EĞİTİM - 01 Aralık 2025 Pazartesi 13:44

Novus "Sosyal Medya ve Gerçeklik Algısı" Çalıştayı

A
A
A
Novus "Sosyal Medya ve Gerçeklik Algısı" Çalıştayı

İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde, Şehit Batuhan Ergin Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen Novus "Sosyal Medya ve Gerçeklik Algısı" Çalıştayı, sosyal medyanın bireyler üzerindeki etkilerini ele almak amacıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda, sosyal medya ve dijital dünyadaki etik sorunlardan, gençlerin psikolojik sağlığına kadar pek çok önemli konu masaya yatırıldı.


İstanbul Gelişim Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, çalıştayın ilk gününde "Sosyal Medyanın Gerçeklik Algısının Psikolojik Etkileri" üzerine kapsamlı bir seminer sundu. Dr. Öğr. Üyesi Tansel, gerçekleştirdiği seminerde özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde sosyal medyanın özgüven, beden algısı, yalnızlık gibi psikolojik etkilerini ele aldı. Sosyal medyanın görünüş ve başarı odaklı yapısının, gençlerin psikolojik sağlığını nasıl olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Tansel, "Sosyal medyanın idealize edilmiş yaşam tarzları, gençlerin gerçeklik algısını sarsıyor ve onları kendi yaşamlarıyla karşılaştırarak kaygıya itiyor" ifadeleriyle, bireylerin dijital dünyada daha bilinçli olmaları gerektiğinin altını çizdi.


Seminerin sonunda Şehit Batuhan Ergin Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından İstanbul Gelişim Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel’e plaket takdim edildi.



Algı ve etik komiteleri: Dijital dünyada sorunlar ve çözümler


Şehit Batuhan Ergin Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen çalıştayda yer alan farklı komiteler, sosyal medyanın çeşitli yönlerini tartışarak çözüm önerileri geliştirdi. Etik Komitesi, dijital etik, mahremiyet ihlalleri ve dijital zorbalık gibi sorunları gündeme getirerek, katılımcılara sosyal medyada daha güvenli bir ortam oluşturmanın yollarını sundu. Komite, "Dijital ayak izi", "gizlilik" ve "veri güvenliği" gibi başlıklar altında interaktif tartışmalar gerçekleştirdi.


Algı Komitesi ise sosyal medyanın bireylerin görünüş ve beden algısı üzerindeki etkilerini ele aldı. "Sosyal medya ve gerçeklik algısı arasındaki farklar, bireylerin sosyal ilişkilerinde ve özsaygılarında büyük değişimlere yol açıyor" şeklinde vurgulandı.


Dijital Temizlik Komitesi, dijital ortamda güvenliğin sağlanması ve sahte hesapların etkileri üzerine önerilerde bulundu. Komite, dijital temizlik alışkanlığının toplumsal ölçekte nasıl fark oluşturabileceğini tartıştı.



İnfluencer kültürü ve sanal gerçeklik


Şehit Batuhan Ergin Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından İGÜ’de düzenlenen çalıştayın 2. oturumu, 30 Kasım Pazar günü gerçekleşti. Bu oturumda konuk olan Sosyal Medya İçerik Üreticileri Fatma Abak ve Burcu Bayazıt, yaptıkları konuşmada sosyal medyanın "sahne arkası"na dair önemli içgörüler paylaştı. Abak ve Bayazıt, sosyal medya fenomenlerinin oluşturdukları "persona"ları ve bu kimliklerin gerçek hayatla ne derece örtüştüğünü kapsamlı bir şekilde ele aldı.


Fatma Abak, influencer kültürünün gençlerin gerçeklik algısını nasıl etkilediğini vurgularken; Burcu Bayazıt, içerik üretiminin görünmeyen emek ve süreçlerine dikkat çekerek takipçilerin bu dünyada daha bilinçli bir konumda durması gerektiğini ifade etti.



Kaygı ve ifade özgürlüğü: Gençlerin dijital dönüşümü


Şehit Batuhan Ergin Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından İGÜ’de düzenlenen çalıştayın 2. gününde Kaygı Komitesi kapsamında, sosyal medyanın bireylerde nasıl kaygı ve endişe oluşturduğu tartışıldı. Sosyal medya ile sürekli bağlantıda olmanın, özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde, yalnızlık, yetersizlik hissi ve akademik kaygıları artırabileceği vurgulandı. Çalıştayda, "FOMO" (Fear of Missing Out - Bir şeyleri kaçırma korkusu) ve sosyal medyada onaylanma ihtiyacı üzerine kapsamlı bir tartışma gerçekleştirildi.


İfade Özgürlüğü Komitesi ise dijital dünyada ifade özgürlüğünün sınırlarını ele aldı. Gençlerin sosyal medyada özgürce düşünce ve görüşlerini ifade edebilme hakkını savunurken, aynı zamanda toplumda ifade özgürlüğünün sorumluluk gerektirdiğine dair dikkat çekici tespitlerde bulundu.



Dijital okuryazarlık: Geleceğe yatırım


Çalıştayda yer alan tüm komitelerin ortak amacı, gençler arasında dijital okuryazarlık ve eleştirel düşünme becerilerini güçlendirmekti. Sosyal medyanın tehlikeli yönlerini fark edebilmek ve doğru bilgiyi yanlış içerikten ayırt etmek, katılımcılara kazandırılan en önemli yetkinlikler arasında yer aldı. Bunun yanı sıra, dijital dünyada karşılaşılan sahte içeriklere karşı nasıl bir tutum sergilenmesi gerektiğine dair önemli bilgiler paylaşıldı.



İGÜ’de bilinçli dijital vatandaşlık


İstanbul Gelişim Üniversitesi, dijital dünyada sağlıklı bireyler yetiştirmek amacıyla gerçekleştirilen bu etkinliklere ev sahipliği yaparak, toplumsal sorumluluğunu bir kez daha yerine getirdi. Üniversite, gençlerin sosyal medya ile olan ilişkilerini daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde yönetmelerini sağlamayı hedefliyor. Novus "Sosyal Medya ve Gerçeklik Algısı" Çalıştayı, sosyal medyanın toplumsal, psikolojik ve etik boyutlarını tartışan, geleceği şekillendirecek fikirlerin ortaya çıktığı önemli bir etkinlik olarak hafızalarda kaldı.


İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde düzenlenen bu çalıştay, gençlerin dijital dünyada karşılaştığı sorunlara çözümler geliştirmek adına çok önemli bir adım oldu. Bu tür etkinliklerin, gelecekte dijital vatandaşlık bilinci oluşturarak toplumun her kesiminde farkındalık oluşturması hedefleniyor.



Novus "Sosyal Medya ve Gerçeklik Algısı" Çalıştayı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserlerinin 34 yıl sonra ilk kez bir araya geldiği sergiye yoğun ilgi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayan Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya getirildi. Kastamonu’da 1 ay açık kalacak sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atan Hattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edildi. Ankara’da 1992’de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri, doğup büyüdüğü şehir olan Kastamonu’da ilk defa sergilendi. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonunda düzenlenen "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de açıldı. Serginin açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İstanbullu Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören, Hattat Mahmut Şahin, koleksiyonerler, kurum müdürleri, STK ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Serginin açılışının ardından koleksiyoner İbrahim Ethem Gören ve Hattat Mahmut Şahin tarafından Vali Meftun Dallı’ya hat yazısı hediye edildi. Vali Dallı da sergiye katkı veren koleksiyonerlere teşekkür belgesi takdim etti. Açılışın ardından katılımcılar sergiyi gezerek, eserlerle ilgili bilgi aldı. Sergiye yoğun ilgi Sergi, Ankara’da 96 yaşında vefat eden Hattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri bir araya getirdi. İstanbullu koleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başlayan sergi sürecinde Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya’nın koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eser de emanet alındı. 1 ay boyunca açık kalacak sergi, klasik hat sanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. Sergi ilk gününde vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. "98 yıllık bereketli bir ömrü var" Sergideki eserler ve Hattat Emrullah Demirkaya’nın hayatıyla ilgili bilgi veren Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören, "Uzunca bir hayatı var, 98 yıllık bereketli bir ömrü var. Burada hüsn-i hatla meşgul oluyor, yazıyla meşgul oluyor. Dini ve sivil mimari eserler kazandırıyor. Aynı zamanda kendisi hakkak, mermeri oyuyor. Mermer sanatında da eserler meydana getiriyor. Çok bereketli bir hayat sürüyor. Üstad Necip Fazıl’ın bir sözü var, der ki, ‘Laf var ki laftır, laf var ki iştir, iş var ki laftır.’ Bize iş kalıyor, hamle çapında iş lazım. Bereketli ömründe hamle çapında bir sanat telakkisi ortaya koyuluyor. Biz kendisine bu vefatından 34 yıl sonra Kastamonu Valimizin hürmetleriyle saygı sunuyoruz" dedi. "Üstadımızın 73 eseri yer alıyor" Hattat Emrullah Demirkaya’nın ömrü boyunca farklı sanatlarla ilgilendiğini dile getiren Gören, "Kastamonulu koleksiyonerlerden, Kastamonu Yazma Eser Müzesi’nde bulunan eserlerden ve bizim aile koleksiyonumuzda bulunan eserlerden toplam üstadımızın 73 eseri yer alıyor. Ben bu serginin hayırlara, bereketlere ve üstada rahmetle vesile olması niyazıyla sayın valimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Serginin açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Ayasofya Camimizdeki büyük Lafzatullah ismini yazan Mustafa İzzet Efendi başta olmak üzere Kastamonu’muzun pek çok hattatı var. Hüsn-i hat sanatına Kastamonu’da hizmet eden pek çok şahsiyet çıkmış, ki her birisi Kastamonu çapında bir vilayete değil, bir ülkeye onur verecek kadar değerli şahsiyetler. Hepsini rahmetle yad edelim, hepsinin mekanları cennet olsun. Tabii özellikle de Emrullah Demirkaya merhum üstadı rahmetle yad edelim. Onun da mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Ben İbrahim Ethem hocama, Mahmut Şahin hocama, Erhan Bektaş hocama ve diğer talebelerimize geldikleri ve bu sergimize bizimle teşrif ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sergimizin gençlerimizde hem hat sanatına bir ilgi uyandırması hem de bu güzelliği görüp en azından estetik anlamda buradan bir hüner ve değer kazanmaları, kendilerine bir değer katmalarına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Hattat Mustafa Şahin ise Kastamonu’nun hat sanatı için önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, "Kastamonu’da Sayın Valimiz Meftun Dallı’nın himayesinde Emrullah Demirkaya hat eserleri sergisini açtık. İbrahim Ethem Gören, koleksiyoner ve yazar, sanat yazarı bir ağabeyimiz. Onun koleksiyonundan ve Kastamonu’da koleksiyonerlerde yer alan eserlerle böyle bir sergi açıldı. 73 tane eser var. Rahmetli Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan insanlardan bir tanesi. Hat sanatını İstanbul’da askerlik yaptığı dönemde Reis-ül Hattatin Kamil Akdik Hoca’dan ve Mehmet Hulusi Yazgan Hoca’dan meşk etmiş. Çok güzel, keyifli bir şey. Allah nasip ederse Kastamonu’ya yakışır bir hüsn-i hat müzesi düşünüyoruz. Hattat Mehmet Şevki Efendi Hüsn-i Hat Müzesi, Kastamonu’nun kendi sanat ruhuna tekrar dönmesine vesile olacak. Çok büyük medeniyetlerin kurulduğu bir şehir. Buradan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayeti olarak geçer. O ihtişamını tekrar canlandırıp, hattın ve sanatın merkezi yapacak bir müze çalışması ve sergiler devam edecek" ifadelerini kullandı.
Karabük Karabük’te yürek ısıtan ziyaret: Dualar Cumhurbaşkanı Erdoğan için Karabük’te yaşayan 86 yaşındaki Rasim Fırat ile eşi 84 yaşındaki Şerife Fırat, AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin’i evlerinde ağırladı. Fırat çiftinin daveti üzerine gerçekleştirilen ziyarete, AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt ile Kadın Kolları Başkanı Hülya Uluçay da katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, çiftin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu sevgi ve bağlılık dikkat çekti. Ziyaret sırasında Fırat çifti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan muhabbetlerini dile getirerek her fırsatta kendisine dua ettiklerini ifade etti. Cem Şahin, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Rasim amcamız ve Şerife teyzemizin gönül dolu hanesine misafir olduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a duydukları muhabbeti, dualarına kattıkları samimi niyazları dinlerken; bu aziz milletin liderine olan vefasını, inancını ve bağlılığını bir kez daha yürekten hissettik." ifadelerini kullandı. Ziyaretin gönül bağlarını güçlendiren anlamlı bir buluşma olduğuna işaret eden Şahin, "AK Parti İl Başkanımız Ferhat Salt ve Kadın Kolları Başkanımız Hülya Uluçay ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette, gönüller arasındaki bağın, dava şuurunun ve millet iradesine olan sadakatin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gördük." değerlendirmesinde bulundu. Toplumun temelinde vefa, dayanışma ve birlik duygusunun bulunduğunu vurgulayan Şahin, bu tür buluşmaların toplumsal bağları daha da kuvvetlendirdiğini kaydetti.
Muğla Vahşi cinayette sanıkların cezaları belli oldu Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2022 yılında 50 yaşındaki adamın öldürülerek, cesedinin kum dolu çuval içerisinde yol kenarına gömülmesiyle ilgili davada 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 4 sanığa delilleri karartmaktan 10’ar ay hapis cezası verildi. 2 sanığın ise beraatlarına karar verildi. 28 Haziran 2022 gecesi Ortakent Üniversite Caddesi üzerinde yol kenarındaki bir toprak yığınından kötü koku geldiğini fark eden vatandaşlar, durumu güvenlik güçlerine bilrdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerince yapılan incelemede, yol kenarındaki toprak yığını altında içerisinde kum ve ceset bulunan bir çuval ortaya çıkarıldı. Yetişkin bir erkeğe ait olduğu değerlendirilen cesedin üzerinden herhangi bir kimlik çıkmadı. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından çürümüş haldeki ceset, otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Başlatılan soruşturma kapsamında Çiftlik Mahallesi’nde Ümit Erol (50) hakkında ağabeyinin kayıp başvurusu yaparak, kardeşinin 20 Haziran’da ortadan kaybolduğunu bildirdiği belirlendi. Yapılan incelemede cesedin Ümit Erol’a ait olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında H.T.A., annesi F.N.A., anestezi teknikeri B.A. ile G.İ., E.D., A.T.S., S.E. ve T.B.S. gözaltına alındı. Çapraz sorguya alınan şüphelilerin 7’si tutuklanırken, A.T.S. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın devamında toplam 6 şüpheli serbest kalırken, B.A. ve H.T.A.’nın tutukluğu devam etti. Olayla ilgili hazırlanan 6 sayfalık iddianamede H.T.A., annesi F.N.A., anestezi teknikeri B.A. ile G.İ. hakkında "beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, tutuksuz sanıklar hakkında "delilleri yok etme ve gizleme" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İçeceğine ilaç atıp etkisiz hale getirmişler İddianameye göre, oto kiralama işi yapan H.T.A., annesi F.N.A.’ya olan borcunu ödemeyen Ümit Erol’a kin besledi. H.T.A., Erol’u 20 Haziran 2022 günü Umurca Mahallesi’nde annesinin ortağı olduğu oto kiralama işletmesine çağırdı. Ümit Erol’un içeceğine anestezi teknikeri arkadaşı B.A.’dan aldığı ilaçları katıp Erol’u etkisiz hale getiren H.T.A., daha sonra B.A. ile birlikte Ümit Erol’u otomobile bindirip Kızılağaç Mahallesi’ne doğru yola çıktılar. Anestezi teknikeri B.A., baygın haldeki Erol’un koluna şırınga ile ilaç enjekte etti. H.T.A, anestezi teknikeri arkadaşı B.A.’yı yolda bıraktıktan sonra Kızılağaç Mahallesi’nde ormanlık alana gitti ve baygın haldeki Erol’u göğsüne ateş ederek yaraladı. Öldüğünden emin olmak için geri döndü Ümit Erol’u yaralı halde ormanlık alanda bırakan H.T.A., ofisine dönüp yanında çalışan A.T.S. ile teknik ekip çağırıp güvenlik kamerası görüntülerini sildirdi. H.T.A., Ümit Erol’un öldüğünden emin olmak için arkadaşı G.İ. ile tekrar ormanlık alana gitti. İkili, yaralı haldeki adama tekrar ateş ederek öldürdü. H.T.A.’nın annesi F.N.A., cesedin ortadan kaldırılması için önceden tanıdıkları E.D. ile görüşüp, karşılığında hasta olan bebeğinin tedavisini üstlenmeyi vadetti. Teklifi kabul eden E.D., cesedi gömeceği yere gece taşıyabilmek için F.N.A.’dan battaniye istedi. E.D., cesedi ortadan kaldırmak için arkadaşları S.E. ve T.B.S.’den yardım aldı. Marketten cesedi sarmak için malzeme alan E.D., S.E. ve T.B.S., cesedi kiraladıkları araçla Ortakent Üniversite Caddesi’ne götürdü. Şahıslar kum dolu çuval içerisine koydukları cesedin üzerine toprak döküp gizlediler. Katil zanlısı H.T.A., olayın ardından şahısların hesabına para gönderdi. Sanıkların yargılanmaları tamamlandı Sanıkların yargılanması Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamlandı. Karar duruşması olan14’üncü duruşmaya tutuklu sanık B.A. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Diğer tutuklu sanık H.T.A. ile tutuksuz sanıklar F.N.K., S.E., T.B.S. ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının ardından son sözleri sorulan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, beraat ve tahliyelerini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar B.A. ve H.T.A.’ya "beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme" suçundan herhangi bir takdir indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. 4 sanığa "delil karartma" cezası Davada "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri sabit görülen tutuksuz sanıklar AT.S., E.D., S.E. ve T.B.S. 10’ar ay hapis cezasına çarptırıldı. Davanın diğer sanıkları F.N.K. ve G.İ. hakkında ise mahkeme heyeti beraat kararı verdi.