EKONOMİ - 25 Eylül 2025 Perşembe 19:54

Maximum Kart, EuroLeague "Resmi Ödeme Partneri" Visa ile iş ortaklığına imza attı

A
A
A
Maximum Kart, EuroLeague "Resmi Ödeme Partneri" Visa ile iş ortaklığına imza attı

İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximum, Avrupa erkekler profesyonel basketbolunun en üst düzey organizasyonu EuroLeague’in 2025-2026 Sezonu için EuroLeague "Resmi Ödeme Partneri" Visa ile iş ortaklığına imza attı.



Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximum, Avrupa erkekler profesyonel basketbolunun en üst düzey organizasyonu EuroLeague’in 2025-2026 Sezonu için EuroLeague "Resmi Ödeme Partneri" Visa ile iş ortaklığına imza attı. İş birliği, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin ve spor dünyasından isimlerin katıldığı basın toplantısıyla duyuruldu. Sezgin Lüle, Samile Mümin, eski profesyonel basketbolcu İbrahim Kutluay ve spor yorumcusu Kaan Kural, Deniz Aksoy moderatörlüğünde basketbol ve EuroLeague üzerine sohbet etti.



"Visa ile ortaklığımızın küresel alandaki önemli adımlarından biri"


İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, toplantıda yaptığı konuşmada, bankanın, bireysel ve toplumsal gelişime önemli katkı sağladığı bilinciyle satrançtan bisiklete, yelkenden tenise uzanan yelpazede sporun değişik branşlarına ve spor etkinliklerine destek verdiğini vurguladı. Ülkemizde spor kültürünün yerleşmesini ve farklı spor dallarının gelişimini önemsediklerini belirten Lüle, şöyle devam etti: "Maximum markamızla desteğimizi artırıyor, sporun günlük yaşamla bütünleşmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Maximum ile Avrupa erkekler profesyonel basketbolunun zirvesi olan EuroLeague’de Visa ile iş birliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Visa ile süregelen güçlü ortaklığımızın küresel alandaki önemli adımlarından biri olan bu iş birliğiyle izleyicilerin sahadaki heyecanına ortak olacak, sunduğumuz yenilikçi, hayatı kolaylaştıran ve birçok ilkleri içeren ödeme deneyimlerini, milyonlarca taraftarın nefesini tutarak takip ettiği EuroLeague’e taşıyacağız. EuroLeague’e özel kampanyalar ve etkinliklerle müşterilerimizle daha yoğun etkileşim kurmayı hedefliyoruz. Bu heyecan ve rekabet dolu ligde mücadele edecek tüm takımlara başarılar diliyor, basketbol severler için unutulmaz bir sezon olmasını temenni ediyorum."



"Sporun birleştirici gücüne inanıyoruz"


Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin de "EuroLeague, basketbolda rekabetin, heyecanın ve tutkunun en üst seviyede yaşandığı adreslerden biri. Visa olarak, EuroLeague’in resmi ödeme partnerliğimizi, 2025-2026 sezonunda Maximum Kart ile sahalara taşıyoruz. Bu sezon Türk bankacılığının öncülerinden İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximum’un adını binlerce kişinin sahada, milyonlarca kişinin ise ekran başında takip edeceği bu prestijli turnuvada görmek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Sporun birleştirici gücüne olan inancımızla hem dünyada hem de Türkiye’de birçok önemli spor organizasyonuna destek veriyor; güvenli ve hızlı ödeme çözümlerimizle taraftarların yalnızca oyunun heyecanına odaklanmasına katkı sağlıyoruz. Bu heyecanın bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz ve bütün takımlara başarılar diliyoruz" dedi.



EuroLeague Basketbol Ticari İşler Direktörü Gawain Davies ise "Ortaklarımızın sinerji oluşturarak EuroLeague’i büyütmek ve tanıtmak için yenilikçi yollar bulmalarını görmek çok etkileyici. Bu iş birliğinin, stratejik açıdan en önemli pazarlarımızdan biri olan Türkiye’de güçlü bir karşılık bulacağına inanıyoruz" diye konuştu.



Maximum, spora verdiği destekle, farklı branşların bilinirliğinin artırılmasını, sporun günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesini ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Maximum, EuroLeague’in Resmi Ödeme Partneri Visa ile ilk kez kart alacaklara ve mevcut kart sahiplerine yönelik özel kampanyalar ve etkinlikler de düzenleyecek.



EuroLeague 2025-2026 Sezonu


20 takımdan oluşan EuroLeague 2025-2026 sezonu, lig usulü formatında oynanacak ve toplam 38 hafta boyunca 380’i aşkın maç yapılacak. Sezon, 30 Eylül Salı günü başlayacak ve 17 Nisan 2026 tarihinde sona erecek.



EuroLeague 2025-2026 Final Four, Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenecek. Yarı final maçları 22 Mayıs 2026 tarihinde oynanacak. Şampiyonluk kupası için final mücadelesi ise 24 Mayıs 2026 tarihinde yapılacak.



Türkiye’den A. Efes ve Fenerbahçe Beko’nun yer alacağı etkinlik, basketbol severlere sezon boyunca üst düzey rekabetin yanı sıra özel bir deneyim yaşatacak.



Maximum Kart, EuroLeague "Resmi Ödeme Partneri" Visa ile iş ortaklığına imza attı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da bayram coşkusu Kurban Bayramı dolayısıyla Kütahya’da düzenlenen bayram programlarında birlik ve beraberlik mesajları verildi. Vali Musa Işın öncülüğünde gerçekleştirilen programlarda vatandaşlarla bayramlaşılırken, huzurevi sakinleri, hastalar, sağlık çalışanları ile görev başındaki güvenlik güçleri de unutulmadı. Kurban Bayramı’nın ilk saatlerinde Ulu Cami’de yoğun katılımla bayram namazı kılındı. Ardından düzenlenen geleneksel bayramlaşma programında Vali Musa Işın, vatandaşlarla tek tek tokalaşarak bayramlarını kutladı. Programa; AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mustafa Baş, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, il protokolü, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bayramlaşma programında vatandaşlarla sohbet eden Vali Işın, bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli günler olduğunu belirterek, "Bayramlar; sevgi, saygı, kardeşlik ve paylaşma duygularının en yoğun yaşandığı müstesna zamanlardır" ifadelerini kullandı. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan programda samimi görüntüler oluştu. Huzurevinde duygu dolu anlar Bayram programı kapsamında huzurevini ziyaret eden Vali Musa Işın, burada kalan yaşlı vatandaşlarla yakından ilgilenerek bayramlarını kutladı. Büyüklerin ellerini öpen ve sohbet eden Işın, yaşlı vatandaşlara çeşitli hediyeler de takdim etti. Ziyarette konuşan Vali Işın, yaşlıların toplumun en kıymetli değerleri olduğunu ifade ederek, "Sizler bizim baş tacımızsınız, sizler bize emanetsiniz" dedi. Bayramların toplumsal birlik ve beraberliği artırdığına dikkat çeken Vali Işın, İslamiyet’in yardımlaşmayı, paylaşmayı ve büyükleri ziyaret etmeyi öğütlediğini belirtti. Bayramlarda insanların anne ve babalarını ziyaret ettiğini, yaşlıların ve hastaların unutulmadığını vurgulayan Işın, bu değerlerin toplumun huzuruna büyük katkı sunduğunu söyledi. Kütahya Şehir Hastanesi’nde hastalara moral ziyareti Daha sonra Kütahya Şehir Hastanesi’ni ziyaret eden Vali Musa Işın, tedavi gören hastalar ve görev başındaki sağlık çalışanlarıyla bayramlaştı. Servisleri tek tek gezen Işın, hastalarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Hastalara acil şifalar temennisinde bulunan Vali Işın, hasta yakınlarıyla da görüşerek taleplerini dinledi. Sağlık çalışanlarının bayramda da büyük fedakârlıkla görev yaptığını ifade eden Işın, özverili çalışmalarından dolayı tüm sağlık personeline teşekkür etti. Emniyet teşkilatına bayram ziyareti Bayram boyunca vatandaşların huzur ve güvenliği için görev yapan polis teşkilatı da ziyaret edildi. Şehit Mehmet Kartal Polis Merkezi Amirliği’ne giden Vali Işın, görev başındaki polis memurlarıyla tek tek bayramlaştı. Emniyet personeline hitaben konuşan Işın, vatandaşların güvenliği için fedakârca çalışan polis teşkilatının önemli bir görev üstlendiğini belirterek tüm personele teşekkür etti. Bayramda da görevlerinin başında bulunan emniyet mensuplarına çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar diledi. Jandarma personeliyle bayramlaşma Vali Musa Işın’ın bayram ziyaretleri kapsamında son durağı Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı oldu. Burada görev yapan jandarma personeliyle bayramlaşan Işın, kamu düzeninin sağlanması adına gece gündüz görev yapan güvenlik güçlerine teşekkür etti. Jandarma teşkilatının vatandaşların huzuru için önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Işın, tüm personele görevlerinde başarılar dileyerek Kurban Bayramı’nı kutladı.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ülkücü Şehitleri Anma Günü" dolayısıyla Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti. Bahçeli, "Ülkücü için makam hakkı verilecek bir emanettir" dedi. ’Ülkücü Şehitleri Anma Günü’ dolayısıyla Kızılcahamam’a gelen MHP lideri Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti. Çok sayıda partili tarafından karşılanan Bahçeli, dua ettikten sonra Ülkücü Şehitler Anıtı’na kırmızı karanfil bıraktı. Burada bir konuşma gerçekleştiren ve sözlerine ülkücü şehitleri rahmetle, minnetle, hürmetle yad ederek başlayan Devlet Bahçeli, "Her yılın 27 Mayıs’ında Ülkücü Şehitler Anıtı’nda gerçekleştirdiğimiz bu cem; toprağa verdiği yol arkadaşlarına bitmek bilmeyen bir hicran duyan ülküdaşlarımızın ve görmeden sevdiği şehit ağabeylerinin acılarını gönüllerinde saklayan genç kardeşlerimizin aynı duada birleştiği, aynı sancağın gölgesinde sadakat ve şuur tazelediği mübarek bir hatırlayış meclisidir. 27 Mayıs; şehitlerimizin aziz hatırası karşısında nefsimizi hesaba çektiğimiz, bugün oturduğumuz makamların, üstlendiğimiz vazifelerin, taşıdığımız unvanların ardında nasıl büyük bedeller, nasıl ağır çileler, nasıl mübarek fedakârlıklar bulunduğunu yeniden hatırladığımız kutlu bir muhasebe günüdür" diye konuştu. "Ülkücü için makam hakkı verilecek bir emanettir" Ülkücülüğün sorumluluklarından bahseden Bahçeli, "Bilinmelidir, Milliyetçi Hareket Partisi’nin başkanlık divanından ilçe başkanlıklarına; milletvekilliği sorumluluğundan Ülkü Ocaklarımızdaki orta öğretimli genç kardeşlerimizin masa başkanlıklarına kadar bu hareketin her kademesi; şehitlerimizin kanı, dava büyüklerimizin alın teri, taş medreselilerimizin çektikleri ıstıraplar üzerine kuruludur. Bundan dolayı ülkücü için makam, hakkı verilecek bir emanettir. Milliyetçi-Ülkücü Hareket içinde alınan her görev, bir gösteriş payesi değil; hesabı önce Allah’a, sonrasında ise aziz milletimize ve hatıralarıyla mukaddes şehitlerimize verilecek ağır bir mesuliyettir. Bu ağır mesuliyetin altında ezilmeyişimiz, istikametimizin şahsi hesaplara değil; İ’la-yı Kelimetullah davasına, Nizam-ı Alem ülküsüne ve Türk milletinin ebedi istiklal iradesine dayanmasındandır. Çünkü davamız dualıdır, himaye edenimiz Allah’tır" ifadelerini kullandı. "Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır" Şehadetin, inançlarında tükeniş değil, diriliş olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Şehitlerimiz, Hakk’ın yoluna kuvvet olan, emrine şahitlik eden, son nefesiyle imanını tasdik eden, davasını nefsinin üstüne çıkaran kahramanlardır. Şehitlerimiz; batılın, zulmün ve zilletin karşısında dağ gibi duruşu ve dosdoğru yaşayışıyla hepimize örnek olan; dünya sürgününden ayrılıp ebediyete seferiyle Peygamber Efendimize komşu olma duasını taşıyan yiğitlerdir. Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır. Şehitlerimizin toprağın altındaki sükutu, nice nutuktan daha gür; yoklukları, aramızdaki nice varlıktan daha diridir. Zira onlar, lütuf ve keremle sevindirilen; arkalarından gelecek dava arkadaşlarına korkuya ve hüzne burada yer bulunmadığını müjdelemektedir. Bu müjde bugün saflarımızı sıklaştırmakta, imanımızı tazelemekte, irademizi metinleştirmektedir. Geride kalanlarımızın omuzlarına miras, gönüllerine miyar, yokuşlu yollarına mihver, karanlık zamanlarda ise mukaddes bir meşale olarak parlamaktadır. Ülkücü şehitlerimiz de böyledir. Duruşlarıyla gencecik ömürlerini aşan, binlerce genç kardeşimizin yüreğinde taşan, ocaklarımızda dua dua çoğalan, emanetleriyle nesilden nesle büyüyen iman erlerimiz, davaya hasredilmiş bir varlığın, aziz milletimize vakfedilmiş bir iradenin abideleşmiş isimleridir" ifadelerine yer verdi. "Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler" Ülkücü şehitlerin birçok yarım kalan hikayesi olduğuna vurgu yapan Bahçeli, "Kimi üniversite koridorlarında, kimi öğrenci yurtlarında, kimi sokak başlarında, kimi zindan karanlıklarında, kimi darağacının gölgesinde imtihan edildi. Lakin her biri celladın urganına, hainin kurşununa, namerdin pususuna tebessümle yürüdü. Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler. Can verdiler de canan bildikleri Türk-İslam davasını şahsi ikbal masalarında bozdurmadılar. Ülkücü şehitlerimiz; delikanlı düşlerinden, ana kucağından, baba ocağından, evlat sıcaklığından, kurulamamış yuvalarından, alınamamış diplomalarından geçtiler; dünyalık ne varsa ellerinin tersiyle ittiler, musalla taşını düğün meydanı saydılar. Ölümün soğuk nefesi puslu havaları sararken ürkenler ülkücü şehitlerimiz değildi. Ülkücü şehitlerimiz idam sehpalarına gülerek yürürken şehitlerimizin imanları karşısında küçülen, zulümlerini korkuyla büyüten o kahpe düzenin sahiplerinin dizleri titrerdi. Azrail’in nefesi enselerinde hissedilirken dahi kendi canını değil yanındaki dava arkadaşını düşünen; ’Önce beni asın, o benim acıma dayanamaz’ diyerek cellatlara dahi sıra nizamı veren ülkücü şehitlerimizin baş eğmeyen iradesi, Hareket’imizin tarihine altın harflerle yazılmış en mübarek satırlardır. Bunun içindir ki ülkücü şehitlerimiz; al bayrağımız ne zaman dalgalansa, üç hilalli sancağımız ne zaman gökleri kaplasa, ezanımız ne zaman gür sesle okunsa, nerede bir ülkücü Türk gencinin gözleri şehit ağabeyleri için dolsa orada yeniden hayat bulacaktır" açıklamasında bulundu. "Şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" "Ülkücü şehitlerimiz, Milliyetçi Hareket Partisi’nin fırtınalara rağmen değişmeyen dik duruşunda ve Ülkü Ocakları’nın sönmeyen ateşinde daima yaşayacaktır" diyen Bahçeli, "İlk ülkücü şehidimiz Ruhi Kılıçkıran’dan şehit Bakanımız Gün Sazak’a, Mustafa Pehlivanoğlu’ndan Cevdet Karakaş’a, Yusuf İmamoğlu’ndan Dursun Önkuzu’ya, Fikri Arıkan’dan Cengiz Baktemur’a, Ahmet Kerse’den son ülkücü şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar uzanan şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" diye konuştu. "Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız" Ülkücülerin çetin zamanların, sarp yokuşların, çakıllı yolların, dar geçitlerin, sisli gecelerin yılmaz ve sarsılmaz yolcular olduğunu ifade eden Bahçeli şöyle devam etti: "Nefsini rafa kaldırmış, menfaatlere yüz çevirmiş, korkularını ardında bırakmış dava adamlarıdır. Güce yaslanmayan, istikbal kollamayan, secdeden başka hiçbir yerde alnını yere değdirmeyen bahadırlardır. Yağızlıklarını lafla değil, hayatlarıyla ispat eden; sadakatlerini kalabalık laflarla değil hainin karşısında değişmeyen karakterleriyle gösteren; kamera karşılarında değil mücadelede saf tutanlar ülkücülerdir. İşte bu nedenle ülkücülük, bir ömür taşınacak en yüce şereftir. Şehadet ise o şerefin ebediyetle taçlanmış halidir. Şehitlerimizin huzurunda bir kez daha ilan ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi olarak milletimizin birlik ve beraberliğini, dirlik ve düzenini, milli beka ve maneviyatımızı son nefesimize dek gözeteceğiz. ’Devlet-i ebed müddet’ şiarımıza, Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız. Bugün aziz şehitlerimizin manevi huzurunda başımız mahzun, gönlümüz müsterih, irademiz işte burada dava arkadaşlarımızla müstahkemdir. Mahzunuz; çünkü nice dava arkadaşımızı kara toprağa emanet ettik. Müsterihiz; çünkü onların her biri tertemiz yaşadı, şahidiz. Müstahkemiz; çünkü asenasıyla, bozkurduyla, kundaktaki bebeğinden ak saçlısına dek burada ve onların bıraktığı sancağa omuz vermek için dimdik ayaktayız. Sözlerime son verirken başta merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere; 27 Mayıs 1980’de menfur bir suikast sonucu şehit edilen merhum Gün Sazak Bey’i, 12 Eylül zulmünde darağaçlarına gönderilen ülkücü şehitlerimizle birlikte münferit tarihlerde Türk-İslam ülküsü uğruna toprağa düşen bütün dava şehitlerimizi hasretle ve vefayla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, makamları ali, emanetleri ebediyen aziz olsun. Ne mutlu ülküsünü şahsiyetinin özü sayanlara."