ASAYİŞ - 26 Mart 2026 Perşembe 12:41

Rüşvetten tutuklanan Cumhuriyet Savcısı Cengiz Çallı’ya 22 yıla kadar hapis talebi

A
A
A
Rüşvetten tutuklanan Cumhuriyet Savcısı Cengiz Çallı’ya 22 yıla kadar hapis talebi

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, eski Cumhuriyet Savcısı Cengiz Çallı hakkında "rüşvet almak" ve "gizliliğin ihlali" suçlarından 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebiyle iddianame düzenlendi.


İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, olayların 2021 yılında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yürütülen bir soruşturma sürecinde gerçekleştiği belirtildi. İddianamede yer alan bilgilere göre, şüpheli Cengiz Çallı’nın hakkında başka dosyalarda yakalama kararları bulunan A.D. isimli kişiyle dosyayla ilgili görüşmeler ve yazışmalar yaparak şüpheliler adına yapılacak taleplerle ilgili bilgi verip görüş soran A.D.’yi yönlendirdiği, taleplerin karara bağlanma sürecini takip ettiği belirtildi.


Yazışmalarda, A.D.’nin sorması veya yapılan yazışmalar çerçevesinde dilekçelerin hangi birime hangi taleple verileceği, reddine karar verilen taleple ilgili itiraz yoluna gidilmesi, talep dilekçelerinin dosyaya sunulup sunulmadığı, dosyada yapılan işlemlerle ilgili bilgi istenmesi, dosyada bulunduğu ifade edilen evrakların yeniden sunulması, taleplere bakacak hâkimliğin hangisi olduğunun konuşulması, taslağı gönderilen dilekçenin uygun olup olmadığı sorusuna cevap verilmesi gibi konularda Cumhuriyet Savcısı Cengiz Çallı tarafından A.D.’ye bilgi iletildiği aktarıldı.


Dosyada, aracı olduğu belirtilen kişilerle yapılan yazışmalar ve görüşmelerde, tahliye karşılığında 300 bin dolara kadar ulaştığı değerlendirilen para trafiğine ilişkin bulgulara yer verildi.


Soruşturma kapsamında incelenen WhatsApp yazışmalarında, şüphelilerin tahliye sürecine ilişkin dilekçelerin hazırlanması, hangi mercilere sunulacağı ve süreçlerin nasıl ilerletileceği konusunda bilgi paylaşıldığı tespit edildi.


İddianamede ayrıca, söz konusu para alışverişlerinin ardından bazı şüphelilerin tahliye edildiği ve haklarında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına yönelik girişimlerde bulunulduğu ifade edildi.



"300 bin dolar para üzerinde anlaşıyorlar"


Tanık olarak dinlenen Nurbari E., "Sonradan duyduğuma göre Z.Y. tahliyesi için A.D ile Z.Y.’nin yeğeni 300 bin dolar para üzerinde anlaşıyorlar. A.D. önden 50 bin dolar para istiyor. Bu para kendisine ödeniyor. Tahliyeden önce 250 bin dolar para istiyor. Hatta duyduğum kadarıyla tahliye için bir iki defa miktarını bilmediğim para emaneten bir kişiye teslim ediliyor. Ancak tahliye sağlanmadığı için emaneti alan kişi bu parayı Z.Y.’nin yakınlarına iade ediyor. Tahliyenin sağlanmasından sonra 250 bin dolar paranın kendisine verilmesi için benim üzerimden bu kişileri sıkıştırmaya çalışıyordu" dedi.



"150 bin dolar rüşvet kabul etti"


Tanık A.D. de ifadesinde, ’’2021 yılında yapılan makaron operasyonunda az önce bahsettiğim change araç dosyasında da şüpheli olan N.E.’nin de içerisinde olduğu yanlış hatırlamıyorsam 19 kişiye operasyon yapıldı. Operasyon dosyası o dönem Bakırköy Adliyesinde savcı olarak görev yapan Cengiz Çallı’ydı. N.E. bana senin Cengiz Çallı ve R.E. ile aran iyidir, görüş dosyada bize yardımcı olsunlar dedi. Bunun üzerine ben hem R.E. ile hem de Cengiz Çallı ile görüştüm. Cengiz ve R.E. bana 150.000 dolar rüşvet karşılığında tahliye yapabileceklerini söylediler. Durumu N.E.’ye ilettim. Kendisi tahliye karşılığında 150.000 dolar rüşvet vermeyi kabul etti. Anlaşmamıza göre bu paranın 75.000 doları önce, kalan 75.000 dolar ise tahliyeden sonra verilecekti. Bu görüşmeden birkaç gün sonra Cengiz Çallı benim ikamet ettiğim evimden 75.000 doları elden aldı. Parayı aldıktan sonra bana aldığı parayı R.E.’ye teslim etmek üzere ofisine gideceğini söyledi 7 Temmuz 2021 tarihli Whatsapp mesaj kayıtlarında geçen "75.000 şu an hazır ben de R.E’ye haber vereyim" şeklindeki görüşme bu paranın Cengiz tarafından benden elden alınıp Cengiz tarafından R.E.’ye teslim edilmesi hususuna ilişkindir" ifadelerini kullandı.


A.D. ifadesinin devamında, "Bu görüşmede adı geçen kişi R.E’dir. Bu paranın tesliminden sonraki süreçte kalan 75.000 doları da elden 2 kez Cengiz Çallı’nın odasında, bir kez de dışarda yemekte Cengiz Çallı’nın elden teslim ettim. Bu paranın tamamı tahliye karşılığında Cengiz ve R.E.’nin ortaklaşa aldıkları rüşvet parasıdır’’ dedi.


A.D.’nin tanık olarak beyanlarının doğruluğunun tespiti amacıyla R.E. isimli şahıs ile Cengiz Çallı’nın HTS/baz kayıtları temin edilerek yapılan çalışmada 8 Temmuz 2021 tarihinde Cengiz Çallı’nın A.D.’nin beyan ettiği gibi A.D.’nin ikametine gittiği, akabinde aynı gece R.E. ile ortak baz verdiğine dair tespitin yapıldığı, ayrıca R.E.’nin ofisinde arama işleminde biri 1 Nisan 2021 düzenleme tarihli 1.560.000 TL bono, diğeri ise 9 Temmuz 2021 düzenleme tarihli 930.000 TL bedelli borçlusu Cengiz Çallı, alacaklısı R.E. ile olan 2 adet bono ele geçirildiği ifadeleri iddianamede yer aldı.


Tanık beyanları ve teknik veriler doğrultusunda, şüpheli ile aracılar arasında "fikir ve eylem birliği" bulunduğu değerlendirmesine yer verilen iddianamede, para transferleri, baz kayıtları ve mesaj içeriklerinin bu durumu desteklediği kaydedildi.


İddianamede yer alan değerlendirmede, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görevli Cumhuriyet savcısı Cengiz Çallı’nın, hakkında rüşvet suçundan ayrıca kamu davası açılan A.D. ile yakın ilişki içinde hareket ettiği iddia edildi. Soruşturma dosyasına yansıyan bulgulara göre A.D.’nin savcılık makamına rahatça girip çıktığı, kısıtlılık kararı bulunan dosya içeriklerine erişerek bu bilgileri şüpheli ve yakınlarıyla paylaştığı öne sürüldü.


Soruşturma sürecinde savcı Çallı ile A.D. arasında yoğun iletişim olduğu, tahliye taleplerine ilişkin dilekçelerin nasıl verileceği konusunda yönlendirmeler yapıldığı ve akabinde şüphelilerin tahliye edilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi. Devam eden süreçte ev hapsinin kaldırılması ve el konulan malların iadesi için de benzer şekilde para talep edildiği ve taraflar arasında bu yönde yazışmalar yapıldığı kaydedildi.


İddianamede, Çallı hakkında, "rüşvet" suçundan 5 yıl 4 aydan 18 yıla kadar, "gizlilik ihlali" sucundan ise 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapsi istendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Önalan, çalışmaları ve projeleriyle dikkat çekiyor Elazığ’da deprem konutlarından kentsel dönüşüme, geri dönüşümden projelere birçok çalışma yürüten ve tüm kamu kurumlarına omuz veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Fatih Önalan, Elazığ’ın hizmet çıtasını yükseltiyor. 2020 ve 2023 Kahramanmaraş depremlerini gören Elazığ’da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un koordinesinde binlerce konut yapıldı. Kırsal alanda çalışmalar sürerken kentsel alanda çalışmalar tamamlanarak konutlar hak sahiplerine telsim edildi. Rezerv veya kentsel alanlar dışında yapılan konutların dışında, yerinde dönüşüm projesiyle hayata geçirilen projelerde 2 bin 517 hak sahibinin konutlarını büyük bir oranda tamamlandı. Aynı zamanda mahalle kültürünü korumak ve vatandaşların alışık oldukları çevreden kopmamasını sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Yerinde Dönüşüm" projesi kapsamında yaklaşık 3 milyar TL’lik hibe ve kredi desteği sağlandı. Asrın felaketini asrın inşasına çevrilmesinde Elazığ’da büyük bir çaba gösteren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Fatih Önalan, ekibiyle birlikte sürdürdüğü çalışmalar ile dikkat çekiyor. Elazığ’ı Türkiye’nin en dirençli şehirlerinden biri yapma kararlılığında olan Önalan; kentsel dönüşümden köy evlerine, hava kalitesi izlemeden çimento fabrikasının taşınması gibi çevresel sorunlara kadar geniş bir yelpazede kentin geleceğini şekillendirmeye devam ediyor. Şehrin iklim değişikliğiyle mücadelesini de bir halk hareketine dönüştüren Önalan, Elektronik Atık ve Mavi Kapak Toplama Yarışması başlattı. Kampanya aracılığıyla hem atıkların ekonomiye geri kazandırılması hem de çevrenin korunması hedefleniyor.
İstanbul Boya ve kaplama sektörü yükselişini sürdürüyor Türkiye’nin boya sektöründeki yükselişi hız kesmeden sürüyor. Son 5 yılda sektörün ihracatı iki kat artarken, Türkiye bölgesel çözüm merkezi oluyor. Sektör, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve teknoloji odaklı dönüşümüyle küresel pazardaki etkisini artırıyor. Dünya pazarından 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle pay alan Türkiye boya sektörünün, 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü olduğu vurgulandı. Boya Sanayicileri Derneği Başkanı Kenan Baytaş, Türkiye’nin yaklaşık 1 milyon tonluk boya üretim hacmine ulaştığını ve dünya boya pazarından yüzde 2 pay aldığını söyledi. Üretim gücüyle Avrupa’da beşinci sırada yer aldıklarını belirten Baytaş, yenilikçi ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla daha üst sıraları hedeflediklerini ifade ederek, "Katılımcı ve ziyaretçi sayılarıyla dünya çapında kabul gören Paintistanbul yerli ve yabancı firmaları bir araya getirerek boya, boya ham maddeleri ve yapı kimyasalları alanında önemli bir ticaret ve etkileşim köprüsü kuruyor. Sektörümüz hacim olarak 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay alıyor. Avrupa’da üretim sıralamasında Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından beşinci sırada yer alıyoruz. Hedefimiz, bu sıralamada daha üst basamaklara çıkarak küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmak. Bölgesel bir üretim üssü olmanın ötesine geçerek, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle dünya pazarında daha etkin bir rol üstlenmeyi amaçlıyoruz" dedi. Sektörün küresel dönüşüm sürecine dikkat çeken Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar da, küresel boya pazarının 2026’da yaklaşık 198 milyar dolar büyüklüğe ve 48 milyon tonluk hacme ulaşacağını, 2030’a gelindiğinde ise pazarın 227 milyar dolara ve 52,7 milyon tona çıkmasının beklendiğini vurguladı. Kayalar, "2024 verilerine göre, Türkiye’de sektör, yaklaşık 926 bin tonluk iç pazar hacmine ve 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip. Üretim gücümüz ile ihracattaki değer payımız arasındaki bu makas, sektörümüzün önündeki en somut büyüme alanını gösteriyor. Yalnızca daha fazla üretmek değil, daha fazla değer oluşturmak ve bunu ihracata taşımak işte asıl hedef bu" diye konuştu. Sektörün son yıllarda güçlü bir ivme yakaladığını belirten Başkan Yardımcısı Akın Akça lı ise "Özellikle Avrupa, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına yönelik operasyonlarda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı üretim kabiliyeti, kaliteli insan kayna ve esnek sanayi yapısı büyük avantaj sağlıyor. Bunun yanında sektörümüzün en güçlü yönlerinden biri de dünya regülasyonlarına ve değişen standartlara çok hızlı adapte olabilmesi" dedi. Bu yıl 8’inci kez 17-19 Haziran’da kapılarını açacak olan Paintistanbul 2026’da, 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. Etkinlik, katılımcılara yeni ticari bağlantılar kurma, potansiyel iş ortaklıkları geliştirme ve küresel pazardaki güncel eğilimleri yakından takip etme imkânı sunacak.
Antalya 30 metrekarelik atölyede 36 yıldır Alanya şalvarını dünyaya tanıtıyor Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki terzi Ali İhsan Arslan, 36 yıldır sürdürdüğü mesleğiyle Alanya’nın yöresel kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Hacet Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 30 metrekarelik küçük atölyesinde çırağıyla birlikte çalışan Arslan, Alanya’nın simgelerinden biri haline gelen bordo kuşaklı Alanya şalvarını dikerek hem Türkiye’ye hem de dünyaya tanıtmaya çalışıyor. ALTSO tarafındarn coğrafi işaret başvurusu da yapılan Alanya şalvarı tam takım yumurta topuk ayakkabı, beyaz çorap, şalvar, bel kuşağı, ipek gömlek, cepken, köstekli saat ve şapkadan oluşuyor ve 8 bin liradan satılıyor. 1988 yılında terzilik mesleğine çırak olarak başlayan Arslan, yıllardır Alanya’nın kültürel mirası olan şalvar geleneğini yaşatmak için mücadele verdiğini söyledi. 1996 yılında kendi dükkanını açtığını belirten Arslan, o günden bu yana Alanya şalvarı dikimini sürdürdüğünü ifade etti. 30 metrekarelik alanda getirdiği kumaşları Alanya şalvarı haline getirebilmek için yoğun mesai harcayan Arslan ve çalışanı iş sonunda ortaya çıkardığı zanaat ve işçilik ile görenlere görsel beğeni sunuyor. Yöresel kıyafetlerin zamanla düğün ve kına gecelerinde yeniden ilgi görmeye başladığını belirten Arslan, "Dükkanı açtıktan sonra Alanya şalvarını dikmeye devam ettim. Daha sonra şalvarı damatlara sevdirdim. Kına gecelerinde damatlar giymeye başladı. Alanya kırsalındaki büyüklerimiz şalvar, şapka, yelek, kuşak, yumurta topuk ayakkabı ve köstekli saatle tam takım giyiniyor. Biz de bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz. Gelecek nesillere miras bırakmak için üretimimizi sürdürüyoruz" dedi. İlçede yaşayan yabancılar da yoğun ilgi gösteriyor Arslan, Alanya şalvarına sadece yerli vatandaşların değil, ilçede yaşayan yabancıların da yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Özellikle Alman ve Hollandalı turistlerin yöresel kıyafetlere ilgi duyduğunu belirten Arslan, "Alanya geceleri düzenleniyor. Yılda bir kez yapılan bu etkinliklerde Alman müşterilerimiz de yöresel kıyafetlerle katılıyor. Alanya kültürünü tanımak ve yaşamak istiyorlar" diye konuştu. Tam takım 8 bin TL Alanya şalvarının takım halinde büyük ilgi gördüğünü ifade eden Arslan, "Yumurta topuk ayakkabı, beyaz çorap, şalvar, bel kuşağı, ipek gömlek, cepken, köstekli saat ve şapkadan oluşan tam takım şu anda yaklaşık 8 bin TL civarında. Sadece Alanya şalvarını almak isteyenler ise yaklaşık bin TL’ye satın alabiliyor" dedi. Coğrafi işaret başvurusu yaptık Alanya şalvarının coğrafi işaret alması için de çalışma yürüttüklerini dile getiren Arslan, "Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Eray Erdem öncülüğünde, Alanya Yörükler Derneği olarak coğrafi işaret başvurusu yaptık. Kamu kurum ve kuruluşlarının desteğiyle bu coğrafi işareti alacağımıza inanıyoruz. Alanya şalvarını bütün Avrupa’ya ve Dünyaya tanıtmakta kararlıyım" ifadelerini kullandı.
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.