şenol Güneş: "Galatasaray - Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor"

Türk futbolunun önemli teknik direktörlerinden Şenol Güneş, "Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti, biraz ön plana çıkıyor. Bu hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Zirvede 5-6 takım mücadele etse, futbolda daha adaletli bir yarışma olur" dedi.


Türk sporunun önemli isimlerini bir araya getiren Brand&Sport Summit organizasyonunda Trabzonspor, Beşiktaş ve A Milli Futbol Takımı’nı da çalıştıran Teknik Direktör Şenol Güneş de yer aldı. Güneş, önce oturuma katılıp ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Futboldaki bahis soruşturmasına değinen Güneş, "Futbolda şu anda bahis olayı sakıncalı. Gündemde olan şey o. Herkesin bundan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Bunlardan uzak durmak, toplumun yararına olur. Bahis, bilmediğim bir konu. Bahislerin olumsuzluklarını konuşacak zaman da yok. Artarak gidiyor. Bu durum futbola yansıdı. Suç varsa, cezasını biri çekmelidir" şeklinde konuştu.



"Bahis soruşturmasında zamanlama yanlışlığı var"


Bahis soruşturmasının zamanlamasının hatalı olduğunu belirten tecrübeli çalıştırıcı, "Soruşturmayı ya sezon başında ya da sezon sonunda yapmalıydık. Bunu sezon ortasında yaptığınızla lig bitiyor. Profesyonel futbolculuk ve antrenörlük, meslek olarak hala tam oturmadı. Alt liglerde bu işler daha fazla. Süper Lig’de iki tane isim var. Cezaevine giriyorlar ve üzülüyorsunuz. Başka bir oyuncu da Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’ndan ceza yiyor. Bir takımdan 9-10 oyuncunun ceza aldığını düşünün. Lig bitiyor. Zamanlama yanlışlığı var" ifadelerini kullandı.



"Futbol hayatımla ilgili kitap ve belgesel hazırlıyorum"


Yaklaşık 1 yıldır takım çalıştırmadığını, futbol hayatıyla ilgili kitap ve belgesel hazırladığını aktaran Güneş, "Teknik direktörlüğe devam eder miyim, bilmiyorum. Onunla ilgili kararım yok. Beklentim de yok. Yapay zekaya soruyorum. İtibarımı zedelemeyecek bir iş yapmalıyım. Ben şu anda dinlenmeden yanayım. Futbol hayatımla ilgili kitap ve belgesel hazırlıyorum. Teknik direktörlükle ilgili henüz net bir kararım yok" açıklamasında bulundu.



"Galatasaray’ın Juventus maçının iyi geçeceğini düşünüyorum"


Türk kulüplerinin bu sezon Avrupa kupalarındaki performanslarını değerlendiren deneyimli teknik adam, "Avrupa kupalarında mart ayını görüyoruz. Bu çok güzel. Yatırımlar çok büyük. Daha da iyi sonuçlar bekliyoruz. Samsunpsor’un başarısını tebrik ediyorum. Tecrübeleri yok ama gayet iyi gidiyorlar. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin tecrübeleri var. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde şansı var. Lig aşamasında biraz aşağıda kaldı ama tekrar yukarıya çıkabilir. Juventus maçının iyi geçeceğini düşünüyorum. Fenerbahçe’nin de UEFA Avrupa Ligi’nde şansı var. Bütün takımlara başarılar diliyorum" şeklinde konuştu.



"Dünya Kupası için çok büyük şansımız var"


A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası şansına ilişkin görüşlerini de paylaşan Şenol Güneş, "Genel olarak çok büyük şansımız var. Garanti demek doğru değil. Kağıt üzerinde Romanya, Slovakya ve Kosova’yı geçebiliriz. Takımın iyi bir ambiyansı var. İyi bir hocamız var. Yönetim ve Türkiye çok heyecanlı. Bizim dönemimizde yarım asır sonra Dünya Kupasına katılmıştık. Şimdi çeyrek asır sonra katılma şansımız var. İnşallah Dünya Kupası’na katılırız" cümlelerine yer verdi.



"Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor"


Son olarak Trendyol Süper Lig’deki şampiyonluk yarışına dair de görüşlerini bildiren Güneş, "Kağıt üzerinde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un iddiası var. Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti, biraz ön plana çıkıyor. Bu hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Zirvede 5-6 takım mücadele etse, futbolda daha adaletli bir yarışma olur. Takım sayısı azaldıkça, iki kulüp arasındaki rekabet, kavgaya dönüşüyor. Hak edenin kazanacağı bir yarış olması için kaybettiği zaman karşı tarafa saygı duymalısınız. Şu anda böyle olmuyor. Kazanmak için hakem ve federasyon suçlanıyor. Bu dört takım, Türkiye’nin lokomotifi. Diğer takımlar da bu kulüpleri örnek alıyor. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor, diğer takımlara örnek olmalılar" diyerek sözlerini tamamladı.



Şenol Güneş: "Galatasaray - Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programıyla 3 ilin yerel potansiyeli ortaya çıkartılacak Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 2026 yılında Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta destekleyeceği yatırım konuları ilan edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerelden Ulusala Kalkınma Modeli kapsamında hayata geçirdiği Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı çerçevesinde 2026 yılında desteklenecek yatırım konuları ilan edildi. Bu çerçevede Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından TR82 Bölgesi’ni kapsayan Çankırı-Kastamonu ve Sinop’ta üretim kapasitesini arttıracak, katma değeri yüksek yatırımları teşvik edecek ve istihdamı güçlendirecek öncelikli alanlarda yatırımcılar desteklenecek. KUZKA tarafından yürütülecek program kapsamında, Kastamonu’nda yatırım konuları, Ağaç ve Orman Ürünlerinden Katma Değerli Ürün Üretimi (yapısal ahşap ürünleri, modüler mobilya, fonksiyonel mobilya, nitelikli kapı, odun dışı orman ürünleri ve benzeri), Doğa Temelli Turizm Yatırımları (kongre merkezi, sağlık kompleksi, ekoturizm merkezi, agroturizm merkezi, kamp-karavan altyapıları, yaşlı bakım merkezi, kırsal konaklama tesisleri ve benzeri), Entegre Mermer İşleme ve Mermerden Katma Değerli Ürünler Üretimi (kimyevi ürünler, kozmetik ürünleri, yapı malzemeleri, yapı kimyasalları ve benzeri) Tarımsal Ürünlerden Katma Değerli Ürün Üretimi (sarımsak türev ürünleri, kenevir elyafı, tıbbi kenevir ürünleri ve benzeri) olarak belirlendi. Program kapsamında KUZKA tarafından Çankırı’da, dört yıldız ve üzeri konaklama tesisi, ambalajlı doğal Kaynak su/içecek üretimi, Leonardit, Diyatomit, Bazalt, Perlit, Refrakter Kil, Tuz, Silis Kumu, Kireç Taşı, Dolomit, Bentonitten Katma Değerli Ürünler Üretimi (hümik/fülvik asit, organomineral gübre, taş yünü, kriyojenik perlit, klor alkali ürünleri, sondaj bentoniti ve benzeri) ve Otomotiv Endüstrisi için Aksam ve Yedek Parça Üretimi (lastik teli, lastik teli astarı, kord bezi, kauçuk bazlı mamüller, elektrik kablo demetleri, karavan ekipmanları, taşıt camları ve benzeri) alanlarındaki yatırımlara destek sağlanacak. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Sinop’ta ise program kapsamında şehrin yerel potansiyelini harekete geçirilmesine önemli katkılar sunacak projelere destek sağlayacak. İlan edilen konular ise şu şekilde: Ağaç ve Orman Ürünlerinden Katma Değerli Ürün Üretimi (yapısal ahşap ürünleri, modüler mobilya, fonksiyonel mobilya ve benzeri), Beş Yıldızlı Konaklama Tesisi, Su Ürünleri Üretimi ve/veya Katma Değerli Ürün İşleme Tesisi (balık yetiştiriciliği, balık fileto, tütsülenmiş balık, balık konserve, panelenmiş balık ürünleri, balık yağı, jelatin, protein hidrolizatları, balık yağı rafinasyonu ve benzeri) veYaşlı Bakım Merkezi.
Malatya Başkan Er’den Bakan Uraloğlu’na "Fahri Hemşehrilik Beratı" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, 6 Şubat depremleri sonrası Malatya’ya yaptığı hizmet ve desteklerinden dolayı ’Hemşehrilik Beratı’ takdim etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından şehre yapılan hizmetlerin açılışına katılmak ve bir dizi temaslarda bulunmak üzere Malatya’ya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Malatya Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’nda alınan kararla, deprem sürecinde Malatya’ya verdiği destek dolayısıyla Bakan Uraloğlu’na, Büyükşehir Belediyesi ziyareti sırasında Başkan Er tarafından Hemşehrilik Beratı takdim edildi. "Eliniz her zaman üzerimizdeydi" Başkan Sami Er, Bakan Uraloğlu’na Malatya’ya destek ve katkılarından dolayı teşekkür ederek, "Depremin yaralarını sardınız. Daha dirençli bir şehir oluşması için başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve siz Bakanlarımızın büyük destekleri oldu. Çok büyük mesafe kat ettik. Ne zaman gelsek her zaman kapınız bize açıktı. Hiçbir talebimizi geri çevirmediniz. Her zaman eliniz üzerimizdeydi. Malatya’ya çok büyük katkılarınız oldu" dedi. "İlk aldığım beraat" Bakan Abdulkadir Uraloğlu ise Başkan Er’e teşekkür ederek, "Allah razı olsun. İlk aldığım berat, o anlamda çok büyük kıymeti var. Sizin şahsınızda Malatyalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum" diye konuştu. Bakan Uraloğlu’ndan Başkan Er’e Kütüphane Projesi için teşekkür Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na belediye binası içerisinde yapımı devam eden 815 kişi kapasiteli kütüphanenin inşaatını gezdirdi. Başkan Er, "Bu alanı tamamen güçlendirdik. Kütüphanemiz belediyeden bağımsız olacak. Seminer salonları var. Amfimiz bulunuyor. 815 kişi kapasiteli, ayrı bir yazılım olacak. 7/24 açık olacak kütüphanemizde öğrencilerimize ücretsiz çay, su, kahve ve çorba ikramı yapacağız. Ailelerin çocuklarını güvenle bırakabilecekleri bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz" dedi. Başkan Sami Er’e Kütüphane Projesi’nden dolayı teşekkür eden Bakan Uraloğlu, kütüphanenin hayırlı olması temennisinde bulundu.
Ankara Bilal Erdoğan, "Kütüphane Sohbetleri" programına konuk oldu İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığının düzenlediği ‘Kütüphane Sohbetleri’ programına katıldı. AK Parti Kongre Merkezi’ndeki kütüphanede düzenlenen programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, dünyada eşitsizliğin ve adaletsizliğin büyümeye devam ettiğini ifade ederek, "Uluslararası sistemin yerinde yeller esiyor. Dünyanın en zengin adamı birkaç yıl içerisinde servetini 5-6’ya katlamış, hala ‘657 milyar dolardan 1 trilyon dolar servete erişmem lazım ki projelerimi, hayallerimi gerçekleştireyim’ diyor. Şu anda dünyada sözüne itibar edilen kimse insanlığın ve dünyanın iyiliği, refahı için bir şeyler geliştirmiyor. Bizi buraya getiren kapitalizm. İnsanlığın hem kapitalizmle hem sömürgecilikle yüzleşmeye ihtiyacı var ve ondan sonra bunların yerine hazzı değil insanı ve adaleti merkeze alan yeni dünya düzeni mümkün olabilir mi diye çalışması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız ise yeni bir dünya mümkün diyor" ifadelerini kullandı. Gençlerin temiz bir muhakeme yeteneğinin olduğunu ve tahrip olmamış bir vicdana sahip olduklarını dile getiren Erdoğan, "Yeter ki ayaklarını sağlam zemine basabilsinler, sosyal medyada bir cümleyle karşılarına düşmüş bir sloganı yargı edinmeyip biraz kafa yorup, ‘biraz derinlemesine konuyu anlamaya çalışıyım da ondan sonra bir şeyler söyleyeyim’ desinler. Onu yaptıktan sonra gençleri tutamazsınız, yaptığımız çalışmalarda bunu gördüğüm için söylüyorum" dedi. "Ecdat, nice bizden büyük orduları yenmiş" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘3 çocuk’ vurgusuna değinen Erdoğan, "Cumhurbaşkanımız 3 çocuk dediğinde herkes güldü. ‘Yine Cumhurbaşkanımızın 3 çocuk esprisi’ dediler. Espri değil, söylüyor ve anlatıyor. 2025’in illa ‘Aile Yılı’ olması mı gerekiyordu? 1,5 milyon öğrenci okula başlarken geçen sene 930 bin öğrenci başlamış. Ülke olarak bitiyoruz, tükeniyoruz. Biz de hızla yaşlanıyoruz, bunu ciddi şekilde çevirebilmiş ülke olmamış. Mesela biz 1 buçuğun altına düşmüşüz ama düştükten sonra 2’nin üstüne çıkmış ülke yok. Biz niye yapamayalım? Bu millet hakikaten yapılamayan işleri yapmış, biz inanılmaz işleri başarmış milletiz. Ecdat, nice bizden büyük orduları yenmiş. En iyi topları döktürmüş, en iyi yayları yapmışız ve en iyi kılıçlar bizde olmuş. Bugün Selçuk Bayraktar’ın yaptığı işlerle bizim yüzlerce yıl en iyi yayları ve okları pratikliğimizle ve teknolojiyi kullanmamızla başarmışız" diye konuştu. "Türkiye’de büyüyen bir gencin dünya çapında durumları düşünebilecek cüreti olduğunu düşünüyorum" Erdoğan, konuşmasının ardından programa katılan gençlerin sorularını cevapladı. Günümüz gençlerinin önceki kuşaklara kıyasla sahip olduğu en büyük avantajın sorulması üzerine Erdoğan, "Bence gençlerin dünyadaki diğer öğrencilerden geri kalmayan bir imkanı var ve bu büyük bir şans. Dünyanın hiçbir yerinden geri kalmadan ve eğitimde dünyanın birçok ülkesinde olmayan modelleri ülkenin tamamında uygulamayı başarmışız. Böyle de avantajlarımız var. Gençler için beşeri altyapımızın artık çok güçlü olmasını saymak lazım. Bugün Türkiye’de doğan bir çocuğun, büyüyen bir gencin dünya çapında durumları düşünebilecek cüreti olduğunu düşünüyorum. Olması gerektiği ayrı bir mesele, artık var. Ben bunun da gençler için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum" cevabını verdi. Bir katılımcının Kahramanmaraş merkezli depremlerin meydana geldiği sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hissettiklerini sorması üzerine Erdoğan, "Cumhurbaşkanımızın tepkileri düşünmeksizin ‘ben buraya gideceğim, ben bu işi yapacağım’ inancı muhteşem. Bunu yapması oradaki idarecilerin, kamu görevlilerinin ve siyasetçilerin doğru mesajı almasını sağlıyor. Bir sürü tanıdığı insanı kaybetmiş insanların morali bozuk, ‘Cumhurbaşkanı geldi, her şeye rağmen bu kadar erken geldi’ şeklinde onlara moral veriyor. Zaten o günden beri hem Cumhurbaşkanımız hem bakanları hem AK Parti’nin bütün temsilcileri gitmeye devam etti. O sayede bu kadar iş oluyor. Çin de yapamazdı, siz 3 yılda 455 bin konutu yıkılmış şehirlerin üzerine yapıyorsunuz. Şehirlerin altyapısı da yıkılmış, her şeyini yeniden yapıyorsun" dedi. "Cumhurbaşkanı, her camianın önemli meselelerini çözmüş kişidir" Fransız futbolcu N’Golo Kante’nin Fenerbahçe’ye transfer olma sürecine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, "Bu ne ilk, ne son. Bir kere Türkiye’de sporcu bir Cumhurbaşkanı var. Kendisi 10 seneden fazla amatör futbol oynamış, Fenerbahçe’den transfer teklifi almış, direkten dönmüş. Bizzat sporcu olan bir Cumhurbaşkanı var. Dolayısıyla spor kamuoyu da zaman zaman Cumhurbaşkanı’na haksızlık etti. Her camianın zaman zaman Cumhurbaşkanına çok ciddi falsoları oldu ama Cumhurbaşkanı, her camianın önemli meselelerini çözmüş kişidir. İşte Galatasaray’ın stadını yapmıştır, Beşiktaş’ın bir şeyini yapmıştır. Zaten sorduğun zaman söylerler, sormadan kolay kolay söylemezler. Cumhurbaşkanı, bu transfer başka bir kulübün olsa yine yapardı" cevabını verdi. Epstein dosyalarının açıklanmasının sorulması üzerine Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Batı bir medeniyet. Bir kültürü var, eserler ortaya koymuş, farklı alanlarda birçok literatür oluşturmuş ve şehirler inşa etmiş ama bu medeniyetin nereden, ne ile beslendiğine baktığımız zaman kan, gözyaşı görüyoruz. Köleleştirilen Afrika halkları, yok olmuş Amerika uygarlıklarının üzerine kurulduğu için bereketi olmadı ve olmuyor. Bu şekilde kurulmuş bir medeniyet insanlığa huzur getirmiyor."
Muğla Bodrum’daki davada 4 sanık hakkında karar verildi Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2023 yılında 1 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı silahlı çatışma olayında yargılanan 4 kişinin cezaları belli oldu. Olay, 27 Ağustos 2023’te saat 23.00 sıralarında Göltürkbükü Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ersin O., Ardahan B., (22) ve Yiğitcan B.(22), isimli 3 arkadaş, 25 Ağustos günü Gölköy Mahallesi Akdeniz Caddesi’nde faaliyet gösteren bir otele tatile geldi. 27 Ağustos Pazar günü saat 23.00 sıralarında 3 arkadaşın husumetlileri, Ömer Ataş (28), Mert Ali A.(17) ve Emirhan B. kiralık bir otomobille otele geldi. Otelde husumetli iki grup arasında silahlı çatışma çıktı. Yaralı olarak geldiği araca giden Ömer Ataş, araçta başına isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi. Ortalığın adeta savaş alanına döndüğü olay esnasında otel ve çevresinde büyük panik yaşandı. İhbarın ardından olay yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, Ardahan B. (22) ve Yiğitcan B. (22), Ersin O. tarafından otomobille özel hastaneye götürüldü. Ömer Ataş’ın katil zanlısı olduğu ifade edilen Ersin O., daha sonra aracı orada bırakıp kayıplara karıştı. Yaralı Mert A.A.(17) ise ambulansla Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Ataş’ın cenazesi, otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili Bodrum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 9’uncu duruşması yapıldı. Duruşmaya sanıklardan Yiğitcan B. ve Emircan B. SEGBİS üzerinden katılırken, Mert Ali A. duruşma salonunda hazır bulundu. Sanıklar, son savunmalarında tahliye ve beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, Yiğitcan B. ile Ardahan B.’yi kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 33’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca sanıklardan Emirhan B.’ye tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 47 yıl hapis cezası verilirken, Mert Ali A. aynı suçtan 31 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi. Duruşmaya katılmayan Ardahan B. hakkında ayrıca hükmen tutuklama kararı verilerek yakalanması için yakalama emri çıkarıldı. Öte yandan, olayın ardından firar eden Ersin O. hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarıldığı ifade edildi.