EKONOMİ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 13:51

Kotanlı; "Mutfaktaki yangın resmileşti emekli perişan memur çaresiz"

A
A
A
Kotanlı; "Mutfaktaki yangın resmileşti emekli perişan memur çaresiz"

Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu ALKON Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı; TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları ile ilgili yaptığı açıklamada; Ocak ayı verileri ve sabit gelirlinin alım gücü kaybının ramazan ayı öncesi umutsuzluğu artırdığını söyledi.


Kotanlı, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayında %0,89 olarak ilan ettiği enflasyonu, ocak ayında %4,84 olarak açıklayarak mutfaktaki yangını resmen tescil etmiştir. Ancak sokaktaki vatandaş için bu rakamlar sadece birer istatistik değil, hayatta kalma mücadelesinin ne kadar zorlaştığının belgesidir. Bu keskin artışın oluşturduğu hayal kırıklığını ve geçim kaygısını anlamamak imkânsız. Bir ayda %0,89’dan %4,84’e fırlayan rakamlar, mutfaktaki yangının kâğıt üzerindeki itirafı gibi duruyor. Özellikle sabit gelirli memur ve emekliler için bu durum, zammın daha cebe girmeden erimesi anlamına geliyor" dedi.


Kotanlı açıklamasında; TÜİK’in açıkladığı rakamlar arasındaki uçurumun yüzde 0,89’dan yüzde 4,84’e sadece 30 gün içerisinde enflasyonun 5 katına çıkması, piyasadaki fiyat istikrarsızlığının en somut göstergesi olduğunu ifade ederek, "Aralık ayında Memur ve Emekli maaş zamlarının açıklanacağı dönemde "durağan" gösterilen rakamların, ocak ayında bir patlamaya dönüşmesi, ocak ayı maaş zamlarını daha cebe girmeden geri almıştır. Memur ve Emekli İçin zammın hükmü kalmamıştır" Bugün açıklanan bu verilerle birlikte; Maaşlar Kâğıt Üzerinde kalmıştır memura ve emekliye yapılan yüzdelik artışlar, yüzde 4,84’lük tek aylık darbeyle daha ilk aydan itibaren "eksiye" düşmüştür. Emekli Kaderine Terk Edilmiştir En düşük emekli maaşıyla bir ayı geçirmek artık imkânsız hale gelmiştir. Temel gıda, kira ve ısınma giderleri karşısında emeklinin dayanacak gücü kalmamıştır. Memur ve Emeklinin enflasyonu Çok Daha Yüksek haldedir Sokakta, pazarda ve markette hissedilen enflasyon, açıklanan bu resmi verilerin çok daha ötesindedir. Hükümet yetkililerine Maliye Bakanına Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanına Acil Eylem Çağrısında bulunuyoruz Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Sabit gelirliyi korumayan, her ay eriyen maaşlara çözüm üretmeyen ekonomik yaklaşımlar iflas etmiştir" diye konuştu.


Kotanlı açıklamasını şöyle sürdürdü; "Eşel Mobil Sistemi uygulanmalı Enflasyon farkları her ay maaşlara yansıtılmalıdır. Gerçek piyasa koşulları dikkate alınarak acilen ek bir refah payı düzenlemesi yapılmalıdır. Milyonlarca memur ve emekli, "rakamsal oyunlar" değil, insanca yaşayabileceği bir alım gücü talep etmektedir. Enflasyon rakamları düşmediği sürece, yapılan her zam "eriyen bir kar" olmaya mahkumdur. Maaşlar erirken, sorumluların sessiz kalması kabul edilemez."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Vatandaşlarımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Aile sağlığı merkezlerimizi çok daha güvenilir hale getirmeye ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini de çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" dedi. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde ‘Bütünleşik ve Önleyici Onkoloji Sempozyumu’ düzenlendi. Sempozyumda; kanser hastalarına multidisipliner ve bütünleşik yaklaşımlar, önleyici kanser merkezleri amaçları, geriatrik kanser hastalarında onkolojinin önemi ve hasta deneyimleri konuları ele alındı. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Ankara İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Niyazi Kurtcebe, onkoloji hastanelerinde kanser hastalarına uygulanan onkolojik tedavilerde sınır olmadığını belirterek, "Bu saydığım hastanelerde en güncel, en modern tedavilerin tamamı gerçekleştiriliyor. Dünyada hangi tedavi varsa bu hastanelerin hepsinde bu tedaviler burada çalışan meslektaşlarımız tarafından hastalarımıza verilmeye çalışılıyor" diye konuştu. "Vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" Erken tanı ve önleyici yaklaşımın önemine vurgu yapan Kurtcebe, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşımıza sunduğumuz hizmetler var. Bizim geniş basamak sağlık hizmetleri dediğimiz aile sağlığı merkezlerimiz ve sağlık hayat merkezlerimizde verilen hizmetlerin sayısı, özelliği ve kapasitesi çok fazla arttı. Aile sağlığı merkezlerimizin çok daha güvenilir hale getirmeye çalışıyoruz ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz. Aile hekimlerimizin gerçekten vatandaşımızın bütün sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran bir ilk giriş kapısı, bütün sağlık hizmetlerine ulaşımını sağlayan ilk basamak olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık" Kurtcebe, sağlıklı hayat merkezlerinde pek çok alan olduğunu söyleyerek, "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık. İnşallah bu sene sonuna kadar bu sayı 15’e çıkacak. Bu sağlıklı hayat merkezlerinde kanser, erken teşhis ve tedavi merkezi tarama merkezlerimiz var. Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerimiz (KETEM) var. Şu anda Ankara’da sayısı 20. KETEM’ler vasıtasıyla geçtiğimiz yıl boyunca yaklaşık 900 bin vatandaşımızın kanser taramasını gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.
Konya Doğaya zarar vermeyen malzemeler ile membran üretilecek Selçuk Üniversitesi (SÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ersöz tarafından hazırlanan "Green-Mem-Proneering Membrane Solutions for a Sustainable Future" adlı proje, destek almaya hak kazandı. 6 ülkeden 11 ortağın yer aldığı proje ile doğaya zarar vermeyen malzemeler ile membran üretimi ve bilgi paylaşımı amaçlanıyor. SÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ersöz tarafından Ufuk Avrupa Programı Marie Sklodowska-Curie Alanı Değişim Programı kapsamında başvurusu yapılan "Green-Mem-Proneering Membrane Solutions for a Sustainable Future" projesi 1 milyon 222 bin euroluk destek almaya hak kazandı. Ortak ürün geliştirilmesi üzerine kurulan bir proje hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Ersöz, proje kapsamında üniversite ve sanayi arasında bilgi değişimi ve paylaşımının sağlanacağını, bu paylaşım sonucunda ise yeşil mutabakata uygun, yeşil kimya bazlı membranların geliştirilmesinin amaçlandığını söyledi. Membranın ayırma, saflaştırma işlemlerinde kullanılan malzemeler olduğunu ifade eden Ersöz, "Amacımız, yeşil kimya metotlarını kullanarak atmosfere, çevreye zararsız membran geliştirilmek" dedi. Geliştirilecek membranların sanayiye entegre edilmesine yönelik çalışmaların yapıldığını belirten Prof. Dr. Ersöz; projede Türkiye, Belçika, İrlanda, İtalya, Letonya ve Malezya’dan sanayi kuruluşları, üniversiteler ve enstitüler olmak üzere toplam 11 ortağın yer aldığını ifade etti. Ayrıca doktora öğrencilerinin bu ülkelerde eğitim alması, araştırma yapması ve ürün geliştirmesi de proje hedefleri arasında bulunuyor. Proje sürecine ilişkin bilgi veren Ersöz, çalışmaların aşamalı olarak yürütüleceğini belirterek ilk aşamada laboratuvar araştırmalarının yapılacağını, ardından prototip üretimine, son aşamada ise pilot ve sanayi bazlı üretime geçileceğini söyledi. Selçuk Üniversitesi olarak laboratuvar araştırmasından prototip üretimine geçişi sağlayacaklarını ifade eden Ersöz, "Ağaç bazlı malzemeler kullanarak yeşil kimya çözücü olarak adlandırılan, doğaya zarar vermeyen malzemelerle membran üretimi gerçekleştireceğiz" diye konuştu.
Düzce Düzce’de 2 bin 470 konutun hak sahipleri kurayla belirlendi DÜZCE (İHA) – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen sosyal konut projesi kapsamında Düzce’de inşa edilecek 2 bin 470 konut için hak sahipleri kurayla belirlendi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen törende konuşan TOKİ Uygulama Daire Başkanı Murat Özkay, il genelindeki konutlar için 23 bin 482 başvuru alındığını bildirdi. Başvuruların toplumun her kesimini kapsadığını belirten Özkay, "Düzce’de toplamda 2 bin 470 hak sahibi belirlenecektir. Hak sahibi olacak vatandaşlarımıza şimdiden sağlık, huzur ve güven içerisinde oturabilecekleri sıcak yuvalar inşa edeceğimizin müjdesini vermek istiyorum" dedi. "2 bin 470 konutun bir yıl içerisinde tamamlanacağı kanaatindeyiz" Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, 1999 depreminden büyük dersler çıkaran bir şehir olduklarına işaret etti. Kentin konut stokunun yüzde 80’inin yeni yapılar olduğunu dile getiren Özlü, şunları kaydetti: "Şehrimizin konut stokunun yüzde 50’si zemin artı birdir, yüzde 40’ı zemin artı ikidir, yüzde 9’u zemin artı 4’tür. 2019’da göreve başladığımda meclisten bir karar alarak, ’Maksimum konut yüksekliği zemin artı 4’ olacak dedik. Bugün kurada çıkacak olan 2 bin 470 konutta benzer şekilde deprem yönetmeliklerine uygun şekilde yapılacağı için depreme karşı dirençli bir şehir olarak önemli bir adım atılmış olacak. Düzce’de 2 bin 470 konutun bir yıl içerisinde tamamlanacağı kanaatindeyiz. Bugün çekilişi yapılacak olan konutların bir yıl içerisinde tamamlanması ve bugün çıkacak olan hak sahiplerine teslim edilmesini istiyoruz." "Dirençli şehirler inşa etmek zorundayız" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver ise, Türkiye’nin doğal güzelliklerinin yanı sıra deprem gerçeğiyle de yaşamak zorunda olduğunu vurguladı. Suver, "İstatistiklere göre ülkemizde her yıl 20 ila 25 bin arasında deprem oluyor. Denizin üzerinde yaşıyor gibiyiz. Tabii bunların çoğunu hissetmiyoruz. İnşallah düşük düzeyde de devam eder. Ardından iklime bağlı olarak seller ve yangınlar var. Bütün bunlar ülkemizin güvenliğini tehdit eden unsurlardır. Biz bu cennet vatanda yaşamak istiyorsak bu şartlara karşı dirençli şehirler inşa etmek zorundayız. 2000’li yıllara kadar yapılan binalarımız maalesef depreme dayanıklı değil. Bunu acı bir şekilde depremlerde yaşadık. 2000’li yılların başındaki verilere göre ülkemizde yaklaşık 6.5 milyon dönüşmesi gereken bina vardır. Bakanlığımız bu dönüşümü hızlı bir şekilde yapmaya çalışıyor. Bu dönüşüm sadece bakanlık tarafından yapılmıyor. Vatandaş, belediye ve bakanlık olmak üzere üç eksen üzerinde yürüyebiliyor" ifadelerini kullandı. Bir yanda dönüşüm sürerken, diğer yanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla sosyal konut projeleri hayata geçirildiğine dikkati çeken Suver, "Ülkemizde bir taraftan yeni konutlar üretiyoruz, diğer taraftan da mevcut yapı stoğunu dönüştürmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Şehit aileleri direkt hak sahibi sayıldı Düzce Valisi Mehmet Makas ile milletvekilleri Ayşe Keşir ve Talih Özcan da, projenin kente hayırlı olması temennisinde bulunarak, vatandaşların heyecanına ortak oldu. Konuşmaların ardından kura çekimi yapıldı. Başvuru yapan 34 şehit ailesi kontenjan gereği doğrudan hak sahibi sayılırken, diğer konutların sahipleri noter huzurunda belirlendi. Programa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Düzce Valisi Mehmet Makas, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Uygulama Daire Başkanı Murat Özkay ve çok sayıda vatandaş katıldı.