SAĞLIK - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 08:54

Kurban Bayramı’nda görünmeyen risk: Sessiz protein yükü

A
A
A
Kurban Bayramı’nda görünmeyen risk: Sessiz protein yükü

Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi, düzensiz öğünler ve uzun süren sofralar sindirim sistemini zorlayabiliyor. Ancak uzmanlara göre bayram döneminde yalnızca fazla yemek değil; yüksek protein yükü, lif yetersizliği ve sosyal yeme baskısı da sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle son yıllarda yaygınlaşan yüksek protein odaklı beslenme alışkanlıklarının bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artabildiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.


Bayram döneminde kırmızı et ve hamur işi tatlı tüketimi artarken, fiziksel aktivitenin azalmasının sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabildiğini belirten Medicana Çamlıca Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle liften fakir beslenmenin bağırsak dengesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Sürekli kırmızı et ağırlıklı beslenmenin bağırsak mikrobiyotasını etkileyebildiğini ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Fazla kırmızı et tüketimi bağırsaktaki faydalı bakterilerin azalmasına neden olabilir. Özellikle lif tüketiminin yetersiz olduğu bayram sofralarında şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunlar daha sık görülebiliyor. Bu nedenle et tüketimini sebzeler, yeşillikler ve tam tahıllarla dengelemek oldukça önemli" dedi.


Etin yanında lif kaynaklarına yer açın


Et tüketiminin yanında lif açısından zengin besinlerin mutlaka sofrada bulunması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek; özellikle roka, maydanoz, semizotu ve marul gibi yeşilliklerin sindirim sistemini desteklediğini söyledi. Brokoli, enginar, karnabahar ve brüksel lahanası gibi yüksek lifli sebzelerin de bayram sofralarında daha fazla yer alması gerektiğini belirterek beyaz pirinç yerine bulgur, karabuğday veya kinoa gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini önerdi.


Kuru baklagillerin de önemli bir lif kaynağı olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Mercimek, nohut, barbunya gibi besinler hem bağırsak sağlığını destekler hem de öğünlerin daha dengeli olmasına katkı sağlar" diye konuştu.


Protein sağlıklı ama fazlası vücudu yorabiliyor


Bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artan protein tüketiminin vücutta sessiz bir yük oluşturabileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, özellikle aşırı kırmızı et ve sakatat tüketiminin sindirim sistemini zorlayabildiğine dikkat çekti.


Pirçek, "Kırmızı et gibi yoğun protein kaynaklarının sindirimi daha uzun sürer. Lif tüketiminin yetersiz kalmasıyla birlikte gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca fazla protein tüketimi karaciğer ve böbreklerin çalışma yükünü artırabilir" ifadelerini kullandı.


Aşırı protein tüketiminin ürik asit seviyelerini yükselterek gut ataklarını tetikleyebileceğini de belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen halsizlik ve ağırlık hissi yalnızca tatlı tüketiminden değil yoğun protein yükünden de kaynaklanabiliyor" dedi.


"Bir tabak daha ye" ısrarı fark edilmeden fazla yemeye neden olabiliyor


Bayram sofralarının yalnızca yemek değil; aynı zamanda gelenek, paylaşım ve sosyal bağ anlamı taşıdığını da belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, sosyal yeme baskısının da kontrolsüz tüketimi artırabildiğini söyledi.


"‘Bir tabak daha al", "bayramda diyet mi olur?’ gibi cümleler çoğu zaman masum görünse de kişiler üzerinde fark edilmeden baskı oluşturabildiğini söyledi ve özellikle aile ortamlarında ikramı reddetmenin bazı kişilerde suçluluk hissi oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu durumun ise fiziksel açlıktan çok duygusal nedenlerle yeme davranışını tetikleyebildiğini belirten Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen suçluluk duygusu çoğu zaman yeni bir kısır döngüye yol açabiliyor. Oysa önemli olan kusursuz beslenmek değil, dengeyi koruyabilmek ve bedenin sinyallerini fark edebilmek" şeklinde konuştu.


Bayram tabağı dengeli olmalı


Bayram sofralarında amaçlanan şeyin yalnızca protein tüketmek değil, öğünü dengelemek olduğunu vurgulayan Pirçek, ideal bir bayram tabağında etin yanında mutlaka sebze, salata ve kompleks karbonhidrat kaynaklarının bulunması gerektiğini belirtti.


Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Et tüketiminin yanında bol yeşillik, sebze ve yeterli su tüketimi sindirim sistemini destekler. Bayram boyunca küçük porsiyonlarla ilerlemek, öğün dengesini korumak ve fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmamak da oldukça önemlidir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Tûs’un Gülü İmam Gazâlî çıktı Son dönem romanlarıyla dikkat çeken gazeteci-yazar M. Talât Uzunyaylalı, bu kez İslâm düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biri olan İmam Gazâlî’nin hayatını romanlaştırdı. Babıali Kültür Yayıncılığı tarafından yayımlanan Tûs’un Gülü (İmam Gazâlî), Gazâlî’nin çocukluk yıllarından başlayan ilim yolculuğunu; Nizamiye Medresesi’ndeki şöhretini, yaşadığı büyük ruhî krizi ve hakikat arayışını edebî bir kurgu içinde ele alıyor. Uzunyaylalı, "İmam Gazâlî, Nizâmülmülk ile birlikte Selçuklu’nun eğitim ve inanç sistemiyle siyasetini şekillendiren en önemli isimlerden biridir. Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Türk-İslâm coğrafyasının sağlam bir inanç ve ilim zemini üzerinde gelişmesinde, Sünnî eğitim anlayışını kurumsallaştıran Nizamiye medreselerinin büyük payı var. Osmanlı medrese sistemine de kaynaklık eden bu yapının etkisi bugün de sürmektedir," dedi. "İmam Gazâlî, yalnızca Selçuklu İslâm dünyasının değil, insanlık düşünce tarihinin de en etkili şahsiyetlerinden biridir." diyen Uzunyaylalı, Gazâlî’nin kelâm, fıkıh, tasavvuf, ahlâk, mantık ve felsefe alanlarında verdiği eserlerle kendi çağını aşan bir tesir meydana getirdiğini söyledi. Uzunyaylalı, romanın düşünce dünyasına ilişkin olarak şunları ifade etti: "Gazâlî; akıl ile kalp, ilim ile irfan, bilgi ile ahlâk arasında güçlü bir denge kurmuştur. Onun hayatı, şüpheden yakîne, bilgiden hikmete, zihinden kalbe uzanan büyük bir hakikat arayışıdır. Bu yönüyle Gazâlî, yalnızca kendi çağının değil, bugün anlam ve hakikat arayışı içindeki insanın da karşısında duran büyük bir rehberdir." Tûs’un Gülü, İmam Gazâlî’yi yalnızca tarihî bir şahsiyet olarak değil, çağları aşan bir düşünce ve irfan insanı olarak okuyucuya sunuyor. Roman, Gazâlî’nin ilim dünyasında yükselişini, şöhretle imtihanını, iç dünyasında yaşadığı sarsıntıları ve nihayet hakikate yönelişini roman diliyle anlatıyor. Batı dünyasında da "Algazel" adıyla tanınan İmam Gazâlî; felsefe, metafizik, bilgi teorisi ve din-akıl ilişkisi alanlarında derin izler bırakmış bir düşünür olarak kabul ediliyor. Onun filozoflarla hesaplaşması, yalnızca bir reddiye niteliği taşımıyor; insan aklının sınırlarını, bilginin güvenilirliğini ve inancın temellerini sorgulayan büyük bir düşünce hamlesi olarak da değerlendiriliyor. Türkiye’de İmam Gazâlî’nin hayatını roman formunda ele alan dikkat çekici çalışmalardan biri olan Tûs’un Gülü, İslâm medeniyetinin büyük bir şahsiyetini edebiyatın imkânlarıyla bugüne taşıyor. Eser, aynı zamanda modern insanın inanç, şüphe, arayış ve hakikat karşısındaki durumuna da güçlü bir ayna tutuyor. Yeni yayımlanan romanın dağıtımı sürüyor. Okuyucular, Tûs’un Gülü (İmam Gazâlî) adlı eseri şimdilik kitapyurdu.com üzerinden sipariş edebiliyor. Kitabın kısa süre içinde diğer çevrim içi satış platformlarında ve kitabevlerinde de yerini alması bekleniyor.
Muğla Bodrum’da çevre seferberliği Bodrum Belediyesi öncülüğünde yürütülen Mavi Beyaz Seferberliğin 3. etabında, binin üzerinde katılımcının desteğiyle karada kapsamlı temizlik çalışmaları yapılırken, deniz dibi temizliğinde ise 2,5 ton atık çıkarıldı. Bodrum Belediyesi tarafından yürütülen Mavi Beyaz Seferberliğin 3. etap çalışmaları gerçekleştirildi. Konacık Mahallesi Arama Kurtarma Yerleşkesinde (BAK) yapılan bilgilendirme toplantısının ardından temizlik faaliyetleri Konacık, Çırkan ve Cumhuriyet mahallelerinde sürdürüldü. Etkinliğe Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar, birim müdürleri, belediye personelleri ile gönüllü vatandaşlar ve çevre okullardan öğrenciler katıldı. Toplam binin üzerinde katılımcının yer aldığı Mavi Beyaz Seferberlikte temizlik çalışmalarının yanında çevre düzenleme ve ot biçme faaliyetleri de sürdürüldü. Temizlik çalışmalarının ardından Bitez sahilinde kapanış seremonisi düzenlendi. Toplanan yaklaşık 20 ton atığın alana taşınmasının ardından belediye çalışanları, çöp poşetleriyle sahilde "Kirletmeyin. İyi Bayramlar" yazısı oluşturarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Temizlik seferberliği ile eş zamanlı olarak Bitez Mahallesi Üç Fidan Parkı önünde de deniz dibi temizliği gerçekleşti. Bodrum Belediyesi dalgıçları ile Eko Miras ekibi dalgıçlarının yer aldığı etkinlikte Mis Gibi1 Bodrum ekibi de kıyı temizliği yaptı. Denizden toplamda 2,5 ton atık çıkarıldı. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, temizlik seferberliği ile ilgili yaptığı açıklamada "Kentimizin temizliği konusunda toplumsal duyarlılığı büyütmek amacıyla Temizlik İşleri Müdürlüğümüz koordinasyonunda düzenlediğimiz Temizlik Seferberliğinin üçüncü etabını da tamamladık. Temizliği, düzeni ve doğaya duyarlılığıyla örnek bir Bodrum için hep birlikte çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.