SAĞLIK - 16 Ekim 2025 Perşembe 12:57

Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil, üretim alanında da kararlılıkla ilerliyor"

A
A
A
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil, üretim alanında da kararlılıkla ilerliyor"

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Türkiye, yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil, üretim alanında da kararlılıkla ilerlemektedir. Kendi cihazını, yazılımını, ilacını ve aşısını üreten ülkemiz, sağlıkta üretim kapasitesini her geçen gün güçlendirmektedir" dedi.


Afrika ve Türkiye arasındaki sağlık iş birliği kapsamında yer alan "İlaçlar ve Medikal Malzemeler" paneli İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. Programa; Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, ULTRATEB CEO’su Prof. Dabees Khaled Mohamed LotfyAbdelHamid, City Ambulance Group (Doğu Afrika) Direktörü Dr. Hannington Byarugaba ve sektörden çok sayıda isim katıldı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, yerli ilaç üreticileri ve Afrikalı temsilcilere hitap etti.



"Sağlık sistemimizde büyük bir değişim ve dönüşüm gerçekleştirdik"


Türkiye’nin modern ve kapsamlı şehir hastaneleri, dijital sağlık sistemi ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendiren bir anlayışla, uluslararası düzeyde örnek gösterilen bir sağlık sistemine sahip olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Türkiye olarak geçtiğimiz çeyrek asırda sağlık sistemimizde, büyük bir değişim ve dönüşüm gerçekleştirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli ile ’Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu hayata geçirdik. Bugün, modern ve kapsamlı şehir hastanelerimiz, dijital sağlık sistemimiz ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendiren bir anlayışla, uluslararası düzeyde örnek gösterilen bir sağlık sistemine sahibiz. Covid sürecini hepimiz yaşadık. O dönem, sadece sağlık sistemlerinin değil, insanlığın da büyük bir sınavdan geçtiği bir dönemdi. Türkiye olarak biz, güçlü sağlık altyapımız ve nitelikli insan kaynağımızla bu süreci başarıyla yönettik ve vatandaşımıza kesintisiz sağlık hizmeti sunduk. Afrika ülkeleri de dahil olmak üzere birçok ülkeye ventilatörden maskeye, PCR kitlerinden aşıya kadar geniş bir ürün yelpazesini ulaştırdık. Böylece uluslararası dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledik" ifadelerini kullandı.



"‘Fikirden ürüne’ uzanan bir ekosistem inşa ediyoruz"


Konuşmasında Türkiye’nin sağlık alanındaki gelişimine vurgu yapan Bakan Memişoğlu, "Sağlık alanındaki üretim gücümüzü, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden yürütüyor ve ’fikirden ürüne’ uzanan bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu ekosistemi, Milli Sağlık Teknoloji Hamlemizin taşıyıcısı olarak görüyor üreten sağlık modelimizi, yalnızca kendi ihtiyaçlarımızı karşılayan değil, teknoloji ve ürün ihraç eden, ekonomik büyümeye katkı sunan bir yapıya dönüştürüyoruz. Bu noktada Türkiye’nin yetişmiş insan gücüne, bilim insanlarımızın birikimine, sanayicilerimizin üretim kapasitesine ve girişimciliğine güveniyoruz" dedi.



"Türkiye, yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil üretim alanında da kararlılıkla ilerlemektedir"


Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ortak çalışmalar yürütmeye hazır olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Türkiye, yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil, üretim alanında da kararlılıkla ilerlemektedir. Kendi cihazını, yazılımını, ilacını ve aşısını üreten ülkemiz, sağlıkta üretim kapasitesini her geçen gün güçlendirmektedir. Bu alanda Afrika ülkeleriyle ortak çalışmalar yürütmeye hazırız. Çünkü biliyoruz ki sağlık sadece bir hizmet alanı değil kalkınma, teknoloji ve uluslararası iş birliği için stratejik bir köprüdür. Biz bugün bu köprüyü Afrika ülkeleri ile birlikte daha da geliştirmek için buradayız. Kıtada kurduğumuz sağlık tesislerimizle yalnızca sağlık hizmeti sunmakla kalmıyor; bu merkezlerde, yerel sağlık çalışanlarının bilgi ve becerileri geliştiriyoruz. Ayrıca ileri düzey ameliyatlarla hizmet kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlıyoruz. Mogadişu’daki 336 yataklı Türkiye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sudan’ın Nyala kentindeki 150 yataklı Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Nijer’deki 44 yataklı Türkiye Dostluk Hastanesi, bu vizyonun somut örnekleridir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.