SAĞLIK - 25 Ekim 2025 Cumartesi 09:50

Menopoz son değil yeni bir başlangıç

A
A
A
Menopoz son değil yeni bir başlangıç

Menopoz, kadın yaşamında doğal bir biyolojik süreç olarak kabul edilir ve yalnızca üreme fonksiyonunun sonlandığı bir dönem değildir. Bu süreç fiziksel, psikolojik ve sosyal yönleriyle tüm kadın sağlığını etkileyebilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihan Karadağ, menopozun kadın cinsel sağlığı için bir son değil, yeni bir başlangıç olduğuna dikkat çekiyor.


Menopoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yumurtalık faaliyetlerinin sona ermesi ve aylık menstrüasyon döngüsünün kalıcı olarak durması ile tanımlanır. Doç. Dr. Cihan Karadağ, "Menopoz, üreme yeteneğini kaybetmek olarak değerlendirilmemeli; aksine, kadın bedeninin üreme sistemini yeniden şekillendirdiği bir dönem olarak ele alınmalıdır" diyerek sürecin kapsamını açıklıyor.


Menopoz öncesi dönem değişimin başlangıcıdır


Kadın sağlığında menopozun üç aşamada incelendiğini belirten Doç. Dr. Cihan Karadağ, "Premenopoz, menopoz ve postmenopoz. Premenopoz dönemi, genellikle 45-47 yaşlarında başlar ve adet düzensizlikleri, sıcak basmaları, gece terlemeleri gibi belirtilerle kendini gösterir. Premenopozda görülen belirtiler genel olarak; adet düzensizlikleri, sıcak basması ve gece terlemesi, cilt yapısında izlenen değişiklikler ve hormonal dalgalanmalardır. Bu dönemde kadınların tüm detaylarıyla doğru bilgilendirilmesi ve gerekli durumlarda profesyonel destek alması önemlidir."


-Belirtiler, yaşam kalitesini etkileyebilir


Menopoz döneminde premenopozda başlayan belirtiler devam edebileceğini belirten Doç. Dr. Cihan Karadağ, "Yaklaşık yüzde 75 oranında sıcak basmaları ve gece terlemeleri gözlenir. Bu durum menopoz dönemindeki kadınların yüzde 53’ünde uykusuzluk sorununa yol açabilir. Ayrıca ürogenital sistemde değişiklikler yaşanır; sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, stres inkontinansı, vajinal kuruluk ve ilişki sırasında ağrı gibi problemler görülebilir. Bu sorunlar hem fiziksel sağlığı hem de özgüveni etkileyebilir, bu nedenle bütüncül bir yaklaşım gereklidir" ifadelerini kullandı.


Menopozla birlikte vücutta hormon ve mineral kayıpları meydana gelir. "Sağlıklı bir menopoz süreci için replasman tedavileri ile eksik hormon ve minerallerin yerine konması önemlidir" diyen Doç. Dr. Cihan Karadağ açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Replasman tedavileri sayesinde kemik dokusu güçlendirilir, sıcak basmaları ve gece terlemeleri kontrol altına alınır ve kalp-damar hastalıkları gibi riskler azaltılır. Menopozun fiziksel ve zihinsel bir süreç olarak ele alınması, tedavi seçeneklerini doğru belirlemede kritik rol oynamaktadır. Alanında uzman hekimlerce yapılan bütüncül bir tedavi planıyla menopozun yol açtığı olumsuz etkiler hafifletilir, osteoporoz ve yüksek kolesterol gibi ek riskler kontrol altına alınır. Böylece menopoz dönemi ‘gençliğin bir başka dönemi’ olarak yaşanabilir.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Parkinsonla yaşamak Nilüfer Belediyesi’nin ‘Dünya Parkinson Günü’ nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı. Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı bir seminer düzenledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı. Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı. Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi. 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, "Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz" dedi. Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, "Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor" diye konuştu. Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, "Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir" dedi. Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, "Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz" şeklinde konuştu. Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, "Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz" diye konuştu. Hastaların yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, "Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız" dedi. Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.
Ankara ‘Taşacak Bu Deniz’ oyuncuları Trabzon Günleri’nde hayranlarıyla buluştu Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliği, ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinin oyuncularını ağırladı. Etkinlik kapsamında Başkente gelen oyuncular, hayranlarıyla bir araya geldi. Gerçekleştirilen Trabzon Günleri etkinliği, Karadeniz kültürünü tanıtmanın yanı sıra sanat dünyasından isimleri de bir araya getiriyor. Etkinliğe katılan ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinde yer alan oyuncular, imza günü ve söyleşi programlarında vatandaşlarla buluştu. "Bana ‘evimizin kızı’ lakabını taktılar" Etkinliğe katılan oyunculardan Ava Yaman, Karadenizlilerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Karadeniz bence adeta bir cennet. İsviçre ya da İskoçya’yı görmek isteyenlerin Karadeniz’e de uğraması gerektiğini düşünüyorum. Bana ‘evimizin kızı’ lakabını taktılar, buna layık olmaya çalışıyorum" dedi. "Oyunculuğum ve sesimle anılmak isterim" Sosyal medyada yapılan yorumlara da değinen Yaman, "Paylaşımlarımda kıyafetlerim ya da fotoğraflarım hakkında yorumlar yapılıyor. Ben ise oyunculuğum ve sesimle anılmak isterim. Özgürlük var deniyor. Bu da benim özgürlüğüm değil mi" ifadelerini kullandı. "Olduğum kişi olarak nefret edilmeyi tercih ederim" Genç oyuncu, sözlerini Kurt Cobain’den duyduğu bir sözle tamamlayarak, "Olmadığım biri olarak sevilmektense, olduğum kişi olarak nefret edilmeyi tercih ederim. Sektörde yeniyim, öğreniyorum ama çok mutluyum. Herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Edirne Edirne’de polis teşkilatı nostaljik sergisi ilgi gördü Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 181. yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Saraçlar Caddesi’nde bilgilendirme stantları kuruldu. Stantlarda polis teşkilatının eski kıyafetleri ve ekipmanları sergilendi. Edirne’de Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 181. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, geçmiş dönemlere ait polis kıyafetleri ve ekipmanlarının sergilendiği stantlar yoğun ilgi gördü. Saraçlar Caddesi’nde kurulan bilgilendirme alanları, hem nostaljik görüntülere sahne oldu, hem de vatandaşlara güvenlik konularında önemli bilgiler sunuldu. Edirne Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren narkotik, siber suçlarla mücadele, asayiş ile trafik tescil ve denetleme şube müdürlükleri personelinin görev aldığı stantlarda, vatandaşlara teşkilatın çalışmaları anlatıldı. Kurulan alanlarda özellikle eski dönem polis üniformaları, ekipmanlar ve çeşitli materyaller sergilenerek Türk Polis Teşkilatı’nın köklü geçmişi gözler önüne serildi. Müdür Ayhan, alkol gözlüğü ile yürüyüş parkurunu denedi Polis ekiplerince uygulamalı olarak hazırlanan alkol gözlüğü ile yürüyüş parkuru da yoğun ilgi gördü. Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da parkuru deneyimleyerek vatandaşlara örnek oldu. Vatandaşlar simülasyon gözlüğü aracılığıyla alkollü araç kullanımının tehlikesini deneyimledi. Etkinlikte ayrıca suçla mücadele yöntemleri, güvenli internet kullanımı ve trafik kuralları hakkında bilgilendirme yapılarak broşürler dağıtıldı. Stantları ziyaret eden İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Polis Haftası boyunca farklı etkinlikler gerçekleştirdiklerini belirterek, vatandaşların hem teşkilatın faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmasını hem de geçmişten günümüze kullanılan ekipmanları yakından görmesini amaçladıklarını ifade etti. Müdür Ayhan, Türk Polis Teşkilatının 181 yıldır vatandaşların huzur ve güvenliği için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyledi.