GÜNDEM - 22 Mayıs 2026 Cuma 16:18

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "İş sağlığı ve güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir""

A
A
A
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "İş sağlığı ve güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir""

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sektörün beklentilerini karşılamak üzere Mesleki Eğitim Merkezlerini (MESEM) hayata geçirdiklerini belirterek, "Biz bir iş yeriyle protokol imzalarken ve çocuğumuzu gönderirken öncelikli şartımız şudur. İş sağlığı ve iş güvenliği açısından uluslararası standartların sağlanması, Çalışma Bakanlığımızın prensipleri ve illerde valilikler tarafından oluşturulan komisyonların kararlarıyla ’Gerekli tedbirler alınmıştır’ şartıyla çocuklarımızı işbaşı eğitimlerine staj eğitimi için gönderiyoruz. Bu, bizim kırmızı çizgimizdir" dedi.


Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile işadamları arasında "Mesleki Eğitimde İstihdam Odaklı İş Birliği Protokolü" imzalandı. Protokolün, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunlarının istihdama geçişini hızlandırması, işgücünün niteliklerini sektör ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirmesi, mezunların istihdam oranını artırması, genç nüfusun sürekliliğini ve aile hayatının önemini desteklemesi hedeflediği belirtilirken, Beşiktaş’taki İSOV-Dinçkök Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir tören düzenledi. Törende konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2014 yılında ’proje okul’ diye bir kavram ürettik. Ve mesleki teknik eğitimde okullarımızın programlarını sektörle beraber yapabildiğimiz, okullarımızdaki eğitim öğretim kadrosunda sektörden deneyimli kişiler, eğitimleri uygun olan kişilerle desteklediğimiz bir süreci başlattık. Bu bizim açımızdan çok önemli bir adımdı. Sonra oturduk, dedik ki, ’Meslek liselerini cazip hale getireceğiz. Çocuklarımız bu anlamda üretime katkı versinler. Ama bunu verirken de iyi yetişsinler’ İyi yetişmelerinin önemli şartlarından bir tanesi ne? Sahada, iş başında eğitim alabilmeleri. Bunu da sektörle konuştuğumuzda sektörden şöyle talepler geldi. ’Bize gönderdiğiniz çocuklar, biz onlarla iş yerlerimizde onların eğitimine katkı sunabiliriz. Ama bunların ücretlerinin ödenmesi konusunda bize destek olun’ talebi geldi. Biz oturduk, asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si kadar iş başı eğitimleri için iş yerlerine giden çocuklarımıza, genel bütçeden ödeme ilkesi başlattık" ifadelerini kullandı.


Sektörün beklentilerini karşılamak üzere Mesleki Eğitim Merkezlerini (MESEM) hayata geçirdiklerini ve bunu zorunlu eğitimin bir parçası haline dönüştürdüklerini, 12 yıllık zorunlu eğitimle birlikte öğrencilerin mesleki ve teknik eğitim alarak eski adıyla "çıraklık eğitimi" olarak tanımladıkları eğitimi almalarını sağladıklarını ifade etti.



"İş sağlığı ve güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir"


Muhalefetin yaptıkları bu çalışmalara eleştiri getirdiğini ifade eden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"İki konuda eleştiriyorlar. Biri, ’Niye sivil toplum örgütleriyle, iş dünyasıyla iş birliği yapıyorsunuz?’ Bunun zararını görmedik. Sektörle birlikte yürümek ve sorumlulukları paylaşmak, çağdaş kamu yönetiminin en temel ilkelerinden biridir. Bu yüzden bizimle yol yürümek isteyen tüm meslek örgütlerine, iş dünyasına ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum. İkinci eleştiri konusu, MESEM’lerde yaşanan kazalarla ilgilidir. Bu, bizim en hassas olduğumuz konulardan biridir. Biz bir iş yeriyle protokol imzalarken ve çocuğumuzu gönderirken öncelikli şartımız şudur. İş sağlığı ve iş güvenliği açısından uluslararası standartların sağlanması, Çalışma Bakanlığımızın prensipleri ve illerde valilikler tarafından oluşturulan komisyonların kararlarıyla ’Gerekli tedbirler alınmıştır.’ şartıyla çocuklarımızı işbaşı eğitimlerine staj eğitimi için gönderiyoruz. Bu, bizim kırmızıçizgimizdir. En küçük bir yanlış uygulama, eksiklik veya dedikodu duyduğumuz anda o iş yeriyle protokolü derhal sonlandırıyoruz ve çocuklarımızı göndermiyoruz. Bizler de bir babayız, anneyiz. Bizler de ebeveyniz ve bu çocukların bize emanet olduğunun farkındayız. Dolayısıyla bu tedbirlerin alınmadığı hiçbir iş yerine herhangi bir çocuğumuzu emanet asla etmeyiz. Bu tedbirleri de alıyoruz. Bu da yeter mi? Yetmez. Rutin aralıklarla, bir hafta, 10 günlük periyotlarla iş başı eğitimi için iş yerine giden çocuklarımıza, okullarında, kayıtlı oldukları okullardan, koordinatör öğretmen olarak kendisine tanımladığımız öğretmen arkadaşlarımızın çocukları mutlaka kontrol etmeleri talep edilir. Öğretmen arkadaşlarımız giderler, çocukları iş yerinde ziyaret ederler" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’da alzheimer hastası kadın evinde ölü bulundu Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde Alzheimer hastası olan 56 yaşındaki Ayfer Kızıldoğan, evinde geçirdiği ani rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti. Annelerinden haber alamayan çocuklarının ihbarı üzerine eve giren ekipler, kadının cansız bedeniyle karşılaştı. Olay, ilçenin Esenyurt Mahallesi’nde meydana geldi. Bir süredir Alzheimer hastalığı ile mücadele eden 56 yaşındaki Ayfer Kızıldoğan, akşam saatlerinde evinde yalnız olduğu sırada aniden fenalaşarak yere yığıldı. Annesini ziyaret etmek için eve gelen oğlu Evliya Kızıldoğan, kapıyı defalarca çalmasına rağmen içeriden herhangi bir ses alamadı. Telefon aramalarının da yanıtsız kalması üzerine durumdan şüphelenen ve büyük bir panik yaşayan Kızıldoğan, vakit kaybetmeden durumu itfaiye, polis ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp durumu bildirdi. "Ekipler balkondan içeri girdi" İhbar üzerine kısa sürede olay yerine intikal eden sağlık ve itfaiye ekipleri, daireye balkon penceresinden girmek için çalışma başlattı. Balkondan içeri giren ekipler, talihsiz kadını oturma odasında hareketsiz yatar halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, Ayfer Kızıldoğan’ın geçirdiği ani rahatsızlık (kalp krizi şüphesi) sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. "Yakınları sinir krizi geçirdi" Annesinin vefat haberini alan Evliya Kızıldoğan ve diğer aile üyeleri olay yerinde sinir krizleri geçirdi. Sağlık ekipleri, şoka giren aile yakınlarına ambulanslarda müdahale etti. Olay yeri inceleme ekiplerinin ve savcılığın evde yaptığı detaylı incelemelerin ardından, Ayfer Kızıldoğan, otopsi işlemleri yapılmak üzere Yüksekova Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Acı haberi alan Kızıldoğan ailesinin akrabaları ve komşuları hastane bahçesine akın ederken, olayla ilgili geniş çaplı tahkikatın sürdüğü bildirildi.
Antalya Muhittin Böcek hakkında ALDAŞ dosyasından ev hapsi kararı Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı ALDAŞ şirketine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ve belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında, ALDAŞ dosyasından konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Böcek’in diğer dosyalardan tutukluluk hali devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret AŞ üzerinden usulsüz harcamalarla yaklaşık 399 milyon 507 bin lira kamu zararına yol açıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada; başka suçlardan tutuklu yargılanan ve belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında, ALDAŞ dosyasındaki tutukluluk halinin konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirine çevrilmesine karar verildi. ALDAŞ soruşturmasında 22 şüpheli hakkında işlem başlatılmıştı Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret AŞ üzerinden usulsüz harcamalar yapıldığı ve bu yolla yaklaşık 399 milyon 507 bin lira kamu zararına yol açıldığı iddiaları üzerine 14 Ocak’ta, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek’in de bulunduğu 22 şüpheli hakkında işlem başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında 14 kişi gözaltına alınmış, şüphelilerden 4’ünün ifadelerinin alınması amacıyla davet edildiği, 2’sinin yurt dışında olduğu, 1’inin ise yeni ameliyat olması nedeniyle hakkında gözaltı işlemi uygulanmadığı bildirilmişti. Gözaltına alınan 14 zanlıdan 5’i tutuklanmıştı. SEGBİS üzerinden ifadesi alınmıştı ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret AŞ üzerinden yapılan harcamalara ilişkin yürütülen soruşturmada, Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğince cezaevinde bulunan Muhittin Böcek’in Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden ifadesi alınmıştı. Hakimlik, Böcek’in "zimmet" ve "zimmet suçlarının işlenmesine göz yumma" suçlarından tutuklanmasına karar vermişti. Tutukluluk hali adli kontrole çevrildi Edinilen bilgiye göre, Muhittin Böcek’in avukatlarının mahkemeye yeniden başvuruda bulunması üzerine Böcek, akşam saatlerinde nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ALDAŞ’a yönelik soruşturma kapsamında Böcek’in bu dosyadaki tutukluluk halinin konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirine çevrilmesine hükmetti. Muhittin Böcek’in tutukluluk hali diğer dosyalardan devam ediyor. 5 Temmuz’da tutuklanmıştı Muhittin Böcek, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Rüşvet ve yolsuzluk" soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanığın, "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" gibi suçlardan yargılanmasına devam ediliyor.