ASAYİŞ - 07 Nisan 2026 Salı 20:36

Sanık Iraz Bayrak: "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok"

A
A
A
Sanık Iraz Bayrak: "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok"

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 17. oturumunda tutuklu sanık Iraz Bayrak savunma yaptı. Seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı iddia edilen sanık Bayrak savunmasında "Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" dedi.


‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 17. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Iraz Bayrak, İsmet Korkmaz ve Mehmet Çağlar Kuru savunma yaptı.


İddianamede Iraz Bayrak’ın, İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı belirtilmişti. Bu verilerin 31 Mart 2024 seçim sürecinde ilçe başkan adayları ile de paylaşıldığı iddianamede kaydedilmişti.


İddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapan Iraz Bayrak "4 yıllık bir personeldim. Analisttim. İBB Hanem projesi hakkında konuşmak istiyorum. Ben bu projenin İPA’dan (İstanbul Planlama Ajansı) talep olarak geldiğini biliyorum. İBB’nin çeşitli hizmetlerinden faydalanan vatandaşların tespit edilmesi ve vatandaşların beklediği faydayı görmesi amaç buydu bana anlatılan. İddianamede yönetici yetkisi denilen şey bir panel. Panele giriş yapılıyor sadece. Saha çalışmaları kapsamında örneğin bir vatandaş ziyaret ediliyor. Gıda desteği, hijyen paketi gibi destelere ihtiyacı olup olmadığı kontrol ediliyor. Yardım teslimi gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi diye veri giriliyor uygulamaya. Sonrasında arayacak olan personeller devreye giriyor. Vatandaş aranıyor ’size bir gıda paketi teslim edilecekti edildi mi?’ diye soruluyor. Tüm süreç bu. Bu tasarım ortaya çıktı. Yazılımı geliştirildi. Veri denilince akla büyük şeyler geliyor ama öyle bir durum yok. Bana telefon numarası ve isim gibi veriler gönderildi. Ben bu veriyi ’İBB transfer’ diye bir sisteme yükledim. Uygulamayı test etmem gerekiyordu. Yazılım doğru gerçekleştirilmiş mi diye. Ben bu verileri test ettim. Veri, ad, soyad, cinsiyet ve hangi hizmetten faydalanılmış. Ben test etmeleri için İPA’ya bilgi verdim. Bir daha bana geri dönüş gelmediği için proje orada son buldu. Proje 2-3 ay sürdü ve son buldu. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) toplantısında biz sunucuda bulunan klasörün içinde seçim numarası sandık numarası gibi şeyler gördük. Bana ısrarla şunu soruldu ’size bu veri hangi yöneticiniz tarafından gönderildi’ diye sordu. Sonrasında ben kurum müdürüme USOM toplantısında sunucuda seçmen bilgisi olduğunu bildirdim. Sonrasında tutanak tutuldu olayla ilgili. Ben İBB Hanem projesinde 2-3 ay çalıştım. Tutukluluk sürem projeden daha uzun. Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok. Hangi ilçe başkan adayına göndermişim bununla ilgili herhangi bir veri yok" dedi.


Sanık İsmet Korkmaz ise savunmasında, "Ben İBB’de veri uzmanı olarak çalışıyordum. İBB Hanem faal olmayan bir uygulama. Biz sadece teknik destek sağlamaya çalıştık. İşlem şuydu; veriyi eşleştirip imha ettik. Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız tarafından İBB Hanem için bir rapor oluşturuldu. Benim İBB Hanem uygulamasının oluşturulma, geliştirme süreçlerinde yer almadığım USOM raporlarında da gözükmektedir. İBB Hanem içerisinde bulunan verilere erişimim bulunmuyor. Ben hukuka aykırı şekilde kişisel veri elde etmedim. Bu verilerin yayılması konusunda bir girişimim olmadı. Kaçma gibi bir düşüncem hiç olmadı. Durum Tespit Raporunun oluşturulduğu tarih ile emniyet sürecim arasında 4 ay var, ben bu süreçte kaçabilirdim. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.


Sanık Mehmet Çağlar Kuru da savunmasında, "2016 yılından beri İBB bünyesinde bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktayım. İstanbul Senin uygulamasında herhangi bir görev ve yetkim yoktur" diyerek suçlamaları kabul etmedi.


Duruşma sanık savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Trump ve bazı ülkelerinin liderleri ile telekonferans yoluyla bir görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump, Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Âl-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Âl Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ABD Başkanlık Kabine üyeleriyle telekonferans yoluyla bir görüşme gerçekleştirdi. İran ve Orta Doğu’daki gelişmelerin ele alındığı görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her zaman sorunların diyalog ve diplomasi ile çözülmesini savunduğunu, İran’la diplomatik sürecin Başkan Trump’ın ifade ettiği seviyeye gelmesinden memnuniyet duyduğumuzu, varılacak mutabakatın Hürmüz Boğazı’ndan serbest geçişleri temin etmek suretiyle bölgenin istikrarını destekleyeceğini, bu durumun dünya ekonomisini de rahatlatacağını belirtti. Müzakere sürecine katkı veren ülkelere teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’la varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduğumuzu, Türkiye’nin bölgenin tümünde barışın hakim kılınması için çaba gösterdiğini, İran bağlamında nükleer mesele dahil pürüzlü görünen konularda süreç içinde uygun çözümler bulunulabileceğine inandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ettiğini ve adil bir barışın kaybedeni olmayacağını vurguladı.