GÜNDEM - 21 Nisan 2026 Salı 11:21

Oğlunu, gelinini ve iki torununu kaybeden baba Yılmaz Böcek: "Göz göre göre ölüme gittiler"

A
A
A
Oğlunu, gelinini ve iki torununu kaybeden baba Yılmaz Böcek: "Göz göre göre ölüme gittiler"

İstanbul'da konakladıkları oteldeki ilaçlama nedeniyle hayatını kaybeden 4 kişilik Böcek ailesinin ölümüne ilişkin 6 sanık hakim karşısına çıkıyor. Duruşma öncesi açıklamalarda bulunan acılı baba Yılmaz Böcek, "Göz göre göre ölüme gittiler" dedi. Acılı anne, "Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum" diye konuştu.

Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik amaçla İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de ‘zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan duruşma öncesi ailenin avukatı Yaşar Balcı, baba Yılmaz Böcek ve Cemile Yılmaz Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nda açıklamalarda bulundu.

"Göz göre göre ölüme gittiler"

Oğlunu, gelinin ve iki torunun kaybeden baba Yılmaz Böcek, "Bizim burada bir aile olarak acımız çok büyük. Sorumsuzluk zincirlerinden dolayı aile fertlerimizi kaybettik. Benim oğlum, son dakikasına kadar çocuklarını ve kendi hayatını kurtarmak için çaba sarf etti. Bunların takside görüntülerini gördük. O şekilde hastaneye giden bir hastanın bunların şuuru yerindedir, hiçbir etkisi yoktur diye taburcu ediyorlarsa, artık bu kelimenin bittiği bir yerdir. Yani insanın ne yapması gerekiyor? Hastanede tedavi görebilmesi için bayılmaları mı gerekiyor. Sonuç, hepimiz gördük. Göz göre göre ölüme gittiler" dedi.

Oğlunu, gelinini ve iki torununu kaybeden baba Yılmaz Böcek:

"Benim dört tane yavrum gitti"

Adalet istediğini belirten anne Cemile Yılmaz, "Herkes gereken cezayı alsın. Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. İlaçladılar, neden aldılar otele benim çocuklarımı. Haber verirlerdi. Girmezdi, dışarıda yatsa üşürdü, hasta olurdu ama ölmezdi. Gereken cezayı çeksin. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum. Benim dört tane yavrum gitti, oğlumun hayalleri vardı. Onlar da çeksin cezasını. Dört tane ama geri gelmeyecek. Çeksinler cezalarını, çekmelerini istiyorum" diye konuştu.

"Sanıklar adalet karşısında hesap verecekler"

Ailenin avukatı Yaşar Balcı, sanıkların adalet karşında hesap vereceklerini söyleyerek, "Hepimizin beklemiş olduğu Böcek ailesinin bugün ilk duruşması görülecek. Sanıklar adalet karşısında hesap verecekler. Sanıkların savunması alınacak. Olay yeriyle ilgili olayı gören tanıkların ifadeleri alınacak. Sanıklar tabii ki ilk etapta tutukluluk süreciyle ilgili birtakım itirazlarda bulunacaklar. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede taksirle adam öldürme, bilinçli taksir ve taksirle adam öldürmeden iddianame düzenlendi. Bununla ilgili bir yargılama başlayacak. Tabii biz bu konuyla ilgili detaylı araştırmalar yaptık. Özellikle bu ilaçlama firmasının 2022 yılından beri süregelen birtakım olaylarını da inceledik. Bunlarla ilgili bir Kur'an kursunda zehirlenme vakası var. Tedavi sürecinde doktorun birtakım tespitleri var. Hatta bununla ilgili başhekimliğe bir dilekçe gönderiyor. Bu ilaçlama firmasının alüminyum fosfit kullandığını, oldukça zehirli bir gaz niteliğinde olduğunu ve insanların ölümüne sebep olduğunu, hatta bu olaydan önce yine aynı hastaneye birtakım başvurular yapıldığını ve burada iki çocuktan bir tanesinin de bu şekilde öldüğünü belirtiyor. Bununla ilgili gerekli şeylerin yapılmasını talep etmiş. Başhekimliğe bir dilekçe yazmış. Bu olay sonrasında yine hepimizin bildiği bir Karan bebek olayı var. O da aynı şekilde. Orada da bir çocuk ölüyor. Buna ilişkin de soruşturma süreci devam ediyor. Yine bu olaydan sonra bir ailenin evinde bir ilaçlama var. Orada oturanlardan bir tanesi doktor, eşi de sanırım kimyager. Onlar bu durumu fark ediyorlar. Bununla ilgili havalandırma yapılmasını istiyorlar, polisi aramışlar, şirkete ulaşmışlar. Hani bu şekilde isyanları var, çok sayıda şikayetleri olmuş. Fakat söz konusu firma faaliyete devam ettiği için en son hepimizin bilmiş olduğu böyle bir acı vaka meydana geliyor. Bir aile tamamen bu şekilde katledildi" dedi.

"Her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu"

Her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumunun söz konusu olduğunu ifade eden Balcı, "Servet benim hem çocukluk arkadaşım ve hemşehrimdi. Servet'le ilgili de hem bir hukukçu olarak hem de onun hemşehrisi, aynı zamanda arkadaşı olarak benim de üstümdeki yük oldukça ağır. Biz yüce Türk adaletine güveniyoruz. Özellikle bu firmanın ısrarlı bir şekilde bu hareketlere devam ediyor olmasını biz olası kast olarak değerlendiriyoruz. Bu manada kendimizi ifade edeceğiz. Yani taksirle adam öldürmede 22 buçuk yıla kadar sanıklar için bir ceza öngörüldü. Fakat olası kast olarak değerlendirildiğinde her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu. Burada maktul sayısı kadar ceza veriliyor. Çünkü ısrarlı bir şekilde bu eylemlerine devam ediyor" diye konuştu.

"Hak ettikleri cezaları almaları için gerekli her şeyi yapacağız, sonuna kadar bu mücadelemiz sürecek"

Balcı, cezaların azaldığında vicdanların sesinin kısıldığını belirterek, "Aynı zamanda söz konusu otelde de ciddi manada eksiklikler var. Firmanın herhangi bir sertifikası yok, firma dışında uygulayıcı şahsın da herhangi bir sertifikası yok. Otelle ilgili de sadece bir oda ilaçlanmış tahtakurusu şikayetine ilişkin. Odada şaft boşluklarında hava geçişleri var, bunlara ilişkin kapamalar yapılmamış. Zaten firmanın sertifikası olmadığı için kullanmış olduğu malzeme de tamamen biyosidel olmayan, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine tabi insanların yaşam alanında kullanılması tamamen yasak olan bir ürün. Bununla ilgili bu ürünü de kaçak yollarla bir şekilde ele geçirmişler. Etkili netice doğuruyor diye bunu uyguluyorlar. Bununla ilgili de biz gerekli başvurularda bulunduk. Burada hem otel sahibi, aynı zamanda uygulayan şahıs ve ilaçlama firmasının sahibi yargılanıyor. Aynı zamanda otelde çalışan resepsiyon görevlileri de sanık olarak yargılanmaktalar. Cezalar azaldığında vicdanların sesi kısılıyor. Biz burada öncelikle bu ailenin vicdanının sesini yükseltmek için buradayız ve tüm Türk toplumu için; yani hepimizi derinden etkileyen bir olay, hak ettikleri cezaları almaları için gerekli her şeyi yapacağız, sonuna kadar bu mücadelemiz sürecek. Öncelikli olarak mahkeme tarafından sadece bu dosyaya bir gün verildi. Bizim dosyamızın yargılaması yapılacak. Bu dosyada sanıklar tabii öncelikli olarak suçtan kurtulmaya yönelik birtakım beyanlarını tekrar edecekler. Özellikle dosyadaki yapılan tetkiklerde alüminyum fosfit zaten tespit edildi. Bunu onlar kesinlikle kabul etmiyorlar, tamamen biyosidel ürün kullandıklarını iddia ediyorlar. Fakat hem firmanın hem de uygulayıcının zaten sertifikası yok, usule uygun olarak alınmış bir sertifikası yok. Tamamen yasak bir ürünü kullanıyorlar, bu da tam olarak tespit edildi" ifadelerini kullandı.

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı

İstanbul Fatih'te, 4 kişilik Böcek ailesinin ‘zehirlenme' iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.
Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik amaçla İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de ‘zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, 5 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ve müşteki aile hazır bulundu. Tutuksuz bir sanık ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşma, otel sahibi tutuklu sanık Hakan Oğlak'ın savunması ile devam ediyor.

Onur Erden - Berk Soydan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Geleceğin yıldızları Şehitkamil’de sahne aldı Gaziantep’te altyapı sporlarının gelişimine yönelik çalışmalarını sürdüren Şehitkamil Belediyesi, U10 yaş grubuna özel düzenlediği turnuva ile önemli bir ilke imza attı. Kentte bu yaş kategorisinde gerçekleştirilen ilk ve tek organizasyon olma özelliği taşıyan turnuva, minik sporcuları aynı sahada buluşturarak büyük bir heyecana sahne oldu. Gazikent Stadyumu’nda başlayan karşılaşmalar; yüksek tempo, mücadele gücü ve centilmenlik ruhuyla dikkat çekti. Sahaya yansıyan performanslarıyla izleyenlerden tam not alan minik futbolcular, sergiledikleri oyunla geleceğin sporuna dair umut verdi. Her pas, her gol ve her alkış, organizasyonun coşkusunu daha da artırdı. 23 Nisan ruhuna yakışan anlamlı etkinlik 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen turnuva, çocukların bayram coşkusunu sporla birleştirdi. Fair-play anlayışının ön planda olduğu müsabakalar, küçük yaşta spor kültürünün ve dostluk bilincinin gelişmesine katkı sağladı. Organizasyon, sporcular ve antrenörler için unutulmaz anlar yaşattı. "Bu alandaki yatırımlarımızı artırmaya devam edeceğiz" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, çocukların sporla iç içe büyümesinin hem fiziksel hem de sosyal gelişimleri açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu anlayışla düzenlediğimiz U10 Futbol Turnuvası ile geleceğin sporcularını aynı sahada buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tüm sporcularımızı yürekten tebrik ediyor, sahada gösterdikleri azim, mücadele ve centilmenlikten dolayı her birini ayrı ayrı kutluyorum. Bu özel organizasyonda emeği geçen tüm antrenörlerimize, hakemlerimize ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Turnuvaya, 8 takım ve 128 sporcumuz katıldı, toplamda 18 müsabaka oynandı. Bizler, çocuklarımızın sadece sportif başarılarıyla değil; aynı zamanda fair-play ruhunu benimseyen, takım olma bilincine sahip bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Bugün sahada gördüğümüz tablo, geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendirdi. Şehitkamil Belediyesi olarak spora ve sporcuya destek vermeye, altyapıdan başlayarak bu alandaki yatırımlarımızı artırmaya devam edeceğiz" dedi.
Samsun İş yeri sahibinden güvenlik kamerasına yakalanan hırsıza çağrı: "Çaldığın radyonun parasını getir" Samsun’un İlkadım ilçesinde bulunan Yabancılar Pazarı’nda bir iş yerinde yaşanan hırsızlık olayı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. İş yeri sahibi hırsıza seslenerek iki gün içerisinde parayı getirmesini, aksi halde polise şikayette bulunacağını söyledi. Olay, İlkadım ilçesi Kale Mahallesi Yabancılar Çarşısı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi müşteri gibi tezgahın etrafında dolaştıktan sonra fırsatını bularak tezgah üzerinde bulunan yaklaşık bin lira değerindeki bluetooth radyoyu alıp olay yerinden uzaklaştı. Bir süre sonra radyonun yerinde olmadığını fark eden iş yeri sahibi Serkan Türkmen, durumu anlamak için güvenlik kamerası kayıtlarını inceledi. Görüntülerde şüphelinin rahat tavırlarla tezgahın yanına geldiği, çevreyi kontrol ettikten sonra radyoyu alarak uzaklaştığı anlar net bir şekilde yer aldı. Yaşanan olay sonrası hırsıza çağrıda bulunan Serkan Türkmen, "Fark etmediğimiz bir anda müşteri gibi dolanıp radyomuzu alıp gitmiş. Radyonun yerinde olmadığını fark ettiğimizde kameralardan kontrol ettik. Radyoyu alıp gittiğini gördük. Buradan ona sesleniyorum, iki gün içerisinde radyonun parasını getirirse ondan şikayetçi olmayacağız. Eğer getirmezse sonuna kadar uğraşacağız" dedi.
Antalya Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor Antalya’da yılın 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Antalya’da İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı 2. toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, il genelinde 2026 yılı mart ayı sonu itibariyler 458 projenin sürdüğünü, projelerin 338’inin genel ve özel bütçeli kuruluşlar, 120’sinin ise belediyeler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Toplam yatırım bedeli 192 milyar 62 milyon TL, 2026 yılı ödeneğinin ise 29 milyar 427 milyon TL olduğunu aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 628 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Hulusi Şahin nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu açıkladı. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 338 adet proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşların yürüttüğü 338 projenin toplam bedelinin 170 milyar 257 milyon TL olduğunu aktaran Vali Şahin, bu projeler için 2026 yılında 19 milyar 272 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Mart ayı sonuna kadar yapılan harcamaların 1 milyar 925 milyon TL olduğunu, bu alandaki nakdi gerçekleşmenin ise yüzde 10 olduğunu dile getirdi. "Belediye projelerinde yüzde 27 gerçekleşme" Belediyeler tarafından yürütülen 120 projenin toplam bedelinin 21 milyar 804 milyon TL olduğunu, bu projelere 2026 yılı için 10 milyar 155 milyon TL ödenek ayrıldığını aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 702 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Şahin, nakdi gerçekleşme oranının yüzde 27 olduğunu söyledi. "En fazla harcama kamu hizmetlerinde" Yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamanın 2 milyar 540 milyon TL ile Diğer Kamu Hizmetleri sektöründe yapıldığını ifade eden Vali Şahin, bunu 932 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme ve 664 milyon TL ile eğitim sektörlerinin takip ettiğini açıkladı. "18 proje tamamlandı" Toplam 458 projeden 18’inin tamamlanarak hizmete alındığını belirten Vali, 291 projenin devam ettiğini, 65 projenin ihale aşamasında bulunduğunu, 83 projeye henüz başlanmadığını ve 1 projenin ise tasfiye edildiğini söyledi.