ASAYİŞ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 12:30

Rıza Akpolat’ın eşinin kardeşi: "Bozdurduğum her dövizin Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum"

A
A
A
Rıza Akpolat’ın eşinin kardeşi: "Bozdurduğum her dövizin Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum"

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında Rıza Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat’ın erkek kardeşi Kazım Gökhan Yankılıç savunma yaptı. Yankılıç, "Bir yıl içerisinde bozdurduğum büyüklü küçüklü paraların iddianameye suçlama olarak konulmasını, bozdurduğum her dövizin de Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum. Döviz bozdurma işlemlerinin tamamı yasal kayıtlı, izlenebilir şekilde döviz bürosu ve banka aracılığıyla yapılmıştır. Ayrıca sanki bizim Rıza Akpolat’tan önceki bir hayatımız yokmuş gibi bir bakış açısı var" dedi.


Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşma, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Duruşma salonunda görülüyor.



"Taşınmaz ve yaşam alanları, ablam Rıza Akpolat ile evlenmeden çok önce edinildi"


İddinamede, soruşturma kapsamında Rıza Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat’ın erkek kardeşi olan tutuklu sanık Kazım Gökhan Yankılıç’ın evine düzenlenen operasyondan sonra ’para ve değerli ziynet eşyaları, şüpheliler Yeşim Akpolat, Kazım Gökhan Yankılıç ve Burak Kangal organizesinde bazı şoförlerle çıkarıldığı ve Rıza Akpolat’ın topladığı rüşvet paralarının ilkini buraya getirdiği, bu kişiler aracılığıyla paranın bozdurulması, dağıtılması işlemlerini yaptığı’ öne sürülen Yankılıç, duruşmada savunma yaptı. Savunmasında Yankılıç, "Burak Kangal ile aile bağımız bulunmaktadır. Acar kentteki taşınmazın satın alınması sırasında bir gün önce beni arayarak yarın ne yapacağı bilgisini verdi. Ben de işlemler sırasında yanında bulundum. Orada bulunmam tamamen aile içi refakat nedeniyledir. Bu hususta başka da ekleyeceğim bir şey yoktur. Maya sitesindeki daireyi Aralık 2022 tarihinde bir gece 16 milyon lira bir bedelle satın aldım. Satın aldığım kişiyi tanımıyorum, emlakçı aracılığıyla gerçekleştirdim bu satışı. Bu taşınmaz ve yaşam alanları, ablam Rıza Akpolat ile evlenmeden çok önce edinildi. Daire zaten 1+1, 50 metrekare ve 20 yıllık bir site içerisinde" ifadelerini kullandı.


Aile olarak maddi durumlarının iyi olduğunu, sayısız taşınmazın alım satımına aracılık ettiklerini ve kiraladıklarını söyleyen Yankılıç, "MASAK raporlarında da bunlar zaten bellidir. Bursa’da sattığım arsalar var. Bunlar tapuda her ne kadar rayiç bedelden gösterilse de büyük kâr marjlarıyla edinildi ve bu şekilde ticaretimiz gerçekleşti. Eşim Sibel Yankılıç avukattır. 14 yıllık da çalışma hayatı ve ofisi bulunmaktadır. Mülkçü birçok firmaya da danışmanlık hizmeti vermektedir. Düğünümüzü 2017 yılında Ataşehir’de bir otelde yaptık. Bin davetli vardı. Gelen hediyeler kayda değerdi. O dönemde de yine Çilem isimli ablamdan 30 bin dolar gibi bir para almıştık. Aslında bu daireyi tercih etme sebebimiz, hem yatırım amaçlı hem de eşimin ev ofisi olarak konumuna uygunluğuydu. Daha sonra eşim orayı ev ofisi olarak kullanmak istemedi. Bu daireden herhangi bir kira talep etmedim ablamdan çünkü zaten ben de Çiğdem ablamın dairesinde şu an hali hazırda kira vermeden oturuyorum. Bu husus, iddiaların doğru olmadığını açıkça göstermektedir. Yeşim ablam Rabil Bey’in bir araç alındığını bana iletti. Ben de onun üzerine daha önce de zaten Yeniköy’de motor aldığım için buraya geçerek kendisine destek oldum. Rabil Bey’in bir yakını tarafından para bankaya getirildi. Ben de şube içerisinden Rabil Bey adına Yeniköy’de hesabına parayı gönderdim. Ben kendi hesabıma da geçirmedim bu parayı. Parayı yatırdıktan sonra Rıza Akpolat taşıdı. Benim burada maddi olarak herhangi bir kâr ya da çıkar amacım olmamıştır. Bu araç ve daireyi ablam Rıza Akpolat ile evlenmeden önce edindi. Hatta 50 bin lira kaporayı da ben Yeşim Yankılıç’a gönderdim. Daha sonra da kendisi bana bu tutarı iade etti. Araç ve ev alımları sırasında ben yanında bulundum kardeşi olarak. Gayrimenkul ve emlak işiyle uğraştığım için bu alımları sırasında benim onlara destek olmam normaldir" dedi.



"Sanki bizim Rıza Akpolat’tan önceki bir hayatımız yokmuş gibi bir bakış açısı var"


Suçlamaları kabul etmeyen sanık Kazım Gökhan Yankılıç, "Tek bir dayanağı bile olmadan döviz bozdurma işlemleri üzerinden suçlama yapılmaktadır. Bir yıl içerisinde bozdurduğum büyüklü küçüklü paraların iddianameye suçlama olarak konulmasını, bozdurduğum her dövizin de Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum. Döviz bozdurma işlemlerinin tamamı yasal kayıtlı, izlenebilir şekilde döviz bürosu ve banka aracılığıyla yapılmıştır. Ayrıca iddianameye göre de sanki bizim Rıza Akpolat’tan önceki bir hayatımız yokmuş gibi bir bakış açısı var. Yani hiç tatile de gitmemişiz, hiçbir şey de yaşamamışız, hiçbir şey de almamışız, hiç yokmuşuz gibi bir bakış açısı var. Bu bakış açısı beni ve ailemizin gururunu incitmektedir" diye konuştu.


Duruşma, diğer sanıkların savunmaları ile devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DTO Başkanı Erdoğan; "100 milyar TL’lik finansman paketi, imalat sanayimize güç katacaktır" Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan, imalat sanayisi işletmelerine yönelik 100 milyar TL tutarındaki uygun koşullu finansman paketinin reel sektör açısından son derece önemli bir destek olduğunu söyledi ve teşekkür etti. Konuyla ilgili yazılı açıklamasında söz konusu paketin, başta KOBİ’ler olmak üzere imalat sanayi işletmelerinin istihdamı koruması ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlaması açısından kritik bir rol üstleneceğini belirten DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde atılan bu adımı oldukça yerinde bir karar olarak nitelendirdi. Finansman paketinin tüm imalat sanayi işletmelerine açık olduğuna da dikkat çeken DTO Başkanı Uğur Erdoğan, 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkânı sunulmasının, yüksek faiz oranları ve sınırlı kredi limitleri nedeniyle zorlanan reel sektör için önemli bir nefes alma alanı oluşturacağını vurguladı. İşletme başına 50 milyon TL’ye kadar kredi imkânı Paket kapsamında işletme başına 50 milyon TL’ye kadar kredi imkânı sağlanmasının ve istihdamını koruyan KOBİ’lere KOSGEB aracılığıyla 10 puanlık indirim uygulanmasının, tedarik zincirinin tüm halkalarına olumlu yansıyacağını belirten Başkan Erdoğan, bu desteklerin yatırımı, üretimi ve istihdamı teşvik ederek ekonomik büyümeye katkı sunacağını dile getirdi. Ayrıca bir süredir dile getirdikleri taleplerin karşılık bulmasından memnuniyet duyduklarını da ifade eden DTO Başkanı Uğur Erdoğan, iş dünyasına verdikleri destekler dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, finansman paketinin ülkemiz, imalat sanayimiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni etti.
Erzurum Kotanlı; "Mutfaktaki yangın resmileşti emekli perişan memur çaresiz" Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu ALKON Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı; TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları ile ilgili yaptığı açıklamada; Ocak ayı verileri ve sabit gelirlinin alım gücü kaybının ramazan ayı öncesi umutsuzluğu artırdığını söyledi. Kotanlı, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayında %0,89 olarak ilan ettiği enflasyonu, ocak ayında %4,84 olarak açıklayarak mutfaktaki yangını resmen tescil etmiştir. Ancak sokaktaki vatandaş için bu rakamlar sadece birer istatistik değil, hayatta kalma mücadelesinin ne kadar zorlaştığının belgesidir. Bu keskin artışın oluşturduğu hayal kırıklığını ve geçim kaygısını anlamamak imkânsız. Bir ayda %0,89’dan %4,84’e fırlayan rakamlar, mutfaktaki yangının kâğıt üzerindeki itirafı gibi duruyor. Özellikle sabit gelirli memur ve emekliler için bu durum, zammın daha cebe girmeden erimesi anlamına geliyor" dedi. Kotanlı açıklamasında; TÜİK’in açıkladığı rakamlar arasındaki uçurumun yüzde 0,89’dan yüzde 4,84’e sadece 30 gün içerisinde enflasyonun 5 katına çıkması, piyasadaki fiyat istikrarsızlığının en somut göstergesi olduğunu ifade ederek, "Aralık ayında Memur ve Emekli maaş zamlarının açıklanacağı dönemde "durağan" gösterilen rakamların, ocak ayında bir patlamaya dönüşmesi, ocak ayı maaş zamlarını daha cebe girmeden geri almıştır. Memur ve Emekli İçin zammın hükmü kalmamıştır" Bugün açıklanan bu verilerle birlikte; Maaşlar Kâğıt Üzerinde kalmıştır memura ve emekliye yapılan yüzdelik artışlar, yüzde 4,84’lük tek aylık darbeyle daha ilk aydan itibaren "eksiye" düşmüştür. Emekli Kaderine Terk Edilmiştir En düşük emekli maaşıyla bir ayı geçirmek artık imkânsız hale gelmiştir. Temel gıda, kira ve ısınma giderleri karşısında emeklinin dayanacak gücü kalmamıştır. Memur ve Emeklinin enflasyonu Çok Daha Yüksek haldedir Sokakta, pazarda ve markette hissedilen enflasyon, açıklanan bu resmi verilerin çok daha ötesindedir. Hükümet yetkililerine Maliye Bakanına Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanına Acil Eylem Çağrısında bulunuyoruz Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Sabit gelirliyi korumayan, her ay eriyen maaşlara çözüm üretmeyen ekonomik yaklaşımlar iflas etmiştir" diye konuştu. Kotanlı açıklamasını şöyle sürdürdü; "Eşel Mobil Sistemi uygulanmalı Enflasyon farkları her ay maaşlara yansıtılmalıdır. Gerçek piyasa koşulları dikkate alınarak acilen ek bir refah payı düzenlemesi yapılmalıdır. Milyonlarca memur ve emekli, "rakamsal oyunlar" değil, insanca yaşayabileceği bir alım gücü talep etmektedir. Enflasyon rakamları düşmediği sürece, yapılan her zam "eriyen bir kar" olmaya mahkumdur. Maaşlar erirken, sorumluların sessiz kalması kabul edilemez."
Antalya Hamile eşini silahla yaralayan şahıs adliyeye sevk edildi Antalya’da 37 haftalık hamile eşini bacaklarından silahla vurarak yaralayan şahıs, ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Dün saat 12.00 sıralarında Kepez ilçesi Hüsnü Karakaş Mahallesi 3575. Sokak’ta bulunan bir apartmanın 1. katında meydana gelen olayda, Abdullah A. (33) ile 37 haftalık hamile eşi Hatice A. (25) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah A., tabancayla hamile eşini sağ ve sol dizlerinden vurduktan sonra aracıyla kaçtı. Kaçış anı güvenlik kameralarına yansıdı Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Bacaklarından yaralanan Hatice A., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri, evde ve çevrede detaylı inceleme yaptı. Abdullah A.’nın eşini vurduktan sonra binadan çıkış anları ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Abdullah A.’nın ellerinde eldivenle apartmanda olduğu anlar yer aldı. Pişman olduğunu söylemiş Hamile eşini silahla yaralayarak kaçan şahıs, gece saatlerinde yakalandı. İfade işlemleri için Cinayet Büro Amirliği’ne getirilen Abdullah A., sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Semt polikliniği çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakan Abdullah A.’nın emniyetteki ilk ifadesinde kıskançlık nedeniyle eşiyle aralarında tartışma çıktığını, bir anlık öfke ile eylemi gerçekleştirdiğini ve pişman olduğunu söylediği öğrenildi.