SAĞLIK - 10 Nisan 2026 Cuma 17:42

Parkinsonla yaşamak

A
A
A
Parkinsonla yaşamak

Nilüfer Belediyesi’nin ‘Dünya Parkinson Günü’ nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı.


Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı bir seminer düzenledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı. Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı.


Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi. 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, "Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz" dedi.


Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, "Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor" diye konuştu.


Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, "Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir" dedi.


Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, "Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz" şeklinde konuştu.


Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, "Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz" diye konuştu.


Hastaların yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, "Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız" dedi.


Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.



Parkinsonla yaşamak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun CHP’li Başkan partiden ihraç edildi, Giresunlular kararı geç alınmış bir karar olarak değerlendirdi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu, "çocuğa karşı cinsel taciz" iddiaları nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında kararını verdi. Kurul, Giresun’un Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin partiden ihraç edilmesine hükmetti.Yaşanan gelişmelerin ardından kamuoyunda tepkiler artarken, vatandaşlar olayın takipçisi olacaklarını ifade etti.Vatandaşlardan sert tepki: "Geç kalınmış bir karar"Giresun’da yaşayan Hakan Demiral, alınan kararı değerlendirerek, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin almış olduğu karar geç kalınmış bir karardır. Ölen kardeşimize üzüldük. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun inşallah. Kimse bu olayı normalleştirmesin. Çocuklar bizim geleceğimizdir. Çocuklarımıza uzanan ellerin kırılmasını istiyoruz." dedi."Bu ahlaki zedelenmeyi kabul etmiyoruz"Bir diğer vatandaş Nafız Sarıtaş ise yaşanan olayı sert sözlerle eleştirerek, "Görele’de yaşanan hadiseyi kınıyorum. Biz bu kız çocuklarını bunlar için yetiştirmedik. Böyle bir davranışı asla kabul edemiyoruz. Ölen kızımıza Allah’tan rahmet diliyorum. En son elimizde ahlakımız kaldı. Bu ahlakın bu şekilde zedelenmesine asla gönlüm el vermiyor. Giresun’da bundan sonra bu tür olayların yaşanmasını kabul etmiyorum. Siyasi görüşü, partisi beni ilgilendirmez. Ama yapılan yanlıştır. Sosyal medyada söylenenleri netliğe kavuştursunlar. O söyledi, bu söylemedi, ben doğruyu öğrenmek istiyorum. Bundan sonra da bu gibi ahlaki tavizlere asla yer vermesinler. Kim olursa olsun bu kız çocuğu benim evladımdır, benim de kızım var. Bunlara ne gerek var. Bunları mı yaşamak istiyoruz bu ülkede?" ifadelerini kullandı.Olayla ilgili süreç ve soruşturmanın kamuoyu tarafından yakından takip edildiği belirtildi.
Giresun CHP’den ihraç edildikten sonra partisinden istifa etti Taciz iddiasıyla görevinden uzaklaştırılan Giresun’un Görele ilçe Belediye Başkanı Hasbi Dede, CHP Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında alınan kararla partiden ihraç edilmesinin ardından partisinden istifa ettiğini açıkladı. Taciz iddialarıyla yargılanan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, "parti üyeliğiyle bağdaşmayan tutum" gerekçesiyle oy birliğiyle partiden ihraç edilmesinin ardından sosyal medya hesabından "Partime külfet olmamak için istifa ediyorum" açıklamasını yaptı. Hasbi Dede: "Partime külfet olmamak için istifa ettim" İhraç kararının kamuoyuna yansımasının ardından sosyal medya hesabı üzerinden bir basın açıklaması yayımlayan Hasbi Dede, partiden kendi isteğiyle ayrıldığını savundu. Dede, "Şahsım üzerinden yürütülen tartışmaların yol arkadaşlarıma daha fazla külfet olmaması adına istifa ediyorum" diyerek, hukuki mücadelesini daha sağlıklı yürütmek adına bu kararı aldığını ifade etti. Dede açıklamasında, "İçinden geçtiğimiz bu hassas süreçte şahsım üzerinden yürütülen tartışmaların, gönül verdiğim Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve yol arkadaşlarıma daha fazla külfet olmaması adına, bugün itibarıyla partimden istifa ediyorum. Bu kararı; hem partimin kurumsal kimliğini korumak hem de hakkımdaki asılsız iddialara karşı yürüttüğüm hukuki mücadelenin daha sağlıklı ilerlemesine imkân tanımak için alıyorum. Bu süreçte desteğini benden esirgemeyen tüm dostlarıma ve hemşehrilerime yürekten teşekkürü bir borç biliyorum" ifadelerini kullandı.